salaş meyhanedeki yorgo

Durum: 529 - 14 - 4 - 0 - 18.01.2021 21:07

Puan: 9706 - Sözlük Kezbanı

2 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Nemli ortamda kısa taburesinde düşünceleri deniz olmuş adam. Merhaba ben Yorgo.
  • /
  • 27

xalocum

hoşgelmiş sefa getirmiş.
gitmesi üzmüştü zaten. buralar senin xalom.

alttaki yazara soracaklarım var

bugün bu soru ansızın geldi aklıma. burada görünce şaşırmadım değil.
varlığımızın nedeni olan bir üst akıl olduğuna inanmaya başladım. buna ister tanrı, ister uzaylı, isterseniz de karma diyin hiç önemi yok.
kutsal olarak gördüğüm bir şey değil bu üst akıl. hani karıncaların dünyası bize çok basit ama şaşırtıcı gelir ya? tamda hayatlarımız buna/bunlara göre basit ve şaşırtıcı. hatta fena halde taşşak geçtilerine yemin edebilirim ama kanıtlayamam.

hayatın bir anlamı yok. hepimiz sadece döngüyü tamamlayan basit yaşam formlarıyız.

hayat demişken. bu hayatta en değer verdiğin şey nedir?

sözlükçülerin nick hikayeleri

kuzguncuk civarlarında nemli taburesinde oturan rum kökenli bir amca bu nick e sebep oldu.

düşün ki o bunu okuyor

senin için vurduğum her mürekkebe lanet okuyorum.
altını çizmek için yanan ben, üstünü çizmişim zamanla.

mesut özil

milli takımda oynamama sebebinin fatih terim ile uzaktan, yakından alakası yoktur.
kendisinin yaptığı açıklamada almanya da eğitim aldığı, büyüdüğü ve futbolu burada öğrenmesi sebebiyle babasıyla aldıği bir karardır.

bir galatasaraylı olarak fenerbahçeye kesinlikle gelmesini isterim. ligimizde bu tarz futbolcuların olması hem rekabeti hem de futbol kalitesini kesinlikle yükseltir.

hdp

kurulduğu günden itibaren günümüze kadar olan süreçte üzerinden ciddi sosyolojik çıkarımlar yapılabilecek bir parti.

akp çatlaklardan, siyasi iktidarlığın yetersizliğinden beslenerek ortaya çıkan, gelişen bir parti. fakat yüzdelik kısmında hepimizin bildiği üzere sağ ve radikal cenahi temsil etti bu zamana kadar. mevcut ideolojisi baskı ve dayatmaya dayanan bir parti olduğu su götürmez bir gerçek.

hdp nin ise yükselişi bu baskı ve dayatmaların artmasından sonra başladı. öyle ki nice sanatçıları kendilerine çeken, sadece kürtleri değil -lazı, çerkezi,avşarı,ermenisi hatta daha detaya ve tekele inerek lgbtsi, vegani, feministi vb. oluşumları- hayat çizgilerini tek paydaya, aynı yola sığdırmaya çalışan "bütünleyici bir parti" imajiyla çoğu kişinin oyunu alabildi.

aslında türk insanının istediği, aradığı can suyu buydu. bu çizgide ilerleyebilseydi inanin bugün bu partinim iktidar olmaması için hiç bir sebep yoktu.

fakat hdp yönünü kürt milliyetciliğine çevirdiği andan itibaren farklı kesimlerden aldıği oyları kaybetmeye başladı. bütünleyici etkisini kaybetti ve ondan önce olan parti gruplarından bir farkı kalmadı.

aslında yapması gereken şey bu çizgisini hiç bozmamaktı. asli amaçları sadece kürtleri değil, lgbt bireylerini, sanatı-bilimi önemseyen, halkın içerisinde ufakda olsa her görüşü, duruşu ve hayat felsefeni benimseyen bir parti olarak kalmalıydı, başaramadı.

ama yaptıkları şey artık bu ülkede kürtlerin bile inanmadığı kürt mağduriyeti oyununu sürdürmekten öteye gidemez oldu. üstüne pkk ile olan bağlantıları, öcalan sempatizanlığı, devletin ters çıkarlarına yönelik hamleleri desteklemeleri iyice hdp yi düşürmüş durumda. bu saatten sonra da isteseler yine bu imaji düzeltemezler.

deli bir fırtınaydı hdp geldi, esti, gitti.

not: mevcut entry sadece kişisel görüşlerimi yansıtmaktadır. oy veren ya da destekçisi olan suserlerimize yönelik bir saldırı aranmamalı, hatta canım, kanım olduklarını özellikle belirtmek isterim.

lucifer

dizisini ne kadar çok sevsemde çerezlik dizilerim arasında.
çünku çizgi romanında lucifer dc evreninin en taşaklı karakterleri arasındadır.
aşırı kurnaz, kimseye eyvallahı olmayan, playboy olmaktan çok uzak ve kanatlari için ölümsüzlüğü göze almış epey atarlı bir karakter.

dizide karı kız peşinde koşan minik bir playboy. keşke dizide çizgi romandaki halinden bir tutam alsalardı.

ilk tanışmada sevişmek

seks bana göre fiziksel bir eylemden ziyade mental hazzın bir sonucu olmalı.

karşımdaki insanın kafasının içine girip onu kendim gibi hissetmek, ortak paydalarda buluşmak, öpmek için bir neden bulmak benim için çok önemli.

bunları söyleyen ben ilk tanışmada sevişmedim mi? evet seviştim. sonucu sigara paketinin üstünde pipisi kalkmayan adamın fotografından hallice bir an yaşamıştım.

denendi, yaşandı, onaylanmadı.

cilt bakımı

yazılanları okuyunca kendimi varoş ve pis hissettim.
ben sadece hacı şakır kullanıyorum dostlarım. yüzümde 1 sivilce ya da siyah nokta yok.

teşekkürler tanrım. ama pozitif ayrımcılık hiç hoş değil**

meme ucu piercingi

meme ucuna bunu yapan size neler yapmaz dostlar.

allah için bi durum be.

seri eksi oy veren ibnenin psikolojisi

ayı sözlük yazarlarının depresyondan kurtulma taktikleri

şahsen ben girmek istiyorum depresyona.
giren insanları inanın çok kıskanıyorum. yahu benim kafamı kaşıyacak vaktim olmuyor, depresyona bile giremiyorum. sahi siz nasıl beceriyorsunuz?

girip çıkmayasım, boşvermişliğin içinden geçesim var.

aşk acısı

hiç bitmez sanıyordum bu acıyı.
bittiğinde ise koca bir boşluktan başka bırakmadı geride bir şey.

salaş meyhanedeki yorgo

ulan bizde art niyetli insan olduysak tüm insanlar tü kaka.

buradaki bazı insanların ruh halini anlayamayan yazardır kendisi.

hopelesstwink

saygılı ve tatlı dilli yazar.

diğer boş entryleri takmaması dileğiyle.

genç sevgili vs olgun sevgili

olgun adam her daim öndedir şahsım için.
olgun adam ileri taşır, yol gösterir, aldığı değerin kiymstini bilir ona göre davranır.

yaşıtlarım (25) ego, sidik savaşlarından öteye gidemiyor.

üstteki yazar

yazar sayesinde özdemir asaf aklıma geliyor.
ruhu şâd olsun.

alttaki yazara soracaklarım var

eski erkek arkadaşımla tanışmak/birlikte olmak.
üniversite 1. sınıftaydım o zamanlar. çok hırslı biriside sayılmazdım.
ama işi sebebiyle onu ulaşılmaz olarak görürdüm. yani bu insan nasıl benim gibi birisiyle birlikte diye düşünür dururdum. bildiğimiz aşağılık kompleksine girmiştim.

çok çalıştım, akademik alanda ilerlemeye hala bu duygu sayesinde şuanda devam ediyorum. bir yandan daha fazla para kazanıyorum. kabuğumu kırmayı başardım onun varlığı sayesinde.

şimdilerde ise bunların hepsinin anlamsız olduğunu görüyorum. dönüp eski halime "yavrum sevgi için bir şey gerekmez, kendinden varolan bir şeydir" demek isterdim.


dönüp baktığında kalbini sızlatan şeyi bize söyler misin?

lil zey

türkiye standartların üstünde kadın rapper.
hele heveslenmem parçasını günde bi 10 posta dinler oldum.bir kere şans verin ey yazarlar

aralık 2020 uzaylı istilası

bi kulak arkamiz sikilmediği kalmıştı dediğim hede.
  • /
  • 27

ayı sözlük itiraf

ilk defa başıma gelen durum. çaresizlik beni dibe çekiyor ve çekiyor. o kadar yorgun ve mutsuz hissediyorum ki. sanki bir daha güneşi göremeyecekmiş gibi. nedenini bile söylemedi bana. sadece böylesinin daha iyi olduğunu ve beni sevdiğini söyledi. hâlâ severken ayrılan insanlara anlam veremezdim. onların aptal olduklarını düşünürdüm şimdi o aptallardan biri benim. bana ilk gelen oydu kararsızdım korkuyordum ama ben de onu seviyorum. sormak istiyorum ona neden beni terk ettin kadın? ama ama bir cevap alamayacağımı da biliyorum. kalbim daha önce de kırıldı. ne yapacağımı bilmiyorum. içip sarhoş olmaya devam

ayı sözlük itiraf

ölüp de kurtulmak istiyorum, işimden, işteki insanlardan, danışmanlık verdiğim firmalardan, geçim sıkıntılarından, fatura ve kiralardan, sevdiğim insanlardan uzak kalmaktan ve yalnız olmaktan, yalnız yaşamaktan. gelecekte olmak zorunda kalacağım yerden farklı bir yere gidemeyecek olmamdan nefret ediyorum. her şeyi yanlış konumlandırmış olduğumu biliyordum, bilip de önünü almadığım zamanlardan da nefret ediyorum.

erkeği en sorunlu burç

niye kimse kova yazmamış, şerefsiz kovalarla karşılaşılmamış herhalde
ayrıca akrep erkeği de gayet sıkıntılı, iyi olanı iyi oluyor orası ayrı

ayı sözlük itiraf

bazı şeylerin özel ve güzel olduğuna inanmıştım. her şeyin düzelebileceğine inancım tamken, elimden gelen her şeyi yapmama rağmen olmadı. o kadar kırgınım ki. hayatımda hep yalnız olduğumu düşünmüştüm, uzun bir süre karşı çıktım, direndim ama zamanla o kadar bağlanmışım ki bu düşünceye, kötü günlerimi yalnız geçireceğimi hiç düşünmüyordum. artık çabalayamıyorum bile. kendimi böyle savunmasız bıraktığım için o kadar kızgınım ki.

ben artık bir köşede gizli gizli gözyaşı döküp mutsuz olmak istemiyorum sözlük.

saç kestirmek

beni inanılmaz derecede rahatlatan bir aktivite. saçımı kestirdiğimde üzerimden ölü toprağı kalkıyor sanki. öyle bir rahatlama içerisine giriyorum. tabi beberde bir kaza yaşamadığım sürece.

dün gece de dayanamadım saçlarımı sıfıra kazıdım. bu korona döneminde kökleri güçlensin, bakım yapabileyim diye. hiç değilse saçlarıma bir faydası olsun.

flörtüne cool görünmenin verdiği haz

beğenilme arzusu kısmına tümüyle katılıyorum, kişisel tatminin en önemli sebebi belki de ama kendi açımdan isimlendirirsem, buna cool görünmek diyemezdim.

olduğum kişiyi, olduğu gibi düzgün ve anlaşılabilir bir şekilde anlatabilme kaygısı yaşarım mesela. daha açık olmaya, net konuşmaya, yoruma daha az mahal verecek şekilde davranmaya dikkat ederim, karşımdaki insandan da tek beklentim hep bu olmuştur. yanlış anlaşılmayı sevmememin bir yansıması sanırım ya da belki platonik denilebilecek duyguları yaşamamış olmamdan, bilmiyorum.

ilgi kısmı benim için dananın kuyruğunun koptuğu nokta. bir defasında -bana ilgi gösterilmesinden hoşlanmıyorum, diyen biriyle tanışmıştım, o an çok garipsemiştim ama bir süre sonra saygı göstermem gerektiğine karar verdim çünkü ben, yapay olmadığı, dozu tutturulduğu sürece ilginin her türlü ilişkiyi yeşerttiğini, sağlamlaştırdığını düşünenlerdenim hatta duygularını anlatabilmenin en doğal yolu olduğuna inanıyorum.

ayı sözlük itiraf

uykumu düzene soktukça kendimi hissizleştiriyorum sanki.
yani hissizleştirmekten kastım üzülebileceğim şeyleri öteleyip, geceleyin de üzülmeye yer kalmasın diye erkenden sızıyorum. yahu hisler ötelenir mi hiç demeyin. valla aynı hissi yaşaya yaşaya o hissi tam anlamıyla yok edemese de öteliyor insan.
gece 12 gibi erkenden yatıp sabah 7 gibi kalkacak kadar mı seviyorum bu hayatı nedir yani?
yoo hiç sevmiyorum. kaçış stratejisi buldum ve kendimi erken uyumaya zor da olsa alıştırdım.
saçma sapan bir döngünün içinde kaldım sözlük.
sabah uyanınca ve günün devamında bomboş hissediyorum kendimi. öyle et yığını gibi.
sanırım uzun bir süredir içimde verdiğim savaşın sonlarına geliyorum artık.
kaybetmekle kazanmak arasındaki o ince
çizginin üzerindeyim.
yavaş yavaş hislerimi siktir etmeyi başarıyorum sanki. bir taraftan da bunu istiyor muyum emin değilim.
istikrarlı da değilim istemek konusunda.
sanki ansızın özlemim dinecek veya ansızın tepeden tırnağa şiddetlice tekrar hissettirecek gibi. bilmiyorum.
karmakarışık şeyler işte.

ayı sözlük yazarlarının en sevdiği filmler

hiv'den korkmayıp korona'dan korkan gay

hiv ile corona virüsü arasındaki büyük farkları kabaca değil de daha net ayırt edebilecek birisi olduğu için umursamıyor olabilir.
32 milyondan fazla insan hangi zaman zarfında ölmüş mesela?
tedavisi olan, öldürmeyen bir virüs ile ne olduğunu bilmediğimiz ve bu kadar kısa süre içinde çok fazla can alan bir virüsü aynı korku seviyesine çekmek biraz hiv+ bireyleri özellikle yeni tanı almış olanları korkutmaya çalışmaktan başka bir şey değil.
içi tamamen boş anlamsız bir karşılaştırma.
belki arkadaşın hiv pozitif olmayı sorun etmeyip, covid-19 olmayı sorun ediyordur.
neticede kimse kimsenin enfekte olmasına garışamaz.
korkulması gereken hiv değil böyle cahil cühela yazılara denk gelmek.

ayı sözlük itiraf

kalp kırıklıklarıyla dolu bu başlık ayısözlük. yaşanmışlıklar, aldatılışlar, terkedilişler ve hayal kırıklıkları. zamanında dibine kadar yaşadığım için hepsini tek tek anlayabiliyorum. keşke kocaman kanatlarım olsa da sarıp sarmalasam bu insanları.

bugünlerde ben daha dingin, daha mutlu hissediyorum kendimi. çok güzel insanlarla tanıştım şu karantina sürecinde. sabahlara kadar sohbet ettiklerim, telefonda güzel seslerini duyduklarım oldu. hepsi çok güzel insanlar ve hepsini sonsuza dek hayatımda tutmak isterim. umarım onlar da benim için aynısını düşünürler.

teşekkür ederim sözlük. bana verdiğin güzel insanlar için teşekkür ederim.

Toplam entry sayısı: 529

ayı sözlük itiraf

dün rakı masasında dertlerimizi meze yapıyorduk yine.
yapıyorduk derken arkadaşlarım yapıyordu doğrusu. herkes çekilen dandik aşk acısı ağlaya ağlaya anlatıyor. dandik diyorum çünkü 1 çift memeye acılarını unutacak insanlar.
anlatıyorlar sözlük, sürekli bir şeyler diyorlar ama duymuyorum. okyanusun dibine çapa atmış gibi boşluğa bakıyorum. o kadar boğluyorum, sıkılıyorum ki anlatamam size.

derdimi anlatamıyorum, nasıl anlatayım ki hepsi kapalı kapılar arasında yaşanmış, yasak elmadan ibaret onlar için yaşadıklarım. içimden sadece siz ne anlarsıniz aşktan demek geçiyor ama yutkunuyorum.
muazzez abacı vurgun çalıyor öyle bir içten söylemişim ki "ulan yorgo derdin mi var sanki keşke senin gibi olsak" diyorlar, gülüyorum "benim derdimde dertsizlik işte" diyip geçiyorum.
çektiğim acının, yaşadıklarımın birazını yaşasalar keşke. keşke beni anlayabilecekleri bir gün olsa.

tanrı varsa şayet neden bu yaşadıklarımı bana reva gördü bilmiyorum. sınavsa şayet neden en zor kağıt bana geldi anlamıyorum. günden güne yok olmak bizimkisi.
sahi yok oluştan kurtuluş var mı?

ayı sözlük telegram grubu

mükemmel insanların varlığını öğrendiğim grup.
kişisel gözlemlerimi tek tek yazacağım akşam beklemede kalınız.

edit: işlerimin bitmesi üzerine hemen damladım buraya. buraya gözlemlerime dayanarak grupta olan yazarlarla ilgili ufak gözlerimi yazacağım. hepsi kendi gözlemlerimdir altını çizerek belirtmek istiyorum.

xalo: grubumuzun kanı, seçilmiş kişi, mükemmel insan çünkü o xalo! salvador dali' e parmak ısırttıran çizimleri, kuğudan hallice halay figürleri ve tabii olmazsa olmazı olan mendilleriyle kalbimizi ısıtıyor. yeri geldiğinde demir yumruğunu masaya vurup ağırlığını iliklerimize kadar hissettiriyor.

astral: bilimin ışığında aydınlatıyor yolumuzu. müsait zamanlarında bilgilerini aktarmaktan çekinmiyor ve bu koronalı günlerde online eğitimlerimizi aksatmıyor. içinde ise tütüsünü giyinmiş bir balerinin tüm zarafetini taşıyor. 2 konuda çok hassas 1. saat 00:00 gösterdiğinde uyumamızı istiyor. 2. de ise burç konuşmalarına asla izin vermeyip güneş görmeyen yerinden gülüyor.

robertpaulsonunkocamemeleri: sözlükteki entrylerini takip etmediğim için kendime kızdığım yazar, grubun dinamiği. lafı gediğine oturtması ve düşüncelerini çekinmeden söylemesiyle kalbimde yer edinen biriciğim. her türlü fikir alışverişinde bulunup karşı argümanlara saygıyla yaklaşması gözlerden kaçmış değil. ama grupta bir gün aktif olmadığımı fırsat bilip bıçağını sırtıma saplamış yazardır aynı zamanda. spoiler vermiyorum gruba girince anlayacaksınız :(.

yumuklusucurta hiçbir cingarda bulunmaz, madiliklerle ilgilenmez. fikri varsa konuşur fikri yoksa okur. kimseye yamuk yapmaz yapanı affetmez siler (gruptan siler yani). demir kapıdır anlayacağınız.

deltaphi her nude kelimesi geçtiğinde nerede, ne kaçırdım girişleriyle güldüren üyemiz. aynı zamanda league of legends maçlarımızda iyi bir uyum yakaladığımızı düşünüyorum (morgana q lerini olur olmaz yerde tutturması hala aklımda). zor günlerin arkadaşı gibi duruyor ama şahin gözlerim hala üzerinde...

sage hani kendi halinde, ne ayranım içilsin ne kötü şeyler yaşansın insanlarının vücut bulmuş hali. beyoğlu efendisi ve duyumlarıma göre asla ve asla kravatsız beyoğlu' na kravatsız çıkmıyormuş. öyle birisi işte gittiğinde yokluğu sonradan koyacak kişidir. kendisini burç danışmanım olarak atıyorum an itibariyle (çabuk astra gelmeden).

monattan grubun müzik ve dans ihtiyaçlarını karşılayan yazarımız. dans etmeyi ve ettirmeyi seven, kuş seslerini dinleyen yaşam enerjisine tanık olduğum er kişi. ayı sözlük müzik grubu kurulacaksa önerebileceğim tek kişi. kulağından müzik eksik olmasın.


diğer yazarlar hakkında gözlemlerim devam ediyor. yorgo magazin servisinden şimdilik bu kadar.

ayı sözlük itiraf

#404896
toplanın sözlük anlatıyorum.
dışarda buluşuldu. akşam vaktiydi ne yapalım ne yapalım derken "gel 2 bira içelim" deme gafletinde bulundum. gaflet diyorum çünkü hiç ama hiç alışkın değilmiş alkole. bildiğin 2 biraya gitti ama aşırı tatlı oldu sormayın (tabii yorgonuz ağırbaşlılığını korudu).
zaten önceden konuşmuştuk biraz vakit geçirip eve gecicektik öyle de yaptık. geçen süre zarfında topladı kendisini. izletmek istediği bir film varmış onu izledik vs. dedim içelim böyle olmaz devamı gelsin şunun. yine şişeler açılmaya başlandı baktım gidici, önünü kesip yorgonuz içmeye devam etti.
tabii siz buralara kadar okuyup devamında cool seks storysi arayacaksınız ama olmadı öyle birşey. geçip yatağa sadece uyuduk. ne o ne ben bir hamlede bulunmadık. neden diye soracak olursanız sohbet, muhabbet o kadar güzeldi ki sanki seks yapınca olay tamamen yapay bir hale gelecek gibi hissettim (sanki bu aksiyonların hepsi seks içinmiş gibi algısı).
sabah uyandığımda mükellef bir kahvaltı masası hazırlanmış, sevdigimi bildiği için masanın ucuna gazetelerimi koymuş, camımı açıp uyandırdı beni. belki ilk defa bu kadar iyi hissettim kendimi o anı anlatamam..
kahvaltı yapıldı tam sigara keyfi diyecekken telefon geldi çıkmak zorunda kaldım.
hala irtibat halindeyiz. birbirimizi tanıma çabası, ufak ego yarışmaları, beyin fırtınaları o kadar güzeldi ki seks yapmanın çok ama çok ötesindeydi.

ama sanırım kendisi biraz kaptırdı. ben uyurken tişörtumu koklaması, ufak tricklerimi öğrenip hep beni şasırtması ve bana duyduğu hissiyatın aşk olduğunu söylemesi korkuttu beni açıkcası. aşk bana göre zaman isteyen, kolayca ağıza alınmaması gereken bir kavram ve bunu ona da belirttim. bakalım zaman ilerledikçe neler göreceğiz. şimdilik hoşçakalın.

edit piaf: adam ruh hastası çıkti sözlük. takıntı haline getirdi beni zaten balık baştan kokar anlamalıydım. bi zamanda duvara toslamayalım be sözlük.

biseksüel

o kadar uzun yazılar içinde o kadar saçmalıklar var ki.
her biseksüeli aynı sanıp kesin yargıyla konuşmak aymazlıktan öte değil. nefretinizde boğulmanız dileğiyle.

uygarlık din ve toplum

freud un toplumsal kurum ve normlarını psikolojik açıdan ele aldığı bir eser.
klise, din ve dogmatik görüşlerin bilim aracılığıyla nasıl sonlanacağını bu kavramlar arasında kişisel nevrozların nasıl devinime ugradığını başlıklar halinde ele almıştır.
gerçekten okurken kendinizle ilgili kolaylıkla benzerlik gösteren noktalar bulabilirsiniz.

ayı sözlük itiraf

dün rakı masasında dertlerimizi meze yapıyorduk yine.
yapıyorduk derken arkadaşlarım yapıyordu doğrusu. herkes çekilen dandik aşk acısı ağlaya ağlaya anlatıyor. dandik diyorum çünkü 1 çift memeye acılarını unutacak insanlar.
anlatıyorlar sözlük, sürekli bir şeyler diyorlar ama duymuyorum. okyanusun dibine çapa atmış gibi boşluğa bakıyorum. o kadar boğluyorum, sıkılıyorum ki anlatamam size.

derdimi anlatamıyorum, nasıl anlatayım ki hepsi kapalı kapılar arasında yaşanmış, yasak elmadan ibaret onlar için yaşadıklarım. içimden sadece siz ne anlarsıniz aşktan demek geçiyor ama yutkunuyorum.
muazzez abacı vurgun çalıyor öyle bir içten söylemişim ki "ulan yorgo derdin mi var sanki keşke senin gibi olsak" diyorlar, gülüyorum "benim derdimde dertsizlik işte" diyip geçiyorum.
çektiğim acının, yaşadıklarımın birazını yaşasalar keşke. keşke beni anlayabilecekleri bir gün olsa.

tanrı varsa şayet neden bu yaşadıklarımı bana reva gördü bilmiyorum. sınavsa şayet neden en zor kağıt bana geldi anlamıyorum. günden güne yok olmak bizimkisi.
sahi yok oluştan kurtuluş var mı?

salaş meyhanedeki yorgo'nun kedisinin hamile kalması

merhabalar güzel sözlüğüm.
bugün itibariyle baba olacağımı öğrendim. canım kızım, güzel kedim hamile...
babalık duygusunu bu genç yaşımda yaşayacağımı hiç düşünmezdim amma oluyorum vallahi..
tebriklerinizi bekliyorum.

ysb223

kendisinin biraz sorunlu olduğunu düşünüyorum.
fazla ilgiye aç birisi. devamlı fark edilmek, birileri ile konuşma gereksinimini her entrysinde çitirdan dile getiriyor. bir kaç kere fotoğraflarını paylaşmış fiziği, tipi beni zerre ilgilendirmez, yorum da yapacak haddi kendimde bulmam ama attiğin fotorağraflar aklıselim insanları etkilemez belirtmek isterim.
evet seri eksileyen bendim.
büdüt: kendisine benim tarafımdan bir eleştiri yapıldı. eleştiride hakaret yok, nefret söylemi yok gerçekten boş duyar kasmaktan bıkmadınız mı?
bir suser 18 yaşında demiş. zaten 18 yaşında olduğu için bu entryi girdim ben. belki eleştiriye maruz kalan kişi kendi içerisinde bir öz eleştiri yapacak?
ama yok linç toplumu olmak bunu gerektirir değil mi? komiksiniz.

seri eksi oy veren ezik

benim anlamadığım seri eksi alan arkadaşlar neden bu kadar sıkıntılı bu konuda.
insanların hakkınızda çok güzel düşünmesi neden bu kadar çok ilginizi çekiyor. bırakın eksilesin, artılasın ne önemi var. eksiledi diye girdilerinizin değeri düşmüyor.
sevmesinler onlar sizi ben sizi seviyorum -boşverin.

biseksüel

o kadar uzun yazılar içinde o kadar saçmalıklar var ki.
her biseksüeli aynı sanıp kesin yargıyla konuşmak aymazlıktan öte değil. nefretinizde boğulmanız dileğiyle.

feminenlere ilgi duymayan gay

la benle batak oynamayacak adamı ne yapam.
edit: batak oynayamayan birisi eksilemiş. kudur.

ysb223

kendisinin biraz sorunlu olduğunu düşünüyorum.
fazla ilgiye aç birisi. devamlı fark edilmek, birileri ile konuşma gereksinimini her entrysinde çitirdan dile getiriyor. bir kaç kere fotoğraflarını paylaşmış fiziği, tipi beni zerre ilgilendirmez, yorum da yapacak haddi kendimde bulmam ama attiğin fotorağraflar aklıselim insanları etkilemez belirtmek isterim.
evet seri eksileyen bendim.
büdüt: kendisine benim tarafımdan bir eleştiri yapıldı. eleştiride hakaret yok, nefret söylemi yok gerçekten boş duyar kasmaktan bıkmadınız mı?
bir suser 18 yaşında demiş. zaten 18 yaşında olduğu için bu entryi girdim ben. belki eleştiriye maruz kalan kişi kendi içerisinde bir öz eleştiri yapacak?
ama yok linç toplumu olmak bunu gerektirir değil mi? komiksiniz.

hdp

kurulduğu günden itibaren günümüze kadar olan süreçte üzerinden ciddi sosyolojik çıkarımlar yapılabilecek bir parti.

akp çatlaklardan, siyasi iktidarlığın yetersizliğinden beslenerek ortaya çıkan, gelişen bir parti. fakat yüzdelik kısmında hepimizin bildiği üzere sağ ve radikal cenahi temsil etti bu zamana kadar. mevcut ideolojisi baskı ve dayatmaya dayanan bir parti olduğu su götürmez bir gerçek.

hdp nin ise yükselişi bu baskı ve dayatmaların artmasından sonra başladı. öyle ki nice sanatçıları kendilerine çeken, sadece kürtleri değil -lazı, çerkezi,avşarı,ermenisi hatta daha detaya ve tekele inerek lgbtsi, vegani, feministi vb. oluşumları- hayat çizgilerini tek paydaya, aynı yola sığdırmaya çalışan "bütünleyici bir parti" imajiyla çoğu kişinin oyunu alabildi.

aslında türk insanının istediği, aradığı can suyu buydu. bu çizgide ilerleyebilseydi inanin bugün bu partinim iktidar olmaması için hiç bir sebep yoktu.

fakat hdp yönünü kürt milliyetciliğine çevirdiği andan itibaren farklı kesimlerden aldıği oyları kaybetmeye başladı. bütünleyici etkisini kaybetti ve ondan önce olan parti gruplarından bir farkı kalmadı.

aslında yapması gereken şey bu çizgisini hiç bozmamaktı. asli amaçları sadece kürtleri değil, lgbt bireylerini, sanatı-bilimi önemseyen, halkın içerisinde ufakda olsa her görüşü, duruşu ve hayat felsefeni benimseyen bir parti olarak kalmalıydı, başaramadı.

ama yaptıkları şey artık bu ülkede kürtlerin bile inanmadığı kürt mağduriyeti oyununu sürdürmekten öteye gidemez oldu. üstüne pkk ile olan bağlantıları, öcalan sempatizanlığı, devletin ters çıkarlarına yönelik hamleleri desteklemeleri iyice hdp yi düşürmüş durumda. bu saatten sonra da isteseler yine bu imaji düzeltemezler.

deli bir fırtınaydı hdp geldi, esti, gitti.

not: mevcut entry sadece kişisel görüşlerimi yansıtmaktadır. oy veren ya da destekçisi olan suserlerimize yönelik bir saldırı aranmamalı, hatta canım, kanım olduklarını özellikle belirtmek isterim.

ayı sözlüğün gay date sitesi olduğu gerçeği

kuruluş gerekçesinin bu olmadığını bilsem de gerek formatın olmamasi gerekse de girilen entrylere müdahalede bulunulmaması bu fikre sahip olmama vesile oldu.
sözlükten arkadaşlar, ilişkiler kazanılabilir fakat sol framede bu kadar seks içerikli entrylerin olması böyle güzel ve özenle hazırlanılmış bir sitenin içini boşalttığını düşünüyorum.
aynı zamanda bu tarz sitelerin homofobiye karşı etkili bir bilinç ve kamuoyu oluşturma gücü olduğundan bu amaçla kullanmak yerine bizler daha çok kendi dünyamızın boşluklarında savruluyoruz.
bu bir duyar ve format kasma girdisi değil. sadece kendi örneği içerisinde tek olan böyle bir girişimi daha verimli kullanılması hakkında bilinç oluşturmak istedim.
boş fantezler, date oluşumu yerine daha aktivist girdiler olsa en azından kendi kitlemizden çıkıp diğer kitlere ulaşabileceğimizi, derdimizi anlatabileceğimizi düşünüyorum.

büdüt: çoğu kişi başlağı okuyup altındaki entryi okuma zahmetine girmemiş. yazık.

ayı sözlük yazarlarının seviştikleri en ilginç mekanlar

kokpitte (old story)
özdilek'in wc de (bi anlık oldu en kötü anım)
arkadaşımın ofisinde patron masasinda (masa büyüktü :) )
Henüz takip ettiği biri yok.