naturalistbear

Durum: 46 - 0 - 0 - 0 - 30.05.2021 15:33

Puan: 976 - Sözlük Kezbanı

3 yıl önce kayıt oldu. 8.Nesil Yazar.

0
  • /
  • 3

ayı sözlük'ten okuyucuya tavsiyeler

teşekkür ederim, çok duygulandım ve sevindim fikirlerinizi, deneyimlerinizi paylaştığınız için. her birinizin yorumlarını tek tek dikkatlice okudum. iyi ki varsınız.

yapacağım şey arayıp sormayı kesmek, eğer o adım atarsa bende düzgün bir şekilde konuşup her şeyi açıklığa kavuşturacağım. kullanılmak istemiyorum artık. eğer istediği ve dediği şeyler bana ters düşerse tamamen konuşmayı keser elveda derim.
ayrıca duygusal bir birliktelik isteyen, türkiyede ayı sever bir eşcinsel olarak böyle bir şey yaşama umudumu iyice yitirmiş bulunmaktayım. ne çirkinim ne ukala, ne kötü niyetli, ne karaktersiz... belki de insanlar sevmeyi unutmuşlar artık. türkiyede kültürden ötürü mü ne duygusal bir eşcinsel birliktelik yaşamak iyice uzak bir ihtimal gibi geliyor artık

ayı sözlük'ten okuyucuya tavsiyeler

@antti çok teşekkür ederim. çok yardımcı olacak bu bana

ayı sözlük'ten okuyucuya tavsiyeler

selam, ayı sözlük yazarları. sizlere bir şey danışmak istiyorum. bunu anlatabileceğim bir arkadaşım yok. iyi ,kötü fikirlerini belirtirseniz, ona göre bir şey yapacağım, bir akıla ihtiyacım var.

3 aydır iyi kötü haftada 1 görüştüğüm bir flörtüm var. 3 aydır bana hislerini hiçbir şekilde açık etmedi ve etmemekte direniyor. iyi ya da kötü bir şey söylemiyor. sorduğumda zamana bırakalım diyor. 3 aydır ne kadar ilerletmeye çalışsamda bir şeyler denesemde yok...şu ana kadar yaşadığımız 3 ayda benim ile ilgili ağzından kötü bir şey çıkmasa da hep mesaj atan taraf, muhabbet başlatmaya çalışan taraf ben oluyorum. işin garip yanı da bu kişi hayatında tek kişi aradığını, çok eşli olmadığını söylüyor. ayrıca bana çok iyi davrandığını da ekleyeyim.
ana konuya geliyorum,
geçen growlr hesabımı silmek için growlra girdiğimde 32 dişi görünen bir fotoğrafla çevrimiçi olduğunu gördüm ve bu beni çok üzdü. 3 aydır bir şeyler için çabalıyorum, eğer yeni arayışlara girdiyse bana bunu söylemesi, olmuyor demesi gerekmez mi? 3 aydır da ağzından benle ilgili kötü bir şey çıkmadı. bu nasıl bir karakter ben hala anlamlandıramadım. bana akıl verebilecek bir üst akıl varsa çok memnun olurum.
çok kararsız kalmış durumdayım. ondan hoşlanıyorum. bu kişi bana hem bazen umut veriyor hem tek eşlilik aradığını söylüyor hem de bunu yapması beni iyice kararsızlığa itti

sevgiliye gül alındığında verebileceği tepkiler

şu an flört aşamasında olduğum ilişkiye ilk buluşmada gül almıştım. aman aman bir tepkisi olmadı, başka hediyelerde aldığımda aynı şekilde. o ise doğum günümde bana hiçbir şey almadı.:) böyle şeylere değer vermeyince cool olmuyorsunuz bence. sonuç olarak kişinin bir hediye aldıktan sonra verdiği tepki sanırım karakterini de ele veriyor. kim bir hediye alınca çocuklar gibi şen olduysa hayatımda o kişiden zarar gelmedi. eğer hediye verdiğinizde çocuklar gibi şense 1-0 öndedir.

gaylerin zırt pırt aşık olmaları

türkiyede özellikle de ayı sever biriyseniz aslına aşık olma değil aşık olma yoluna gidebilecek ilişkilere umut bağlıyorsunuz. nedeni ise çok açık, türkiyede eşcinsel bir birey olarak zaten elimizde çok fazla düzgün insan seçeneği kalmıyor, hele bir de ayı severseniz bu seçenekler daha da azalıyor. e düzgün birini bulduysanız, ona yoğun duygular beslemeniz ve aşka giden yolda onunla devam etmeyi istemek çok normal.

olay gaylerin zırt pırt aşık olmaları değil aslında, kısıtlı seçeneklerde yalnız kalan kişinin aşık olmaya daha meyilli olması, birnevi buna zorunda kalması

ahmet mümtaz taylan

leyla ile mecnun zamanlarında aşırı sexiymiş. 10da 10 bear. ama şimdi zayıflayınca pek beğenemedim.

tam kapanmada alkol satışının yasaklanması

pillimiyango43 kardeşimi kuran'ı okumaya davet ediyorum. zira sanırım kendisinin eşcinsel olarak kurana göre lanetli olduğunu ve bazı şeylerin hoşgörüyle görülmemesi gerektiğini, bazı ayetlerin ise devletlerin şeriatı uygulamasının gerekliliğininden bahsettiğini bilmiyor sanırım.

hoşgörü dinimiz müslümanlığı lütfen güzel araştıralım efendim.

edit: seni severim pillimiyango, yazılarını takip ederim. ama bu entry olmamış, doğru tektir.

vegan

hayır hepimiz hayvanız aslında. önemli olan hayvani dürtülerimize ne kadar karşı çıktığımız. vejeteryanlar-veganlar tam olarak bu dürtülerine karşı çıktıkları, insani yönlerini ortaya çıkardıkları için onlara saygım sonsuz.

ben kendim et yiyen bir insanım. bokunu çıkarmadan yiyorum. ama tutupta vegan-vejeteryan insanlara, aslında hepimizin yapması gerken gereklilikten ötürü bok atmak.. ohh noo dostum o kadar da değil. zaten birazcık araştırırsan yaptıkları şeyin ne kadar normal olduğunu bizim anormal olduğumuzu kavrayabilirsin.

sana amacım hakaret etmek falan filan değil. 'et yeme lan!' falan demekte değil ama yaptığın eylemlerin bilincinde ol. yapılan doğru bir şeyin önüne bir engel de sen olma.

youtube'a girip ''hayatınızda duyabileceğiniz en iyi konuşma - gary yourofsky'' adlı videoyu izlemeni öneririm. videodaki adam hayatını hayvan haklarını korumaya adamış bir adam. gerçek hayvan hakları savunucusu o, ben değil

vegan

redkid23 kardeş sırf sana cevap vermek için siteye giriş yaptım. böyle dar bir pencere, sığ bir görüş beni uzun zamandır girmediğim siteye girmeye teşvik etti.

bitkilerin acı reseptörleri yoktur. bitkiler evet canlıdır ama tek başlarına bilinçli acı çeken varlıklar değillerdir. verilen etkiye tepki verirler sadece.
'bitkilerde canlıdır yemeyin aç gezin öyleyse' cümlene cevabım buydu.

biyolojik olarak hayvan ve etçil olmamız, insan olduğumuz gerçeğini değiştirmez. insanları hayvanlardan ayıran yegane özellik düşünebilme yetisidir. bir aslan, ceylanı dürtü sonucu yerken sen bu ceylanı yemeden önce ceylandan başka alternatiflerin olduğunu, o ceylanın acı çektiğini en nihayetinde düşünebilirsin. ayrıca kendini bu kadar hayvan olarak görmen de gözlerimi yaşartmadı değil.

kimse kimseye vegan ol vejeteryan ol demiyor. saygın vardır ama bari karşı tarafın neden, neyi yaptığına dair bir şeyler ortaya atıyorsan onu lütfen iyice araştır.

günümüzdeki et yemeyen insanlara gerçekten saygım sonsuz. öyle ki günümüz teknolojileriyle hayvansal gıdalardan alınan besini bir hapa sığdıracak kadar ilerlemiş bulunmaktayız. bu da bizim hayvanları yememizin artık bir 'zevk' haline geldiğini gösteriyor.

drag queen

zamanında dudakların cengi vardı bunun için madır öktiş önderliğinde. o da kapandı iyi mi

bear olma günlüğüm

selam, başlığı sildiğim için kusura bakmayın. özelime yapılan kötü yorumlar dahilinde kendi kendime bunu paylaşmadan yapmaya karar verdim. destek alıcam diye köstek çıkarmaya gerek yok. iyi günler

suikodencub

aşırı sexi bir yüzü var. inşallah bir gün tanışırım ve beni beğenir (utanma emojisi)

tek yön

açılınca gideyim mi sizce sayın yazarlar. ben bear arıyorum. orada lubun twinkleri hiç çekemem valla. bear nüfusu bol mudur

android tip vücut

bu benim vücudum :( keşke yağlarım her yere eşit dağılsa

madır öktiş

yurtdışında mühendislik okurken ben sevdiğim bölüme gideceğim diyerek boğaziçi felsefe okuyan bir insan. videolarını izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. cinsiyet algılarını yerle bir ediyor. arkadaşlarını da tanıyorum. istanbulda lgbti adına oluşan etkinliklerin başlarında gelmekteler . harika samimi insanlar .

sitges

gitmeyi çok istediğim ispanya şehri. eylülde en büyük bear etkinliği oluyor ve on binlerce bear her yerden akın ediyor. hatta giden kişilerden gördüğüm kadarıyla burayı çok güzel bearlar kapatmış gibi. yani hetero insanlarda geliyor tabi ama daha çok bear nüfusu hakim .bu 5 sene içerisinde gitmeyi deli gibi istiyorum

17 nisan 2020 market çalışanını gözlerimle yemem

seks hayatınızı iki kelime ile anlatın

jet sosyete'deki eşcinsel karakterin tepkilere sebep olması

ben artık kaç kere -'sen eşcinselsin ama feminen değilsin'- 'gayet normal davranıyorsun..(artık normal neyse andavalın gözünde)' tarzı tepkiler aldığımı hatırlamıyorum. her feminen eşcinsel olmadığı gibi her eşcinselde feminen değildir. bu algıyı yaratanların da beynine sıçayım.

karantinaya bir kitap film dizi önerisi bırak

15 gündür aşşşırı sıkıldım sözlük. desteklerinizi bekliyorum . ben başlıyorum
kitap;yeraltından notlar
dizi ; after life
film ; the platform
  • /
  • 3

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

kendimce gördüğüm problemleri saymaya başlıyorum:

heteroseksüel ilişkiler gibi belli bir kurallar sistemine henüz oturmadığı için tarafların genellikle çok eşli takılması;

herkes için olmasa da çoğunda cinselliğin aşktan daha ön planda tutulması;

çok fazla şekilci olunması, herkesin karşısında bir henry cavill, francisco lachowski, manurios vs. istemesi, dış görünüşe verilen bu fazla önemden dolayı da kimsenin gerçek aşkını bulamaması,

reel dünyada kimsenin alnında gay/hetero yazmadığı için çoğunluk tanışmaların sosyal mecrada gerçekleşmesi ve bu yüzden internet ilişkilerinden doğan zibilyon sorun/problem (güven, sadakat ve fiziksel temas eksikliği, dürüstlüğün az olması, konuşulacak konu bulunamaması sebebiyle konunun sekse kayması vs.)

yine büyük bir problem olan önyargı,

gay ilişkilerde 'en büyük problem' diye bir şey olmadığını düşünüyorum. bence birçok problemin oluşturduğu bir problemler yumağı var.

eğer iki taraf da bu problemleri aşabilirse bir ömür boyu mutlu olabilir bence.

şabaniye

kemal sunal'ın kan davasından kaçmak için kadın kılığına giren, abartılı makyaj, elbise ve kadınsı tavırlar sergileyen şaban/şabaniye karakterlerine can verdiği çok başarılı bir yerli drag queen uyarlaması film.

erkeklerden (pavyonun sahibi ve kan davalı olduğu adamdan) kaçtıkca dikkatlerini çeker. yer yer sert iğneleyici davranır. sesi çok beğenilir assolist olur. konuşmalarında da çok bel altı espriler yapar.

şabaniye'nin aşık olduğu kadın da şaban'ın aksine töreye, kan davasına düşkün, erkeksi tavırlı bir karakterdir. bu açıdan film stereotipik cinsiyet rollerini eleştiren bir filmdir gözümde. şabaniye'nin film çekimlerinde sahilde kartal tibet'le koşup sarıldıkları sahne, erkeklerin sigarasını yakmak için yarıştıkları sahne hoştu...

filmdeki aşk üçgenini anlatan güzel bir görsel...

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

belli bölgelerde kendini kabul eden ve cinsel kimliğini yaşayan insan sayısının az olmasından dolayı sürekli herkesin birinin eski çıktığı olması kaçınılmazdır.



bu ilişkiler, yaşantılar kaçınılmaz olarak insanın kendini tanıma sürecini oluşturduğu için de genelde herkes herkesi kötü lanse etmeye meyillidir. bir avuç insan topluluğunun sirkülasyonundan oluşuyor.

uzak mesafe ilişkileri de yine ufak bir komünite olmanın kaçınılmazları arasında.

şahsi olarak en dert yandığım şey şehir dışında beraber vakit geçirmenin zorluğudur. tatil için bir otele gitmek isterseniz çift kişilik yatak rezervasyonu yapmanıza rağmen iki tekli yatak verilince buna itiraz etmek zorunda bırakılmak rahatsız edici ki ülke sınırları içinde nasıl bir tepki alacağımızı bilemediğimiz için itiraz da etmiyoruz...
kaç şehir gezdiysek muhakkak yüzde yetmişinde tekli yatakları birleştirmek gece uyurken yatak arasına denk gelip uykudan olmak... tam bir rezalete dönüşebiliyor. otel çalışanlarının bu konuda daha düşünce sahibi olması bu kadar zor mu?
ayrıca polise verilen otel rezervasyon bilgilerine odanın yatak şekli de veriliyor mu merak ediyorum. bir nevi ifşa olarak görülebilir mi bu kayıtlar acaba? iki adam çift kişilik yataklı odada kalmış kimlik bilgileri de elinde polisin... biraz paronayakça da gelebilir...


gördüğünüz üzere hak mücadelesinden, cinsel yönelim eşitliğinden, toplum tarafından kabul görmekten umudunu kesip kendi kabuğunda yaşamaya evriliyor insan. kaderimiz olan coğrafya utansın.

fitness da ısınma yerine oryantal yapmak

bugün evde biraz spor yapayım dedim. en sevmediğim kısım da ısınma hareketleridir. ısınma hareketlerine başladıktan 2 dk. sonra aniden göbek atmaya başladım. sonra dedim ki neden olmasın bundan sonra ısınma hareketleri yerine oryantal yapıcam. herkese de öneririm çok daha eğlenceli bence.

ayı sözlük itiraf

dün rakı masasında dertlerimizi meze yapıyorduk yine.
yapıyorduk derken arkadaşlarım yapıyordu doğrusu. herkes çekilen dandik aşk acısı ağlaya ağlaya anlatıyor. dandik diyorum çünkü 1 çift memeye acılarını unutacak insanlar.
anlatıyorlar sözlük, sürekli bir şeyler diyorlar ama duymuyorum. okyanusun dibine çapa atmış gibi boşluğa bakıyorum. o kadar boğluyorum, sıkılıyorum ki anlatamam size.

derdimi anlatamıyorum, nasıl anlatayım ki hepsi kapalı kapılar arasında yaşanmış, yasak elmadan ibaret onlar için yaşadıklarım. içimden sadece siz ne anlarsıniz aşktan demek geçiyor ama yutkunuyorum.
muazzez abacı vurgun çalıyor öyle bir içten söylemişim ki "ulan yorgo derdin mi var sanki keşke senin gibi olsak" diyorlar, gülüyorum "benim derdimde dertsizlik işte" diyip geçiyorum.
çektiğim acının, yaşadıklarımın birazını yaşasalar keşke. keşke beni anlayabilecekleri bir gün olsa.

tanrı varsa şayet neden bu yaşadıklarımı bana reva gördü bilmiyorum. sınavsa şayet neden en zor kağıt bana geldi anlamıyorum. günden güne yok olmak bizimkisi.
sahi yok oluştan kurtuluş var mı?

arkadaşa eşcinsel olduğunu söylemek

gelecekteki dusmaniniza verilen büyük bir kozdur.

sait faik abasıyanık

zirve düzenleme rehberi

herkes diyemesek de belli bir kitlemiz, bir şekilde bir zirve altında toplanmak, görüşmek ve tanışmak istiyor. ancak çoğu zaman kimsenin elini taşına altına koyduğunu göremiyoruz. bunun aslında ne kadar kolay olduğundan bahsetmek isterim.

zirve nedir, neden düzenlenir, nasıl olmalıdır, kimler düzenleyebilir? ( sözlük kuralları değildir, şahsi yorum içerir)

zirve nedir?
ayı sözlük bazında konuşacak olursak, isteğe bağlı bir tema çerçevesinde ayı sözlük yazarlarıyla bir araya gelmek için düzenlenen etkinliklerdir.

neden düzenlenir?
bir araya gelindiğinde, birbirini tanımayan yazarların tanışmasını, yeni yazarların sözlüğe daha hızlı aidiyet hissini kazanmasını, halihazırda tanışan yazarların birbiriyle daha yakın ve samimi arkadaşlıklar kurabilmesini sağlayacağına inanıyorum. zirvenin teması ve etkinliklerine göre de beraber eğlenebildiğimiz bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

nasıl olmalıdır?
buna dair bir kural bence yoktur. beraber yapılmak istenen herhangi bir aktivite altında, birden fazla aktivite içeren bir etkinlik planı oluşturularak istendiği şekilde vakit geçirilebilir. yani kafanıza göre...

kimler düzenleyebilir?
zirve düzenlemek için sözlük sahibi, yöneticisi, editorü, moderatorü olmak gerekmiyor. sözlük yazarı olan herkes istediği şekilde, istediği zaman zirve düzenleyebilir. yapacağınız tek şey yer ve zaman belirleyip, ne için toplanacağınızı belirtmek geriye de konuyla ilgisi olan olmayan farketmez yazarların katılımı kalıyor.

uğraşacağınız şeyler mekana rezervasyon gerekiyorsa onu yapmak ve zirve içeriğine bağlı olarak düzenleyeceğiniz aktivite varsa organize etmek. düzenlenmiş eski zirvelere bakarak fikir edinebilirsiniz.

umarım zirve düzenleme konusunda biraz da olsa cesaret kazandırır bu yazı. sizin de bu sözlüğün bir parçası olan yazarlar olarak görüş ve yorumlarınız önemli olduğundan bu başlıkta paylaşmanızın katkısı olacaktır. beraber nice zirvelerde görüşmek dileğiyle...

gökkuşağı bayrağı

kesinlikle lgbt bayrağıdır, gay bayrağı değil. biseksüel bayrağı, ayı bayrağı vs. üretmekten vazgeçin bence. lgbt gökkuşağı bayrağı hepimize yeter.

Toplam entry sayısı: 46

vegan

redkid23 kardeş sırf sana cevap vermek için siteye giriş yaptım. böyle dar bir pencere, sığ bir görüş beni uzun zamandır girmediğim siteye girmeye teşvik etti.

bitkilerin acı reseptörleri yoktur. bitkiler evet canlıdır ama tek başlarına bilinçli acı çeken varlıklar değillerdir. verilen etkiye tepki verirler sadece.
'bitkilerde canlıdır yemeyin aç gezin öyleyse' cümlene cevabım buydu.

biyolojik olarak hayvan ve etçil olmamız, insan olduğumuz gerçeğini değiştirmez. insanları hayvanlardan ayıran yegane özellik düşünebilme yetisidir. bir aslan, ceylanı dürtü sonucu yerken sen bu ceylanı yemeden önce ceylandan başka alternatiflerin olduğunu, o ceylanın acı çektiğini en nihayetinde düşünebilirsin. ayrıca kendini bu kadar hayvan olarak görmen de gözlerimi yaşartmadı değil.

kimse kimseye vegan ol vejeteryan ol demiyor. saygın vardır ama bari karşı tarafın neden, neyi yaptığına dair bir şeyler ortaya atıyorsan onu lütfen iyice araştır.

günümüzdeki et yemeyen insanlara gerçekten saygım sonsuz. öyle ki günümüz teknolojileriyle hayvansal gıdalardan alınan besini bir hapa sığdıracak kadar ilerlemiş bulunmaktayız. bu da bizim hayvanları yememizin artık bir 'zevk' haline geldiğini gösteriyor.

2019 yılı asgari ücreti

geçen dönemki asgari ücreti dolara vurduğumuzda 427 dolara karşılık gelmektedir . bu sene doların müthiş fırlaması sonucu , göze daha fazlaymış gibi görünen 2020 tlyi dolara vurduğumuzda 350 dolar civarında bir sayıya denk gelmektedir . malesef malum seçmen onca yaşanmışlığa rağmen hala şunu diyebilmektedir : “ben ekmeğimi dolarla mı alıyorum gardaşım “

malum partiyi tebrik etmek lazım . seçmenini iyi tanıyor ve nasıl oy kazanacağını iyi biliyor

tam kapanmada alkol satışının yasaklanması

pillimiyango43 kardeşimi kuran'ı okumaya davet ediyorum. zira sanırım kendisinin eşcinsel olarak kurana göre lanetli olduğunu ve bazı şeylerin hoşgörüyle görülmemesi gerektiğini, bazı ayetlerin ise devletlerin şeriatı uygulamasının gerekliliğininden bahsettiğini bilmiyor sanırım.

hoşgörü dinimiz müslümanlığı lütfen güzel araştıralım efendim.

edit: seni severim pillimiyango, yazılarını takip ederim. ama bu entry olmamış, doğru tektir.

yanlış anlaşılan şarkı sözleri

şarkı sözleri diyor başlıkta lakin paylaşmazsam öleceğim bir adam var ;


divan edebiyatı şairlerinden olan sümbülzade vehbi, "rücu" şiirleriyle de ayrı bir ün yapmıştı. bir gün padişah vehbiyi yanına çağırır ve "bana öyle bir şiir yaz ki ilk mısrayı okuyunca içimden seni öldğrmek, ikinciyi okuyunca ödüllendirmek gelsin" der ve ortaya şöyle bir şiir çıkar!
azm-ü hamam edelim,sürtüştürem ben sana,
kese ile sabunu,rahat etsin cism-ü can..
lal-ı şarab içirem ve ıslatıp geçirem,
parmağına yüzüğü,hatem-i zer drahşan..
***
eğil eğil sokayım,iki tutam az mıdır?
lale ile sümbülü kahkülüne nevcivan..
***
diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan..
***
salınarak giderken arkandan ben sokam,
ard eteğin beline,olmasın çamur aman..
***
kulaklarından tutam,dibine kadar sokam,
sahtiyandan çizmeyi,olasın yola revan..
***
öyle bir sokayım ki,kalmasın dışarda hiç,
düşmanın bağrına,hançerimi nagehan..
***
eğer arzu edersen ben ağzına vereyim,
yeterki sen kulundan lokum iste her zaman..
***
herkeze vermektesin,birde bana versene
avuç avuç altını,olsun kulun şaduman..
***
sen her zaman gelesin,ben vehbi'ye veresin,
esselamun aleyküm ve aleykümüsselam...

feminenlere ilgi duymayan gay

benimdir . saygım var , ilgim yok .

yanlış anlaşılan şarkı sözleri

şarkı sözleri diyor başlıkta lakin paylaşmazsam öleceğim bir adam var ;


divan edebiyatı şairlerinden olan sümbülzade vehbi, "rücu" şiirleriyle de ayrı bir ün yapmıştı. bir gün padişah vehbiyi yanına çağırır ve "bana öyle bir şiir yaz ki ilk mısrayı okuyunca içimden seni öldğrmek, ikinciyi okuyunca ödüllendirmek gelsin" der ve ortaya şöyle bir şiir çıkar!
azm-ü hamam edelim,sürtüştürem ben sana,
kese ile sabunu,rahat etsin cism-ü can..
lal-ı şarab içirem ve ıslatıp geçirem,
parmağına yüzüğü,hatem-i zer drahşan..
***
eğil eğil sokayım,iki tutam az mıdır?
lale ile sümbülü kahkülüne nevcivan..
***
diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan..
***
salınarak giderken arkandan ben sokam,
ard eteğin beline,olmasın çamur aman..
***
kulaklarından tutam,dibine kadar sokam,
sahtiyandan çizmeyi,olasın yola revan..
***
öyle bir sokayım ki,kalmasın dışarda hiç,
düşmanın bağrına,hançerimi nagehan..
***
eğer arzu edersen ben ağzına vereyim,
yeterki sen kulundan lokum iste her zaman..
***
herkeze vermektesin,birde bana versene
avuç avuç altını,olsun kulun şaduman..
***
sen her zaman gelesin,ben vehbi'ye veresin,
esselamun aleyküm ve aleykümüsselam...

vegan

redkid23 kardeş sırf sana cevap vermek için siteye giriş yaptım. böyle dar bir pencere, sığ bir görüş beni uzun zamandır girmediğim siteye girmeye teşvik etti.

bitkilerin acı reseptörleri yoktur. bitkiler evet canlıdır ama tek başlarına bilinçli acı çeken varlıklar değillerdir. verilen etkiye tepki verirler sadece.
'bitkilerde canlıdır yemeyin aç gezin öyleyse' cümlene cevabım buydu.

biyolojik olarak hayvan ve etçil olmamız, insan olduğumuz gerçeğini değiştirmez. insanları hayvanlardan ayıran yegane özellik düşünebilme yetisidir. bir aslan, ceylanı dürtü sonucu yerken sen bu ceylanı yemeden önce ceylandan başka alternatiflerin olduğunu, o ceylanın acı çektiğini en nihayetinde düşünebilirsin. ayrıca kendini bu kadar hayvan olarak görmen de gözlerimi yaşartmadı değil.

kimse kimseye vegan ol vejeteryan ol demiyor. saygın vardır ama bari karşı tarafın neden, neyi yaptığına dair bir şeyler ortaya atıyorsan onu lütfen iyice araştır.

günümüzdeki et yemeyen insanlara gerçekten saygım sonsuz. öyle ki günümüz teknolojileriyle hayvansal gıdalardan alınan besini bir hapa sığdıracak kadar ilerlemiş bulunmaktayız. bu da bizim hayvanları yememizin artık bir 'zevk' haline geldiğini gösteriyor.

feminenlere ilgi duymayan gay

benimdir . saygım var , ilgim yok .

tam kapanmada alkol satışının yasaklanması

pillimiyango43 kardeşimi kuran'ı okumaya davet ediyorum. zira sanırım kendisinin eşcinsel olarak kurana göre lanetli olduğunu ve bazı şeylerin hoşgörüyle görülmemesi gerektiğini, bazı ayetlerin ise devletlerin şeriatı uygulamasının gerekliliğininden bahsettiğini bilmiyor sanırım.

hoşgörü dinimiz müslümanlığı lütfen güzel araştıralım efendim.

edit: seni severim pillimiyango, yazılarını takip ederim. ama bu entry olmamış, doğru tektir.

ayı sözlük'ten okuyucuya tavsiyeler

teşekkür ederim, çok duygulandım ve sevindim fikirlerinizi, deneyimlerinizi paylaştığınız için. her birinizin yorumlarını tek tek dikkatlice okudum. iyi ki varsınız.

yapacağım şey arayıp sormayı kesmek, eğer o adım atarsa bende düzgün bir şekilde konuşup her şeyi açıklığa kavuşturacağım. kullanılmak istemiyorum artık. eğer istediği ve dediği şeyler bana ters düşerse tamamen konuşmayı keser elveda derim.
ayrıca duygusal bir birliktelik isteyen, türkiyede ayı sever bir eşcinsel olarak böyle bir şey yaşama umudumu iyice yitirmiş bulunmaktayım. ne çirkinim ne ukala, ne kötü niyetli, ne karaktersiz... belki de insanlar sevmeyi unutmuşlar artık. türkiyede kültürden ötürü mü ne duygusal bir eşcinsel birliktelik yaşamak iyice uzak bir ihtimal gibi geliyor artık

sphynxinator

bugün tanıdım . tatlı birine benziyor . ama gördüğüm kadarı ile nefrette edenleri var sözlükte . üzülme canım , anormal olan hep sevenin olması zaten

feminenlere ilgi duymayan gay

benimdir . saygım var , ilgim yok .

seks başlıklarından bunalmak

burası ayı ve ayı severlerin toplanıp muhabbet ettiği bir sözlük. elbet cinsel konular konuşulabilir lakin her gün açtığımda cinsel içerikli başlıklardan başka başlık kalmadığını görünce “õh” oluyorum . siteyi ayısözlük olarak bilmesem “sex sözlük” sanardım sanırım . .

vegan

redkid23 kardeş sırf sana cevap vermek için siteye giriş yaptım. böyle dar bir pencere, sığ bir görüş beni uzun zamandır girmediğim siteye girmeye teşvik etti.

bitkilerin acı reseptörleri yoktur. bitkiler evet canlıdır ama tek başlarına bilinçli acı çeken varlıklar değillerdir. verilen etkiye tepki verirler sadece.
'bitkilerde canlıdır yemeyin aç gezin öyleyse' cümlene cevabım buydu.

biyolojik olarak hayvan ve etçil olmamız, insan olduğumuz gerçeğini değiştirmez. insanları hayvanlardan ayıran yegane özellik düşünebilme yetisidir. bir aslan, ceylanı dürtü sonucu yerken sen bu ceylanı yemeden önce ceylandan başka alternatiflerin olduğunu, o ceylanın acı çektiğini en nihayetinde düşünebilirsin. ayrıca kendini bu kadar hayvan olarak görmen de gözlerimi yaşartmadı değil.

kimse kimseye vegan ol vejeteryan ol demiyor. saygın vardır ama bari karşı tarafın neden, neyi yaptığına dair bir şeyler ortaya atıyorsan onu lütfen iyice araştır.

günümüzdeki et yemeyen insanlara gerçekten saygım sonsuz. öyle ki günümüz teknolojileriyle hayvansal gıdalardan alınan besini bir hapa sığdıracak kadar ilerlemiş bulunmaktayız. bu da bizim hayvanları yememizin artık bir 'zevk' haline geldiğini gösteriyor.

vegan

hayır hepimiz hayvanız aslında. önemli olan hayvani dürtülerimize ne kadar karşı çıktığımız. vejeteryanlar-veganlar tam olarak bu dürtülerine karşı çıktıkları, insani yönlerini ortaya çıkardıkları için onlara saygım sonsuz.

ben kendim et yiyen bir insanım. bokunu çıkarmadan yiyorum. ama tutupta vegan-vejeteryan insanlara, aslında hepimizin yapması gerken gereklilikten ötürü bok atmak.. ohh noo dostum o kadar da değil. zaten birazcık araştırırsan yaptıkları şeyin ne kadar normal olduğunu bizim anormal olduğumuzu kavrayabilirsin.

sana amacım hakaret etmek falan filan değil. 'et yeme lan!' falan demekte değil ama yaptığın eylemlerin bilincinde ol. yapılan doğru bir şeyin önüne bir engel de sen olma.

youtube'a girip ''hayatınızda duyabileceğiniz en iyi konuşma - gary yourofsky'' adlı videoyu izlemeni öneririm. videodaki adam hayatını hayvan haklarını korumaya adamış bir adam. gerçek hayvan hakları savunucusu o, ben değil