nstrgt

Durum: 783 - 9 - 1 - 0 - 20.08.2019 08:46

Puan: 13718 - Sözlük Kaşarı

3 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Instagram : gereksizfotograflar Instagram : cubby______
  • /
  • 40

dark

predestination filminin konusunu alıp daha uzun geniş bir şekilde yaya yaya işledikleri dizidir.

trans bir kadını kadınlar tuvaletine almamak

filipinlerde yaşanan hadisedir. filipinlerde bir avm'de trans bir kadın, trans olduğu fark edilip cinsel organı sebebiyle kadınlar tuvaletine girmesine temizlik görevlilerince engel olunuyor, çağrılan polis durumu kabul etmeyen kadını kelepçeleyip bodrum kata götürüyor. (transeksüel travesti ayrımlarına çok iyi derecede hakim değilim, buradaki mağdur özelinde yanlış kullanıyorsam düzeltin lütfen)

kadın ortada sorun yok iken suçlu muamelesi görüyor.o da yetmiyor avm yetkilileri kadına dava açıyor. ne mantıkla, ne gerekçeyle anlamış değişim. şaka gibi. neyse ki dava düşüyor. tuvalete girmesine engel olan görevli daha sonra kendisine özür mektubu yolluyor falan ama ne fayda?! böyle bir eziyetin telafisi bence yok.

şimdi ben şunu merak ediyorum. penisi var diye kadınlar tuvaletine alınmayan bu trans kadını sahip oldukları bu alelade mantık çerçevesinde göğüsleri var diye erkekler tuvaletine de almayacaklardı. en basit ve en doğal hakkı olan bir şeyi tekrar hak etmeye mecbur bırakılacaklarsa, bu insanlar hayatlarına nasıl devam edebilirler?

bu insanları gereği olmayan bir savaşa sokmak bu insanları ölüme sürüklemek değil de nedir? kendisinin daha özel, iyi, üstün olduğunu zannedip yaşamayı daha çok hak ettiğini düşünen bu öldürücü zihniyetin yakalarımızı bırakması için kaçımız daha bu muameleye maruz kalmalı?

rüya görmenin amacı

imkansızların yer almadığı bir dünya deneyimi yaşabilmemiz içindir. gerçek dünyada ne kadar yetersiz ve aciz hissediyorsak rüyalar aleminde bir o kadar sınırsız güce ve imkana sahibiz.

şahsım adına rüyalarımdan kazandığım huzur, özgüven ve mutluluk ile elde ettiğim gücün gerçek hayatta ayakta kalmama yardımcı olduğunu söyleyebilirim.

momo



avatar ang’in hayvanlarından birisidir.

hülya avşar

türkiye'nin en kalitesiz kadını olabilir.

güzelliği ve fiziğiyle kazandığı paraların rahatlığıyla yaşarken,kadının zaten değer görmediğ türkiye gibi bir ülkede, hangi şartlarda yaşadığını dahi bilmediği kadınların yeri hakkında çöp değerinde yorumlarını bir çok kez dile getirmiştir. ayrıca erkeklerin eşlerini aldatmasına müsade edilmesi gerektiği gibi saçma sapan bir konuşmasını hatırlıyorum.

bunları söyleyebilecek kişinin kendisine saygısı ne kadar vardır bilmiyorum açıkçası ama benim görüşümde yok denecek kadar azdır.

senin kendine saygın kalmamışken kim sana niye saygı göstersin?
senin kendine saygın kalmamışken bütün kadınlar hakkında olması gerekiyor dediğin düşüncelerini kim ne yapsın?

zirve düzenleme rehberi

herkes diyemesek de belli bir kitlemiz, bir şekilde bir zirve altında toplanmak, görüşmek ve tanışmak istiyor. ancak çoğu zaman kimsenin elini taşına altına koyduğunu göremiyoruz. bunun aslında ne kadar kolay olduğundan bahsetmek isterim.

zirve nedir, neden düzenlenir, nasıl olmalıdır, kimler düzenleyebilir? ( sözlük kuralları değildir, şahsi yorum içerir)

zirve nedir?
ayı sözlük bazında konuşacak olursak, isteğe bağlı bir tema çerçevesinde ayı sözlük yazarlarıyla bir araya gelmek için düzenlenen etkinliklerdir.

neden düzenlenir?
bir araya gelindiğinde, birbirini tanımayan yazarların tanışmasını, yeni yazarların sözlüğe daha hızlı aidiyet hissini kazanmasını, halihazırda tanışan yazarların birbiriyle daha yakın ve samimi arkadaşlıklar kurabilmesini sağlayacağına inanıyorum. zirvenin teması ve etkinliklerine göre de beraber eğlenebildiğimiz bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

nasıl olmalıdır?
buna dair bir kural bence yoktur. beraber yapılmak istenen herhangi bir aktivite altında, birden fazla aktivite içeren bir etkinlik planı oluşturularak istendiği şekilde vakit geçirilebilir. yani kafanıza göre...

kimler düzenleyebilir?
zirve düzenlemek için sözlük sahibi, yöneticisi, editorü, moderatorü olmak gerekmiyor. sözlük yazarı olan herkes istediği şekilde, istediği zaman zirve düzenleyebilir. yapacağınız tek şey yer ve zaman belirleyip, ne için toplanacağınızı belirtmek geriye de konuyla ilgisi olan olmayan farketmez yazarların katılımı kalıyor.

uğraşacağınız şeyler mekana rezervasyon gerekiyorsa onu yapmak ve zirve içeriğine bağlı olarak düzenleyeceğiniz aktivite varsa organize etmek. düzenlenmiş eski zirvelere bakarak fikir edinebilirsiniz.

umarım zirve düzenleme konusunda biraz da olsa cesaret kazandırır bu yazı. sizin de bu sözlüğün bir parçası olan yazarlar olarak görüş ve yorumlarınız önemli olduğundan bu başlıkta paylaşmanızın katkısı olacaktır. beraber nice zirvelerde görüşmek dileğiyle...

uluslararası kedi günü

8 ağustosta ismiyle müstesna olarak dünyaca kutlanan gündür. bize her anlamda iyi gelen minnaklarımızın günü kutlu olsun.

hayvan refahı için uluslararası fon (ınternational fund for animal welfare) tarafından alınan kararla 2002den beri kutlanmaktadır.

benim minnaklarımı şuraya iliştirip hepsinin patilerinden öpüyorum.


fermuarın açık kalması

kilo alımıyla beraber sıkmaya başlayan pantolonların tombik bedenlere karşı grevidir ki bu sayede kendi kendine olmaya başlar. beni artık giyme de git götüne göre pantul al deme biçimidir.

netflix blutv ve puhutv'nin rtük'e bağlanması

her kuşu s*ktiniz de, kalan leyleğe sırayı getirdiniz dedirten karardır.

uluslararası işleyişi geliştirilmiş ve oturmuş her uygulama ve sistem bizde hep yasaklanıyor, kısıtlanıyor. vikipedi, uber, booking.com vs. netflix türevi internet kanallarına da sansür getirdiler en nihayetinde.

sizin geri kalmış beyinlerinizde oluşmuş ahlak kalıplarınıza ve uygun gördüğünüz şeylere indirgenmiş içeriklere kanaat etmek zorunda mıyız?!

dengini veya daha iyisini üretemediğiniz gibi dünya geneli kabul gören ve çalışan sistemleri engelleyecek kadar da despot bir yapıya sahipsiniz.

neyin gerekli neyin gereksiz olduğuna herkes adına karar verme haddini kendinde gören baskıcı bir hükümet anlayışınızdan da gına geldi. insanlar sizin yüzünden ülkesine soğumuş halde kurtulma hayalleriyle yaşıyor. sizin de halk tarafından sansürlendiğiniz günleri bekliyoruz.

sam smith

19 temmuzda yayınladığı how do you sleep? klibinde nakarat kısmındaki danslarıyla, benim için gay icon olmaya bir adım daha yaklaşmış abimizdir.

üstteki yazar

sözlükte birileri hate fuck yapmak isterse sanırım bu yazarın kapısına dayanırlar gibi duruyor.

ekrem imamoğlu'nu gözünde çok büyütenler derneği

erdoğanı götünde büyütenlerden iyidir, ki erdoğan büyüttükleri götlerindem bu kişileri sikmesine rağmen bu kişilerin götünde büyütmeye devam etmeleri, bu kişileri tecavüzden zevk alanlar derneği'ne de otomatik olarak üye yapar.

insanın birinin yanında kendini en çok özel hissettiği an

ilk defa birisine karşı böyle hissettiğini söylediğinde ve bu konuda gerçekten samimi olduğunu anladığınız zamandır.

kırolardan hoşlanmak

farklı fiziksel çekimlerden bir tanesidir.

bunu garipsemek, seveni mal olarak itham etmek, bu kategoridekilere tabiri caiz olarak da olsa bok demek içten içe üstten bakmak, karşındakini küçük, kendini ondan üstün görmekmiş gibi geliyor bana.

yıllarca ayı sevdiğim için beni bilen çevrem "resmen godoman/şişko/çirkin adam/obez/kamyoncu.... seviyorsun" falan dediler. ama beni çeken, gözüme hoş gelen, bana haz veren buydu. lakin bunu onlara anlatabilmek ne mümkün!

hangi cinsiyeti sevdiğimizin yargılanması bitti, şimdi daha spesifik olarak nasıl kişileri sevdiğimizi yargılamaya mi başladık?

23 haziran istanbul yerel seçimi

gayet sıradan bir seçim kazanma durumuna bile (üstelik sadece belediye seçimi olduğu düşünülürse) bizi büyük büyük sevindirerek en temel haliyle var olan bir demokrasiye ne kadar hasret kaldığımızı bana gösteren seçimdir.

gerçi nasıl sevinmeyelim ki? tutkalla yapışmışcasına koltuklarına yapışık tepemize çöküp kalmış kişilerin devrilebileceğini kanıtlayan en azından umut aşılayan küçük bir başlangıç oldu bu seçim.

makamının hakkını verebilecek bir başkan seçmişizdir umarım. zira aynı sahneleri yaşamaktan ziyadesiyle yorgunuz.

ayı sözlük bayramlaşma

herkese iyi bayramlar, karadağ'dan sevgiler.

netta barzilai

eurovision 2019'da nana banana adlı şarkısını da sahnelemiştir. önceden ezberimde olduğu için keyifle söylemişimdir.

ablamızın tarzı kalıp yıkmak üzerinedir.

kilolu ve yapılı olması sebebiyle eurovision kazandığı şarkısı şekilciliğin ve materyalistliğin karşısında duran bir temaya sahipti. bak bana ne kadar güzel bir yaratılışım var/senin oyuncağın değilim oğlum! gibi gibi...

basa sababa adlı şarkısında mental ve fiziksel anlamda gücü yerinde bir kadının erkekler karşısında tehditkar sayılabilecek bir özgüvenle boy gösterişini tema olarak işlemiştir. seni sakız gibi çiğner davul gibi inletirim gibi gibi...

nana banana 'da ise insanların "ben senin iyiliğini düşünüyorum" çatısı altında sürekli yönlendirme ve yorum yapma haddini kendilerinde bulmasına cevaben " canım ne isterse onu yaparım" gibi gibi bir tarz ile karşımıza çıkmaktadır. şarkıdan bir kesit ise şöyle:

don't save me
ıf you see me sleeping, don't wake me
"what you doing lately?" don't ask me
ı know you think ı'm wasting my time.

sanırım hep muhalif asi tarzını koruyacak.

üstteki yazar

sözlüğe bir an önce alışıp
daha çok yazması gereken bir yazar. oldukça geniş bir perspektife sahip olaylara yaklaşırken. temkinli yapısı yüzünden süzgeçten geçire geçire eleye eleye yazıyor hala bence. o yüzden bu kadar az girdisi var gibi. daha çok görsek güzel olur bence.

gaylerin heterolardan daha iyi oldukları şeyler

savaşmak.

kimi zaman içindeki şüpheyle ve kendisiyle, kimi zaman nefretle, kimi zamansa önyargılarla, dışlanmalarla, sadakatsizliğin getirdiği ihanetlerle, yalnızlıkla, toplumsal normlarla, kariyer dezavantajlarıyla, gerçeklerin zarar verecek sonuçlarıyla, görünmezlikle, hayali zincirleriyle, onu kısıtlayan her şeyle...

neyseki aşk silahı var. bu savaşta bizi daha iyi bir savaşçı yapacak, ihtiyacımız olan tek silah...

sevgiliyle yemek yapmak

arkada nil karaibrahimgil "kek" şarkısı çalarken ona kek yapmayı, pisince de şarkıdaki gibi " sana kek yaptiiiim" diyerekten beyime yemek sonrası kekini servis etmeyi hayal ediyorum.

şarkı sesimi duyup benden ayrılma riski var ama bu hayalimi gerçeklestirmeme engel değil.
  • /
  • 40

askerlik muafiyeti

askerliğini yapmış birisi olarak tavsiyem; gitmeme şansınız varsa gitmeyin.

günümüz koşullarında çok gereksiz. eğer psikolojiniz sağlam değilse eşcinsel olarak onca erkeğin arasında kendinizi kötü hissetmeniz olası. eğer hafif bir feminenlik varsa da arkanızdan konuşulması, hatta dedikoduya varan söylemler oluşması olası. dolayısı ile ya bedelli vs yapın ya gitmeyin.

muaf durumunda özel sektörde çalışıyorsanız sıkıntı yaşarsınız yalnız. işveren "bunda bi arıza var, askerde de muaf edilmiş, bana yaramaz" kafasında. sağlam bir gerekçe bulmalısınız bununla ilgili.

fasulye yiyelim ete para vermeyelim birbirimizi sikelim göte para vermeyelim

öz kaynaklarla yetinme fikri taşır.

will angell

ne zaman pasif olacak diye bekliyordum. o da mack sf gibi uzun bir süre sonra pasif olduğu videolarını gözler önüne sundu. çok da güzel oldu bence.

uluslararası kedi günü

catnipli oyuncak aldim aksam kutlamayi dusunuyorum bakalim.

norman fucking rockwell

(bkz:lana del rey)'in beşinci albümü. 30 ağustos'ta çıkacaktır. *
albüm kapağı;

şarkı listesi
norman fucking rockwell
mariners apartment complex
venice bitch
fuck it i love you
doin' time
love song
cinnamon girl
how to disappear
california
the next best american record
the greatest
bartender
happiness is a butterfly
hope is a dangerous thing for a woman like me

suriyelilerin türkiye'ye katkıları

türkiyeli ırkçıların; suriyeli düşmanlığını gözler önüne sermesi?

netflix blutv ve puhutv'nin rtük'e bağlanması

ne kadar eşcinsel teması içerek dizi varsa sansürlenecektir bence. kanal d, atv gibi izleriz artık netflixi. araya da 30'ar dakikalık reklamlar koyarsınız oh mis. tebrikler.

homojen dergi 13. sayı

homojen dergi'nin 13. sayısı huzurlarınızda efendim.

işte bu sayıdaki içerikler;

1 _ ötekinin ötekisi olmak - biseksüellik _ zabeldogdu
2 _ eşcinsel erkekler, türkiye için bir ilk kitap _ hazineci
3 _ buse kılıçkaya röportajı _ ilker bozkurt
4 _ endokrinologlar ayı’lara savaş açmış durumda _ drmurti
5 _ ben ibneyim _ toz pembe degil hayat
6 _ bdsm - özgürlükten kaçış _ çıldırdım
7 _ dilek sert erdoğan röportajı _ brossc
8 _ hukuksal boyutta cinsel ayrımcılık _ futurelavirs
9 _ ayı sözlük - itiraflar 9 _ dark bear
10 _ lezdom lezbiyen ve feminist perspektifinden bdsm _ çıldırdım & unicorn09
11 _ türk milliyetçiliğinden mülteciliğe kısa bir bakış, kaçış _ xalo
12 _ üstü kalsın sevgimin… _ gobibearr
13 _ gay broadway 5 - cenaze evi (fun home) _ merve gezen
14 _ gel-gitler _ hprs
15 _ yapraklı deniz ejderi 1. bölüm yalnız yaşayan gay _ nstrgt
16 _ bakire meryem fahişe kompleksi _ unicorn09
17 _ bilinçaltıma saldırı _ vaveyla93
18 _ kuşların efendisi simurg _ cowabunga
19 _ hayatını bilime adayan kadın marie curie _ justsin
20 _ eski zaman sevdalarının şarkıları - mahmut çınar bul beni _ tunca tutkun
21 _ polikistik over ve beslenme _ pelin güloğlu
22 _ 2019 ikizler burcu tarot yorumları _ futurelavirs

ister çevir oku ister ister indir arşivle https://homojendergi.com/

keyifli okumalar diler, emeği geçen herkese teşekkür ederim.

türkiye a milli futbol takımı

benim gibi sıfır futbol bilgili insanlar için şaşırma nidası.

cümle örneği: "aaa milli futbol takımı, hiç görmemiştim daha önce bir milli futbol takımı."

her zaman derim, ben takım tutacaksam ancak kocamın takımlarını tutarım! ama bu konu dışı tabi ki.

tecavüz fantezisi

ben bunun mantığını anlamıyorum. tecavüz dediğimiz şeyde tecavüz edilen kişi bundan zevk almaz. olay budur. zorla, istemeden yaşar o cinsel ilişkiyi. tecavüz eden de bu isteksizlikten zevk alır. şerefsizdir çünkü.

bu olayın fanteziye çevrilmesi mantıksız oluyor böylece. iki kişi de birleşmeyi istiyorsa ne gibi bir tecavüz olabilir ben anlamıyorum. tecavüz edilen yalandan “dur, yapma” falan diyecek de öteki hıyar güya zorla ona sahip olacak.

üff, ne gereksiz ne eften püften şeyler. sert seks deyin, bdsm deyin ama tecavüz fantezisi demeyin. o başka bir şey çünkü. aynı zamanda gerçekten tecavüze uğrayan kişileri de direkt olarak aşağılayan bir tabir.

Toplam entry sayısı: 783

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

ayı sözlük'te yaşanan kutuplaşma

içi boş, çürük girdilere sahip yazarlık kariyerine sahip yazar arkadaşların sıkan paylaşımları beğenilmeyince, dışlandıklarını düşünerek kutuplaşma savlarıyla duyar kastıkları durumdur. bi sakin olup "ben ne yaptım da bir kutuplaşma meydana geldi?" diye düşünmeleri tavsiye olunur. yazdıklarınızın anlamı olmalı ki zıtlaştığınız düşündüğünüz kişilerle bir şeyler konuşabilesiniz ve ortak bir paydada buluşabilesiniz. karşısında boş ve anlamsız şeyler gören bir insan sizinle tartışıp haklı çıkmaya değer görecek bir şey bulmadıkça niye sizi taksın ki? hal böyleyken tabiki aynı değil zıt kutuplarda bulursunuz birbirinizi.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

zirve düzenleme rehberi

herkes diyemesek de belli bir kitlemiz, bir şekilde bir zirve altında toplanmak, görüşmek ve tanışmak istiyor. ancak çoğu zaman kimsenin elini taşına altına koyduğunu göremiyoruz. bunun aslında ne kadar kolay olduğundan bahsetmek isterim.

zirve nedir, neden düzenlenir, nasıl olmalıdır, kimler düzenleyebilir? ( sözlük kuralları değildir, şahsi yorum içerir)

zirve nedir?
ayı sözlük bazında konuşacak olursak, isteğe bağlı bir tema çerçevesinde ayı sözlük yazarlarıyla bir araya gelmek için düzenlenen etkinliklerdir.

neden düzenlenir?
bir araya gelindiğinde, birbirini tanımayan yazarların tanışmasını, yeni yazarların sözlüğe daha hızlı aidiyet hissini kazanmasını, halihazırda tanışan yazarların birbiriyle daha yakın ve samimi arkadaşlıklar kurabilmesini sağlayacağına inanıyorum. zirvenin teması ve etkinliklerine göre de beraber eğlenebildiğimiz bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

nasıl olmalıdır?
buna dair bir kural bence yoktur. beraber yapılmak istenen herhangi bir aktivite altında, birden fazla aktivite içeren bir etkinlik planı oluşturularak istendiği şekilde vakit geçirilebilir. yani kafanıza göre...

kimler düzenleyebilir?
zirve düzenlemek için sözlük sahibi, yöneticisi, editorü, moderatorü olmak gerekmiyor. sözlük yazarı olan herkes istediği şekilde, istediği zaman zirve düzenleyebilir. yapacağınız tek şey yer ve zaman belirleyip, ne için toplanacağınızı belirtmek geriye de konuyla ilgisi olan olmayan farketmez yazarların katılımı kalıyor.

uğraşacağınız şeyler mekana rezervasyon gerekiyorsa onu yapmak ve zirve içeriğine bağlı olarak düzenleyeceğiniz aktivite varsa organize etmek. düzenlenmiş eski zirvelere bakarak fikir edinebilirsiniz.

umarım zirve düzenleme konusunda biraz da olsa cesaret kazandırır bu yazı. sizin de bu sözlüğün bir parçası olan yazarlar olarak görüş ve yorumlarınız önemli olduğundan bu başlıkta paylaşmanızın katkısı olacaktır. beraber nice zirvelerde görüşmek dileğiyle...

iki eksi yeyince zırıl zırıl ağlayan yazar

sorun bence eksi yemek değil. kimsenin eksi oy vermesinde bir yanlışlık yok. oy verme sistemi bunun için. beğenmediğin bir içeriği belli etmen için. ama insani rahatsız eden şey bunun suistimal edilmesi.

sırf sevmediği için sürekli eksi oy vererek karşı tarafı rahatsız etmeye çalışmak acizlikten başka bir şey degildir . sorununu iletişim kurup konuşarak çözmeyi beceremiyorsan görmezden gelirsin, ama yok illa it dalasina gireceğim diye elinden başka bir şey gelmedigi için eksi oy butonuna abaniyorsan da yazar kardeş kusura bakma ama sürekli eksileyen beyni gelişmemiş depresif bir mal değneği olmak dışında bir özelliğin yok demektir.

istanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin iptali

sinirliyiz, neredeyse öfke doluyuz ve daha çok şaşıramayız inancının gafletine düşerek daha çok şaşırtılmış durumdayız. ama bu defa kurşun sekerek kendi ayaklarına isabet etti. kalan son itibar kalıntılarını da ıkınarak topladıkları son bir sandıklık güçlerini yanlış kullanarak kaybettiler, kısacası kendi ayaklarına sıktılar.

gözlerimize soktukları bu aleni hazımsızlıklarının onları daha da küçültmüş olmasıyla hiçbir şakanın güldüremeyeceği kadar komik bir mantıkla bozdukları bu karar sayesinde öfkemize yenik düşmekten kendimizi alıkoyacak morali bulmamıza da yardımcı oldular aslında, sizi gidi rezil şeyler. kendi kalelerine attıkları bu gol beraberinde attığımız gol farkını katlayarak onları yenmekle kalmayıp kümeden düşüreceğiz.

bugüne kadar köprüyü geçene kadar söyledikleri ne kadar söz varsa tersini uygulamaktan geri kalmadılar. bunu hepimiz biliyoruz. milletin iradesi diye diye yırtınıp ortaya koydukları iradeyi reddetmek ve allem edip kalem edip geçersiz kılmak son şakaları olsun. bizler ise bunu hiç komik bulmadığımızı ve son gülenin nasıl daha iyi güleceğini 23 haziran'da göstererek bu demokrasi katliam dönemini kapatalım.

başlıklara ben benimdir o ben oluyorum diye yazıp duran yazar

bir özellik belirten her başlığa, kendi cümlelerini kullanarak özgün anlatımıyla tanım girmek veya konuyu yorumlamak yerine kendini dünyaya tanıtmaya ant içmişçesine o başlıkta bahsi geçen özelliğin onda da olduğunu herkes bilsin isteyen yazardır. üç girdisinden birisi içinde "ben de bu kişilerden biriyim, biliyor muydunuz?" anlamı taşıyan"ben","bkz:ben","ben oluyorum", "bu benim" benzeri bilumum örneklere denk geleceğiniz, dolayısıyla ben merkezli, muhtemelen de ilgi orospusu olan yazardır.

bir bear'la sevişirken altında kalarak can vermek

döl-le-ri-nin akışına ööööölürüm bearım, öööölürüm bearım, öööölürüm bearım oyh.

sözlük yazarlarının durum güncellemeleri

bu başlığı ortaya çıkarmak istedim çünkü sözlük içinde en görmeyi sevmediğim şey ; hayatlarındaki ve günlük yaşamlarındaki otu boku başlık halinde durum güncellemesi gibi buraya sıçan yazarlar. değerlendirme yapabilen yazarlardan ricam son zamanlarda girilen başlıklara içeriklerine ve girilen girdi sayısına baksınlar. adeta kişi veya kişilerin can sıkıntısını giderme, içini boşaltmak için kullandığı bir kap görevi gören,çoğunlukla bel altı olup anlam barındırmayan, kalabalık oluşturan adeta çöplük yerine dönmüş bir hali var başlıkların. editör olarak çalıştığım süre boyunca sadece başlıklar ve girdilerdeki yazım hatalarını düzeltmek,benzer başlıklar açıldıysa oraya yönlendirip tekrara düşmemizi önlemeye çalışmak, gelen şikayet mesajlarını kontrol etmek istemedim. sözlüğe ziyarete gelenlerin heteroseksüel ve homoseksüel bireyler olarak bir araya gelerek oluşturduğu bu platformda bel altı zırvaların çoğunlukta olup sadece bir iki girdi ile sayfa dolduran başlıklardan ibaret olduğunu düşünmelerini istemiyorum.bizi sadece cinsellikten ibaret detaylar olarak görmelerini istemedim. başlıkların bir iki girdi ile kalmayarak, herkesin bir şeyler yazmak isteyeceği,paylaşabilecek bir şeyler bulabildiği içerikler üretilsin istiyorum. kimse kimsenin özgürlüğünü kısıtlamak niyetinde değil,olamaz,olmamalı da. ama burası da beynimizin tuvalet alanı olmamalı, akıp başka beyinlerle karıştığı yer olmalı. her şeyin bir usulu vardır.yemenin,içmenin,oturup kalkmanın,gülmenin eğlenmenin hatta ağlamanın. her şeyin.... sözlüğün de sözlükte yazar olmanın da.... bunu bilmiyorsak önce bunu öğrenelim lütfen.

salaş meyhanedeki yorgo

açtığı başlıkların aşırı spesifik konular olmasının inanilmaz hoşuma gittiği yazardir. her gün yeni bir bilgi sayfaları gibidir adeta. yazdıkları da fena değil. okunur bu okunur.

sam smith

19 temmuzda yayınladığı how do you sleep? klibinde nakarat kısmındaki danslarıyla, benim için gay icon olmaya bir adım daha yaklaşmış abimizdir.