dipteyim ben

Durum: 1963 - 33 - 1 - 0 - 22.04.2018 21:15

Puan: 18706 - Sözlük Kaşarı

7 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 99

sadece arkadaş arıyorum

alttaki yazara soracaklarım var

bunu hayatıma tam olarak yerleştiremem belki ama her şeyin güzel olacağına bir şekilde inandığım için genellikle umutluyumdur.

herhangi bir yıla dönmek istesen bu hangi yıl olurdu ve neden?

ölü sözlük

vallahi beni bilen biliyor. malum sebeplerden ötürü eskisi gibi yazmıyorum buralarda. geçen haftalarda tüm özel hayatımı sözlüğe ifşa eden eski takıntılı vakam vardı, (baya hayatımı yazmıştı sözlüğe) o denli çok sevdiğim sözlükte her an ensemdeymiş gibi beni izlemesi bir nevi tacize giriyor. kimsenin ruhu duymasına gerek yok ama buraya gelmesi bir taciz benim için. rahatsız oluyorum. yoksa ohoo çok yazarım beyler. yazamayanlar da bahar güzelliğinden vakit bulamıyordur, çok normal.

şehirlerarası otobüste bir bearın yanında 15 saat oturmak

entryleri okuyunca güldürmüştür. alemsiniz. swh

ahmak bilimi

fizik alanına bakış açımızı değiştirebilecek program. mesela bir adam yere çakılıyor, onu komik bir dille bilimsel olarak anlatıyorlar. hem eğlenceli hem de öğretici. fırsat buldukça bakıyorum.

seviyeli ilişki

tam olarak tanımlayamadığım kavramlardan biri. tanımlamak zorunda da değiliz de aklımın ermediği şeyler var mesela. seviyeli, ciddi bir ilişkimiz yok ama bana karışmak istiyor. durum böyle olunca ben de aynı şekilde karşı tarafa karışıyorum. sonra saçma sapan kavganın içinde buluyorum kendimi, çocuk gibi neden ona gününün nasıl geçtiğini sorup iyi geceler dememişim. hayır, her şey karşılıklı değil mi zaten? hem biz normal arkadaşsak neden böyle şeyler için kavga çıkarıyoruz ki? neyse belki bir gün bunu sorarım. belki de cesaretim yok. aslında biliyorum kalbi güzel, bünye de dikenli yollardan yürüye yürüye çiçekli yolların olduğuna inanmaktan korkuyor. sana gelince; ne olacak biliyor musun? sen de misafir olmak istiyorsun kalbime ama muhtemelen bir fırsatını bulduğunda herkes gibi sen de gideceksin, ben sadece üzüntü duyacağım. belki sen de... seviyeli ilişki dediğimiz olaya bakış açım bunlardan ibaret ve oldukça gri.

sevgiliden soğutan hareketler

ikili ilişki bazında kıskandırmaya çalışması.

haniminevi.com

sitede sipariş verip evlere yemek de mi yollanıyor? o kısmını tam olarak anlayamadım ama içerik olarak güzel. sadece yemek-ilişkiler-giyim gibi konular apayrı kategorilerde toparlansa daha iyi olabilirdi. iyi çalışmalar dilerim.

lezce.com

entrym oylanınca fark ettim. tekrar söyleyeyim, bu sitedekilerin en azından %90'ı sıkıntılı. buradan istisnai, süper bir arkadaşım var. kendisi mühendis, çok hanım hanımcık bir insan. oturması kalkmasıyla mükemmel bir dosttur. onun dışında profiller çok dandikti. normal bir insanın şu devirde, bu sitede takılacağını düşünmüyorum.

bir arayış platformu olarak ayı sözlük

yoo. herkes gayet kardeşimdir.

durduk yere ayı sözlük yazarlarına koyan şarkılar

aslında coşkulu da bir parça.

alttaki yazara soracaklarım var

bir yere kadar iyi ama bir yerden sonra insanı negativite edebilir.

hiç paran yok diyelim. 50-60 lira verip çok sevdiğin sanatçının konserine bile gidemeyecek derecedesin. fakat çok istiyorsun; istanbul ya da ankara gibi sana uzak herhangi bir şehre nasıl giderdin? (otostopa karşı mısın?)

berk oktay'ın kişisel porno galerisinin hacklenmesi

tövbe tövbe. berk abiciğim naptın sen öyle.

seda akgül

aslında sevimli bir kadın, son zamanlarda tuhaf açıklamalar yapmış. neden yapmış bilinmez.

ayı sözlük itiraf

üstteki arkadaşımızın entrysi bana şunları düşündürdü: insanların nefret kusma sebepleri şöyle oluyor:
- kendi hayatlarında başarısız, hayal kırıklıklarıyla dolu olmak,
- hep mutsuz ve boş yaşamaları,
- hayatı her anlamda kalitesiz yaşamak zorunda olmaları,
- bir işe yarayacak kadar yeteneklerinin dahi olmaması,
- son olarak karşısındaki insanların kendisinden kat kat yüksek mevkiide olması.

unutmayın; düşmanlarınız sadece siz başarılı olduğunuzda kahrından kendisini yer ve mutsuz olur. en büyük dersi, başarımızla veririz. böyle olunca da çok mutlu oluyorum.

jet sosyete

bu akşam oturup biraz şu diziye bakayım dedim. aslında sevgili gülse birsel'in oyunculuğunu beğenirdim lakin bu kez olmamış. ağzını çok fazla açıyor, abartılı olmak için çok uç rol yaptığını fark ettim. oyunculuk cidden zor zanaat, anlıyorum ama bir şeyler eksik. bir de hep aynı kadro. yani avrupa yakası ekibindeki insanlar yine bu dizide. al şöyle yeni oyuncu, hayır yani yüzler görelim di mi? maalesef olmamış.

survivor 2018 all star

takımla alakalı değişiklik olacakmış ama şahsi fikrim bu 1 nisan şakasıdır herhalde. hem aradan kaç ay geçmiş. neden şimdi takımları dağıtsınlar ki?

değişen dünya düzeni

tüm moralimi bozan değişimdir. baktığımız zaman çok şey değişiyor. eskiden günlerce, aylarca ufacık bir cümle için mektuplar beklenirmiş. şimdi değil mail, whatsapp'a bakıyor her şey. saniyelik ve kısacık işlemlerimiz. şu kolaylık bazı kavramları da değersizleştirmiyor değil ama bir kere ayak uydurmuşuz. düzen böyle gelişiyor ve devam ediyor.

interaktif sözlükler mart 2018 sıralaması

sıralamamız gayet iyi. bence en önemlisi biz cool bir sözlüğüz beyler. "ayı" deyince bir havalılık yok mu? valla bence var.

mor ve ötesi

son coverıyla gözüme girmişlerdir. ama o klip olmamış, daha hafif daha sakin görsellerle süsleme yapılabilirdi. seyirciler fazla coşkulu olmuş. şarkı da ona göre hafif.
  • /
  • 99

aldatmak

2018 oscar ödülleri

blade runner 2049'ın geceden birden fazla ödülle dönmesi acayip iyi geldi.

kazananlar:

en iyi film: the shape of water

en iyi yönetmen: guillermo del toro (the shape of water)

en iyi kadın oyuncu: frances mcdormand (three billboards outside ebbing, missouri)

en iyi erkek oyuncu: gary oldman (darkest hour)

en iyi yardımcı kadın oyuncu: allison janney (ı, tonya)

en iyi yardımcı erkek oyuncu: sam rockwell (three billboards outside ebbing, missouri)

en iyi özgün senaryo: get out (jordan peele)

en iyi uyarlama senaryo: call me by your name (james ıvory)

en iyi animasyon filmi: coco

yabancı dilde en iyi film: a fantastic woman (şili)

en iyi belgesel film: ıcarus

en iyi kısa belgesel: heaven is a traffic jam on the 405

en iyi canlı aksiyon kısa film: the silent child

en iyi animasyon kısa film: dear basketball

en iyi film müziği: the shape of water

en iyi özgün şarkı: remember me (coco)

en iyi ses kurgusu: dunkirk

en iyi ses miksajı: dunkirk

en iyi yapım tasarımı: the shape of water

en iyi görüntü yönetimi: blade runner 2049

en iyi makyaj ve saç tasarımı: darkest hour

en iyi kostüm tasarımı: phantom thread

en iyi film kurgusu: dunkirk

en iyi görsel efekt: blade runner 2049

küçükken en çok sevilen çizgi filmler

bi arkadaş

sözlükçülerin 15 yaşındaki haline vereceği öğüt

arkadaşlarına uyup da sakın sigara içme. çünkü iki sene sonra okuldaki tuvalette müdür yardımcısına yakalancaksın. disipline kadar gideceksin. içeceksen de bir zahmet okul dışında iç.

ilk görüşme sonrası atılan ilk mesaj

sevişmeden sonra "bunu bir daha yapalım en kısa zamanda, çok zevk aldım, harikaydı, müthişti bla bla..." demiş hatta ayrılacağım zamanda en az 2-3 dakika boyunca sarılıp, bırakmak istememişti. 2 gün sonra ben yazdım; öyle havadan sudan sohbet, sonraki gün o yazdı sohbet yine tıkandı, sonra ben yazdım ama bu sefer cevapları kaçamaklı, en son yazdığımda her mesaja 3-4 saat sonra cevap vermeye başlamış en son mesajı görüldü bile yapmamıştı. bu kadar memnun olup da sonra siklememesi şey sanki biraz şey ne bileyim... o tarihten sonra(yaklaşık iki hafta önce) insan davranışları üzerine sorgulamalar yapmayı da bırakma kararı aldım.

birbirlerine aynı anda evlenme teklifi yapan lezbiyen çift

işte hayalimdeki level bu ama ben şu an oturmuş soğan doğruyorum.

çocukken yapılan ibnelikler

misafirliğe gitmiştik. gittiğimiz ailenin benden büyük erkek çocukları vardı. annelerimiz salonda. biz de oturma odası gibi bir yerdeyiz. bunlar benimle oyun oynamak istemediler ve kendi aralarında top oynamaya başladılar. ben de o sırada üzgün üzgün oturuyorum ve bir yandan da gıcık oluyorum. sonra bunlar şut çekerken kocaman vazoya at topu. bunlar birden panik olmaya başladı, bana sus sus yapıyorlar. o sırada da annesi bağıra çağıra geliyor. ben de durur muyum? söyledim tabii ki kimin kırdığını. annesi eline eline vurmuştu çocuğun. o vurdukça ben zevke geliyor, kahkahalar atıyordum içimden.*

yazarların değersiz olduğunu anladığı an

karne günüydü sabah herkes erkenden gitmiş lise son mezun oluyoruz ben biraz geç kaldım. hoca falan çıkmış gitmiş. neyse kapıyı açtım herkes grup halinde bana baktılar iki saniye sürmedi kafalar yine telefonlarına gitti bugğn ne yapacaklarını falan konuşmaya başladılar. pikniğe falan gidilecekmiş. bana kimse bir şey sormuyor tabi gideceğimden değil ama insan sorsunlar istiyor. sonra tekrar kapattım kapıyı hocayı aramaya gittim. burada bekle dedi. gidip kahvesini içti sonra geldi. kahveni sonrada içebilirsin neyse geçiyorum. o sıra bekleyene kadar okulun koridorlarına baktım herkes birbirini sarılıyor öpüyor. kimse benimle ilgilenmiyor nasılsın naber diyen biri yok. okulda tanımadığım insanlarla bile bir can havliyle atılıp konuşmaya çalışan öğrenci olmuştum ben. öyle asosyal ya da serseri değildim. zararsızdım. görünmüyordum ama sorunda bu sanırım. kitaplarımı okula bağışlayacaktım kazan dairesine indim o gün okul boşalmıştı çoktan. tek tük vedalaşmalar yapılıyordu bir öğretmenim tek sarıldı bana. kazan dairesinde indiğimde kantini de kapatmışlardı. kurt cobain in ilk intiharı geldi aklıma. hiç arkadaşım yoktu beni gören diyordu. sonra dedim ki kızım salak mısın ne arkadaşı mezun olmuşsun koca kızsın saçmalama diye. ama öyle olmuyor işte insan ihtiyaç duyuyor birilerine. kalktım eve gittim eski erkek arkadaşım mesaj atmış. işin yoksa takılalım vs. yine yalnız kalmış belli. ben hiç yazmazdım kimseye gel takılalım diye mesela. insanlar kendilerini çok düşünüyor sanırım benim dışımdakiler. bende yalnız kaldım ama kimseyle dalga geçmedim tekrar arkadaşlarımla takılacağım gün geldiğinde arkamı dönmezdim o kişiye. belki benim elimdeydi her şey. ama şunu biliyorum yaşlı amcaların öğütleri gibi gelecek belki ama bir insan ya etrafına kötü olur ya da kendine kötü olur. ben işte kendime kötü olanım. havva ile ademin günahını tanrı bazı insanlardan çıkarır diye efsane döner ya sanırım bende o gruptayım. inanmıyorum ama buda tuzu olsun işte. kimliği dahi olmadan ölen ve silinen, nazi işkencelerinde can verenlerden bir öte, diğerlerinden bin geride bir hayat benimkisi. (gerçi ilerde acı çekerek ölme ihtimalim hiç yok değil)

o ses türkiye'yi kadınların kazanamaması

nihayet bir kadın kazanmış.

(bkz:lütfiye özipek)

Toplam entry sayısı: 1963

ayı sözlük itiraf

merhaba arkadaşlar size bir anımı anlatacağım. olay 2000'lerin başında geçiyor. bir gün evde otururken içim birden waffle çekti çünkü sittin sene yememiştim. hemen aranmaya başladım. böyle keser sapı gibi bir çilekli waffle arıyordum. aramalarım cevap vermişti ama bulduğum waffle, nasıl desem toplu iğne gibiydi. beni bir türlü doyuramadı. oradan çıkıp sokakta çaresizce yürüyordum. birden köşedeki siyahi saatçiyi gördüm, hemen yanına yaklaştım. konuştuk, anlaştık. adamın waffleları dehşetti :o. abartmıyorum bana bir saat nutellalı waffle çaktı. kendimi çok geniş hissettim ama şimdi iyiyim. herkes waffle tüketmeli.

edit: üstteki entrye hitaben yarı copy-paste ironi vardır. swh

sözlük hanımağası

hoş bir sözlük sıfatıdır.

işte bu sıfat da bana uygundur. sayın dark bear'ı, bu durumu eyleme dökmeye davet ediyorum. swh

başlıktan yazarı tanımak

kuzenimi geçen gay diye kasadan çevirdiler - (bkz: psk)

hukukta düdükleme terimi - (bkz: futurelavirs)

çanta kemer kombinini uygulamak (bkz: naringergedan)

artık çevreme açılıyorum.ders 1. (bkz: mimar)

dark bear mesajlarımızı görüyor mu

genellikle yazarların karşısındaki kişiden telefon numarası alabilmek için uydurduğu bir bahanedir. "dark bear özel mesajlarımızı okuyor. telefondan rahat rahat konuşsak?"

bahane olm bahane. az akıllı olun işte. adamın işi gücü yok, koskoca sözlüğün sahibi bir de özel mesajlarımızı irdeleyecek ha.

pasif bir direnis

isyankar bir arkadaşa benziyor. adam sözlüğün sahibi olm bir şey varsa siler, yum ağzını otur abisi. sende de vardır illa bir olay. hayırlı işler.

ayı sözlük itiraf

merhaba arkadaşlar size bir anımı anlatacağım. olay 2000'lerin başında geçiyor. bir gün evde otururken içim birden waffle çekti çünkü sittin sene yememiştim. hemen aranmaya başladım. böyle keser sapı gibi bir çilekli waffle arıyordum. aramalarım cevap vermişti ama bulduğum waffle, nasıl desem toplu iğne gibiydi. beni bir türlü doyuramadı. oradan çıkıp sokakta çaresizce yürüyordum. birden köşedeki siyahi saatçiyi gördüm, hemen yanına yaklaştım. konuştuk, anlaştık. adamın waffleları dehşetti :o. abartmıyorum bana bir saat nutellalı waffle çaktı. kendimi çok geniş hissettim ama şimdi iyiyim. herkes waffle tüketmeli.

edit: üstteki entrye hitaben yarı copy-paste ironi vardır. swh

sözlük hanımağası

hoş bir sözlük sıfatıdır.

işte bu sıfat da bana uygundur. sayın dark bear'ı, bu durumu eyleme dökmeye davet ediyorum. swh

gıda boyalarına alternatifler

arkadaşlar afedersiniz 2-3 ay önce mavi gıda boyasından kek yaptım. misafirler filan hep beraber afiyetle yediğimiz keki tuvalette mavi olarak dışarı attık. şirinler gibi tuvalet yaptık mübarek. misafirin çocukları da mavi sıçınca annesi korktu. çocuğuma ne oldu diyor. anasini satiyim gıda boyasını dayadım biraz daha dayasam şirin baba'ya dönüşmüştük.

bursa büyükşehir belediye başkanının kendisine tweet atması

bursa büyükşehir belediye başkanı recep altepe icraatıdır. sahte twitter hesabından girdiğini sanıp kendi kendine övgüler yağdırmış.

kaynak;
http://www.birgun.net/haber-detay/bursa-...

mimar

abicim sözlük elden gidiyor, sen hala 'açılmadığım bir kaç mahallenin bakkalı kaldı' diyorsun. bitiremedin mi hala şu açılma listeni?*

sevgiler..

cortland

bana aşık büyük ihtimal. her yorumumdan sonra nispeten bana laf sokma çabasında. kendisine acıyorum.

patlıcan yemeği

şakşuka ile arasında fark var mıdır bilemiyorum lakin içinde sarmısak da olunca leziz olan anne yemeğidir. ben de süper yaparım.

birinci nesil yazarların kaliteli olması

çok doğrudur.

eteklerimizden kalite akar, felsefe doğar.

sözlüğe 6. nesil yazar olarak gelmek

değişik bir duygu olsa gerek.

sen gir sözlüğe, yazar olayım. kalite paçalarımdan aksın derken neslin 6 olsun. allah yar ve yardımcıları olsun.

hepsini seviyoruz.

7. nesil

kalp krizi geçirmeme sebep olacak nesildir. muhtemelen şuan 13 yaşındadırlar.