pillimiyango43

Durum: 939 - 4 - 2 - 1 - 01.08.2021 20:14

Puan: 13818 - Sözlük Kaşarı

4 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 47

gece aniden gelen hayatı düzene koyma isteği

hep gecenin işgüzarlığı bunlar.
ağrısı gece, hüznü gece, isteği gece, eksikliği gece hissedilir.
bir sal bizi, bir sal...

kutsal kitaplara güncelleme gelmesi

kutsal kitaplara güncelleme gelmesini beklemek yerine beynimizi kullansak, diğer tüm canlılardan farklı olarak sahip olduğumuz düşünme yetisinden faydalansak?
haa tabii bir de "üüü sırf cinsel eğilimim farklı bu yüzden ötekileştiriliyorum " diye zırıl zırıl ağladığınız böyle bir platformda bile hiç değilse diğer insanların manevi değerlerine saygı göstermeyi öğrensek, belki bir başlangıç falan olur?

aşı olmayanların ötekileştirilmesi

ha a.k. tüm dünyanın kırıldığı bir pandemide, herkes birleşti sana aşı yapmak için büyük bir oyunun içinde.
kesinlikle mecbur tutulmasına karşıyım, aşı olursun, olmazsın veya neye inanıyorsun beni hiç ilgilendirmez ama aşının toplum bağışıklığına artı etkisi, hastalık dönemini daha hafif geçirmendeki rolü vs bu kadar belliyken inandığın komplo teorileri yüzünden aşı olmayıp diğerleri için ekstra bir risk teşkil ediyorsan biraz ayrıştırılman çok doğal.

olgun erkekler aşık oluyor mu

konu yaş grubumla alakalı olduğuna göre, o zaman bir, iki şey de ben yazayım;
genellemek doğru olmaz, genelleyecek kadar kimseyi de tanımıyorum ama en azından kendi adıma, merak etmeyin nefes alıyoruz, nefis var olduğu sürece almaya da devam ederiz, sıkıntı yapmayın.
eğer aşk dediğiniz duyguyu, tavan yapmış hormonlarınızla karıştırmıyorsanız bilinen gerçek doğru; yaşı yok, yaşanmışlıklarla alakası yok, her hissettiğiniz de yeni bir yaşam, nefes alış demek. bunu kaç yaşında hissettiğinizle de hiç mi hiç alakası yok.
aslında buna aşk demekte ne kadar doğru bilmiyorum, lakin kaçınılmaz olarak midende uçan kelebeklerin bitişiyle elinde kalan sürdürülebilir sevgi, saygı ve ilişki, önemli olan da bu zaten.
elbette fiziksel koşulların eşit olamadığı jenerasyon farklılıklarında yaş bir kriter olsa da, cinsellik kısmının da uyumla ve karşındaki kişiyi ne kadar arzuladığınla orantılı olduğunu düşünüyorum. öyle insanlarla tanıştım ki 30'lu yaşlarında ölüden hallice, 50'li yaşlarında taş gibi delikanlı. ama derdiniz salt seks ise o zaman belki de siz yanlış yerlerde aranıyorsunuz...
gelelim şevkat mi, sevgi mi kısmına; işte burada sorun genç jenerasyonun empati yoksunluğu ve ben-merkezci oluşu ikilemi yaratan çünkü bilmediği bir duygunun özellikle de karşı taraf için değerlendirmesini yapma yetisine sahip değil.
tabii bu yazdıklarım aklı selim, bir nebze kendini geliştirebilmiş, merkezinde olduğu hayatın farkında olan kişiler için geçerli, yoksa hayatın olduğu yaşta duracağını zanneden, bir 10-15 yıl sonra şimdi konuştuğu yaş gruplarına dahil olacağını idrak edemeyen beyinsizler için değil.

toplumun gayleri sevmeme nedeni

kerimcan?

şaka bir yana, hiçbir toplum kendi geneli içinden ayrılan marjinal azınlığı sevmez, sadece belirli mecburiyetlerden saygı gösteriyor, seviyor ya da normal karşılıyor gibi davranır.

dating applerde uymaz diyen tipler

ahaha, bilmem kaç tane takipçili adam olarak bilmem kaç takipçili ezik birine lütfedip mesaj atmışta,..blah blah.
sebep? o bilmem kaç takipçili hesabınla neden bilmem kaç takipçili bir başka adam yerine o ezik dediğin adama mesaj atarsın ki?
son zamanlarda gördüğüm en trol başlık bu olmalı.

algida dondurmaların eski tadının olmaması

+1
şimdi dondurma niyetine yediğiniz şey, dondurulmuş kalitesiz kremadan başka bir şey değil.

sabaha bir şarkı bırak

rakı mezeleri

şu minik peynir dolgulu acı kırmızı ve yeşil biberler, izmir tulumu.

artı ve eksi oy saçmalığı

sistemin olması değil de yazarın buna takılması ya da okuyanların bu sistem üzerinden sevmediklerini cezalandırma amaçlı art niyetleri saçma geliyor.
sen beni artılasan ne olur, eksilesen ne olur, amacın art niyetli olduktan sonra.

hepatit b

yamulmuyorsam koruyuculuğu 10 yıl kadar.
çocukken aşılanmış olsanız bile antikor seviyenizin çok düşük çıkma olasılığı var.
zaten tavsiye ediliyorsa bu seviyenin çok altına düşmüş olmanızdan.
kan testindeki antihbs değeri ana belirleme kriteri.
aşı olduktan sonra (ilk doz / 1.ay sonrası 2.doz / 5. ay sonrası 3.doz) antikor hemen gelişmeye başlıyor ve dozlar sonunda artık doktorunuza ben aşılıyım demek zorunda kalacağınız kadar yüksek çıkıyor.
bir dönem isteğe bağlı olsa bile devlet tarafından karşılanıyorken şimdi risk grubu içerisindeyseniz bedava, değilseniz kendiniz temin edip ücretsiz uygulatabiliyorsunuz.
3 dozunda aynı markanın aşısı olması zorunlu değil ancak maksimum antikor düzeyi için aynı firma olması ısrarla tavsiye ediliyor.

kaslı erkek vs göbekli erkek

bahsettiğimiz böyle ayva göbeğin bir, iki beden büyüğüyse havada, karada göbekli erkeği tercih ederim.

cinsel hazzı arttıran özellikler

akıllı olması, konuşulanı anlayıp, konuştuklarının ilgi çekici olması.
içtenlik ve yapaylıktan uzak samimiyet, ön yargılarının tavan yapmamış olması.
konuşma diliyle, yazım dilini ayırabilmesi.

mis kokuyor olması, gülen gözlere sahip olması, kıllı olması.

geceye bir şarkı bırak

fake kadın hesabı açarak abaza işletmek

acaba amaç ne olabilir, diye düşünerek ilk mesajı birkaç defa okudum.
seninle hiç alakası olmayan birini, seni hiç ilgilendirmeyen sebebi üzerinden, bu kadar uğraşıya girip "işletmek" için nasıl bir amaç güdülür, hala da bulabilmiş değilim.

olgun aktiflerin ağına düşen genç ve masum pasifler

"söylediği birkaç güzel söze, maddi durumuna, olduğuna inandığı hayat tecrübesine kanıp..." genç ve masum pasifler...ahahah oldu. :)

eşcinsel temalı filmler

sevgili yapınca sözlüğü ihmal eden yazar

sevgiliyi de sözlükten yaparsa, ne mutlu onlara.
oturur, beraber entry girerler.

türkiye'de çekici zengin zeki esprili iyi kalpli bir erkek olmak

iyi kalpli kısmına kadar kendini bir derece kurtarır diyordum ama seni üzerler abicim, çok üzerler.

evli bir erkeğin metresi olmak isteyen eşcinsel

deneyimli mi, deneyimsiz mi, hangisi rağbet görür?
deneyimin ne kadarı makuldur?
aklımda deli sorular...
  • /
  • 47

eşcinsel ilişkide sadece pasif olan biseksüel

böyle olmaz tc kimlik numaramı da verseydiniz dedirten başlık

duygularını saklayan erkek

ayıp örtülür. duygular ayıp değildir.

orgazm sigarası

"illa şimdi mi içmen gerekiyor?" diye bir soru vardır bilir misiniz? sigara içmeyen taraftan gelir bu soru. yatakta kalmanızı istiyordur. siz de tek rakibi lise tuvaletinde içilen sigara olan o lanet sigarayı içmek istiyorsunuzdur. yataktan kalkar balkona çıkarsınız. bunu yapmadan önce yatakta ne kadar kalmış olursanız olun; boşaldıktan sonra hemen duşa koşan insan muamelesi görürsünüz. sindirmek zordur.

ne mutlu sigara kullanan çiftlere!

sözlükten gerçek dost bulunamayacağı gerçeği

ben buraya dost olmaya değil, tost olmaya geldim**

iyi sevgili olmak isteyenlere tavsiyeler

sevgiliniz oldu, ne güzel ama ilişkiyi iyi götürmek, güven ve sevgi dolu sürdürmek de bir iş. bunun için tavsiyeler:

- ilişkiyi en sağlam tutan şeylerden birisi, belki de en önemlisi aradaki güven duygusu. güven duygusu zedelenince tekrar onarması da zor oluyor. o nedenle en çok buna dikkat edin. güvenini sarsacak şeyler yapmayın, yalan söylemeyin, arkasından iş çevirmeyin, verdiğiniz sözleri tutun.

- duygu ve düşüncelerinizde açık olun. söylemesi kolay, yapması zor bir davranış. ama açık olmak da çok önemli, ne hissediyorsunuz, mutluysanız hemen söyleyin, kırıldıysanız da içinize atmayın. kimse sizin ne düşündüğünüzü beyninizden okumak ya da imalarınızdan çözmek zorunda değil. kapris yapmayın, kendinizi naza çekmeyin.

- sevgilinizin üstüne yaslanmayın. sorununuz varsa sevgiliniz çözmek zorunda değil, mutsuzsanız sizi mutlu etmek zorunda değil, her derdinize koşmak zorunda değil. kendi sıkıntılarınızı kendiniz çözmeye azami gayret gösterin, sorunlarınızı sevgilinizin üstüne yıkmayın. tersi bir tutum, dünyanın en mülayim ve iyi huylu kişisiyle birlikte olsanız bile eninde sonunda ilişkinizi tüketir.

- sevgilinizi takdir edin, onda iyi bulduğunuz özelliklerini vurgulayın, kendisini daha iyi yapabilmesi için destek verin.

- karşınızdakinin isteklerini kısıtlamayın, yapamazsın, edemezsin, ben seni kıskanırım demeler, ağız burun bükmeler, bunlar da ilişki zedeleyici konular. kıskançlık seviyenizi makul (olabildiğince az) tutun. hatta en iyisi baştan neyi kabul edip neyi kabul etmeyeceğinizi konuşup anlaşmak, kartları baştan açık oynamak en iyisi.

- kendinizi sevgilinize ya da onu size muhtaç bırakacak durumlara olabildiğince girmemeye gayret edin. araya muhtaçlık duygusu (o bana muhtaç veya ben ona muhtacım) girerse, aradaki güç dengesi ciddi şekilde bozulur ve o ilişkiden sonrasında pek hayır gelmez.

neymiş, ilişki götürmesi kolay değilmiş. gerçi her türlü insan ilişkisi kolay değil, araya duygusal birliktelikler girince daha da zor olması şaşırtıcı değil aslında. öte yandan iyi bir sevgililik ilişkisinin getirisi iki taraf için de çok çok çok yüksek olduğu için insanlar iyi bir ilişki bulmak adına ciddi efor sarfediyorlar.

başarılar dilerim ilişkinizde.

çalışmadığı için birinin yanında yaşamak zorunda kalan gay

birlikte yaşama olayı için bence en az 1 yıllık düzgün bir ilişki olması lazım. iyice tanımadan birlikte yaşamak çok tehlikeli bir olay bence. normal bir ev arkadaşlığı değil sonuçta, arada duygular var.

beni siken yok mu

beni siken yok mu

bu ülkede herkes birbirini sikme peşinde nasıl olurda siksiz kalırsın.

beni siken yok mu

o kadar bunaldım ki beni siken yok mu diye balkondan haykırıcam. birisi de var dese ayvayı yedik :))))

ayı sözlük fuck buddy aranıyor ilanları

aylardır izole şekilde geçen yalnızlığımı bir nebze de olsa giderebilecek bir hugbuddy istiyorum artık

Toplam entry sayısı: 939

feminenlere ilgi duymayan gay

biri de benim. ama o çok bilmiş yargıların aksine sebep ne dışarıdan fark edilme kaygısı ne de cinsiyetçilik safsatası. sadece cinsel anlamda ilgimi uyandırmıyor, bu kadar basit.
bir de bunun üzerinden maruz kalınan ayrımcılık suçlamaları var ki o daha da vahim.
yani anlamıyorum, sen kıllı/kılsız, kaslı/kassız, uzun/kısa, büyük/küçük, genç/yaşlı olsun diye bir bir sıralarken ayrımcılık yapmıyorsun da ben feminen olmasın diyince mi ayrımcılık yapıyorum?

albertcamus

bak bu da ilginç oldu; açtığı başlıkların yüzde doksan dokuzunda keskin ifadeler, genellemeler ve sıfatlandırmalar bulunan birinin, ön yargıdan şikayet ediyor oluşu biraz garip değil mi?
sanmıyorum ki burada bulunan herhangi biri, yazdıklarını okuyarak seni tanıdığına kanaat getirsin, ama bir yandan da kabul etmek gerekir ki, yazdıklarımızı okuyan kişilerin hakkımızda fikir sahibi olmaları için ellerindeki tek veri ne yazık ki yine bizzat yazdıklarımız.
gelelim esas en üzücü olan, kurgu bir karakter olduğun ve üzerine alınmadığın kısma; yani yazdıklarının asında senin düşüncelerin olmadığını, yarattığın kurgu karakterle rahatça itham ederken, kurgu karakterini itham edenleri tuhaf olarak görüyorsun, o zaman şimdiye kadar yazdıklarını okuyan bir yazarın şunu sormaya hakkı yok mu, sen bizle kafa mı buluyorsun?

olgun erkekler aşık oluyor mu

konu yaş grubumla alakalı olduğuna göre, o zaman bir, iki şey de ben yazayım;
genellemek doğru olmaz, genelleyecek kadar kimseyi de tanımıyorum ama en azından kendi adıma, merak etmeyin nefes alıyoruz, nefis var olduğu sürece almaya da devam ederiz, sıkıntı yapmayın.
eğer aşk dediğiniz duyguyu, tavan yapmış hormonlarınızla karıştırmıyorsanız bilinen gerçek doğru; yaşı yok, yaşanmışlıklarla alakası yok, her hissettiğiniz de yeni bir yaşam, nefes alış demek. bunu kaç yaşında hissettiğinizle de hiç mi hiç alakası yok.
aslında buna aşk demekte ne kadar doğru bilmiyorum, lakin kaçınılmaz olarak midende uçan kelebeklerin bitişiyle elinde kalan sürdürülebilir sevgi, saygı ve ilişki, önemli olan da bu zaten.
elbette fiziksel koşulların eşit olamadığı jenerasyon farklılıklarında yaş bir kriter olsa da, cinsellik kısmının da uyumla ve karşındaki kişiyi ne kadar arzuladığınla orantılı olduğunu düşünüyorum. öyle insanlarla tanıştım ki 30'lu yaşlarında ölüden hallice, 50'li yaşlarında taş gibi delikanlı. ama derdiniz salt seks ise o zaman belki de siz yanlış yerlerde aranıyorsunuz...
gelelim şevkat mi, sevgi mi kısmına; işte burada sorun genç jenerasyonun empati yoksunluğu ve ben-merkezci oluşu ikilemi yaratan çünkü bilmediği bir duygunun özellikle de karşı taraf için değerlendirmesini yapma yetisine sahip değil.
tabii bu yazdıklarım aklı selim, bir nebze kendini geliştirebilmiş, merkezinde olduğu hayatın farkında olan kişiler için geçerli, yoksa hayatın olduğu yaşta duracağını zanneden, bir 10-15 yıl sonra şimdi konuştuğu yaş gruplarına dahil olacağını idrak edemeyen beyinsizler için değil.

fırat kaya

o şiddet fotoğraflarının üzerine yazdığı yazının dilini tanıdınız mı?
evet yanılmadınız, aylardır bakanından din adamına, gazetecisinden en tepeye kadar lgbt hedef gösterilirken kullanılanla aynı dil.
yani aslında yargılanırken tek değil, o hedef gösterenlerin hepsiyle beraber yargılanmalı.

yalnızlığın anlaşıldığı anlar

içerken yanında, -nabersin, keyifler iyi mi, diye sorabileceğin birinin olmadığını,
sinemada, yanındaki koltuğa kaykılmak yerine koltuğu ortaladığını,
kahve, sohbet isterken, kahve içip telefona gömülmüş olduğunu,
eve dönüşte, arayıp -bir şey lazım mı, diye sorabileceğin birinin olmadığını,
libidon tavanken, kendini bilgisayar, telefon vb başında porno izlerken bulduğunu fark ettiğin tüm o anlar.

albertcamus

bak bu da ilginç oldu; açtığı başlıkların yüzde doksan dokuzunda keskin ifadeler, genellemeler ve sıfatlandırmalar bulunan birinin, ön yargıdan şikayet ediyor oluşu biraz garip değil mi?
sanmıyorum ki burada bulunan herhangi biri, yazdıklarını okuyarak seni tanıdığına kanaat getirsin, ama bir yandan da kabul etmek gerekir ki, yazdıklarımızı okuyan kişilerin hakkımızda fikir sahibi olmaları için ellerindeki tek veri ne yazık ki yine bizzat yazdıklarımız.
gelelim esas en üzücü olan, kurgu bir karakter olduğun ve üzerine alınmadığın kısma; yani yazdıklarının asında senin düşüncelerin olmadığını, yarattığın kurgu karakterle rahatça itham ederken, kurgu karakterini itham edenleri tuhaf olarak görüyorsun, o zaman şimdiye kadar yazdıklarını okuyan bir yazarın şunu sormaya hakkı yok mu, sen bizle kafa mı buluyorsun?

fırat kaya

o şiddet fotoğraflarının üzerine yazdığı yazının dilini tanıdınız mı?
evet yanılmadınız, aylardır bakanından din adamına, gazetecisinden en tepeye kadar lgbt hedef gösterilirken kullanılanla aynı dil.
yani aslında yargılanırken tek değil, o hedef gösterenlerin hepsiyle beraber yargılanmalı.

ayı sözlük itiraf

bugün akşam üzeri, asla yapmayacağım bir şey yaptım, hayatımda ilk defa sadece fotosunu gördüğüm ve toplamda dört cümle yazıştığım biriyle tanıştım. -selamlar, -avm'nin üst katında x yerde yemek yiyorum, -yalnız? -evet, gelsene... bu kadar. ne olacak ki, diyip bindim asansöre, çıktım yemek katına.
plansız bir durum ve önceden verilmiş başka bir sözüm olmasından dolayı kısa bir sohbet oldu ama nasıl güzel, nasıl tatlı adamın teki namussuz. şu kadarını söyleyeyim, elimden tutup -hadi deseydi, gitmiştim adamla. o an bu hissettiğimi ne belli ettim, ne de söyledim. eğer iletişim sürerse bir gün zaten anlatırım ona da, benim pek içimde kalmaz. ama o güne kadar ne siz okudunuz ne de ben anlattım ona göre...
şimdi düşündüm de, ister misin adam sözlük yazarlarından biri olsun, rezilliğe gel

neden en popüler yazar sen değilsin

söyleyeyim sana; sözlük beni konuşsun diye değil, ben konuşabilmek için sözlükte varım.

hoşlanılan erkeğin cinsel yönelimini anlama yolları

aslında ilk yol güzel bir yöntem... ne de olsa düşük profilli, seks düşkünü insanların takıldığı hornette, en azından bir diğer kişinin profilini aramak için bile olsa hepimizin öyle ya da böyle bir profili var.
bir diğer yöntem de ayısözlüğü bilip, bilmediğini sormak olabilir?

ölümden sonra hayat varsa neden müminler hemen ölmüyorlar

başlığın sahibi için, öncelikle ahirete inanmaman kendi açından iyi olmuş çünkü bir adım öne yürüyüp, kendini bir yerlerden atmakla allah'a ulaşma fikrin tümüyle yanlış. boşu boşuna kendine yazık edermişsin.
her ne kadar senelerimi işin ilmine vermemiş olsam da basit bir şekilde; dine göre ahiret, hak etmeden önce uğruna çaba gerektirir. yani daha basitçe; bir ödüldür. ödülün iyi veya kötü olacağını senin dünyevi yaşamındaki kararların belirler. sana verilen ödev o yaşamı layıkıyla, gösterilen doğrularla yaşamandır. içinde doğmuş olduğun, yaşadığın toplum seni yargılarken bile değiştirmen için bir seçim hakkın var, en basiti müslümanların aldığı kararların yaşam haklarını, sosyal haklarını tehlikeye sokmadığı bir toplumda yaşamayı değerlendirebilirsin? bu hakkı kullanmak yine senin hür iradenle sınırlı.
ikincisi, biraz daha kafa yorup düşünürsen, hayat tarzını, gay olmanı eleştiren kişilerin dininin ne olduğu (burada müslümanlıkla eşleştirmişsin) çok önemsiz bir nokta, zannediyor musun ki o kişi başka bir dine inansaydı senin gay olmanı ya da yaşam tarzını hazımsayacaktı? hiçbir din eşcinsel ilişkiyi onaylamaz dolayısıyla konu dini inanış ya da inançsızlık değil kişinin kendisinden mütevellittir.
çıkış noktan doğru olsaydı bütün dinsizler, inançsızlar ya da müslüman olmayanlar gay olmanı normal karşılardı ama ne yazık ki yok öyle bir dünya.
ayrıca kur'an-ı kerim'de iman edilmesi için zulmetmek diye bir şey yoktur, yine eleştirdiğin din değil kişiler olmalı.

fake kadın hesabı açarak abaza işletmek

acaba amaç ne olabilir, diye düşünerek ilk mesajı birkaç defa okudum.
seninle hiç alakası olmayan birini, seni hiç ilgilendirmeyen sebebi üzerinden, bu kadar uğraşıya girip "işletmek" için nasıl bir amaç güdülür, hala da bulabilmiş değilim.

kutsal kitaplara güncelleme gelmesi

kutsal kitaplara güncelleme gelmesini beklemek yerine beynimizi kullansak, diğer tüm canlılardan farklı olarak sahip olduğumuz düşünme yetisinden faydalansak?
haa tabii bir de "üüü sırf cinsel eğilimim farklı bu yüzden ötekileştiriliyorum " diye zırıl zırıl ağladığınız böyle bir platformda bile hiç değilse diğer insanların manevi değerlerine saygı göstermeyi öğrensek, belki bir başlangıç falan olur?

adamı göt gibi ortada bırakan sorular

yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan?

tam kapanmada alkol satışının yasaklanması

ha evet, yaptığın açıklamadan sonra yazında geçen mal kelimesini hakaret anlamında değil de, deyim olarak tdk anlamıyla kullandığına inandım...
fakat anlayamadığım nokta şu oldu;
senelerdir aramızda yaşayan ve bağışıklanan biri olarak ki bu süreler içinde #432928 girdinde de belirttiğin üzere kuran'a inananların hırsız, tecavüzcü, çocuk tacizcisi, aç köpek olduklarını anlayıpta yırtma isteğini uyandıran kuran'da bu kadar açık bir şekilde beyan edilmesine rağmen, içkiye karşı olduklarını nasıl anlayamamış olman?

cahillik şuradan kaynaklanıyor; yanlış uygulamaya olan tepkinizle, öğretiye olan inançsızlığınızı birbirine karıştırıp genelliyor ve hakaret ediyorsunuz. kendi adıma inanan biri olarak sırf inandığım için, bırak bir başkasını kendimi hırsız, tecavüzcü, çocuk tacizcisi, aç köpek olarak tanımlayamazken senin bu cüreti nereden bulduğun?

zaten alınıp, darılman gereken kişi ben değilim, önce aynadaki ...fobik yansımanla hesaplaşmalısın.
Henüz takip ettiği biri yok.