ayı sözlük günlük

  • /
  • 9
yaşamak bu değil. bu günlerde yaşadığımı iddia edemem. buna olsa olsa ölmemek denir.

evde durmak, evde sürekli durmak zorunda olmak çok zor şeymiş. engellilerin durumunun zor olduğunu bilirdim ama şimdi çok çok daha iyi biliyorum.

koduğumun çinlileri yüzünden yaşadığımız günlere bak. en sevdiğim mevsimde eve tıkıldım. bir çiçek görüp, sahile inip mutlu olan insandım, elimden aldı mikrobun evlatları.

allah kahretsin ya. nası hayat bu. bu yaz denize giremeyecek miyim?

edit: denize girdim :d
arkdaşıma gerilim filmi tavsiye ederken silence of the lambs yerine silence of the sheeps demiştim bu siyasi bi gönderme mi dedi o senin takdirin diyemedm dilim sürşszvsxs tü dedim
bugün erken uyandım, günün en başından itibaren yapacak bir işim vardı, kendimi meşgul etmeyi başardım. evdekiler yatmaya teker teker başlayınca kahvemi aldım, kitabımı okumaya başlayacaktım ki kokunu hissettim. beynimle beraber burnumun bir oyunumu yoksa istemediğim özlemimin getirdiği bir sonuç mu bilmiyorum ama kokunu hissettim. aramızda kilometrelerce mesafe varken ben senin kokunu almayı başarabildim.

gözlerimi kapattım. tüm gün uğraşıp kendimi kandırabildiğimi düşündüm. rahatlayabileceğimi düşündüm. mutlu bir gün geçirebileceğimi sandım.
engellemeye çalıştıkça, sistemimden seni uzaklaştırmaya çalıştıkça bir yerden çıkıp bana kendini hatırlatmayı başarabiliyorsun.
ne zaman kurtulacağım senden. neden sadece ben acı hissediyorum.
beni merak etmemen, iletişim kurmamana üzülüyorum. nasıl bu kadar farklı duygular hissedebildik birbirimize karşı.


çok basit bir insan olmaya başladım. değerlerimi kaybediyorum. saplanmış durumdayım.
sevgili günlük,

sevişmeyeli o kadar oldu ki delireceğim sanırım. en son bu kadar uzun sevişmediğimde bakirdim. tekrar bekaretimi kazandığımı düşünüyorum. ay ilk seksim kiminle olacak acaba?

sevgilerle...
ne oluyor bilmiyorum ama aylar önce yalnızlıktan ağlarken bugün başıma deli gibi talip yağıyor. n’oldu da herkes peşimde koşmaya başladı ölücek miyim noluyor?

o kadar değiştiriyor ki beni bu süreç değişeceğimden, ilgi manyağı olucağımdan çok korkuyorum...
of çok güzel günlük
2 aydır hayatım gerçekten o kadar kötüye gitmeye başladı ki ,ömrüm boyunca kendimi hiç bu kadar umutsuz hissetmemiştim sanki. yaptığım her şey boş ve anlamsız gelmeye başladı, boşa kürek çekiyor gibi hissediyorum. buna rağmen içimdeki yaşama isteğini nereden buluyorum bilmiyorum veya da zorunluluklardan devam ediyorum sadece emin değilim.
karantina süreci de sanırım sorunlu olan psikolojimi daha da kötü etkiledi.
hayatım tam olması gereken noktaya ulaştı: tamamen boşuna yaşıyorum,varlığım gereksiz. keşke birkaç yıl önce yapmaktan vazgeçtiğim şeyi yapsaydım da daha az mutsuz bir şekilde göçerdim, bugünleri görmezdim. ruhsal,bedensel,fiziksel aklına gelirse artık gücüm kalmadı.
sevgili günlük,
monoton bir hayat devam ediyor. sorumluluklar, stres ve günü geçirme. pandemi de cabası...
değişiklik olsa biraz güzel olacak hayatta. kendine iyi bak. görüşürüz.
geçen hafta arkadaşlarla buluşunca bir kez daha mrlegs olduğumu anladım ki giydiğim sadece dizin biraz üstünde şorttu. bakan bakana bacaklara, övgüler, kıskanç yorumlar neler neler.
ulan sözlük 1 saat kadar önce gülüp eğleniyordum ama şu an günün muhasebesini yapınca bazı detaylara takılıp bi durgunlaştım. okumak istersen gireyim detayına. öğlen sonu iki kız arkadaşımı davet ettim. corona karantina sebebi ile çok uzun zamandır görüşemiyorduk. kahkalar, eğlence dertleşme havada uçuşuyor, epey keyifli kısacası. konu ilişkilere geldi, ikisi de ilişkilerini yakın zamanlarda bitirdiği için bu konuda muzdaripler. siz erkekler yok musunuz alayınız şerefsize falan bağlandı olay. tabi işin ayrıntısı eşcinsel olduğumu da bilmiyorlar. ben bi yorum yapmadan gülerek izliyorum bunları. en sonunda biri bizi üzmekten başka bi işe yaramıyor erkekler diyince ötekisi de dedi ki keşke hanzoların dediği gibi lezbiyenlik tercih olsaydı da tercihimizi değiştirseydik.... o an içimden geçti eşcinsel olsan gerçekten mutlu olabilir miydin hele ki bizim ülke, bizim toplumda. ama doğuştan elimize aldığımız bir maskemiz var ya, işte onu çıkartıp da yorum yapmaya, soru sormaya güç de bulamadım cesaret de. devam ettim gülmeye...
selam efenim.

ilk başta hislerimi bir video ile anlatacak olursam:


kendimi çok rezil ettim bu aralar, böyle yoğun duyguları kaldıramıyorum ben. kendimi çok, çok aşağıda gördüm, tükürdüğümü yaladım, bihterin final bölümündeki nevrotik halleri gibiydim.

şimdi bir covid görevlendirmesi geldi, oh rahatladım beynim saçma sapan takılmıyor falan. hayat güzelmiş :)
yalnızlık ihtiyacı diğer insanlara nazaran daha fazla olan asosyal bir insan olduğum halde şu günlerde gerçekten yalnız hissediyorum. bunda karantina sürecinde yakın olduğunu düşündüğüm arkadaşlarımla ipleri koparmamın da payı var tabii. aslında hep farklı dünyaların insanlarıydık ama hep bir şeyleri bastırdık. nihayetinde en olmayacak zamanda gerçek hislerimiz gün yüzüne çıktı. diğer bir sebep de üniversiteye başladığımdan beri heteroseksüel insanlara karşı önyargımın olması. maalesef onların beni hep hor göreceğini sandım. gay ortamından arkadaş edinmeye çalıştım ama tam tersi oldu. aynı kaderi paylaştığım insanlara ne yapsam yaranamazken, fakülte arkadaşlarım beni bağırlarına bastılar. kıymetlerini anladığımdaysa her şey için çok geçti, pandemi başladı. bugün maalesef sabahları bir günaydın mesajı, arada bir halimi hatırımı soran bir mesaj bile almıyorum. öyle işte.
böyle kalkıp "galiba sorun bende" dediğim günlerden biri. belki de gerçekten hoş bir insan değilim.
selam sözlük, redkid döndü. artık 22 değil 23 yaşında, bekaretini kaybetti ve kötü bir sevgililik dönemi geçirdi. kıskançlık krizlerini atlatmakta hala güçlük çekiyor ancak biraz da uslanmaya çalışıyor. dark bear ile de iyi geçinmeye çalışacak artık *. gösterişçi kaşarlığını bir kenara bırakıp daha edepli olmaya çalışacak. artık bol bol beraberiz, ağlayıp sızlanırsam azıcık alttan alın beni *.
saat daha 8 olmadı ama ben uyumak istiyorum. burnumun alnımla birleştiği yerde ağlayamamanın verdiği bir acı var. kafamın içinde bülent ortaçgil'den sensiz olmaz şarkısı çalıyor. olur gibi aslında ama şimdilik olmuyor. kendimle savaşmaktan yoruldum, yeni cephe açmaktan sıkıldım.
normalde yarın karantinam bitiyor ama fenalaşıp ambulans çağırdığımı abartarak iş arkadaşlarıma anlatınca yöneticim arayıp bu hafta evden çalış dedi. çok mutluyum ya 1 hafta daha çalışmayacağım anlamına geliyor bu. yalnız çok alıştım çalışmamaya. geri dönüşümde adapte olmam zor olacak. çalışmaktan nefret ediyorum!
  • /
  • 9