ysb223

Durum: 644 - 1 - 0 - 0 - 18.09.2021 04:12

Puan: 8940 - Sözlük Kezbanı

4 yıl önce kayıt oldu. 8.Nesil Yazar.

istanbul
  • /
  • 33

ayı sözlük yazarlarının içtikleri sigara markası

babam öderken parliament içiyordum, istanbulda az içiyordum diye marlboro touch içiyordum, şimdi chester navy blue içiyorum. bıraktım 20 gün kadar on gündür yine içiyorum. keşke tekrar bırakabilsem o kadar rahatlamıştım ki. bir de korona geçirdim geçirdikten sonra öksürük hiç kesilmedi.

hornet

sevmiyordum ama ara arada olsa bakiyordum. an itibariyle appstore dan silindigini gordum. uzuldum acikcasi cunku diger uygulamalar daha bos ara yuzu sacma sapandi diyerekten kullaniyorduk. simdi nerede tanisicaz? markette yururken adamin bana carpip elmalarin yere dustukten sonra adam elmayi alip elime verirken elektrik hissedip goz goze gelecegimiz bir an olmayacagina gore yapacagimiz bir sey yok diyip uzulup kicimi kirip evde oturacagim.

ben linux kullanıyorum erkeği

akici ve sade oldugunu soyluyorlar fakat oyun oynayan ben gibi bunyelere kulliyen zarar. bir sure once mac kullanmis ben bir daha windows disi bir sey kullanmayacagima yemin ettim. cogu oyunlarin linux, osx yazilimlari bulunmadigidan insani delirtir. baska da bir sey bilmiyorum hakkinda.

fatma girik

evlat filmini izledik gecen annemle, o zamanlara gore gayet guzel, oyunculugu olsun hali tavri olsun. benim cok net hatirladigim sahnesi besikteki bebegi kartal kapip goturdugu sahne. o kadar ikonikti ki unutulacak gibi degil.

dizel audi 115 km hız ile 4.7 yakması

and the abel prize goes tooooo kamyoncu.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

ayı sözlük'e girildiğinde yapılan ilk 3 şey

en sonki entrylere bakmak, gereksiz yazan yazarlari tokatlamak istemek, acaba mesaj gelmis mi diye bakip gelmedigini gorunce uzulmek

kaan boşnak

bıyıklı halleri tatlıymış ki yakışmış da herkese yakışmıyor bıyık maalesef. tanımadığım şarkıcı kişisidir. *

istanbul boğazı'ndan geçerken düşünülenler

okulu bir an önce bitirip deniz aşırı ülkelere ( nyc, londra son olarak da dublin) iş ya da yüksek lisans için gitmeyi hayal kurmuşumdur hep. umarım bir gün olur. olursa editlerim burayı.

ayı sözlük yazarlarının favori disney prensesleri

ayı sözlüğün durgun olması

hep böyle durgun ki yani normal karşılıyorum aslında. insanlar pek bilmiyorlar sözlüğü, yazar olanlar bir süre sonra yazmayı bırakıyorlar iş güç, hayat telaşı, yorgunluk derken. ama yine de buranın samimiyeti başka yerde de yok. 3 senedir buralardayım ara ara hiç yazmadığım da oldu ama mutlaka arada bakıyorum. dönüp dolaşıp yine buralara geliyorum.

spor salonu

hep düşünüyorum spor salonuna yazılmayı fakat o ortamdaki kaslı erkekler, milletin egosu, rahatsız edici bakışları üstüme üstüme geliyor. üstüne bir de kendimi çok zayıf ve çelimsiz hissetmem var tabii. bunların birleşimi ise bende aşırı bir özgüvensizlik yaşatıyor. aslında hayatımın hiçbir yerinde çekinen bir insan değilim ki ailemde hep arkamda durdukları için hep rahat etmişimdir. fakat olay spor salonuna gitme diyince işte hep bir bahane bulup kaçıyorum. üniversiteye gidince yurdun yakınlarında bi tane macfit var oraya yazılayım diyorum ama bu sefer de gitsem ne yapacağım sözlük. ne bir hareket biliyorum ne de bir şey oysaki konu pilates, power yoga olsa rahat rahat yaparım.

var mı acaba bu konuda tavsiye verebilecek, şöyle başlasan şöyle yapsan daha iyi olur diye?

twilight

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar



keşke şarkıdaki gibi bi uyuyup uyanınca çaresi bulunsa, çıkmazlara girildiğinde çıkılabilse...

geceye bir şarkı bırak

alttaki yazara soracaklarım var

annemin tarafını seçerdim çünkü daha insanlar. zaten babamın tarafıyla pek görüştüğümüz yok. babam da pek görüşmez onlarla.

öyle bir an gelir ki çıkmaza girersin ya, mutsuz hissedersin. böyle durumlarda kendini nasıl motive edersin?

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

sarhoş sevişmek

bir kaç kere başıma gelmişti. eski erkek arkadaşımla otururken içtikten sonra insan ister istemez bastıramadığı duygular olabiliyor ama ben olaya pek adapte olamıyorum çünkü başım dönüyor ya da bir ağırlık çöküyor, elim ayağımı kontrol edemiyorum. zaten sarhoş oluncada uyuyabilen bir insan değilim o yüzden en fazla üç kere sarhoş ya olmuşumdur ya da olmamışımdır.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

göğüs kıllarını jilet ile alan insan

bende hiç kıl yoktu ki halen daha yeni yeni çıkıyor, bir ara çıksın diye jiletlemiştim, gerçekten çoğalttığını düşünüyorum ama herkesteki gibi olsa bende de kesmezdim çünkü kesince çirkin duruyor. bence göğüs kılı erkeğe en çok yakışan şey *
  • /
  • 33

ayı sözlük itiraf

bu ara yeminle iç sıkıntısından ölcem

aldanma çocuksu mahsun yüzüne

ayı sözlük fuck buddy aranıyor ilanları

gözlük takmak

dereceli olsun, güneş gözlüğü olsun çok seksi görünür bunların erkekleri.

dereceli olanlar, gözlüğünü düşürürse şöyle görünürler:

sözlükte sosyolojik deney yapmak

ne duyamadım? resimde görülen parkmetre, vapur, bisiklet ve köprüleri seçiyordum da siteye girmek için.

neden yalnızsınız

tanıştığım/ seks yaptığım bütün erkekler sadece seks istiyor. bir tanesi bir kez olsun bir yerlere gidelim demedi. ben öyle çok şeyler isteyen birisi, takıldığım adamların parasını yemek isteyen bir insan değilimdir.

öyle bir insan olsaydım zaten çokça teklif geldi. yok gezeriz, yeriz, içeriz, istediklerini alırım zart zurt. parada gerçekten gözüm yok, ya da evde arabada şunda bunda. en basitinden bir kahve içmek bile güzel olabilir. çok büyük şeyler aramıyorum.

tabii bunlar sadece bana bağlı değil. karşı tarafında bu tarz güzel aktivitelerde gözü olması gerekir. yok, olmayınca olmuyor.

sanırım insanlar için ikili ilişkilerdeki "emek" süreci zor geliyor. romantik ilişkilenmeler, arkadaşlıklar gerçekten "zaman", "emek" yatırımı istiyor.

arkadaşlık olarak çevremde olabildiğince "arkadaşlık" sürecini yönetebilecek olgunlukta insanlar tutmaya çalışıyorum. az olsun, öz olsun mantığı ile ilerliyorum. zırt pırt konuşmasak da, konuştuğumuz; bir araya geldiğimiz zaman bana ilham kanallığını açan insanlara gerçekten arkadaşım diyebiliyorum. o kişiden gerçekten etkilenmeliyim, bana bir şeyler katabilmeli.

romantik bir yalnızlıktan konuşacaksak eğer, evet yalnızım. seks yaptığım insanlar bana iyi gelmiyorlar, sadece anlık haz koşuşturmaları. karşımdaki kişiyi gerçekten tanımış olmuyorum. hiç bilmediğim, tanımadığım biri ile sadece sevişiyorsun. içinde neler barındırıyor, hangi dereler çağlıyor, arzuları, hissettikleri neler hiçbir şey bilmiyorsun.

bir yerden sonra "objeleştirilme" durumu başlıyor. o çok seviştiğin adam için sadece bir seks objesi haline geliyorsun.

objeleştirilmekte yalnızlığın bir rengidir diyebilirim.

romantik ya da değil her türlü ilişkilenme için karşımdaki kişiye bağlı olarak "emek" ve "zaman" yatırımı yapmaya hazır bir insanımdır. benim gibi arkadaşlık / romantik ilişkilenmeleri hakkı ile işleyebilecek insanlar karşıma çıktıkça; zaten ilişkiler ilerliyor. romantik bir ilişkilenme için şuana kadar gerçekten gerekli uygunlukta bir insan çıkmadı karşıma. çıka da bilir, bunlar hep zaman oyunları. nasip, kısmet işleri. çok fazla üzülmemek, eksiklik olarak görmemek gerekiyor.

yalnızlık süreci belki de kendimiz ile ilişkilenmeyi öğrenmemiz gereken bir süreçtir? bu konuyu da düşünmek gerekiyor. kendimizle bir ilişkilenme başlarsa neler olur?



ilk başta "ilişkilenme" durumunun ne olduğunu düşünmeye başlayarak başlayabiliriz. bana göre ilişkilenmek demek kısaca "kendimiz haricindeki nesneler, durumlar, süreçler ve kişiler ile yapılan eylem" olarak tanımlardım.

yalnız, ipin ucu burada bir yerlerde kopuyor.
-eee kendin ile ilişkilenmeden bahsediyorsun, ama tanımında "kendimiz haricindekiler" kısmınız kullandın?

kendimizle olan, tekli sandığımız ama aslında çokluk barındıran ilişkilenme biçimi biz haricindeki dış unsurlarla olan ilişkilenmemizden önce gelmesi gereken bir ilişkilenme türüdür.

bizlerin aslında çokça tanımadığımız çokluklar barındırdığımızı hissediyorum. ben olarak tanımladığımız şey gerçekten biz mi ? bizim yapı taşlarımız neler ? bizi oluşturan çokluklar yani ben dediğimiz yapının dışındakiler kimler ?



yani konu "know thyself" "kendini bil" durumuna geliyor. başkalarını bilmek, onları deneyimlemeden önce ilk başta kendini deneyimle, kendini bil.

kendini bilen insan, zaten diğerleri ile de yeterli bir biçimde sağlıklı ilişkilenmeler kurabilir.

bu yüzden "yalnızlık" dediğimiz süreç aslında "kendimizi" bilmemiz için alan açan bir süreç.

"yalnızlık" sürecini iyi bir şekilde yönetebilen kişi zaten, diğerlerinin kalabalıklıkları ile de nitelikli bir şekilde ilişkilenebilecek olgunluğa gelmiş bir halde oluyor...

kolimi kanattım

sigara

bu boku içmeyen ibneler olarak azınlık içinde azınlık oluşturacağız artık he. kiminle buluşsam ağzında sigarayla “rahatsız olur musun” lafını duymaktan gına gelecek artık. olmam efendim alıştım. sigara kokulu ağız öpe öpe içmeyenlerin tadını unuttum. içmeyin len şunu artık.

izmir

izmir garip bir şehir. 6 ay kadar oldu bu şehre taşınalı. ne overrated bir şehirmiş meğerse yaşayınca anladım. bok kokusu, kemalist çomarları, köy gibi gelişmemiş olması, ulaşımın berbatlığı, bilinen semtlerin kalitesiz olması gibi liste uzar gider. karşıyaka’dan burnunuzu çıkarmazsanız mütevazi ve tatlı bir yaşam sürebilirsiniz. özgür olan tek ilçesi orasıdır. orası da zaten karşıyakalı değilseniz uzaylı muamelesi göreceğiniz bir yere dönüşüyor. ilçe faşizmi diye bir kavram yaratabilmişler.

uzun süreli ilişki

"ilişki emek istemez" diyebilen kişilerin cidden kaç düzgün ilişki yaşayabildiklerini, bu ilişki dediklerini kaç zaman kazasız belasız, saygı sevgi sınırları içerisinde götürebildiklerini merak ettim. varsa öyle kolay ilişki, açıklasınlar sırrını da bizler de faydalanalım.

benim tecrübem şu ki, ilişki gayet karşılıklı emek, fedakarlık, anlayış, özveri, gerektiğinde geri adım atmak, gerektiğinde suyuna gitmek vs. tarzı davranışlar gerektiriyor. öte yandan bunu sevdiğinizden, güvendiğinizden ve içinizden öyle geldiğinden yapmanız gerekiyor. eğer ilişki için gerekli o emeği kasarak, istemeyerek, zorla, lanet ede ede yapacaksanız, işte o ilişki gitmez. emek vermek ile zorlamak arasında bir fark var, o karıştırılmış sanırım.

Toplam entry sayısı: 644

ayı sözlük erotik erkek fotoğrafları kampanyası



alırım bi like’ınızı

homoseksüellik tercih midir

ben de zamanında hep yemek yapmaktan, barbielerden, littlest pet shop hayvanlarından hoşlanırdım. hatta bazen annemin takılarını takıp kıyafetlerini giymekten hoşlanırdım ki halen daha giyinmekten, takılar takmaktan çok hoşlanıyorum. bu transeksüellik değil de ilgiyle alakalı. illaki gaysin diye “kızsal” şeyler yapmak zorunda değilsin, benim arkadaşım vardı gerçekten hani şu babaların dediği “benim oğlum errrrkek gibi” o tarzdı. ama şimdi konuşuyorum , kendisi çok naif çok kibar biri. ilkokul arkadaşım bana aşık olduğunu itiraf etmişti. (geçen sene söyledi)ilkokulda aşıkmış düşünün. kısaca eşcinsellik bir tercih değil yönelim ama bazı şeylerde etkilemiyor değildir, ben tacize uğramıştım ve halen daha annemler bilmiyor. 2. sınıftaydım ve 6 ya giden çocuk beni taciz etmişti. ağlayasım geldi şimdi. neyse ya böyle iştw.

geceye bir şarkı bırak

ysb223

ben bir loser ya da ne bileyim öyle basit bir insan olmadım hiçbir zaman. kendi düşüncelerimi de kimseye empoze etmiyorum, isteyen katılabilir, isteyen katılmayabilir herkesin kendi düşüncesi, iradesi var sonuçta . neyse sadece şunu söylemek istiyorum hayattan zevk almaya ve kendimi geliştirmeye , boş durmamaya çalışıyorum. çünkü...

ı’m a queen, honey!!!
ı’m a bitch, honey!!!

izmir

ustteki entrye fazla fazla katiliyorum. kaliteli bir yeri kesinlikle yok. nereye gitseniz elit kesimle varos kesim kesinlikle ic ice. cehalet akiyor. dini bir konu gecince hemen ustune cok afedersiniz bok atiliyor. ınsanlarin fikirlerine saygi duyuluyormus gibi gosteriliyor ama asil olay cikarlar neredeyse onlarin desteklenmesi, bu olay bu sehirde yasayan orali olan ya da olmayan insanlarin icine sinmis bir gerceklik ve bu sonradan oraya tasinmis insanlarin ustune siniyor. bu sehirde yasayan insanlarin bence tek bildigi otlanmak haplanmak uyusturucu kullanmak alkolle kafayi bulmak ya da orada burada surtmek. buradan ayrilip istanbula tasindigim zaman gercekten ama gercekten ustume bi ferahlik coktu. canim istanbul her seyiyle guzelsin.

ayı sözlük erotik erkek fotoğrafları kampanyası



alırım bi like’ınızı

eşcinsellikten kurtulmanın yolları

kendini asmak, kendini oldurmek, otenazi yaptirmak, kendini vurmak, kendini bombalamak... escinsellik hastalik degil ki kurtulasin, ha bazilari sonradan heyecan olsun diye cinsel degisiklik yapiyor onlar escinsel oldugunu dusunmuyorum tam olarak.

eski yazarların sözlükten uzaklaşması gerekliliği

kullanmak için can atılan replikler

aids'e rağmen korunmadan seks yapmak

oh be test yaptırdım çok uzun zaman olmuştu yaniii şöyle diyeyim hiv in ortaya çıkacağı süre geçebilecek kadar neyse, sonuç olarak hiv değilmişim ama bundan sonra eğer seks yaparsam korunurum ve bana acı bir tecrübe oldu. tanrı kimsenin başına böyle bir şey vermesin.


ayrıca not düşmek istiyorum buraya hiv kronik hastalık işte cahillikten bik bik konuşuyorlar diyen arkadaş ve diğer böyle düşünen arkadaşlar için bir şey söylemek istiyorum. bu ülkede herkes cinsellik açısından bilgilendirilmiyor ve/veya bir şeyler öğrenmeye üşeniyor sonuç olarak cahil kalınıyor bazı konularda ama şöylede bir şey var muhafazakar bir toplumda yaşıyoruz sonuç olarak.

neyse hiv her ne kadar kronik bir hastalıkta olsa sonuç olarak bir hastalık ve bana göre dikkat istiyor o yüzden insanları yargılamak doğru değil. ayrıca bugün test yaptırmaya gittiğimde hastanedeki hemşir bana “sen küçük değil misin bu yaşta seks mi yapıyorsun” gibi garipser rahatsız olurcasına ithamlarda bulunuyor ki haklı da kendince. o yüzden herkes rahat bir şekilde ben hiv taşıyorum diyemez yani.

anoreksiya nervoza

ben de buna yakalanmaktan korkuyorum yani şöyle söyleyeyim şu sıralar yemek yemekten korkmaya başladım kilo alacağım diye. 56 kiloydum bi ara 51 kiloya kadar düşmüştüm. annem zorla bir şeyler yedirtiyor, artık ağlayacağım bu durumdan. evet yemekler çok cazibeli ama yiyince kendimi çok suçlu hissediyorum o yüzden artık hiç yememe kararı aldım. annem zorla yedirttiği için 3 haftada 1 kilo almışım bu benim için çok ama çok korkunç bir şey. aynaya baktığım zaman kendimi obez olarak görüyorum. lütfen buradaki kilolu kişiler yanlış anlamasın kimseyi aşağılamak için söylemiyorum ama ben kendimi çok şişman görüyorum, karnımda yemek yiyince oluşan ufak göbeği görünce ağlıyorum. bilmiyorum elimde olmadan yapıyorum , aslında biliyorum yanlış bir şey yaptığımı ama işte elimde değil. artık yemeklerin kalorisinide hesaplıyorum ve günde 400 kaloriyi geçmemeye karar verdim. bunları buraya yazmak istedim çünkü belki yaptığımın hatalı olduğunu düşünürüm ve normal biri gibi yaşarım, aslında ben normalim bence ben de hiçbir sıkıntı yok ya da ne bileyim birileri beni aydınlatır bilemiyorum. aklım çok karışık.

ayı sözlük erotik erkek fotoğrafları kampanyası



alırım bi like’ınızı

alttaki yazara soracaklarım var

bence kendi istediği gibi davranıp toplumun ne dediğini düşünmeyen insanlar. ben bi gay olarak acaba ben böyle yaparsam diğer insanlar da acaba benim gay arkadaşıma ya şu şöyle yaptı nasılsa diğeri de öyledir der mi acaba diye hareketlerime dikkat etmeye çalışıyorum. umarım anlatabilmişimdir.

sürekli bi sıkılma ruh hali içerisindeyim, acaba gerçekten ne yapabilirim , ne yapsam beni mutlu eder?

sosyal hayatta bakışarak koli bulmak

rezil bir sey bence. ulu orta yerde gelip tanimadiginiz insan sizinle konusuyor. tabii sevmediginiz tipte tarzda bi insansa. obur turlusu keyifli. bir cok kere basima geldi. bazen bayiyor ama adrenalin dolu.

hülya koçyiğit

başlığı görünce öldü galiba diyip girdim, ölmemiş üzüldüm.