robertpaulsonunkocamemeleri

Durum: 100 - 2 - 2 - 2 - 02.12.2020 20:47

Puan: 2632 - Sözlük Kezbanı

3 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

I'd like to believe that you're aware enough even now to know that there's nothing sadistic in my actions.
  • /
  • 5

üstteki yazar

yorgocuğum’un nickini her gördüğümde “nerde kaldi bre rakiim” diye bağıran sarhoş bir rum göçmeni imajı geliyor gözümün önüne.
kara kaşlı, kara gözlü olduğunu bilmemden ötürü müdür nedir o rum göçmeni baya esmer biri olarak canlanıyor.

magical girl

carlos vermut'un yazıp yönettiği
2014 ispanya yapımı dram, neo-noir filmidir.

lösemi hastası kızının son dileğini yerine getirmek için her şeyi göze alan işsiz bir baba, geçmişi sırlarla dolu ve bunalımda bir ev kadını, son on yılını hapishanede geçirmiş bir matematik öğretmeni...
3 farklı insanın birbirinden bağımsız olmayan ilişkisinde kader veya tesadüf,iyilik,kötülük,zaaflar gibi kavramları sorgulatmayı çokça başaran bir film.
baba-kız ve karı-koca ilişkileri, cinayet, işkence, mazoşizm, kara mizah gibi unsurları çok güzel harmanlıyor.

filmin en etkileyici tarafı, ortaya koyulan unsurların görünür ve sert olmadığı halde, ciddi anlamda kafanıza kafanıza vuran bir balyoz kadar sert, retinanıza kazıyacak kadar da görünür ve gerçek olması.
film her ne kadar izleyici tarafından yorumlanmaya açık bırakılsa da fazla bir seçenek sunmayan tarafıyla net duruşa sahip.
tatlı gibi görünen ağır eleştiriler ile denge mükemmelliği olan bir film.

filmi ve doğrultusunda yönetmenini geç keşfetmiş olmanın minik bir hüznü içerisinde olsam da verdiği hazzı tarif edemem.
ayrıca yönetmenin pedro almodovarvari tarzı, kendisini tahtın yeni varisi olarak gösteriyor.

ayı sözlük itiraf

uykumu düzene soktukça kendimi hissizleştiriyorum sanki.
yani hissizleştirmekten kastım üzülebileceğim şeyleri öteleyip, geceleyin de üzülmeye yer kalmasın diye erkenden sızıyorum. yahu hisler ötelenir mi hiç demeyin. valla aynı hissi yaşaya yaşaya o hissi tam anlamıyla yok edemese de öteliyor insan.
gece 12 gibi erkenden yatıp sabah 7 gibi kalkacak kadar mı seviyorum bu hayatı nedir yani?
yoo hiç sevmiyorum. kaçış stratejisi buldum ve kendimi erken uyumaya zor da olsa alıştırdım.
saçma sapan bir döngünün içinde kaldım sözlük.
sabah uyanınca ve günün devamında bomboş hissediyorum kendimi. öyle et yığını gibi.
sanırım uzun bir süredir içimde verdiğim savaşın sonlarına geliyorum artık.
kaybetmekle kazanmak arasındaki o ince
çizginin üzerindeyim.
yavaş yavaş hislerimi siktir etmeyi başarıyorum sanki. bir taraftan da bunu istiyor muyum emin değilim.
istikrarlı da değilim istemek konusunda.
sanki ansızın özlemim dinecek veya ansızın tepeden tırnağa şiddetlice tekrar hissettirecek gibi. bilmiyorum.
karmakarışık şeyler işte.

aslında mutlu olan ama hüzüne sokan şarkılar

dinlerken ayağınızla ritim tutup omuzlarınızı sağa sola silkeleyebilirsiniz.
kafanız yerinde durmayabilir.
ancak sözleri kalbinize ok gibi saplanır.
bence queen’in birçok şarkısı öyle.
bu duruma göre “aslında hüzünlü olup mutlu eden şarkılar” olabilirdi başlık ama ne farkeder ki?

alanya

5 senemi harcadığım ilçe.
bakın burası dışarıdan sizin zannettiğiniz gibi gülmelik eğlenmelik bir yer değil.
genelde yaz ayının canlılığına aldanıp kışın da öyle olacağını düşünmek büyük yanılgı.
şahsen ben bu yanılgıya düşerek yıllarımı yalnızlık içinde geçirdim.
mesela kışları burada yaşamak ıssız bir ormanda yaşamak gibi.
yobaz yerlilerin terörüne bol bol maruz kaldığınız bir yer.
3 mevsim şiddetli sağanak yağışı yağmur aşıklarını bile yıldırabilir.
yağmurdan çamurdan doğanın güzelliğini yaşamak gibi bir fırsatınız yok.
altyapı çok kötü. mesela jeneratörünüz yoksa kışları bol bol karanlık çağa gidebiliyorsunuz.
insan ilişkileri sıfır çünkü kışın insan yaşamıyor.
olabildiğince pahalı.
yaz aylarında turistleri kazıklamaya çalışan esnaf, kışın da öğrenciyi veya yerli olmayanı kazıklamaya çalışarak ahlaksız davranışından hiçbir şey kaybetmiyor.
kısacası yazın gidin eğlenin ama kışın yaşayarak kendinizi harcamayın.
ot gibi yaşamaktan başka hiçbir seçeneğiniz yok.

xalo

insan kurduğu ilişkilerde zaman geçtikçe “keşke daha önce tanısaydım” cümlesini çok nadir kurmaya başlıyor. belki de değerli hissettiği çok az insan için.
uzun zamandır bu cümleyi kurmamıştım birisini tanıdıktan sonra.
xalo bana bu cümleyi kurduran değerli bir insan oldu benim hayatımda.
fikirlerine, amacına, hayattaki duruşuna saygı duyduğum ve önemsediğim bir insan.
gitmesine çok çok üzüldüm.
neyse ki sözlük dışında da birbirimizin hayatında olacağımız gerçeği var.
yine de yazılarını çokça özleyeceğiz xalocuk.
seni iyi ki tanıdım*

fatih portakal

fatih portakal’a “tekalif-i milliye” hakkında paylaştığı twitter mesajı nedeniyle bankacılık kanununun “itibarın korunması” başlıklı 74.maddesinin ihlaline dayanarak 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmış.

evet ülkenin demokrasiden çıkıp otokrasi ile yönetildiğini bir kez daha görmüş olduk.
burası güvenli bir alan diye rahat rahat iletiyoruz bu şeyleri belki.
sıradan bir vatandaş olarak bile bir şeyleri eleştirmeye, yorum yapmaya korkar olduk.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

tekila

tekila sıklıkla sek ve shot şeklinde içilmesine rağmen tam bir kokteyl içkisidir. kokteyl için votkadan sonra tercih edilen en sık ikinci ana alkoldür.

eğer ki shot şeklinde içilecekse mide rahatlığı açısından tatlı limon tercihi en doğrusudur. en kötü ihtimalle portakal bile olur.
illa midemiz cayır cayır yansın diyorsanız da asit oranı daha fazla olan lime en doğru limon tercihi olur.

pan

mitolojide perileri kovalayıp durması ve ıssız, bakir arazilerde dolaşanların karşısına birden çıkıp onları ürkütmesi ile meşhurdur. “panik” kelimesi yol açtığı bu ürkü nedeniyle, pan’ın adından türemiş bir kelimedir. mitolojide pan’ın aşık olup kovaladığı perilerin en ünlüleri, kamışa dönüşen syrinx, çama dönüşen pitys ve dağların yankısına dönüşen ekho’dur.

pan değişik boylarda yedi saz keser, bunları balmumuyla yan yana yapıştırarak syrinx adını verdiği müzik aletini icat eder. bu müzik aletine günümüzde panflüt diyoruz.

pitys’in çam ağacına dönüşmesine çok üzülen pan, o çam ağacının yapraklarını koparır ve başından hiç çıkarmayacağına yemin ettiği bir çelenk yapar.

aşkına ekho tarafından karşılık bulamayan pan, intikam almaya yemin eder ve dionysos’a hizmet eden müritlerden yardım ister. kadın müritler zavallı ekho’yu parçalara ayırır. dağlarda ya da ovalarda sesimizin yankılanmasının bu dramatik hikayeden dolayı olduğu söylenir. eko adı bu trajik olaydan kalmıştır.

after life

dizi adeta antidepresan.
hayata karşı güçlü olma tedavisini bir karakter üzerinden öğrenmenin farklı yolu.
dizinin neden kara mizah olduğunu düşünmüştüm ilk bölümlerde ama güçsüz insan eleştirisini izledikçe daha net gördüm.
hayatta kaybettiğimiz en değerli şeyin yerini doldurabilecek tek şey yolumuza devam edebilme gücünü bulabilmek.

ve şu repliğe kalbimi koydum;
“sonsuza dek yaşamayacağını farketmek, bana göre hayatın büyüsünün kaynağı.
günün birinde son yemeğini yiyip, son çiçeğini koklayıp, bir arkadaşına son kez sarılacaksın. son kez olduğundan haberin olmayacak.
o yüzden, sevdiğin her şeyi tutkuyla yapmalısın. kalan yıllarının kıymetini bilmelisin. çünkü devamı yok.”

komik ingilizce çevirileri

ellen’ın programında tiye alınması da durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor

imamoğlu’na yapılan kumpas röportaj

istanbul büyükşehir belediye başkanı ekrem imamoğlu mersin'deki üreticilerden alınan 100 ton limonun istanbul’daki ihtiyaç sahiplerine ücretsiz dağıtılacağını duyurmuştu. dün bu konuyla ilgili bir kameraman ve üretici olduğu öne sürülen bir kişinin kurmaca röportaj çektiklerine dair görüntüler paylaşıldı.
aktroller iş başında her zamanki gibi.

https://www.google.com.tr/amp/s/www.soz...

günün sözü

şevkle iyilik yapanı zevkle sikerler.

acı

insan iki şekilde acıyı hisseder; duyusal ve duygusal.
iyileştirilmesi en zor acı duygusal olandır.
bana göre acıyı sevmek, ondan beslenmek, kurtulmaktan çok kabullenmek önemlidir.

acımızı kabullenmemiz gerekir, çünkü ancak kendi acımızla yüzleşebildiğimiz zaman acı çeken diğer varlıkları gerçekten sevebiliriz diyor miguel de unamuno.

hiv'den korkmayıp korona'dan korkan gay

tedavi; sağlığı bozulmuş olan bireyi sağlıklı duruma kavuşturma amacıyla yapılan tıbbi işlemler bütünüdür.
hiv+ bireyler gayet sağlıklı yaşamaktadır ve ilaç tedavisi dediğimiz şey ile mümkün kılınıyor bu.
tedavi tek başına tamamen kurtulmak, yok etmek demek değil.

burada kimse, birilerinin korunup korunmamaya yönelik güttüğü sözde iyi niyeti eleştirmiyor.
korunmasız ilişkiye girmiş birisi üzerinden, covid-19 hastalığı ile hiv pozitifi eş değer tutup, hiv+ bireyleri de gizliden gizliye dahil ederek anlamsız bir korku manipülasyonu oluşturulmasına yönelik bir eleştiri var.
fındık kadar beyni ile savunulan şeyi anlamayıp “övmek” olarak algılayan insanlara zaten bir şey anlatılmaz. ayrımcı dile, fobikliğe karşı durmak övgü olmuyor ama sen bilirsin.
kokuşmuş zihniyetinize dayanamayıp, huzur ortamımızı bozmamak için gitmişizdir belki de?
zira baktık ki anlatmakla algılamayan bir zeka örneği ile karşılaşınca mantıklı olan oydu.
şu anda da gördüğümüz üzere.
bak kardeşim bilal’e anlatır gibi anlatayım.
“coronadan korkup hiv’den korkmaması” dediğin zaman sanki hiv+ bireyler herkese bile isteye bulaştırıyormuş veya corona kadar tehlikeliymiş algısı yaratıyorsun.
yukarıda da söylediğim gibi ikisini aynı korku seviyesine çekerek hem yeni tanı alan kişileri hem de hayatı boyunca enfekte olmayacağının garantisi olmayan insanları korkutuyorsun.
pozitif bireyleri ve hiv’i öcüleştiriyorsun.
birilerinin korunmadığından dem vurmak istiyorsan ayrıştırıcı dil kullanmamayı öğreneceksin.
bilinçlendirmek böyle olmaz bilgi vererek ve korunmaya teşvik ederek olur.
corona öldürüyor bak hiv’de öldürüyor gibi bir algı yaratarak değil.
üstelik bu algıyı eksik bilgi vererek destekliyorsun.
daha aids ile hiv arasındaki farkı bilmeyen insan birilerine farkındalık yaratmaya çalışıyor.
ne komik.

aids evresinde bile tedaviye başlandığı taktirde viral yükü azaltılarak kişiler sağlıklı bir yaşama kavuşuyor.
hali hazırda tedavi olan insanlar da zaten bulaştırmıyor.
ayrıca paylaştığın veride bunu da söylüyor;
aıds-related deaths have been reduced by more than 56% since the peak in 2004.
aids ile ilişkili hastalıklardan ölenlerin tedaviye erişimi var mıydı?
tanı koyuldu mu?
veya doğrudan aids ile mi ilişkili yoksa aids evresine gelmesine sebep olan bir sürü komplikasyonlar mı yaşadı?
bunları da araştırmak lazım tek tek.
bu veriler ölümler üzerinden kesin olarak bir bilgi sunmaz.
o yüzden aids ile ilişkili hastalıklar diyor.
doğrudan aids demiyor.
okuduğunu mu anlamıyorsun yoksa insanlar bakmaz diye işkembe-i kübradan mı sallıyorsun belli değil.

en beğenilen coverlar

çok ama çok kırılabileceğin bir şeyi umursamamak

dostoyevski diyor ki; gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken tükettim.

belki o kadar çok kırıldık ki, artık kırılmaya yer kalmadı.
sürekli aynı yerden aynı sebepten üst üste kırılınca insan, artık o şeye kırılmamak için savaşlar veriyor. kırılmaya gücü bile kalmıyor. umutsuzlaşıyor ve sonunda da umursamazlaşıyor.
çok kırılabileceğiniz bir şeyi umursamıyorsanız muhtemelen daha önce o kişi tarafından veya o sebepten dolayı kırılmışsınızdır.

hiv'den korkmayıp korona'dan korkan gay

hiv ile corona virüsü arasındaki büyük farkları kabaca değil de daha net ayırt edebilecek birisi olduğu için umursamıyor olabilir.
32 milyondan fazla insan hangi zaman zarfında ölmüş mesela?
tedavisi olan, öldürmeyen bir virüs ile ne olduğunu bilmediğimiz ve bu kadar kısa süre içinde çok fazla can alan bir virüsü aynı korku seviyesine çekmek biraz hiv+ bireyleri özellikle yeni tanı almış olanları korkutmaya çalışmaktan başka bir şey değil.
içi tamamen boş anlamsız bir karşılaştırma.
belki arkadaşın hiv pozitif olmayı sorun etmeyip, covid-19 olmayı sorun ediyordur.
neticede kimse kimsenin enfekte olmasına garışamaz.
korkulması gereken hiv değil böyle cahil cühela yazılara denk gelmek.

lubunla takılsam beni anlarlar mı endişesi

bireyin kendini koruma ihtiyacı hissetmediği alanlar dışında keyfi olarak bu durumu kabullenmesini ayrımcılık olarak görüyorum.
kişi feminen olabilir, sen onunla beraber olmayı sırf toplum yargılar veya adım çıkar gibi bir mantıkla reddediyorsan tertemiz ayrımcısın.
bilinmemek tabii ki kişinin isteği, iradesidir. istemiyorsan istemiyorsundur.
ancak kabuğunu kıramayıp, bu konuda hiçbir adım atmayarak toplumun oluşturduğu zihniyeti sindirmekten ve ayrımcılığa uğramayı kabul etmekten hatta desteklemekten başka hiçbir şey yapmamış olursun.
şikayet edip durumu kabullenmek yerine sınırlarını yavaş yavaş olsa da genişletebilirsin.
bugün feminen eşcinseller ayrımcılığa uğrar yarın sen.
not: düz erkek ve lubun kavramları nedir ona da anlam veremedim açıkcası.
  • /
  • 5

sarah hegazy

"dünyaya: çok acımasızdın ama affediyorum" diye not bıraktıktan sonra sığındığı ülkede hayatına son vermiş bir aktivist. suçu mısır’da 2017 yılında bir konserde gökkuşağı bayrağı açmasıdır. bu yaptığının karşılığında tutuklanarak, işkence görmüştür.

https://www.kaosgl.org/haber/sarah-hegaz...

çirkin gaylere tavsiyeler

başlıktan da anlaşılacağı üzere bu denli şekilci, sığ düşünenlere itibar etmemeyi öğrenmeli ve her durumda kendisiyle barışık olmalı insan. insan kendini sevmez, saygı duymaz ve olduğu gibi kabul etmezse diğer insanlardan bunu beklemesi absürt olur biraz. önce sen kendi değerinin farkında olacaksın. elbette fiziksel veya davranışların açısından törpülemen gereken şeyler olacaktır. kendine zaman ver, kendini dinle, kendini sev. insanlar yeterince acımasız, bari sen kendine karşı şefkatli ol..

xalo ölmedi yavrularım o kalbimizde yaşıyor

insan nedir şimdi bildik*.


edit: okulda defterime, sırama, ağaçlara yazarım adını. ey xalooo.

xalo

güzel insan. çok özleneceğini de biliyor. bu da benden sana olsun.

xalo

kendisiyle konuşmaktan, dertleşmekten, goy goy yapmaktan çok keyif aldığım, sözlüğün bana kazandırdığı büyük insanlardan. tanıdığım ve belkide tanıyacağım en iyi insanlardan olabilir kendileri.
bir kere tanıştık artık yakasınıda bırakmam, benden kurtulamazsın efenim. iyi ki varsın xalocum

murat övüç

kendisi tıpkı sözlükte "benim de eşcinsel arkadaşlarım var" dedikten sonra işine gelmeyenlere "homo" diyenler gibi, "benim de ermeni arkadaşlarım var" dedikten sonra ırkçılığını kusmuştur.

malum hayat kurtarıcısı şovunu yapanların ermenilere hakaretlerine ses çıkartmayan nasıl olduysa kendi çapında para kazanan bir eşcinseli hedef göstermektedir. neden, çünkü murat övüç bir "homo"dur.

normaldir bu ülke şartlarında.

after life

gülmeye ihtiyacım olduğu için açmıştım bir baktım ağlıyorum. kendimi dolandırılmış hissettim. sonra ağlamaya ihtiyacım olduğunda açınca bu sefer çok güldüm. değişik bişe.

sözlükte uyuşturucuya özendirici başlıkların olması

bu konudan dem vuran yazarlarımız kendi +18 içeriklerine dikkat ederlerse soylu başganın ruhu duymaz.

umut güner

kendisini şahsen tanımıyorum. hakkında olumsuz düşünenler de mevcut görünüyor. ancak geçen gün "çocuk bayramı" üzerine yazdığı yazıyı buraya tekrardan ekliyorum. çoğu zaman sözlükte de karşımıza çıkan eşcinselleri aşağılayan seviyesiz başlıklar açan veya yorumlar yapan, çoğunlukla kendilerini bile kabul edemedikleri için faşistleşimiş, kokuşmuş leş zihniyetlerini tatmin için buraya gelmiş kimi troll, kimi kişilksiz tipleri de kapsayan enfes bir yazısı var.

al sana düşman: işte benim çocukluğum!

..."ve dün onlarca insan çocukluk fotoğraflarını paylaştılar. o fotoğrafların hepsinin arkasında binlerce hikâye var, engellenmişlikler, üzüntüler, kıskançlıklar var. ve insanlar bugünün ibnelerinin küçükken dalga geçtikleri, top tekerlek diye aşağıladıkları çocuklar olduğu gerçeği ile yüzleşmek istemiyorlar. ve hem bugünümüze hem geçmişimize dil çıkartıyorlar!...

https://www.kaosgl.org/gokkusagi-forumu-...

bisensual

sözlüğe alay içerikli entryler girmeye gelmiş onlarca benzeri gibi seviyesiz başlık ve entry sahibi vasat trolllerden biri.

Toplam entry sayısı: 100

hiv'den korkmayıp korona'dan korkan gay

hiv ile corona virüsü arasındaki büyük farkları kabaca değil de daha net ayırt edebilecek birisi olduğu için umursamıyor olabilir.
32 milyondan fazla insan hangi zaman zarfında ölmüş mesela?
tedavisi olan, öldürmeyen bir virüs ile ne olduğunu bilmediğimiz ve bu kadar kısa süre içinde çok fazla can alan bir virüsü aynı korku seviyesine çekmek biraz hiv+ bireyleri özellikle yeni tanı almış olanları korkutmaya çalışmaktan başka bir şey değil.
içi tamamen boş anlamsız bir karşılaştırma.
belki arkadaşın hiv pozitif olmayı sorun etmeyip, covid-19 olmayı sorun ediyordur.
neticede kimse kimsenin enfekte olmasına garışamaz.
korkulması gereken hiv değil böyle cahil cühela yazılara denk gelmek.

xalo

insan kurduğu ilişkilerde zaman geçtikçe “keşke daha önce tanısaydım” cümlesini çok nadir kurmaya başlıyor. belki de değerli hissettiği çok az insan için.
uzun zamandır bu cümleyi kurmamıştım birisini tanıdıktan sonra.
xalo bana bu cümleyi kurduran değerli bir insan oldu benim hayatımda.
fikirlerine, amacına, hayattaki duruşuna saygı duyduğum ve önemsediğim bir insan.
gitmesine çok çok üzüldüm.
neyse ki sözlük dışında da birbirimizin hayatında olacağımız gerçeği var.
yine de yazılarını çokça özleyeceğiz xalocuk.
seni iyi ki tanıdım*

alanya

5 senemi harcadığım ilçe.
bakın burası dışarıdan sizin zannettiğiniz gibi gülmelik eğlenmelik bir yer değil.
genelde yaz ayının canlılığına aldanıp kışın da öyle olacağını düşünmek büyük yanılgı.
şahsen ben bu yanılgıya düşerek yıllarımı yalnızlık içinde geçirdim.
mesela kışları burada yaşamak ıssız bir ormanda yaşamak gibi.
yobaz yerlilerin terörüne bol bol maruz kaldığınız bir yer.
3 mevsim şiddetli sağanak yağışı yağmur aşıklarını bile yıldırabilir.
yağmurdan çamurdan doğanın güzelliğini yaşamak gibi bir fırsatınız yok.
altyapı çok kötü. mesela jeneratörünüz yoksa kışları bol bol karanlık çağa gidebiliyorsunuz.
insan ilişkileri sıfır çünkü kışın insan yaşamıyor.
olabildiğince pahalı.
yaz aylarında turistleri kazıklamaya çalışan esnaf, kışın da öğrenciyi veya yerli olmayanı kazıklamaya çalışarak ahlaksız davranışından hiçbir şey kaybetmiyor.
kısacası yazın gidin eğlenin ama kışın yaşayarak kendinizi harcamayın.
ot gibi yaşamaktan başka hiçbir seçeneğiniz yok.

komik ingilizce çevirileri

ellen’ın programında tiye alınması da durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor

büyük penisli pasif

porno sitelerindeki çok tutulan bir videonun arka planında sözlük ismi falan mı geçiyor?
(bkz:yol geçen hanı)

büyük penisli pasif

porno sitelerindeki çok tutulan bir videonun arka planında sözlük ismi falan mı geçiyor?
(bkz:yol geçen hanı)

hiv'den korkmayıp korona'dan korkan gay

hiv ile corona virüsü arasındaki büyük farkları kabaca değil de daha net ayırt edebilecek birisi olduğu için umursamıyor olabilir.
32 milyondan fazla insan hangi zaman zarfında ölmüş mesela?
tedavisi olan, öldürmeyen bir virüs ile ne olduğunu bilmediğimiz ve bu kadar kısa süre içinde çok fazla can alan bir virüsü aynı korku seviyesine çekmek biraz hiv+ bireyleri özellikle yeni tanı almış olanları korkutmaya çalışmaktan başka bir şey değil.
içi tamamen boş anlamsız bir karşılaştırma.
belki arkadaşın hiv pozitif olmayı sorun etmeyip, covid-19 olmayı sorun ediyordur.
neticede kimse kimsenin enfekte olmasına garışamaz.
korkulması gereken hiv değil böyle cahil cühela yazılara denk gelmek.

xalo

insan kurduğu ilişkilerde zaman geçtikçe “keşke daha önce tanısaydım” cümlesini çok nadir kurmaya başlıyor. belki de değerli hissettiği çok az insan için.
uzun zamandır bu cümleyi kurmamıştım birisini tanıdıktan sonra.
xalo bana bu cümleyi kurduran değerli bir insan oldu benim hayatımda.
fikirlerine, amacına, hayattaki duruşuna saygı duyduğum ve önemsediğim bir insan.
gitmesine çok çok üzüldüm.
neyse ki sözlük dışında da birbirimizin hayatında olacağımız gerçeği var.
yine de yazılarını çokça özleyeceğiz xalocuk.
seni iyi ki tanıdım*

alanya

5 senemi harcadığım ilçe.
bakın burası dışarıdan sizin zannettiğiniz gibi gülmelik eğlenmelik bir yer değil.
genelde yaz ayının canlılığına aldanıp kışın da öyle olacağını düşünmek büyük yanılgı.
şahsen ben bu yanılgıya düşerek yıllarımı yalnızlık içinde geçirdim.
mesela kışları burada yaşamak ıssız bir ormanda yaşamak gibi.
yobaz yerlilerin terörüne bol bol maruz kaldığınız bir yer.
3 mevsim şiddetli sağanak yağışı yağmur aşıklarını bile yıldırabilir.
yağmurdan çamurdan doğanın güzelliğini yaşamak gibi bir fırsatınız yok.
altyapı çok kötü. mesela jeneratörünüz yoksa kışları bol bol karanlık çağa gidebiliyorsunuz.
insan ilişkileri sıfır çünkü kışın insan yaşamıyor.
olabildiğince pahalı.
yaz aylarında turistleri kazıklamaya çalışan esnaf, kışın da öğrenciyi veya yerli olmayanı kazıklamaya çalışarak ahlaksız davranışından hiçbir şey kaybetmiyor.
kısacası yazın gidin eğlenin ama kışın yaşayarak kendinizi harcamayın.
ot gibi yaşamaktan başka hiçbir seçeneğiniz yok.

ilk aşkınızla buluştuğunuz ilk yer

2012 yılının ocak sonu veya şubat başı gibiydi. facebookta siyasi bir sayfada tanışıp uzunca bir süre konuştuktan sonra açıldık birbirimize. ben liseli bir ergen o da üniversiteye yeni başlamış, kendini ankara’ya atar atmaz zor da olsa birilerine açılma kararı almış hevesli bir çocuktu. hiçbir zaman hissedemeyeceğimi düşündüğüm büyük hisler beslemeye başladım zaman geçtikçe. birgün atladım gittim birkaç günlüğüne. hızlı tren yeni yapılmıştı ve bu kadar yakınken neden gitmeyim diye düşündüm. heyecandan 2 saate yakın olan yol günler sürmüş gibi güç bela indim ankara’ya.
bindim taksiye kızılay’a doğru gidiyorum. yol hala bitmiyor. izmir caddesinin girişinde attım kendimi dışarı. ankara’ya ilk defa bu kadar anlam yükleyerek gelmiştim.
kızılay avm’ye doğru yürüdüm. ziya gökalp tarafına geçeceğim. o kocaman yaya yolu da bitmedi yürürken. tam trafik lambasının altında bekliyordu. kolları birkaç santim uzun, yeşil parkası ile ankara’nın nüfusunu 1’e düşürdü oracıkta. sanki senelerdir tanışıyormuşuz gibi içten kucakladık birbirimizi.
sonra 3 sene boyunca hep sarıldık ankara’nın birçok yerinde, birçok trafik lambasının altında.

hiv'den korkmayıp korona'dan korkan gay

hiv ile corona virüsü arasındaki büyük farkları kabaca değil de daha net ayırt edebilecek birisi olduğu için umursamıyor olabilir.
32 milyondan fazla insan hangi zaman zarfında ölmüş mesela?
tedavisi olan, öldürmeyen bir virüs ile ne olduğunu bilmediğimiz ve bu kadar kısa süre içinde çok fazla can alan bir virüsü aynı korku seviyesine çekmek biraz hiv+ bireyleri özellikle yeni tanı almış olanları korkutmaya çalışmaktan başka bir şey değil.
içi tamamen boş anlamsız bir karşılaştırma.
belki arkadaşın hiv pozitif olmayı sorun etmeyip, covid-19 olmayı sorun ediyordur.
neticede kimse kimsenin enfekte olmasına garışamaz.
korkulması gereken hiv değil böyle cahil cühela yazılara denk gelmek.

heteroseksüel bir erkekten hoşlanmak

hiç anlam veremediğim olay. sikişmeyi istemek ile hoşlanmak arasında bariz bir ayrım olduğu içindir belki bilemiyorum.
yahu nasıl yani hiç dokunamayacağın,öpemeyeceğin,güzel sözler söyleyemeyeceğin birisinden hoşlanırsın ki?
belki de birini tanıyarak ve emin olarak hoşlanmak yaşanmışlık veya yaşlanmışlık ile alakalıdır?

how to sell drugs online fast

philipp kassbohrer ve matthias murmann tarafından yaratılan ve 6 bölümden oluşan komedi-drama türündeki netflix dizisi.

dizinin konusu;
moritz isimli nerd liseli bir karakterin, yurt dışında geçirdiği süre zarfında ekstazilere ilgi duymaya başlayan eski kız arkadaşını geri kazanmak umuduyla internet üzerinden uyuşturucu satmaya başlaması ile olaylar gelişir.
dizi gerçek bir olaydan esinlenilmiş.

şahsi fikrim netflixin teenage dizileri arasında en iyisi.
konusu uyuşturucu olduğu için ara ara görsel olarak zevkler yaşayabiliyorsunuz.
ikinci sezon onayı almış olması da mutlu etti beni.

ayı sözlük yazarlarının en iyi 10 dizi listesi

yabancı;
1-friends
2-breaking bad
3-heroes
4-sense8
5-sherlock holmes
6-shameless
7-black mirror
8-ınside no.9
9-utopia
10-prison break

yerli;
1-leyla ile mecnun
2-şahsiyet
3-fi
4-çılgın bediş
5-avrupa yakası
6-çemberimde gül oya
7-bir erkek bir kadın
8-hayat bilgisi
9-behzat ç
10-yaprak dökümü

çizgi-anime;
1-rick and morty
2-pokemon
3-death note
4-winx club
5-smurfs
6-south park
7-teenage mutant ninja turtles
8-mask
9-spider man
10-pink panther