salaş meyhanedeki yorgo

Durum: 405 - 33 - 3 - 0 - 13.07.2019 23:58

Puan: 7306 - Sözlük Kezbanı

7 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Dikkat! Hayal kırıklıklarım var batmasın bir yerinize.
  • /
  • 21

ayrılırken söylemek istedikleriniz

senin lanetinde sevememek demek isterdim.

salaş meyhanedeki yorgo'nun kedisinin hamile kalması

5 tane doğurdu hemde. 1 ay oldu hatta yavrularımız büyüdü bile. şayet kedi sahiplenmek isteyen yazarlar varsa bir mesajınız kadar uzağım :)

alttaki yazara soracaklarım var

değilim, ikiye bölünmüş gibi hissediyorum kendimi.

şuan nasıl hissediyorsun?

üstteki yazar

bu aralar biraz durgun gibi hayır ola.

ayı sözlük chat

bu başlığın olayını anlayamadım hala. chat desen chat değil aydınlatsın beni birisi.

alttaki yazara soracaklarım var

tamamen koşullar sonucunda oluştuğunu düşünüyorum.
antalyada yaşayan bir kadın arkadaşım var istanbulda giyim tarzını değiştirdiği söylemişti. sebebi ise erkeklerin taciz ettigi, baktığını ve rahatsız olmasıymış. antalyada böyle bir durum yok en azından daha minimal seviyelerde.
neden anlattım bunu çünkü koşullar ve doyumlar bu iki ilde farklı. haliyle doyumu az olan, imkani olmayan insanların röntgencilik yapması daha olası. arketipleri değiştiren, güdümleyen şey zaten koşulun kendisi.
porno meselesine gelirsek -kendime bakarak- söylüyorum gerekli değil. elbet izledim ama oldum olası sevemedim pornoları. hep bana yapmacık ve bayağı gelmiştir. buna oranla seks hayatımın iyi olduğunu belirtmek isterim. düzenli seks hayatı olmayan insanlar için gerekli olabilir bu da olasılıklar dahilinde.
çelişkili bir fikir gibi gelebilir ama bende gereklilik kavramı -olmazsa olmaz- gibi bir algı yaratıyor.

alttaki birisi çıkıyor ve dünyaya diyor ki "eşcinsellik bir hastalıktır ve ben ilacını buldum. bu ilaci kullanan insanlar heteroseksüel olacak" ve dediği doğru çıkıyor. kullanır mıydın? (türkiye de eşcinsel olunmuyor, baskılar vs var gibisinden cevap istemiyoruz.)

alttaki yazara soracaklarım var

(bkz:afedersin ama yarrak)
2 saattir düşünüyorum herkesin tercümanı oldu bu cevap.

son zamanlarda yanlış yaptığın şey nedir?

masaüstüne pornolar adında klasör açmak

az önce açıp hemen sildim
kısa süreli olsa bile keyif ve güven vericiydi. ölmenden önce yapilacaklar listesine bir çizik daha atıldı.

ankaralı namık

intihar ettiğini sözlük sayesinde öğrendim. öldüğünü bile bilmiyordum.
seni intihar ettiren hayat bize neler yapmaz..

en sevmediğim huyum

çok güler yüzlü olsam da çok siinirli olmam.
ani patavatsızlıklarım, düşündüğümü tartmadan söylemem.
kıskanç olmam.

sözlüğün çok durgun olması

ilk geldiğim zamanlar biraz daha aktifti.
özellikle saat 20:00/00:00 arası daha aktif oluyor buralar.
daha aktif derken en azindan 10 tane falan entry girilebiliyor. birde sanırım genelde başlıkların hepsi şunu yapan gay, bir yeri sallanan pasif, vur bana pakize minvalinde başlıklar olduğundan dolayı kısır kalıyor sözlük, üretken olamıyor.
öylem işte

sözlükçülerin 15 yaşındaki haline vereceği öğüt

şuan doğru yoldasın.
ne yapıyorsan yapmaya devam et. sonunda arkana dönüp iyi ki yapmışım diyeceksin.

evliyim sorun olmaz canım umarım

evli olup erkekle ilişki yaşıyorsa iyy derim.
sadece erkek değil başka bir kadınla yatıyorsa iyyy derim.
başka bir insanı altadan insandan hayır falan gelmez. kendisine hayrı yoktur zaten. bu midesizliğine alet olmak zaten rahatsız edici.
evli olup ilişki yaşayanları, onlarla ilişki yaşayanları evet kınıyorum hatta iyyy diyorum.

yazarların mastürbasyon yapma sıklığı

ortalama 2 haftada bir kere yapıyorum.
uzak ilişkim olduğundan burada olsa sevdiğim onu yapmama gerekte olmayacak.
masturbasyon yaptıktan sonra algımın kapandığını hissediyorum ve işin açıkcası biraz saçma geliyor.

hate fuck

fantezi ile hastalığın arasındaki ince cizgi.
pardon çizgi demişim.

üstteki yazar

sözlüğün incisi incisi..
nickini gördüğüm zaman dur bakayım ne yazmış diyorum. bir diğer muadili (bkz:xalo)

kabe'nin örtüsünü gökkuşağı bayrağından yapmak

(bkz:bokunu çıkarmak)
insanların kutsal gördüğü bir yapıya bu photoshop un yapılması, kullanılması ve paylaşılması aymazlığın daniskası.
bu mantığa, mizaha, ironiye adını ne koyarsanız koyun tamamen ters bir davranış. homofobik olan insanlara bizim "marjinal" olmadığimızı anlatmak yerine yapılana bak.
şu sözlüğe dışardan heteroseksüel bir insan göz atmak için gelse, paylaşılan ve yazılan entryleri görse homofobik olmasa da gördükten sonra olur.
aktivizm bu değil.

üstteki yazar

diyet ile mücadele ediyor sanırım. cheesecake yiyip üstüne burger ile altın vuruş yapma gibi ufak actionları var.

alttaki yazara soracaklarım var

eşcinsel, sağcı-solcu, başörtülü-açık, sünni-alevi, türk-kürt, siyah-beyaz yani insana dair ne varsa ötekileştiren, yok sayan, ezen insanların sevgisizliğini sevgi ile değiştirirdim.

diyelim ki eski sevgilini seviyorsun ve seninle barışmak istiyor fakat sen onunla sevdiğin halde mutlu olmayacağını düşünüyorsun ne yapardın?

gerçek aşk

yaşamından bir şeyler vermektir. mutluluğunu, hüznünü, sevgini, heyecanını, korkunu kısaca insana dair ne varsa sunmaktır karşındakine.
yaşamından vermektir evet. yaşamını vermek değildir. zaten aşk yaşamak, yaşatmak değil midir?
  • /
  • 21

ayı sözlük

bize daha iyi hizmet sunabilmek için çerezleri bile olmayan site.

kişinin eşcinsel olup olmadığını anlama yolları

dişi ya da erkek birey alınır, önden önüne bir kaç bar çikolata koyulup yedirilip mutluluk hormonunun kabarıp bütün vücuda yayılması için mayalanmaya bırakarak mutluluğu arttırılır, üstü çıkarılarak buzla neme uçlarına press yapılır, mutlulukla doldurulmuş ve soğuk press ile meme uçları sertleştirilmiş bireyin bir meme ucu erkek bireye bir meme ucu da dişi bireye emdirilir, hangi meme ucu uygulanan işlemden sonra yumuşuyorsa birey o meme ucunu emen cinsten hoşlanıyor demektir.

üstteki yazar

aslında yazmayacaktım. incelemek istedim. *hissizleşmek* entrysinde ki yazısını gördüm.
baya sil(k)ip atmış birşeyleri. ee tabi karşı taraf ne yaşattıysa çocuğa. ama bazen iyi ki oldu denilmesi lazım. neyse fazla kurcalamıyorum. sonra sanane* denir ve üzülürüm.

ilk tanışmada sevişmek

yüksek libido, destekleyici afrodizyak etmenler ve taşmalı patlamalı ten uyumunun tetiklediği karşı koyamama halidir. salt sevişmek için tanışmak durumundan bu yanıyla ayrılır.

bir şeylerin başlangıcına vesile olabileceği gibi, topyekün bir ölü doğuma da sebep olabilirdir.

ayı sözlük itiraf

bütün arkadaşlarım kadın, sürekli kadinlarla takılıyorum, tam bir am görmeyen am bitine dönüştüm. erkeklerin muhabbeti cok sığ ve boş geliyor. ıs yerindeki erkeklerin coguna selam bile vermiyorum artık.

(bkz: geylik alametleri)

ayı sözlük itiraf

bugün hayatımın en güzel günlerinden biriydi. sevdiğim çocukla bir türlü istediğim samimiyete ulaşamıyorduk. bugün beraber zaman geçirdik ve benimle uzun uzun dertleşti. eskiden sevdiği kızdan bahsettiği halde bana o bakışları her şeye değerdi. o samimi, utangaç, hüzünlü duruşu. ilk kez bu kadar ciddi ve içten gördüm onu.

artık heteroseksüel olduğunu kabullenmeye başlasam da bugün çok yakın arkadaş gibiydik ve bu beni her şeye rağmen çok mutlu etti. yakın arkadaş olma ihtimali beni havalara uçuruyor. çünkü ben arkadaşlığa da aç bir insanım. dönüp bakıyorum ve benim hiç erkek bir arkadaşım yokmuş.
ben bu zamana kadar karşılıklı sevgiyi tatmadım zaten. o yüzden sevgili olmak için oturup dert bağlamıyorum. çevremde olması ve ona bakmam bile yeter. yeter ki benden uzak ve bana soğuk olmasın. iyi ki varsın canım aptalım.

üstteki yazar

nickini okuyunca son sürat bi akicilikla salaş meyhanedeki ye kadar hızını alıp yorgo'da ani bi frenle on cama çarpiyon. sanırım yorgo dışında ne yazsan giderdi*

ayı sözlük yazarlarının profilleri

33 yaş 85 kilo (önceden 130 du) 180 boy, top sakallı, kara kaşlı, kara gözlü :p
nam-ı diğer (bkz:asiscrus)

ayı sözlük itiraf

insanların sevgililerinden bahsederken tokmakçı lakabını kullanmaktan çok haz alıyorum. ''ayşe'in tokmakçısı nerelerde ya özledik! ya da ahmet'in tokmakçısı da kapı gibi maşallah!'' şeklinde cümle içinde kullanmak bana çok sempatik geliyor.
bazen işyerinde resmi şekilde konuştuğum insanların suratına da aynısını söylemek geçiyor içimden. iyi akşamlar, yarın görüşürüz yerine tokmakçınıza selamlaaaar diyerek kapıdan çıkıp gitmek. ama olmuyor.. ben hazırım ama insanlar değil. zaten her konuda ve her zaman hazır olmayan birileri oluyor çevremizde..

japonya

sakura ağaçlarına bayıldığım ülke. tam da bu dönemlerde açıyormuş. yeniden doğuşun simgesiymiş, e tabi bahar dönemi normaldir. umarım bir gün gitme şansını yakalarım.

Toplam entry sayısı: 405

ayı sözlük itiraf

dün rakı masasında dertlerimizi meze yapıyorduk yine.
yapıyorduk derken arkadaşlarım yapıyordu doğrusu. herkes çekilen dandik aşk acısı ağlaya ağlaya anlatıyor. dandik diyorum çünkü 1 çift memeye acılarını unutacak insanlar.
anlatıyorlar sözlük, sürekli bir şeyler diyorlar ama duymuyorum. okyanusun dibine çapa atmış gibi boşluğa bakıyorum. o kadar boğluyorum, sıkılıyorum ki anlatamam size.

derdimi anlatamıyorum, nasıl anlatayım ki hepsi kapalı kapılar arasında yaşanmış, yasak elmadan ibaret onlar için yaşadıklarım. içimden sadece siz ne anlarsıniz aşktan demek geçiyor ama yutkunuyorum.
muazzez abacı vurgun çalıyor öyle bir içten söylemişim ki "ulan yorgo derdin mi var sanki keşke senin gibi olsak" diyorlar, gülüyorum "benim derdimde dertsizlik işte" diyip geçiyorum.
çektiğim acının, yaşadıklarımın birazını yaşasalar keşke. keşke beni anlayabilecekleri bir gün olsa.

tanrı varsa şayet neden bu yaşadıklarımı bana reva gördü bilmiyorum. sınavsa şayet neden en zor kağıt bana geldi anlamıyorum. günden güne yok olmak bizimkisi.
sahi yok oluştan kurtuluş var mı?

ayı sözlük itiraf

#404896
toplanın sözlük anlatıyorum.
dışarda buluşuldu. akşam vaktiydi ne yapalım ne yapalım derken "gel 2 bira içelim" deme gafletinde bulundum. gaflet diyorum çünkü hiç ama hiç alışkın değilmiş alkole. bildiğin 2 biraya gitti ama aşırı tatlı oldu sormayın (tabii yorgonuz ağırbaşlılığını korudu).
zaten önceden konuşmuştuk biraz vakit geçirip eve gecicektik öyle de yaptık. geçen süre zarfında topladı kendisini. izletmek istediği bir film varmış onu izledik vs. dedim içelim böyle olmaz devamı gelsin şunun. yine şişeler açılmaya başlandı baktım gidici, önünü kesip yorgonuz içmeye devam etti.
tabii siz buralara kadar okuyup devamında cool seks storysi arayacaksınız ama olmadı öyle birşey. geçip yatağa sadece uyuduk. ne o ne ben bir hamlede bulunmadık. neden diye soracak olursanız sohbet, muhabbet o kadar güzeldi ki sanki seks yapınca olay tamamen yapay bir hale gelecek gibi hissettim (sanki bu aksiyonların hepsi seks içinmiş gibi algısı).
sabah uyandığımda mükellef bir kahvaltı masası hazırlanmış, sevdigimi bildiği için masanın ucuna gazetelerimi koymuş, camımı açıp uyandırdı beni. belki ilk defa bu kadar iyi hissettim kendimi o anı anlatamam..
kahvaltı yapıldı tam sigara keyfi diyecekken telefon geldi çıkmak zorunda kaldım.
hala irtibat halindeyiz. birbirimizi tanıma çabası, ufak ego yarışmaları, beyin fırtınaları o kadar güzeldi ki seks yapmanın çok ama çok ötesindeydi.

ama sanırım kendisi biraz kaptırdı. ben uyurken tişörtumu koklaması, ufak tricklerimi öğrenip hep beni şasırtması ve bana duyduğu hissiyatın aşk olduğunu söylemesi korkuttu beni açıkcası. aşk bana göre zaman isteyen, kolayca ağıza alınmaması gereken bir kavram ve bunu ona da belirttim. bakalım zaman ilerledikçe neler göreceğiz. şimdilik hoşçakalın.

ysb223

kendisinin biraz sorunlu olduğunu düşünüyorum.
fazla ilgiye aç birisi. devamlı fark edilmek, birileri ile konuşma gereksinimini her entrysinde çitirdan dile getiriyor. bir kaç kere fotoğraflarını paylaşmış fiziği, tipi beni zerre ilgilendirmez, yorum da yapacak haddi kendimde bulmam ama attiğin fotorağraflar aklıselim insanları etkilemez belirtmek isterim.
evet seri eksileyen bendim.
büdüt: kendisine benim tarafımdan bir eleştiri yapıldı. eleştiride hakaret yok, nefret söylemi yok gerçekten boş duyar kasmaktan bıkmadınız mı?
bir suser 18 yaşında demiş. zaten 18 yaşında olduğu için bu entryi girdim ben. belki eleştiriye maruz kalan kişi kendi içerisinde bir öz eleştiri yapacak?
ama yok linç toplumu olmak bunu gerektirir değil mi? komiksiniz.

biseksüel

o kadar uzun yazılar içinde o kadar saçmalıklar var ki.
her biseksüeli aynı sanıp kesin yargıyla konuşmak aymazlıktan öte değil. nefretinizde boğulmanız dileğiyle.

uygarlık din ve toplum

freud un toplumsal kurum ve normlarını psikolojik açıdan ele aldığı bir eser.
klise, din ve dogmatik görüşlerin bilim aracılığıyla nasıl sonlanacağını bu kavramlar arasında kişisel nevrozların nasıl devinime ugradığını başlıklar halinde ele almıştır.
gerçekten okurken kendinizle ilgili kolaylıkla benzerlik gösteren noktalar bulabilirsiniz.

ayı sözlük itiraf

dün rakı masasında dertlerimizi meze yapıyorduk yine.
yapıyorduk derken arkadaşlarım yapıyordu doğrusu. herkes çekilen dandik aşk acısı ağlaya ağlaya anlatıyor. dandik diyorum çünkü 1 çift memeye acılarını unutacak insanlar.
anlatıyorlar sözlük, sürekli bir şeyler diyorlar ama duymuyorum. okyanusun dibine çapa atmış gibi boşluğa bakıyorum. o kadar boğluyorum, sıkılıyorum ki anlatamam size.

derdimi anlatamıyorum, nasıl anlatayım ki hepsi kapalı kapılar arasında yaşanmış, yasak elmadan ibaret onlar için yaşadıklarım. içimden sadece siz ne anlarsıniz aşktan demek geçiyor ama yutkunuyorum.
muazzez abacı vurgun çalıyor öyle bir içten söylemişim ki "ulan yorgo derdin mi var sanki keşke senin gibi olsak" diyorlar, gülüyorum "benim derdimde dertsizlik işte" diyip geçiyorum.
çektiğim acının, yaşadıklarımın birazını yaşasalar keşke. keşke beni anlayabilecekleri bir gün olsa.

tanrı varsa şayet neden bu yaşadıklarımı bana reva gördü bilmiyorum. sınavsa şayet neden en zor kağıt bana geldi anlamıyorum. günden güne yok olmak bizimkisi.
sahi yok oluştan kurtuluş var mı?

salaş meyhanedeki yorgo'nun kedisinin hamile kalması

merhabalar güzel sözlüğüm.
bugün itibariyle baba olacağımı öğrendim. canım kızım, güzel kedim hamile...
babalık duygusunu bu genç yaşımda yaşayacağımı hiç düşünmezdim amma oluyorum vallahi..
tebriklerinizi bekliyorum.

ysb223

kendisinin biraz sorunlu olduğunu düşünüyorum.
fazla ilgiye aç birisi. devamlı fark edilmek, birileri ile konuşma gereksinimini her entrysinde çitirdan dile getiriyor. bir kaç kere fotoğraflarını paylaşmış fiziği, tipi beni zerre ilgilendirmez, yorum da yapacak haddi kendimde bulmam ama attiğin fotorağraflar aklıselim insanları etkilemez belirtmek isterim.
evet seri eksileyen bendim.
büdüt: kendisine benim tarafımdan bir eleştiri yapıldı. eleştiride hakaret yok, nefret söylemi yok gerçekten boş duyar kasmaktan bıkmadınız mı?
bir suser 18 yaşında demiş. zaten 18 yaşında olduğu için bu entryi girdim ben. belki eleştiriye maruz kalan kişi kendi içerisinde bir öz eleştiri yapacak?
ama yok linç toplumu olmak bunu gerektirir değil mi? komiksiniz.

thepillars'tan neden nefret ediyorsunuz

nefret etmiyorum, sevmiyorum sadece.
troll olmaya çalışan vasat troll

ayı sözlük günlük

güzel bir günün berbat akşamını anlatıyorum, toplanın!!

bir arkadaşım aradı bugün yorgocum misafirim geldi eğlenmeye gidicez sende gelsene diye. şahsımın da ihtiyacı olduğundan düştüm yola.
neyse buluşuldu, alexandraya gidildi. 2 kadın ve bir adet yorgo ile terasa oturuldu. şansımıza gittiğimiz mekanda bir dans kursunun eğlence programı varmış, salsalar, çaçalar havalarda uçuyor bildiğiniz.

alkollerimizi yudumlarken arkadaşımın misafirine bir alıcı gözüyle baktım. dedim yorgo bu kadın güzel kapatsın mı falan diye düşüncelere dalıp gittim. neyse ki bu düşünceden hızlıca uzaklaşıp ortamın akışına bıraktılar kendilerini, bıraktılar diyorum ben dağıtınca kimse tutamıyor beni (evet).

eğlencenin kırıntılarını toplarken misafir olan arkadaş yanıma geldi. ''aşık oldum ulan yorgo'' dedi. aha bana yürüyor diye tam düşünecekken, kulağıma eğilip birilerini tarif etmeye başladı. tarifi tam duyamadım ama kafamı çevirdiğimde anlattığı kişiyi anladım. sayın misafire, çok istiyorsan konuş diye telkinde bulunurken yapamam, edemem diyince dedim ki gir belime.

efenim tarif ettiği kişi güzel bir kadınla dans ediyordu. ulaşıp yanlarına 1-2 dk john travolta dans figürlerimi gerçekleştirip kadehimi kaldırıp çocuğa doğrulttum. yuvarlak masa şövalyelerin ant töreni gibi 4 kişi aynı anda kadehleri tokuşturup, dans etmeye başladık.

asıl nihai planım anlayacağınız üzere (kim okudu buraya kadar yeşillendirin) benim karşısında ki kadını kapatıp, arkadaşımla çocuğu shiplemek. ortamları kaşarı olan ben- bu planı eksiksiz yerine getirdim ki diğer kadını da ben kapattım. neyse efenim ben biraz gaza gelip epey unuttum herkesi ve epey bir aramızda çekim oldu kızla. tabii dans ederken çocuğun sadece arkadaşı olduğunu öğrendim.

bu güzel ortam çok sürmeden ensemde soğuk bir el hissettim. bizim misafir arkadaş çekti beni kenara diyalog şu (x:arkadaş)

x: yorgo amk senin!!
yorgo: ne oluyor kızım ben ne yaptım?
x: ulan gittin çocuğu bana saldın, kızı sen kaptın!
yorgo: sen istemedin mi?
x: ulan ben dans ettiğin kızı kast ediyordum amk!!

ufak bi fatal error hatası verip, kısa süreli lal taklidi yaptım. hemen özür diledim arkadaştan. tutup kolundan ayrıldık onların yanından diğer arkadaşım zaten herkese salça oluyor onu alma bahanesiyle yanına gidip '' ulan arkadaşının lezbiyen olduğunu söyelesene'' dedim.. demez olaydım ''oha lezbiyen mi o'' tepkisi alınca aha yorgo sıçıp, anka kuşunun bulunmaz tüyünü de muntazam bir şekilde diktin dedim kendime.

ya bilmediğini bilmiyordum, sakın söyleme falan dedim, tamam dedi ve 5 dk sonra söyledi bir de neden bana söylemedin tribine girdi. bildiğiniz ortama demet akalın zehri saldım istemeden. neyse efenim biraz konuşup, durulduk derken dans ettiğim kadın gideceklerini belirtmeye geldi yanıma. yani gidiyorum numaramı al dedi, isteyemedim..
istesem hande ataizi ye ne dedin sen tokatı minvalinde bir tokat yemekten korktum..

velhasıl kelam dostlarım kızı istemeden ifşa ettim, beğendiği hatunu istemeden kapadım ve gününü zehir ettim. güne puanım 1...

tüm bunlarla birlikte bu entry votka yudumlarken girildi.

ysb223

kendisinin biraz sorunlu olduğunu düşünüyorum.
fazla ilgiye aç birisi. devamlı fark edilmek, birileri ile konuşma gereksinimini her entrysinde çitirdan dile getiriyor. bir kaç kere fotoğraflarını paylaşmış fiziği, tipi beni zerre ilgilendirmez, yorum da yapacak haddi kendimde bulmam ama attiğin fotorağraflar aklıselim insanları etkilemez belirtmek isterim.
evet seri eksileyen bendim.
büdüt: kendisine benim tarafımdan bir eleştiri yapıldı. eleştiride hakaret yok, nefret söylemi yok gerçekten boş duyar kasmaktan bıkmadınız mı?
bir suser 18 yaşında demiş. zaten 18 yaşında olduğu için bu entryi girdim ben. belki eleştiriye maruz kalan kişi kendi içerisinde bir öz eleştiri yapacak?
ama yok linç toplumu olmak bunu gerektirir değil mi? komiksiniz.

feminenlere ilgi duymayan gay

la benle batak oynamayacak adamı ne yapam.
edit: batak oynayamayan birisi eksilemiş. kudur.

thepillars ve vaporwave dinleyen adam'ın aynı kişi olup troll olması

kusura bakmayın ama midemi bulandırıyorsunuz.
yazık.

ayı sözlük'te keşfedilen ilk yazar

albertcamus
girdiği entrylerinin içinin boş olmadığını görmüştüm. herkes öyle sandım ya la.

ayı sözlük yazarlarının seviştikleri en ilginç mekanlar

kokpitte (old story)
özdilek'in wc de (bi anlık oldu en kötü anım)
arkadaşımın ofisinde patron masasinda (masa büyüktü :) )
Henüz takip ettiği biri yok.