vaveyla93

Durum: 92 - 1 - 0 - 0 - 29.09.2018 16:50

Puan: 1388 - Sözlük Kezbanı

1 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Editör.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 5

bir babanın yapabileceği en büyük şerefsizlik

sezen aksu şarkılarını sevmem ama bu şarkısı güzel samimiyetsizliği

bunun neden samimiyetsizlik olduğunu anlayamadığım başlık, gerçekten kadının şarkılarını sevmek gibi bir zorunluluğumuz mu var (ben severim ve arşivci olarak çoğu albümü ben de var), tek bir şarkısını sevemezler mi? ben insanlara neyin sevileceğinin ya da sevilmeyeceğinin dayatılmasından usandım. aklın yolu bir ama gönlün değil, hatırlatmak lazım.

ah bir ataş ver

ychorus vokal topluluğu olarak bu değerli türküyü müzik direktörümüz haluk polat'ın çok sesli düzenlemesiyle söylemiştik, ağustos başında da kliplendirdik. izlemek isteyenler için videoyu aşağıya bırakıyorum.



söz-müzik: anonim
derleyen: durmuş yazıcıoğlu
düzenleme: haluk polat
kayıt: karya yetim, yasin kayırtar
mix & mastering: süha duran

iletişim kurarken yapılan hatalar

gerçekten dinlememekten daha büyük bir hata yok diye düşündürten başlık. sadece sıra sana geldiğinde ne diyeceğini düşünmek ve karşındakinin sözlerini sadece duymak (idrak etmek başka şey zira) yetmiyor. iletişim en az iki kişiliktir (kendi iç dünyanla kurdukların hariç ki onda bile iki ayrı parça var aslında, iki ses konuşur birbiriyle). en büyük hata dinlememek, iletişimin tek mühim parçasının sen olduğunu sanmak.

üstteki yazar

entrylerini beğeniyorum, daha çok yazdıkça kafasını anlayabileceğim

ilk eşcinsel deneyim

gabile chatteki muhabbetin bittiğini işaret eden soru. karşıdaki büyük ihtimalle erkekliğini avuçlamış, yazılacakları okumayı bekleyen bir adam. sorudan soğuyalı seneler oluyor, cevap vermeye arzum bile yok. zaten mutlu kutlu bir anı değil.

askk tarafından karşılanmayan yazar

içlerinden biri olduğumu fark etmemi sağlayan başlık. sözlüğe şapşal gibi nüfus cüzdanımdaki ad soyadımla kaydolduğum için olabilir. canlarım tamamen ifşa etmemişler beni (buralar hep gülen smiley)

ayı sözlük beraber sinemaya gitmelik arkadaş veritabanı

beraber sinemaya gitme fikrine tav olduğum için dahil edilebileceğim veritabanı. çok kültürlü diyemem kendime ama gelişime açığım ve arzuluyorum, anlamadığım filmi bana anlatırsa sonrasında tadından da yenmez

seviştikten sonra söylenecek en aptalca sözler

bana en garip anılarımdan birini hatırlatan başlık. eşcinselliğin neden günah olduğunu ve doğada olan bir şey olmadığını ilahiyatçı isimlerinin kitaplarını önererek anlatan adam ve kapıdan çıkmadan önce aynı kişinin tekrar ne zaman buluşacağımızı sorması.

insanı olgunlaştıran şeyler

inandığın değerler ile gerçek hayatta yapmak zorunda olduklarının çelişmesi ve özellikle o süre zarfındaki seçimin ne olacağını belirleyecek olan olaylar, düşünceler ve olgular diye bir cümle kurmama neden olan başlık.

intihar etmek

aklıma sherlock dizisinden şu replikleri getiren başlık, aynen aktarıyorum;

''kendi canını almak, ilginç bir dışavurum.
kimin elinden peki?
bittiğinde, özleyecek olan sen değilsin.
kendi ölümün, geri kalan herkesin başına gelen bir şeydir.
hayatın sana ait değil, ellerini onun üzerinden çek.''

katılmama rağmen bu kafada olan birine bu sözlerin çok beylik laflar olarak görüneceğine eminim. intihar girişiminde bulunan biri olarak (amacım asla ölmek değil, ilgi çekmekti) iki tarafı da anlıyorum.

düşün ki o bunu okuyor

bazen çok yalnız hissediyorum, keşke bu kadar soğuk olmasan

hiç sevgilisi olmamış bear

flörtlerimi sevgili saymazsak bu kategoriye dahil olabilirim dedirten başlık, flörtler uzun sürüyor ama bende, tam sevgili olacakken bir aksilikler oluyor. bir tanesi bir buçuk ay sürdü, bir ayı çevrimiçi yazışmayla, biri de iki aya yakın çay kahve muhabbeti. bilirkişi varsa aranızda bir el atsın da bileyim var mıydı sevgilim yok muydu. ben karar veremiyorum a dostlar.

not: hiç olmadı diye açıklayanlara saygılar, nasıl bir şey ki sevgili yapamamış diye düşünen yurttaşlara hedef ediyorlar kendilerini, ben de hiç olmadıya getirdim laf kalabalığında. belki anlamazlar

kendini kabul edememiş birey

bunun bir de kendini kabul ettirememiş birey versiyonu var diye düşündürten başlık. ikisi de birbirinden fena a dostlar

sözlük yazarları o ses türkiye’ye çıksa söyleyeceği şarkılar

cem adrian'dan ince buz üstünde yürüyorum ya da şebnem ferah'tan küllerinden şarkısı arasında kararsız kalmama neden olan başlıktır.

ram ta tam

insanın içini vıcık vıcık romantik bir ilişki yaşama hevesiyle dolduran bir simge şarkısı. sözü ve müziği multitap grubundan tanıdığımız selim siyami sümer'e ait. düzenlemesi ise başarılı aranjör ozan bayraşa'ya ait. sözleri de şöyle yeşillendiriyorum;

alın onu biri yemeden
getirin önüme bırakın
ilk seferin ben gel ben olayım mı
ama ben utanmaz
deli ve gözü karayım
seni kabuğundan ben çıkarayım mı

benimle tanışmasaydın
tenimle karışmasaydın
her gece buluşmasaydık
gidenler yerinde saydı bak

kalbimi elinde hisset
el ele diz dize biz hep
hadi tut elimi gidelim
benimle şimdi dans et
hadi biraz cesaret
ram ta tam ta tam isabet
el ele diz dize biz hep
benimle şimdi dans et

yeni güne uyanırken verilen ilk tepki

ayı sözlük yazarları gebe kalabilseydi hangi yazardan gebe kalmayı tercih ederdi

oğuz atayı pek beğendiğimi hatırlatan başlık. uzunca bir süre emrah serbes de diyebilecek durumdaydım ama aşırı gereksiz erilliği yüzünden soğudum kendisinden. halbuki hapiste filan, tam beni çeken sorunlu erkek kategorisinde.

ayı sözlük şiir defteri

bir kedim olsaydı eğer şu günlerde,
doğduğu an adını 'gündoğumu' koyardım
neşe verirdi şu hezeyanlar içindeki ruhuma
yaşlanınca değiştiriverirdim adını
'günbatımı' diye çağırırdım
senelerin yorgunluğu biniverirdi üstüne zira,
daha yaşamadan öteki hayatı
ama size isim veremem bayım,
çoktan mühürlenmiş birkaç harf size hitap edilebilmesi için
üstelik kutsal kitaplarda geçiyor isminiz
lakin siz ne bir kitap kadar derinsiniz
ne de kutsallığını korudunuz o harflerin
size lakaplar da takamam bayım,
ne haddime benim!
sizle ne zaman konuşmaya kalksam korkutuyorsunuz beni
bana küfürler ediyorsunuz bayım,
hem de bunun için önceden rica ve minnetle benden izin isteyip.
tedirgin sükutum mu meşrulaştırıyor da bunu hor görüyorsunuz beni.
ben bir de sizden iğreniyorum bayım,
ömrünü sizinle birleştirmiş kadının yatağından, insanoğlunun en güzel ibadet yerinden,
riyakarlıkla uyanıyorsunuz çünkü.
benim mabedimi de kirlettiniz ve üstüne üstlük başınız hiç değmeden yastığıma yaptınız bunu.
ben şaşkınlığımı kırmızı bir saten gecelik gibi giyinmişken,
ayaklarım yerden kesildi de diz çöktüm önünüzde.
buna karşılığınız sözde aklanmış ellerinizle başımı yere doğru bastırmak oldu.
siz benim mabedimde bile çırılçıplak kalmaya cesaret edemediniz bayım.
tekrar çıksam karşınıza bir cüretle,
mabedime bir şeytan girmiş sanırdınız.
attığınız taşlarla yaralayıp beni huzur bulurdunuz da
başka mabedleri kirletmeye giderdiniz sonra.
benim ruhum başta gündoğumu olurdu
heyecanla, bir samimiyetin tasmasının ucunu tutabilmek umuduyla sırnaşırdım size
ama yok bayım,
yüzünüz neden böyle soğuk ve yabancı!
alın işte, günbatımına döndüm baştan ayağa
ümitsizliğe kapıldım, siz de değilsiniz beni sevecek
seçilmiş kişi olamadan batıyor güneş ruhumda.
yoruldum!
geçen birkaç saat bir ömrün hatıraları gibi gözümün önünden geçti
yaşlandım birden bayım,
ruhumun bu kafesten kurtulmasına az kaldığı için
film şeritleri görmeye başladım
siz öldürdünüz beni!
izin verirsem eğer,
yarın bir başkası işleyecek bu cinayeti.
kedim günbatımı bile aldı ellerinizdeki kanın kokusunu.
tanıdı sahibinin kokusunu, hırçınlaştı işte!
koşun gidin bayım,
bakın saldıracak şimdi size!
inanmayın kimseye, nankör değil onlar
o pençelerini takarsa göğsünüze kurtaramam ki sizi
öldüm ben bayım,
nasıl kalkıp kan revan içindeki yatağımdan sizin evden çıkmanıza yardım edeyim.

şimdi tekrar düşünüyorum da bayım,
bir kedim olsaydı eğer
'adalet' koyardım adını
alsın diye intikamımı katillerimden.

ümit tokcan'ın yaşlandıkça daha bi seksi olması

insanların yaşlılık hallerinin (özellikle güzel yaşlanmışlarsa) cazibeli olabileceğini bildiğimden yadırgamadığım başlık. bu arada yanlış anlaşılmasın ı don't have daddy issue. tamam belki birazcık vardır.
  • /
  • 5

maskülen eşcinselin asıl amacı

heteroseksist düzende çevredeki heteroseksüellere şirin gözükmektir. ey maskülen eşcinsel, bil ki sen bu düzenin bir yamağısın. sen feminen bir eşcinsel görünce rahatsız oluyorsun ya sen güçlüden yanasın. feminen eşcinselleri ezemezsin. maskülen olmak demek güçlü olmak demek değildir. sen düzgün eşcinselken feminenler toplumda itibari zedeleyen kişiler değillerdir. senin diğerlerinden bir farkın yok.

dark bear'ın ayı sözlüğü despotca yönetmesi

eleştirilere gayet açığım, dark bear başlığını açıp okuyabilirsiniz, ailemden eşime işime kadar asılsız suçlamaların bulunduğu entryleriyle beni rahatsız edebileceğini düşünenler oldu zamanında, entryler hala duruyor. kimseyi memnun etme zorunluluğum da yok, sürekli hatalı entry giriyorsan ben seni uyarmak zorundayım, entrylerinden smile ifade silmeyle sürekli mesai harcayamam, kuraldır yapmayacaksın. başlıklarda entrylere entry ile cevap veremezsin bu da kurallarda yazar, uyarmak zorundayım, zamanımı senin entrylerini silmeye harcayamam. uyarılara rağmen hala da yapıyorsan uçurulursun, bu kadar net ve basit.

edit: bir de keşke açtığınız başlıkların arkasında durabilseniz, silmeseniz. bak entryleri ben değil kendiniz siliyorsunuz!

üstteki yazar

güzel nicke sahip yazar keşke benim olsa:)

tribute albüm

artık gına getirmiş olan cover albüm çeşididir.

türkiye'de hala çok satabilir tek albüm çeşidi olduğu için yapımcılar yeni şarkılar yazdırmak yerine elinin altındaki ünlülere eski şarkılar yorumlatmaktadır. millet de yeni bir şarkı öğrenmeye kafa yormak yerine halihazırda ezberinde olan bir şarkının yorumlanmış haline ilgi göstermektedir. bu yüzden ortalık "saygı" albümlerinden geçilmemektedir. kısır bir döngüye girme ihtimali yakındır diye korkuyorum.

yazarlardan bear fotoğrafları

ayı sözlük intihar tayfa

bu enrtyim başlık sahibine değil hepinize. başlık adı dalga geçme edasıyla olmuş üzücü.bu kadar ciddi bir sorun olarak görüyorsunuz(veya dalga geçiyorsunuz) intihar eşiğinde olan insanların psikolojisini nasıl etkiler diye düşünmüyorsunuz bile ayrıca bıktık yeter gidin buradan çoğunluk böyle düşünüyor bir kereğğğ tamam mığğ? edasında olmanız gülünç.yazarlar bizim komedyenimiz değil her yazar aynı hayatı yaşamıyor istediğini yazabilmeli seks konulu başlıklardan daha iyi olduğu kesin.
not: sizi taciz edecek biçimde özelden taciz ediyorsa bu kötü bir şey.

ilk eşcinsel deneyim

katlanılmaz "chat" sorusunu akla getiren cümle

(bkz: ilk ne zaman oldu)

en iyi film albümleri

heteroseksüel erkeklerin gaylerden çok daha yakışıklı ve cezbedici olması

ulaşılması,elde edilmesi zor olan herşey gibi daha caziptir.

biseksüel erkeklerin gayleri seks aracı olarak görüp kadınlara aşık olması

biseksüel erkeklerin, eşcinsel erkekleri birer seks aracı olarak kullanmaları ve kadınlarla duygusal yakınlık kurup onlarla sevgili olabilmeleri durumudur. çoğu biseksüel erkek, eşcinsel erkeklerin gönül ilişkilerine saygı duymaz ve bunların varlığına inanmaz. aslında bu, eşcinsel erkeklerin arasında bile olan bir durumdur. bir kısım 'full aktif' diye tabir edilen sözde eşcinseller, pasif eşcinsellerle aşk yaşamanın garip bir şey olduğunu düşünüp, onlarla sadece seks yapmayı isterler. bu tarz insanların ilişkilerden anladığı tek şey en yüksek skoru elde etmektir. biseksüeller de erkekler arasındaki duygusal yakınlıkları tuhaf bulur ve bir erkeğin sevgili olma isteğini genelde reddederler. kendilerinin erkeklere karşı duygusal bir şey hissetmediklerini söylerlerken, kadınlara aşık olabildiklerini ve onlarla sevgili olduklarını ya da olabileceklerini söylerler. onlara göre erkekler sadece cinsellik nesnesidir, duygu nesnesi değil.

toplumu bir köşeye bırakırsak, bazı eşcinsellerin bile erkekler arasında duygusal bağ kurulamayacağını düşündüklerini görürüz. bu da eşcinsel erkeklerin birbirleriyle sadece seks amaçlı görüştükleri düşüncesini meydana getirir. ki gerçekten de pek çok gay seks amaçlı buluşur ve sevgili olmayı bırakın arkadaş bile olmak istemez. arkadaş olmayı istemeyenlerin söylediği şey, gerçek hayatta yeterince arkadaşları oldukları; eşcinsel bir arkadaşa ihtiyaç duymadıklarıdır.

biseksüel erkeklerin bir kısmı gaylerle öpüşmeyi de reddeder. oysaki kadınlarla öpüşmekte bir sorun yoktur onlar için. gayleri romantik olabilecek her şeyden soyutlayan aktif eşcinsel ve biseksüel erkekler, pasif eşcinselliği aşağılıkça bir yönelim olarak bulabilmektedir. bunu da sözleri ve davranışlarıyla belli etmektedirler. aslında bu, toplumdaki homofobinin bir parçasını, biseksüel ve aktif eşcinsel erkeklerin de paylaştığını gösterir. zihinlerinde erkekleri yalnızca anal veya oral seks aracı olarak canlandırmaları ve onları aşağılık insanlar olarak görmeleri de bunun kanıtıdır. böylece pasif eşcinseller kendilerini daha da soyutlayıp, içlerine kapanmaktadırlar. ama ne hikmetse lgbt denen örgüt bile, eşcinselliği özgür ve sınırsız seks üzerine kurulmuş bir yönelim gibi yansıtmaktadır. insan bazen kendi yönelimine sahip insanlardan bile tiksinebiliyor. çünkü bu tipler sizin kendinizden utanıp tiksinmenize yol açıyorlar. pride'mış gururmuş, onurmuş, bu tür kavramları elinizden alıp cinsel yöneliminizle gurur duymanızı bekliyorlar. ama adamın kafasında, sen bir delikten ibaretsin. bundan böyle aseksüelliğe yönelmeyi düşünüyorum. birlikte olduğum insanları unutmak istiyorum. hornet vs. hepsi pislik yuvası. kimse size değer vermiyor, toplumdaki en ezilmiş gruplardan birisiniz ve sizinle aynı gemideki insanlar bile sizi ezip ötekileştiriyorlar.

bu yazı, deneyim, gözlem ve buradaki entrylerden yola çıkılarak yazılmıştır. genelleme yapmak istemiyorum. bu yüzden bir kısım gibi sıfatları kullandım. herkes aynı olmasa da çoğunluk yukarıda yazdığım görüşlere sahip. lütfen kimse alınıp kızmasın. insanlara karşı yeterince doluyum, hayatımda yeterince sinir bozucu şeyler oluyor. artık bu tarz ötekileştirmeleri ve aşağılamaları kaldıramıyorum, hele bu ayrımcı hareket ve söylemler sizle aynı yönelime sahip insanlardan geliyorsa.

galeyana getiren ilgili entry; https://ayisozluk.com/biseksuel.html?ent...

Toplam entry sayısı: 92

ayı sözlük altı yaşında zirvesi

ayı sözlük altı yaşında zirvesi

benim için dün hissettirmemeye elimden geldiği kadar çaba harcasam da müthiş heyecanlı bir zirveydi, çünkü bazı insanlara basit görünebilecek bu tarz bir arkadaş toplantısına ilk defa katıldım ve benim için bir dönüm noktası oldu. hep istediğim ama memleketimde hayalini bile kuramayacağım, gökkuşağının renkleriyle bir araya geldim çünkü. iliklerime kadar yalnız olmadığımı hissettim, kahkaha attım uzun zaman sonra. insanların gözlerinin içine bakarak uzun zamandır konuşmadığımı fark ettim.

gözde senem'den bahsetmeden geçemeyeceğim, sen ne tatlı insansın öyle. muhabbetine, enerjisine, kendisine, mekana, kısaca her şeyine hayran oldum. ilk fırsatta kendisiyle kahve içmek için can atıyorum. kızın gözlerinin içinde bir ışık var, abartmıyorum o gece vakti ay ışığını bu kızdan almış dedim. gündüz görsem güneşle kıyaslayacaktı demek ki meczup kafam.

bir diğer heyecan bir süredir hoşlandığım çocukla ilgili paylaşımlar yapmaktı o mavi ışığın altında, balkonda. dark bear flörtleşmemize çok güzel katkıda bulundu. ilk buluşmadan adama gönül borcum oldu. tanrı mavi ışığı korusun, çünkü sayesinde kıpkırmızı suratım fark edilmedi. yakında sözlüğe dahil olacak bu arkadaş sayesinde buluşmadan önce kendimi güvende hissettim.

gelen sözlük yazarlarının hepsi ayrı tatlı, gerçekten masa farklı aromalardaki şeker ve çikolatalardan oluşan bir tatlı ziyafetiydi. gece için çok teşekkür ederim, her birinizle umarım muhabbetleri daha da koyulaştırabilirim. 2018 benim için dün gece başladı sayenizde.

0-xcopy

geçtiğimiz günlerde ilk teklileri 'letter to pester'ı' yayınlamış genç metal grubu. daha başarılı işlere imza atacaklarına eminim.



şarkının sözlerini de bırakayım şuraya, verdiğim linkte olmasına rağmen.
ı'm sick of that blood sucking circus.

stare into my eyes.
you've never seen them before.
ıt won't happen again until you want it to.
dancing to entertain you.
ı'm just like a monkey on a dumb donkey.
we're the scapegoats and genetic whores,
programmed to sell even our own souls.
push the button, follow the path.
we won't hurt you, but ı may bite you.
ready, steady, nobody move.
that whole place looks like a fucking cemetery.
there's nothing, not even a shiver.

ı look into your eyes.
ı've never seen you before.
ıf it happens again, ı won't even care you.
ıs that the same face or just the same case?
you think that you may like. try it, ı dare you.

the rats and captain had no way to run from that sinking ship.
ıt's going and gone away to make you all happy.

söz: gurur bozkurt
müzik: ozan mustafa tuncal
düzenleme: xeroxcopy
yönetmen: gurur bozkurt
cinematographer: umut acar

erkeklerin farkında olmadan yaptıkları 7 seksi hareket

yedi hareket olarak düşündüğümde hayalimdeki erkek ortaya çıkıyor sevgili sözlük ahalisi.
1. kesinlikle sakalını kaşıması ya da düzeltmesi.
2. elinde herhangi bir müzik aleti olmasi (gitar tercih sebebi)
3. beni dinlerken ya da konuşurken gözlerini gözlerimden kaçırmaması, ben heyecanlanıp kaçırıyorum zaten.
4. kolunu yürürken omzuma atması.
5. özellikle bilgisayar başında çalışırken, dikkatini toplaması gereken bir iş üstündeyken.
6. sigara içmesi, o sigaradan kendi halinde bir nefes alıp dumanını savurması.
7. kitap okurken şekilden şekile girmesi.
4. ve 5. maddeleri cogunlukla farkinda olarak yapabilir ama kendiliğinden oluyorsa, içten geliyorsa tadından yenmez.

üstteki yazar

entrylerini beğeniyorum, daha çok yazdıkça kafasını anlayabileceğim

ayı sözlük altı yaşında zirvesi

benim için dün hissettirmemeye elimden geldiği kadar çaba harcasam da müthiş heyecanlı bir zirveydi, çünkü bazı insanlara basit görünebilecek bu tarz bir arkadaş toplantısına ilk defa katıldım ve benim için bir dönüm noktası oldu. hep istediğim ama memleketimde hayalini bile kuramayacağım, gökkuşağının renkleriyle bir araya geldim çünkü. iliklerime kadar yalnız olmadığımı hissettim, kahkaha attım uzun zaman sonra. insanların gözlerinin içine bakarak uzun zamandır konuşmadığımı fark ettim.

gözde senem'den bahsetmeden geçemeyeceğim, sen ne tatlı insansın öyle. muhabbetine, enerjisine, kendisine, mekana, kısaca her şeyine hayran oldum. ilk fırsatta kendisiyle kahve içmek için can atıyorum. kızın gözlerinin içinde bir ışık var, abartmıyorum o gece vakti ay ışığını bu kızdan almış dedim. gündüz görsem güneşle kıyaslayacaktı demek ki meczup kafam.

bir diğer heyecan bir süredir hoşlandığım çocukla ilgili paylaşımlar yapmaktı o mavi ışığın altında, balkonda. dark bear flörtleşmemize çok güzel katkıda bulundu. ilk buluşmadan adama gönül borcum oldu. tanrı mavi ışığı korusun, çünkü sayesinde kıpkırmızı suratım fark edilmedi. yakında sözlüğe dahil olacak bu arkadaş sayesinde buluşmadan önce kendimi güvende hissettim.

gelen sözlük yazarlarının hepsi ayrı tatlı, gerçekten masa farklı aromalardaki şeker ve çikolatalardan oluşan bir tatlı ziyafetiydi. gece için çok teşekkür ederim, her birinizle umarım muhabbetleri daha da koyulaştırabilirim. 2018 benim için dün gece başladı sayenizde.

cinsel kimliğini ararken başka insanların kalbini kıran insan modeli

kısa bir süre önce yaşadığım durumdur. söz konusu kişi hoşlandığını belli ettiği halde yalnız kalma ihtimalinin olduğu davetlerden kaçındı, dolayısıyla ev ve sinema davetleri geçiştirildi. bu davetler geçiştirilirken muğlak cevaplar verilmesini davete icabet edileceğinin söylenmesine tercih ederdim. söz konusu kişi herhangi bir temastan kesinlikle kaçındı ve neyin ters gittiği konusundaki soruları kati suretle cevapsız bıraktı. iki ay boyunca beni oyaladı ve medeni bir şekilde iletişimi kestik. bu süre zarfında saatlerce onun işten çıkmasını bekledim (ve bir iki saatlik bir muhabbet için altı yedi saat oluyor aşağı yukarı), çoğunlukla yanında olmaya çalıştım ve elime geçen tek şey sabahtan beri üzerimden atamadığım ağlama hissi, bunalım halleri.

bu insan modellerinin tüm sözlük ahalisinden uzak durmasını temenni ediyorum, özünde iyi insan olabilirler ama lütfen kimlik karmaşanızı daha yapıcı yollardan çözün. en azından açık olun. bahsi geçen kişi baştan dürüst olup emin olmak istiyorum durumumdan deseydi ama bu süreyi onunla yine geçirirdim. kırıldım be sözlük ahalisi, göğsüme bir ağırlık çöktü, gitmiyor. en kötüsü cevapsız kalması her şeyin.

0-xcopy

geçtiğimiz günlerde ilk teklileri 'letter to pester'ı' yayınlamış genç metal grubu. daha başarılı işlere imza atacaklarına eminim.



şarkının sözlerini de bırakayım şuraya, verdiğim linkte olmasına rağmen.
ı'm sick of that blood sucking circus.

stare into my eyes.
you've never seen them before.
ıt won't happen again until you want it to.
dancing to entertain you.
ı'm just like a monkey on a dumb donkey.
we're the scapegoats and genetic whores,
programmed to sell even our own souls.
push the button, follow the path.
we won't hurt you, but ı may bite you.
ready, steady, nobody move.
that whole place looks like a fucking cemetery.
there's nothing, not even a shiver.

ı look into your eyes.
ı've never seen you before.
ıf it happens again, ı won't even care you.
ıs that the same face or just the same case?
you think that you may like. try it, ı dare you.

the rats and captain had no way to run from that sinking ship.
ıt's going and gone away to make you all happy.

söz: gurur bozkurt
müzik: ozan mustafa tuncal
düzenleme: xeroxcopy
yönetmen: gurur bozkurt
cinematographer: umut acar

erkeklerin farkında olmadan yaptıkları 7 seksi hareket

yedi hareket olarak düşündüğümde hayalimdeki erkek ortaya çıkıyor sevgili sözlük ahalisi.
1. kesinlikle sakalını kaşıması ya da düzeltmesi.
2. elinde herhangi bir müzik aleti olmasi (gitar tercih sebebi)
3. beni dinlerken ya da konuşurken gözlerini gözlerimden kaçırmaması, ben heyecanlanıp kaçırıyorum zaten.
4. kolunu yürürken omzuma atması.
5. özellikle bilgisayar başında çalışırken, dikkatini toplaması gereken bir iş üstündeyken.
6. sigara içmesi, o sigaradan kendi halinde bir nefes alıp dumanını savurması.
7. kitap okurken şekilden şekile girmesi.
4. ve 5. maddeleri cogunlukla farkinda olarak yapabilir ama kendiliğinden oluyorsa, içten geliyorsa tadından yenmez.

fuck buddy

aşık olursanız fena. bırakın aşık olmayı, aşık olma ihtimali bile kahrediyor beni. sevgilim olmaya değmezsin ama s.kmeye değersin demek bu karşılık gelmezse. hadi iyi niyetli olup böyle düşünmüyor, aşka inanmıyor diyelim. bu seferde onu aşka inandıracak kadar iyi değilim kafasına geçiyorsun. biri fiziksel, biri manevi tatmine ulaşamıyor. sonuçta iki tarafta üstad serdar ortaç'ın şarkısını söylüyor; mutsuzsun, benim gibi mutsuzsun...
dipnot: aslinda başka başlığa yazmıştım ama ben göndermeden sahibi başlığı kaldırdı. boşa gitmesin dedim yazdığım.

cinsel kimliğini ararken başka insanların kalbini kıran insan modeli

kısa bir süre önce yaşadığım durumdur. söz konusu kişi hoşlandığını belli ettiği halde yalnız kalma ihtimalinin olduğu davetlerden kaçındı, dolayısıyla ev ve sinema davetleri geçiştirildi. bu davetler geçiştirilirken muğlak cevaplar verilmesini davete icabet edileceğinin söylenmesine tercih ederdim. söz konusu kişi herhangi bir temastan kesinlikle kaçındı ve neyin ters gittiği konusundaki soruları kati suretle cevapsız bıraktı. iki ay boyunca beni oyaladı ve medeni bir şekilde iletişimi kestik. bu süre zarfında saatlerce onun işten çıkmasını bekledim (ve bir iki saatlik bir muhabbet için altı yedi saat oluyor aşağı yukarı), çoğunlukla yanında olmaya çalıştım ve elime geçen tek şey sabahtan beri üzerimden atamadığım ağlama hissi, bunalım halleri.

bu insan modellerinin tüm sözlük ahalisinden uzak durmasını temenni ediyorum, özünde iyi insan olabilirler ama lütfen kimlik karmaşanızı daha yapıcı yollardan çözün. en azından açık olun. bahsi geçen kişi baştan dürüst olup emin olmak istiyorum durumumdan deseydi ama bu süreyi onunla yine geçirirdim. kırıldım be sözlük ahalisi, göğsüme bir ağırlık çöktü, gitmiyor. en kötüsü cevapsız kalması her şeyin.