aile baskısı sonucu evlenmek zorunda kalan eşcinsel

evlilik sonrasında uzun süreli zor bir hayata kolları sıvayan eşcinseldir. evliliğinden mutlu olmadığı gibi eşcinsel dostları tarafından da itilip kakılacaktır. kendilerini hiç bir yere ait hissetmemeleri olasıdır.

aile baskısı sonucu kadınla evlenmek zorunda kalan eşcinsel gibi erkeğe yada kadına bölmek doğru değildir, bu toplumsal sıkıntı, cinsiyet farkı gözetmeksizin ülkenin en baba sorunlarından biridir.
belki eşi de eşcinseldir, belki birgün açılırlar birbirlerine ve aile bir şey görmeden yaşarlar hayatlarını. tabii ki bu pollyannacılktır ama olucaksa böyle olsundur. * * *
zor bir durum. herkesin özel şartları farklı büyük konuşmamak lazım kimin başına ne geleceği belli olmaz. ama tek bildiğim istemediğin bir insanla aynı yastığa baş koymak düşüncesi bile kötü.
ciddi durumlar * hariç tamamen eşcinsel bireyin tercihi olduğuna inandığım durum.
işi,gücü olmayıp ailesine maddi yönden bağımlı ve tembel tipler genelde bu durumlar karşılaşıyorlar.çocukluğundan beri hayatı için çaba göstermemiş okuyup bir düzen kurmamış bir eşcinsel,haliyle ailesinin yani tek geçim kaynağının istediğini yapmak zorundadır.tembel ve işe yaramazlığı yüzünden bir insana ve çocuklarına bir ömür boyu yalan söylemek zorunda kalıyorlar.
meselenin diğer bir tarafı ise evlenmediği için ailesi ve sosyal çevresi tarafından dışlanma korkusu için bu boku yiyenlerdir.yine kendi keyfi için bir ömür ki buna kendi ömrü değil ailesinin ömrü demeliyiz boşa gidiyor.
kimse sırf ailesini/toplumu memnun etmek için başkasının hayatını karartmamalı. siz belki kendinizi bu karanlığa mahkum ediyorsunuz ama iyi veya kötü karşınızdaki insanın da kendisi seven, isteyen birince sevilmeye, özen görmeye hakkı var. bu çok doğal, insan doğası.

insanların bu hakkını elinden almayın.
bundan on yıl öncesine kadar evlilik mecburi gibi bişeydi. erkek askerden gelir gelmez, kız da 18-20 yaşlarında muhakkak başgöz edilmeliydi. hele ekonomik özgürlüğünü kazanamamış gençlerin baba sözü dinlemekten başka çaresi zaten olamazdı. tabi o zamanlar eşcinsellerin böyle geniş çevresi de yoktu. bir iki tane tanıdık belki. o nedenle bir önceki jenerasyonun çoğu evlidir.

düşünsenize internet yok, örgütlenme yok, sohbet edecek dertleşecek biri yok, eşcinsellik zaten bir hastalık. evlenince geçer belki diye düşünen birine bunun yanlış olduğunu kim söyleyecek. insanlar şimdikinin 3 katı daha homofobikti on yıl öncesine kadar.

bir de şu var ki; evli ve mutlu eşcinsel sayısı da az değil. eşini aldatıyor diyeceksiniz ama 19 yaşında daha gözünü açmadan baba zoruyla evlendirilen biri eşcinsel ne yapsın. bıraksın mı eşcinselliği.

heterolar aldatmıyor mu. eşcinsel olduğu için aldatması daha mı bir tü kaka. hem eşcinselin aldatması daha mantıklı. hetero bir birey evde olanın aynısını dışarda arıyor ama eşcinsel bir bireyin aradığı evinde yok.

şimidki jenerasyon bazı konularda daha şanslı. en azından kendilerine neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyebilecek bir üst nesil var, araştırma yapabilecekleri platformlar daha fazla ve en önemlisi örgütlenme var.