tuğçe kazaz

tuğçe kazaz türk manken. miss turkey 2001 birincisidir. istanbul yeditepe üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümü'nde öğrenim gördü. 2001 yılında miss turkey güzellik yarışmasında birincilik elde etti. ama bütün türkiye onu bu yönüyle değil de, her aşık olduğu adamın dinine geçmesiyle tanıdı. önce kenan doğulu ile çok uzuuuun bir ilişkisi oldu, birlikte reklamlara çıktılar, sonra yorgo diye bir yunanlıyla evlendi ve hıristiyan oldu hatta vaftiz bile oldu, boşanınca kendini budaya verdi ve huzuru orada bulduğunu söyledi, sonradan gene müslüman olduğunu vegerçek huzuru esas şimdi bulduğunu söyledi. bu açıdan din elçisi görevine getirilmesi için yetkilileri göreve çağırıyorum. zira her dine bulaşıp kurallarını öğrenmiş durumda.
her sevgili değiştirdiğinde kendi karakterini de sevgilisiyle uyuşmak adına değiştiren karaktersizlerdendir. diğer bir örnek için (bkz: selin toktay)
dinler arasında bugda kalmasından korktuğum manken.
toplumların bin yıllar içerisinde yaşadığı din değiştirme olgusunu birkaç yılda tek başına yapıp 3-4 din birden değiştiren ve şu an koyu bir akp'li olduğu her açıklamasından belli olan değişik varlık.

(bkz: çıkar ilişkisi)
işiyle değilde özel hayatyla gündeme gelen insan, sürekli din değiştiriyor olması onun ruh dünyası aslında imseyi ilgilendirmez, benim gözümde sürekli sorular bir çocuk, bizde herkes gibi onu yaptıklarıyla işiyle konuşmalıyız, bu arada bu kız ne iş yapıyor, biz niye konuşuyoruz bu kızı
guce gore yol degistirme faktorunu saymazsak din konusunda en iyisini yapan bir tip. din dedigin ic huzurla ilgili tabii, onu yakalamak icin de farkli dinleri denemek kadar dogal birsey yok. tecrube ve analiz her konuda oldugu gibi din icin de onemli. bana gore hic din degistirmemis bir dindara gore cok daha dindar bir muhterem kendisi secebilecek bir ozgurluge sahip oldugundan dolayi.

o sebeple uzak durulasi bir insan.
kocası için din değiştirmiş manken. iç huzuru nerede nasıl buluyorsa ona göre din değiştiriyor anlaşılan. en başta kendisine saygısı yok. bir insan dinini reklam ediyorsa sikeyim öyle iç huzuru.
5n1k'da kanallar arasında siber savaşın olduğunu söylemiştir. siber savaştan kastı kanalların çıkarlarına yönelik birbirlerini karalayacak görüntüleri kullanması. siber savaşın böyle bir şey olduğunu bilmiyordum.

habertürkte'de namaz kılmanın sosyolojik, fizyolojik ve enerjitik açıdan ne gibi yararları olduğunu göstermek için rüku durduğunu söylemiştir.

artık kombo olmaktan çıkmış (bkz: konbo) olmuş. bu kadar hatayı 20 saniyeye sığdırdığı için kendisini tebrik ediyorum.
bu ülkede mankenlerin sadece oyuncu ve şarkıcı! olabileceğini kanıtlayan mankendir. bıraksın bu ayakları zira rezil olmaktan başka bir işe yaramıyor. şarkıcı olup rezil olması en iyisi kanımca. ama bir mankenin kıl olabileceğini kanıtlamış oldu o ayrı.
gerçekten yorgun bi kadın.
doğan grubun perşembe(kanal d), cuma(cnnturk) ve pazar(cnnturk) aynı 5n1k programını sistematik olarak vermesiyle beynime kazınmış, kendi içinde son derece çelişkili hatun kişi. hayır onu da suçlayamıyorum, sonuç olarak türkiye gibi erkek egemen ataerkil kültürü olan bir ülkede varolmaya çalışıyor. varoluşunda oradan oraya savruluyor. inşallah kendi doğrularını bir an önce bulur da hem kendine iyilik yapmış olur hem de çemkirme kapasitesi yüksek halkımızın dilinden kurtulur.

(bkz: yazzıh la )
az evvel atv de rastladım. kenan imirzalıoğlu ile bir dizide veya filmde başrol oynuyordu.
değişik bir kadın. bazen acaba çok mu zeki bilerek mi yapıyor bunları diye düşünüyorum, sonra geçiyor.
domuz katilidir ve bunu çok rahat bir şekilde ifade edebilmiştir.

(bkz: tuğçe kazaz'ın domuz öldürüp bunla övünmesi)
beni çelişkili düşüncelere sevk eden kadın.

hiçbirimiz içinde yaşadığımız toplumun çarpık kolektif zihninden azade değiliz; tüm şikayet, karşıt tutum ve muhalif konumlarımıza rağmen zaman zaman kendimizi şikayet ettiğimiz dinamiklerin içinde süzülürken bulabiliyor, daha kötüsü bu çelişkinin içine düşüp onu hiç fark etmeyebiliyoruz. tuğçe kazaz'ın pek de zekice olmayan malum girişimleriyle iktidar halkasına eklemlenmeye çalıştığı süreç boyunca hakkında yazılan çizilenler de bana bahsettiğim çelişkiyi farkında olmadan taşıyıp taşımadığımı sordurtuyor. söz konusu olan kişi eski bir manken, hadi kelimelerden korkmayalım, vücudu ile iş yapıp ardından din tandanslı bir oluşuma yamanmaya çalışan bir kadın olmasa, mizah malzemesi yapma noktasında bu ölçüde istekli olur muyduk acaba? kendisiyle dalga geçmek için zihnimizi kamaştıran şey ne ölçüde pek parlak görünmeyen zekasıyla densizliğinden ve ne ölçüde 'sarışın aptal' klişesinden besleniyor merak ediyorum.

kısaca bir kadın ve eski manken olmasa yine de bu kadar iştahlı olur muyduk hakında geyik çevirmek için diye düşünüyor ama net bir sonuca ulaşamıyorum.
derya karadaş'dan altın kelebek ödüllerinde kendisine teşekkürler yollanmıştır.

  • /
  • 2