nstrgt

Durum: 790 - 4 - 4 - 0 - 06.11.2019 11:23

Puan: 13904 - Sözlük Kaşarı

3 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Instagram : gereksizfotograflar Instagram : cubby______
  • /
  • 40

tek gecelik ilişki

bazen bu ilişki türüne tecavüz muamelesi yapıldığını düşündüğüm ikili veya daha çoklu insan ilişkisidir.

duygusal bir bağ kurmak istemeyen kişiler, başta fiziksel olmak üzere farklı konularda ilgilerini çeken kişilerle sadece cinsel deneyimler yaşamak istiyor olabilir. bunu da zoraki olmayan yollarla yaptıklarında bu neden problem oluşturan bir şeye dönüşür anlamıyorum. sanki partner ya da partnerlere tecavüz ediliyormuş edasıyla durumdan bir mağduriyet yaratılmaya çalışılıyor. kimseyi istemediği bir şeye maruz bırakmayan bir ilişki ise yaşanan,kimsenin bundan bir acı, üzüntü, elem, keder, mağduriyet, aşağılık kompleksi hissiyati çıkartmasına mahal yok.

gürültü kirliliği

bu tamlamayı duyduğumda aklıma artık sadece minibüsçülerin geldiği negatif ses oluşumudur.

uzlaşı yanlısı olan ben, yolcu çekmek adına farazi şekilde basılan her kornada aracın camını çerçevesini indiresim, şoförünü çöpe atasım geliyor.

belçika

hayatımın "sil baştan" seçeneğidir, sıfır noktasıdır, yeni yuvamdır. yıllardır istediğim tüm bağlarından arınma, her şeyi ve herkesi geride bırakarak saf özgürlüğün hissiyle her şeye yeniden başlama hayalime kavuşacağım yerdir.

zaten özleme duygusu olmayan bir insan olarak arkamda bıraktıklarımdan üzüntü duymayacağımı bilerek gidiyorum. gelmişimi geçmişimi, anılarımı, sevinçlerimi üzüntülerimi, iyi ki ve keşkelerimi, herkesi ve her şeyi bırakarak, geleceğimi yanıma alarak büyük umutlarla gidiyorum. gerçek beni asla ama asla anlayamayacak ailemin, bir kaç esaslı dost dışında sadece yargılamaya odaklı,empati, hoşgörü ve nezaket yoksunu çevremin ve gidişatından hiç hoşlanmadığım toplumun beni istediğim hayatı yaşamama engel olan bağlarından koparak gidiyorum.

gelecekte neler olur bilmiyorum ama geri dönmek zorunda kalmamayı umarak gidiyorum. belçika'da dilediğim yaşama kavuşabilmek dileğiyle gidiyorum.

istanbul

içinde yaşamayı çok sevdiğim ancak son bir yıldır yolların, araba -otobüslerin- tüm toplu taşıma araçlarının, binaların, kaldırımların , cafe-restaurantlarin dolup taşması ve artık a noktasından b noktasına gitmenin benim için sadece çileye dönmesi sebebiyle yaşamaktan eskisi kadar zevk alamadığım şehirdir. neyseki çilem sona eriyor.

ilginç bir ölüm kalım sorusu

bankalarin müşteri temsilcilerini arardim, artık ulaşılamıyorlar.

nalan

sana yanığım ama bu ateşi harlama nalan
dizinin dibi çok güzel yer ama yaşayamam ben orada
sen bahçesin ben kasırga, çiçeklerin kopar burada, yapma nalan
ben karşının taksisiyim, ömrünün hay aksisiyim,olmaz nalan

bak ben yara gibiyim gönlünde bir yara gibiyim nalan
sal beni gideyim ömründe bir kara meleğim nalan
ben yara gibiyim, gönlündeki yarayı kapat nolur
sal beni gideyim, ömründe bir kara meleğim (lekeyim) nalan

sen kıştasın ben boş soba, ayakların üşür burada, yakma nalan
sessiz konuş ne olursun ayıp olur kahrolursun olma nalan



mezun olduğum lisede aynı dönemde okuduğum kişi olan emir can iğrek'in beni kendine kitleyen şarkısıdır. parçada sevdiği kişiye göre uygun olmadığını acı dolu cümlelerle anlatmaya çalışan bir sevdalının hikayesini görüyoruz.

şarkının sözleri olsun, müziği olsun her şeyiyle oldukça başarılı bulduğum bir çalışmadır. son derecede sade ve mütevazi bir klibi vardır ki çok da sempatik gözüküyor klibinde.

ben karşının taksisiyim, ömrünün hay aksisiyim gibi iki saçma cümle nasıl duygusal geliyor kulağıma bilmiyorum ama müziğin gücünü de sorgulayacak değilim.

hissederek dinlediğim bir parçadır.

inşaatı izleyen adamlar

oralet kokulu amcalarımızdır.

dark

predestination filminin konusunu alıp daha uzun geniş bir şekilde yaya yaya işledikleri dizidir.

trans bir kadını kadınlar tuvaletine almamak

filipinlerde yaşanan hadisedir. filipinlerde bir avm'de trans bir kadın, trans olduğu fark edilip cinsel organı sebebiyle kadınlar tuvaletine girmesine temizlik görevlilerince engel olunuyor, çağrılan polis durumu kabul etmeyen kadını kelepçeleyip bodrum kata götürüyor. (transeksüel travesti ayrımlarına çok iyi derecede hakim değilim, buradaki mağdur özelinde yanlış kullanıyorsam düzeltin lütfen)

kadın ortada sorun yok iken suçlu muamelesi görüyor.o da yetmiyor avm yetkilileri kadına dava açıyor. ne mantıkla, ne gerekçeyle anlamış değişim. şaka gibi. neyse ki dava düşüyor. tuvalete girmesine engel olan görevli daha sonra kendisine özür mektubu yolluyor falan ama ne fayda?! böyle bir eziyetin telafisi bence yok.

şimdi ben şunu merak ediyorum. penisi var diye kadınlar tuvaletine alınmayan bu trans kadını sahip oldukları bu alelade mantık çerçevesinde göğüsleri var diye erkekler tuvaletine de almayacaklardı. en basit ve en doğal hakkı olan bir şeyi tekrar hak etmeye mecbur bırakılacaklarsa, bu insanlar hayatlarına nasıl devam edebilirler?

bu insanları gereği olmayan bir savaşa sokmak bu insanları ölüme sürüklemek değil de nedir? kendisinin daha özel, iyi, üstün olduğunu zannedip yaşamayı daha çok hak ettiğini düşünen bu öldürücü zihniyetin yakalarımızı bırakması için kaçımız daha bu muameleye maruz kalmalı?

rüya görmenin amacı

imkansızların yer almadığı bir dünya deneyimi yaşabilmemiz içindir. gerçek dünyada ne kadar yetersiz ve aciz hissediyorsak rüyalar aleminde bir o kadar sınırsız güce ve imkana sahibiz.

şahsım adına rüyalarımdan kazandığım huzur, özgüven ve mutluluk ile elde ettiğim gücün gerçek hayatta ayakta kalmama yardımcı olduğunu söyleyebilirim.

momo



avatar ang’in hayvanlarından birisidir.

hülya avşar

türkiye'nin en kalitesiz kadını olabilir.

güzelliği ve fiziğiyle kazandığı paraların rahatlığıyla yaşarken,kadının zaten değer görmediğ türkiye gibi bir ülkede, hangi şartlarda yaşadığını dahi bilmediği kadınların yeri hakkında çöp değerinde yorumlarını bir çok kez dile getirmiştir. ayrıca erkeklerin eşlerini aldatmasına müsade edilmesi gerektiği gibi saçma sapan bir konuşmasını hatırlıyorum.

bunları söyleyebilecek kişinin kendisine saygısı ne kadar vardır bilmiyorum açıkçası ama benim görüşümde yok denecek kadar azdır.

senin kendine saygın kalmamışken kim sana niye saygı göstersin?
senin kendine saygın kalmamışken bütün kadınlar hakkında olması gerekiyor dediğin düşüncelerini kim ne yapsın?

zirve düzenleme rehberi

herkes diyemesek de belli bir kitlemiz, bir şekilde bir zirve altında toplanmak, görüşmek ve tanışmak istiyor. ancak çoğu zaman kimsenin elini taşına altına koyduğunu göremiyoruz. bunun aslında ne kadar kolay olduğundan bahsetmek isterim.

zirve nedir, neden düzenlenir, nasıl olmalıdır, kimler düzenleyebilir? ( sözlük kuralları değildir, şahsi yorum içerir)

zirve nedir?
ayı sözlük bazında konuşacak olursak, isteğe bağlı bir tema çerçevesinde ayı sözlük yazarlarıyla bir araya gelmek için düzenlenen etkinliklerdir.

neden düzenlenir?
bir araya gelindiğinde, birbirini tanımayan yazarların tanışmasını, yeni yazarların sözlüğe daha hızlı aidiyet hissini kazanmasını, halihazırda tanışan yazarların birbiriyle daha yakın ve samimi arkadaşlıklar kurabilmesini sağlayacağına inanıyorum. zirvenin teması ve etkinliklerine göre de beraber eğlenebildiğimiz bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

nasıl olmalıdır?
buna dair bir kural bence yoktur. beraber yapılmak istenen herhangi bir aktivite altında, birden fazla aktivite içeren bir etkinlik planı oluşturularak istendiği şekilde vakit geçirilebilir. yani kafanıza göre...

kimler düzenleyebilir?
zirve düzenlemek için sözlük sahibi, yöneticisi, editorü, moderatorü olmak gerekmiyor. sözlük yazarı olan herkes istediği şekilde, istediği zaman zirve düzenleyebilir. yapacağınız tek şey yer ve zaman belirleyip, ne için toplanacağınızı belirtmek geriye de konuyla ilgisi olan olmayan farketmez yazarların katılımı kalıyor.

uğraşacağınız şeyler mekana rezervasyon gerekiyorsa onu yapmak ve zirve içeriğine bağlı olarak düzenleyeceğiniz aktivite varsa organize etmek. düzenlenmiş eski zirvelere bakarak fikir edinebilirsiniz.

umarım zirve düzenleme konusunda biraz da olsa cesaret kazandırır bu yazı. sizin de bu sözlüğün bir parçası olan yazarlar olarak görüş ve yorumlarınız önemli olduğundan bu başlıkta paylaşmanızın katkısı olacaktır. beraber nice zirvelerde görüşmek dileğiyle...

uluslararası kedi günü

8 ağustosta ismiyle müstesna olarak dünyaca kutlanan gündür. bize her anlamda iyi gelen minnaklarımızın günü kutlu olsun.

hayvan refahı için uluslararası fon (ınternational fund for animal welfare) tarafından alınan kararla 2002den beri kutlanmaktadır.

benim minnaklarımı şuraya iliştirip hepsinin patilerinden öpüyorum.


fermuarın açık kalması

kilo alımıyla beraber sıkmaya başlayan pantolonların tombik bedenlere karşı grevidir ki bu sayede kendi kendine olmaya başlar. beni artık giyme de git götüne göre pantul al deme biçimidir.

netflix blutv ve puhutv'nin rtük'e bağlanması

her kuşu s*ktiniz de, kalan leyleğe sırayı getirdiniz dedirten karardır.

uluslararası işleyişi geliştirilmiş ve oturmuş her uygulama ve sistem bizde hep yasaklanıyor, kısıtlanıyor. vikipedi, uber, booking.com vs. netflix türevi internet kanallarına da sansür getirdiler en nihayetinde.

sizin geri kalmış beyinlerinizde oluşmuş ahlak kalıplarınıza ve uygun gördüğünüz şeylere indirgenmiş içeriklere kanaat etmek zorunda mıyız?!

dengini veya daha iyisini üretemediğiniz gibi dünya geneli kabul gören ve çalışan sistemleri engelleyecek kadar da despot bir yapıya sahipsiniz.

neyin gerekli neyin gereksiz olduğuna herkes adına karar verme haddini kendinde gören baskıcı bir hükümet anlayışınızdan da gına geldi. insanlar sizin yüzünden ülkesine soğumuş halde kurtulma hayalleriyle yaşıyor. sizin de halk tarafından sansürlendiğiniz günleri bekliyoruz.

sam smith

19 temmuzda yayınladığı how do you sleep? klibinde nakarat kısmındaki danslarıyla, benim için gay icon olmaya bir adım daha yaklaşmış abimizdir.

üstteki yazar

sözlükte birileri hate fuck yapmak isterse sanırım bu yazarın kapısına dayanırlar gibi duruyor.

ekrem imamoğlu'nu gözünde çok büyütenler derneği

erdoğanı götünde büyütenlerden iyidir, ki erdoğan büyüttükleri götlerindem bu kişileri sikmesine rağmen bu kişilerin götünde büyütmeye devam etmeleri, bu kişileri tecavüzden zevk alanlar derneği'ne de otomatik olarak üye yapar.

insanın birinin yanında kendini en çok özel hissettiği an

ilk defa birisine karşı böyle hissettiğini söylediğinde ve bu konuda gerçekten samimi olduğunu anladığınız zamandır.
  • /
  • 40

süleyman soylu

ekrem imamoğluna ahmak diyecek kadar seviyesiz söylemler geliştiren siyaset adamı. ekrana her çıktığında sinirli, agresif, çatık kaşlı görmekten sıkıldım. ekranlarda görmekten de sıkılmış olabilirim. sı kıl dık başgan.

belçika

bir aksilik olmazsa aralık başı ziyaret edeceğim ülke olacak. @nstrgt bu yeni başlangıç kararı için adına çok sevindim. umuyorum her şey çok güzel olacak.

mutsuzluk veren küçük şeyler

film izlemeye başladığında alt yazıda senkronun kayık olduğunu farkedersin ya işte o an kendini dağlara taşlara vurasın gelir.

mutsuzluk veren küçük şeyler

yemek yiyorken ve ağızda kocaman bir lokma varken hapşurmak

duygusuzluk aşılanmış erkekler

insan olarak değil erkek olarak değerlendirilen/yetiştirilen tüm erkekler bu kategoriye girer. neydi erkekliğin öğretilmiş kuralı: duygularını sert duruşunun ardına sakla, şimşek ol, çak ama damlama. o övündüğümüz erkekliği koruma adına gülmek, ağlamak gibi anın getirdiği kaygılardan uzak duyguları yaşamaktan çekiniyoruz, öğretildiği üzere. ödün vermemeyi insanlığımızın önünde tutmaktı amaç, yaştan kurutulmuş gözler izler taşıyacaktı hayattaki mağrur duruşa. bir babayla özdeşleştirilmiştir şiddetin arkasına saklanan yufka yürek. evde estirilen terörün ardından kapalı kapılar arkasında dökülen yaşlar sergileyecektir yenilmediğini. işte onlar aşılanan duygusuzluğu taşıyacaktır bir avuç toprak üstünü örtene dek, sonra sulanır yaşlarla üstü, yumuşatılamayan sertliği.

şeriat isteyen müslüman

anketteki istatistiği baz alırsak kaba bir hesapla nüfusa oranlandığımızda sadece türkiyede zina yapan kadını taşlayarak öldürecek 2,5 milyon, hırsızlık yapanın elini kesecek 3 milyon, din değiştireni öldürecek 1,5 milyon, islamı korumak için sivilleri öldürecek 1,5 milyon insan yaşıyor. insanlar müslümanlardan neden korkuyor, önyargı var demeden önce çuvaldızı kendimize batırmamızın zamanı gelmedi mi?

çocuğunun eşcinsel olduğunu öğrenmek

türkiye'deki ailelerin aile gruplarında konuştuklarını okuyorum da, amanın ne tepkiler, ne panikler, ne hurafeler, beni benden alıyor anlatılanlar. bir de tabii bunlar, aile gruplarına kadar gelebilecek kapasitede olan insanların tepkileri. buralara gelmeyecek kadar bağnaz insanların evlerinde ne dramlar yaşanıyor kimbilir.

"çocuğum öldü gibi hissettim, dünya başıma yıkıldı" falan diyen aileleri hiç anlamıyorum. alt tarafı çocuk bin bir güçlükle "anne ben eşcinselim" demiş. bağrına basıp sevgi, anlayış, şefkat göstereceğine, çocuğum öldü sandım ne demek amk. "anne ben adam öldürdüm" dese bu kadar manyak tepkiler almaz insan yani yemin ediyorum.

"eşcinsel olduğunu söyledi ama hiç oralı olmadık, kabullendiğimizi görürse cesaret alır, daha çok eşcinsel olur, kabullenmediğimizi görürse belki vazgeçer" diyenler de var. bu da tabii çocukların daha da içine kapanmasına veya isyan etmesine neden oluyor.

daha intihar etmek isteyen, hatta çocuğunu öldürmek istediğini söyleyen tipler var ki, bu itirafları okuyunca çok pis küfürler sayasım geliyor.

bu aile destek gruplarına bütün aileler gitmeli, yoksa böyle gerizekalı gerizekalı tepkiler veriyorlar cehaletten, olan hem kendilerine hem de o eşcinsel gençlere oluyor. cehaletten kırılıyor bu ülke.

ailesine açıklayacak eşcinsel gençlere de tavsiyem, ailenizi böyle gruplarla veya doktorlarla iletişime geçirip, doğru bilgileri edinmelerini sağlayın, yoksa valla görünen o ki, en eğitimli sandığınız aile bile konu eşcinsellik oldu mu, bir hurafeler yumağının içinde buluyor kendini.

çocuğunun eşcinsel olduğunu öğrenmek

bence islamcı bir aileniz varsa uğraşmayın. evlat katline uğrayabilirsiniz.
çok imreniyorum ailesi yanında olan insanlara. bizimkiler yemeğini evini veriyorum yeter kafasındalar.
narsist ebeveynler lütfen çocuk yapmasın.

ilginç bir ölüm kalım sorusu

yanıt verme ihtimali olmayan tek kişi olarak kendimi arardım.

aynur aydın

ilk albümü "12 çeşit la la la / 12 ways of la la la" ile piyasaya müzikalite anlamında süratli ve dolu bir giriş yapan, sonrasında ise piyasaya yakın işlerle yoluna devam eden şarkıcı. sesi çok güzeldir. yaptığı şarkıların alt yapıları lezizdir.

dön bebeğim, bu gece son gibi lezzetli akustik coverları vardır.

erdem kınay'ın iki proje albümünde de yer almış düzenleme olarak uçuşta olan "işporta" ve "sınır" adlı iki şahane şarkı söylemiştir.

"life goes on" diye tamamen imkanları zorlayarak çıkardığı ingilizce bir teklisi daha vardır.

"emanet beden" albümü daha çok ses getirmiştir. "günah sevap, bi dakika, damla damla, anlatma bana" gibi şarkıları kliplenmiştir. bu şarkılar ilk albümden daha çok hite ulaşmıştır.

catwork ile çıkardığı "siz hepiniz ben tek"
tunç berkay ile çıkardığı "bana aşk ver tanrım" teklileri mevcuttur. dinlenesidir.

geçen kış "düşüne düşüne" isminde bir slow tekli çıkarmıştır.
yine geçen yıl "salla" isminde eğlenceli bir tekliyi piyasaya sunmuştur. bu şarkı da yüksek hit alanlardan.

son günlerde ise jale'nin "gel güzelim" şarkısını cover yapmıştır. aysel gürel şarkısı okuyarak ve hakkını vererek yeniden yükselişe geçmiştir.

tekrarlıyorum sesi çok güzeldir ve iyi aranjörler ile çalışmayı seviyor.

türkiye standardının oldukça üzerinde. hadise, demet akalın, aleyna tilki ile adı yan yana gelmemelidir. tamamından üstündür.

Toplam entry sayısı: 790

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

ayı sözlük'te yaşanan kutuplaşma

içi boş, çürük girdilere sahip yazarlık kariyerine sahip yazar arkadaşların sıkan paylaşımları beğenilmeyince, dışlandıklarını düşünerek kutuplaşma savlarıyla duyar kastıkları durumdur. bi sakin olup "ben ne yaptım da bir kutuplaşma meydana geldi?" diye düşünmeleri tavsiye olunur. yazdıklarınızın anlamı olmalı ki zıtlaştığınız düşündüğünüz kişilerle bir şeyler konuşabilesiniz ve ortak bir paydada buluşabilesiniz. karşısında boş ve anlamsız şeyler gören bir insan sizinle tartışıp haklı çıkmaya değer görecek bir şey bulmadıkça niye sizi taksın ki? hal böyleyken tabiki aynı değil zıt kutuplarda bulursunuz birbirinizi.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

zirve düzenleme rehberi

herkes diyemesek de belli bir kitlemiz, bir şekilde bir zirve altında toplanmak, görüşmek ve tanışmak istiyor. ancak çoğu zaman kimsenin elini taşına altına koyduğunu göremiyoruz. bunun aslında ne kadar kolay olduğundan bahsetmek isterim.

zirve nedir, neden düzenlenir, nasıl olmalıdır, kimler düzenleyebilir? ( sözlük kuralları değildir, şahsi yorum içerir)

zirve nedir?
ayı sözlük bazında konuşacak olursak, isteğe bağlı bir tema çerçevesinde ayı sözlük yazarlarıyla bir araya gelmek için düzenlenen etkinliklerdir.

neden düzenlenir?
bir araya gelindiğinde, birbirini tanımayan yazarların tanışmasını, yeni yazarların sözlüğe daha hızlı aidiyet hissini kazanmasını, halihazırda tanışan yazarların birbiriyle daha yakın ve samimi arkadaşlıklar kurabilmesini sağlayacağına inanıyorum. zirvenin teması ve etkinliklerine göre de beraber eğlenebildiğimiz bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

nasıl olmalıdır?
buna dair bir kural bence yoktur. beraber yapılmak istenen herhangi bir aktivite altında, birden fazla aktivite içeren bir etkinlik planı oluşturularak istendiği şekilde vakit geçirilebilir. yani kafanıza göre...

kimler düzenleyebilir?
zirve düzenlemek için sözlük sahibi, yöneticisi, editorü, moderatorü olmak gerekmiyor. sözlük yazarı olan herkes istediği şekilde, istediği zaman zirve düzenleyebilir. yapacağınız tek şey yer ve zaman belirleyip, ne için toplanacağınızı belirtmek geriye de konuyla ilgisi olan olmayan farketmez yazarların katılımı kalıyor.

uğraşacağınız şeyler mekana rezervasyon gerekiyorsa onu yapmak ve zirve içeriğine bağlı olarak düzenleyeceğiniz aktivite varsa organize etmek. düzenlenmiş eski zirvelere bakarak fikir edinebilirsiniz.

umarım zirve düzenleme konusunda biraz da olsa cesaret kazandırır bu yazı. sizin de bu sözlüğün bir parçası olan yazarlar olarak görüş ve yorumlarınız önemli olduğundan bu başlıkta paylaşmanızın katkısı olacaktır. beraber nice zirvelerde görüşmek dileğiyle...

iki eksi yeyince zırıl zırıl ağlayan yazar

sorun bence eksi yemek değil. kimsenin eksi oy vermesinde bir yanlışlık yok. oy verme sistemi bunun için. beğenmediğin bir içeriği belli etmen için. ama insani rahatsız eden şey bunun suistimal edilmesi.

sırf sevmediği için sürekli eksi oy vererek karşı tarafı rahatsız etmeye çalışmak acizlikten başka bir şey degildir . sorununu iletişim kurup konuşarak çözmeyi beceremiyorsan görmezden gelirsin, ama yok illa it dalasina gireceğim diye elinden başka bir şey gelmedigi için eksi oy butonuna abaniyorsan da yazar kardeş kusura bakma ama sürekli eksileyen beyni gelişmemiş depresif bir mal değneği olmak dışında bir özelliğin yok demektir.

istanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin iptali

sinirliyiz, neredeyse öfke doluyuz ve daha çok şaşıramayız inancının gafletine düşerek daha çok şaşırtılmış durumdayız. ama bu defa kurşun sekerek kendi ayaklarına isabet etti. kalan son itibar kalıntılarını da ıkınarak topladıkları son bir sandıklık güçlerini yanlış kullanarak kaybettiler, kısacası kendi ayaklarına sıktılar.

gözlerimize soktukları bu aleni hazımsızlıklarının onları daha da küçültmüş olmasıyla hiçbir şakanın güldüremeyeceği kadar komik bir mantıkla bozdukları bu karar sayesinde öfkemize yenik düşmekten kendimizi alıkoyacak morali bulmamıza da yardımcı oldular aslında, sizi gidi rezil şeyler. kendi kalelerine attıkları bu gol beraberinde attığımız gol farkını katlayarak onları yenmekle kalmayıp kümeden düşüreceğiz.

bugüne kadar köprüyü geçene kadar söyledikleri ne kadar söz varsa tersini uygulamaktan geri kalmadılar. bunu hepimiz biliyoruz. milletin iradesi diye diye yırtınıp ortaya koydukları iradeyi reddetmek ve allem edip kalem edip geçersiz kılmak son şakaları olsun. bizler ise bunu hiç komik bulmadığımızı ve son gülenin nasıl daha iyi güleceğini 23 haziran'da göstererek bu demokrasi katliam dönemini kapatalım.

başlıklara ben benimdir o ben oluyorum diye yazıp duran yazar

bir özellik belirten her başlığa, kendi cümlelerini kullanarak özgün anlatımıyla tanım girmek veya konuyu yorumlamak yerine kendini dünyaya tanıtmaya ant içmişçesine o başlıkta bahsi geçen özelliğin onda da olduğunu herkes bilsin isteyen yazardır. üç girdisinden birisi içinde "ben de bu kişilerden biriyim, biliyor muydunuz?" anlamı taşıyan"ben","bkz:ben","ben oluyorum", "bu benim" benzeri bilumum örneklere denk geleceğiniz, dolayısıyla ben merkezli, muhtemelen de ilgi orospusu olan yazardır.

bir bear'la sevişirken altında kalarak can vermek

döl-le-ri-nin akışına ööööölürüm bearım, öööölürüm bearım, öööölürüm bearım oyh.

sözlük yazarlarının durum güncellemeleri

bu başlığı ortaya çıkarmak istedim çünkü sözlük içinde en görmeyi sevmediğim şey ; hayatlarındaki ve günlük yaşamlarındaki otu boku başlık halinde durum güncellemesi gibi buraya sıçan yazarlar. değerlendirme yapabilen yazarlardan ricam son zamanlarda girilen başlıklara içeriklerine ve girilen girdi sayısına baksınlar. adeta kişi veya kişilerin can sıkıntısını giderme, içini boşaltmak için kullandığı bir kap görevi gören,çoğunlukla bel altı olup anlam barındırmayan, kalabalık oluşturan adeta çöplük yerine dönmüş bir hali var başlıkların. editör olarak çalıştığım süre boyunca sadece başlıklar ve girdilerdeki yazım hatalarını düzeltmek,benzer başlıklar açıldıysa oraya yönlendirip tekrara düşmemizi önlemeye çalışmak, gelen şikayet mesajlarını kontrol etmek istemedim. sözlüğe ziyarete gelenlerin heteroseksüel ve homoseksüel bireyler olarak bir araya gelerek oluşturduğu bu platformda bel altı zırvaların çoğunlukta olup sadece bir iki girdi ile sayfa dolduran başlıklardan ibaret olduğunu düşünmelerini istemiyorum.bizi sadece cinsellikten ibaret detaylar olarak görmelerini istemedim. başlıkların bir iki girdi ile kalmayarak, herkesin bir şeyler yazmak isteyeceği,paylaşabilecek bir şeyler bulabildiği içerikler üretilsin istiyorum. kimse kimsenin özgürlüğünü kısıtlamak niyetinde değil,olamaz,olmamalı da. ama burası da beynimizin tuvalet alanı olmamalı, akıp başka beyinlerle karıştığı yer olmalı. her şeyin bir usulu vardır.yemenin,içmenin,oturup kalkmanın,gülmenin eğlenmenin hatta ağlamanın. her şeyin.... sözlüğün de sözlükte yazar olmanın da.... bunu bilmiyorsak önce bunu öğrenelim lütfen.

salaş meyhanedeki yorgo

açtığı başlıkların aşırı spesifik konular olmasının inanilmaz hoşuma gittiği yazardir. her gün yeni bir bilgi sayfaları gibidir adeta. yazdıkları da fena değil. okunur bu okunur.

neden eksilendiği anlaşılamayan entryler

#397329: sadece sevmediğim yemekleri yazmışım, neyini eksiledin bunun? a nasıl sevmezsin seni hadsiz mi demek bu?

#398030 : bu da yazar hakkındaki düşünceme katılmadığınız ya da yazarı yahut beni sevmediğiniz için sanırım. çünkü epey aramış olsam da kendimce başka mantıklı bir sebep bulamadım.
edit : çok tatlısın, iyi varsın.