ilk aşkınızla buluştuğunuz ilk yer

içi boş başlık ve başlık üstüme kaldı haliyle.

ilk aşkımı ve nerde buluştuğumu hatırlamıyorum. çünkü yaşadığım aşk mıydı ondan hiç emin olamadım.
ataşehir merkez , (mmm) migros marketin önünde buluşmuştuk. arabasının içerisinde bekliyordu. insan gelmeme yakın dışarı çıkar, bir selamlaşırız diye düşünürdü. neyse, şimdi güzel anılar ile geride bıraktık maziyi.
okulun arka bahcesi ( high school ) ( of ne atesli opmustu beni, o zamanlar hic erkek figürüm olmadığı için onun basket takiminda olmasi , kendince kaslari , benden iki sinif üstte olmasi ne kadar da tahrik ediciydi universiteden sonra evlenmis aglasam mi ki kizimiz olacakti diye ahahahaha )
taksim, istiklal caddesini boylu boyu gezmiştik.
öğrenci evi. kadıköy'ün belki de en eski evlerinden biriydi. bu eski tahta ev 4 katlıydı ve bizimkisi 4. katta evini en yakın arkadaşıyla paylaşıyordu. soğuk bir kış günü kalın patikleriyle ağırlamıştı beni.
şehre ilk defa gelmiştim. elimde bavullarım, beni alacak olan arkadaşımın arkadaşını beklerken ona aşık olacağımı hiç düşünmezdim. bana doğru yaklaşan herkes sanki arkadaşamın arkadaşı gibi geliyordu, herkesle elele tutuşmaya hazır gibi hissetmiştim kendimi. sonra o geldi. elimi sıktı. hemen otobüse geçtik.. ilk görüşte aşık olmadım. onun hakkında tek düşündüğüm iyi birine benzediğiydi.
aşık oldum sonra. tabi ki de içimde yaşadım. o gitti. bir daha görmedim hiç. onu o ilk beklediğim yerde defalarca bekledim o gittikten sonra ve gözlerimi kapayarak gelmesini hayal ettim. olmadı tabi.
filmlerde olur ya, uyanıkken hayal görür gibi olur karakterler. o gerçekten oluyor mu? kişi sevdiğini görür gibi oluyor mu gerçekten? orada beklerken o şeyin olmasını hep çok istedim. o da olmadı.
hala özlüyorum. halbuki hiçbir şey yaşamadık. sanırım asıl özlediğim şey aşık olmak. hayatımda sadece bir defa aşık oldum. bir durakta elini sıktığım bir beyefendiye.