ayı sözlük günlük

  • /
  • 10
önümüzdeki senenin yaz aylarında istanbul’a taşınmayı planlıyorum. bu kadar uzaklaştığın yeter diye isyan ediyor içimde bir şeyler. diğer yandan kafam hala çok karışık, bu süre zarfı kafamın karışıklığını gidermek ve netleştirmek için yeterli bir süre değilmiş gibi geliyor. bu sefer artık geri adım atmayacağım bir plan olsun istiyorum. onunla karşılaşmak hatta onunla aynı şehirde olduğumu bilmek bile canımı çok acıtacak ama başka hiçbir şehirde de mutlu olamayacağıma kanaat getirdim. bu kararı verme düşüncesi aklıma girdiğinden beri kendi kendimi yemeye başladım yine. fol yok yumurta yok ama ben yine dert edindim işte. tek istediğim gideceğim zamana kadar çok daha iyi ve güçlü olabilmek. bunu nasıl başaracağımı da bilmiyorum. tam 1 sene 8 ay olmuş. ben bu acının bu kadar uzun sürmesini hiç beklemiyordum. iyileşirim diyordum ama yerimde sayıp duruyorum. sanki istanbul’da olmak bazı yaralarımı saracak gibi hissediyorum. hani acının, korkunun üzerine gitmek gerekiyor galiba. kaçtıkça peşimi bırakmıyor gibi. artık kaçmamalıyım. üstüne gitmeliyim belki,
ya üzerime yıkılırsa koca şehir?
ya orada mutlu olabileceğimi düşünürken daha da mutsuz olursam?
kendime sorular sorup duruyorum. duvarlara anlatıyorum. hayattan zevk alamıyorum. ve artık cidden zevk almak istiyorum. beynimi kemiren düşünceleri atmak istiyorum. sadece buraya yazıyorum. anlatacak pek kimsem de yok sanırım. başına buyruk, kimseye fikir danışmadan kararlar alan ben bile, şöyle yap böyle yap diye fikir almaya çok ihtiyaç duyduğum bir hale geldim sözlük.
bu gün sadece çikolata yeyip ders çalıştım, bir de sınavlarım yüzünden buluşamadığım date lerime buyüzden ne kadar üzgün olduğumdan, keşke şu anda yanlarında olabilseydimden filan bahsettim. bir de ailemi özledim, çünkü 9 aydır görüşemiyoruz, sanırım bu sonuncusu bayağı ağır etkiliyor beni. neyse, tatile 2 hafta kaldı. ev arkadaşım ve yarı sevgilim olan adam evde futbol izleyip saçma sapan bağırınca biraz sinirlendim, ama neyse bitti maç. futbolu gerçekten, ama gerçekten anlamıyorum ve anlamak istemiyorum. yani oyna deseler oynarım ama bu futbol endüstrisi beni aşıyor.
ürpermek için soğuk elimi koynuma daldırmak yetmemeye başladı. yalnızlığa alıştığımı düşünüyordum. sadece biteceği güne olan inancıma tutunuyormuşum. o gün sanki hala uzakmış gibi. 9 yıl aklımı, 1 defa bedenimi, 3 ay kalbimi kandırdım. sonuçta yine yalnızdım, yine yalnızım.

ama yine de beklemeye devam edeceğim. sonuçta hala hayattayım ve hayattan bir şeyler beklemek de hakkım*.
birini özlüyor olmanız, ona dönmeniz gerektiğini göstermez. bazen özlemeniz gerekir, bir sabah uyanıp artık özlemediğinizi farkedene kadar.
  • /
  • 10