dipteyim ben

Durum: 1984 - 9 - 1 - 0 - 09.11.2018 11:32

Puan: 25832 - Sözlük Kaşarı

8 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 100

ayı sözlük yazarlarının ilişki durumları

yaklaşık 2 yıldır flört ediyoruz. 2 yıl boyunca flört olur mu demeyin, oluyormuş.

ayı sözlük günlük

2 gün önce sevdiğimle kavga edip durduk. resmen geceleri uyuyamaz oldum. trip yapıp duruyor, ben alttan almazsam biraz yumuşuyor. "seni çok seviyorum. sen beni neden üzüyorsun?" diyemiyorum. çünkü ben de farkında olmadan onu incitiyorum. sevgili falan da değiliz. biz neyiz gerçekten ben de bilmiyorum ama bağlanmak fikri beni ürkütüyor.

insanların yolda yürümeyi bilmemesi

çok doğru bir tespit. hatta okullarda bunun eğitiminin verilmesi gerektiğini düşünüyorum. ne olursa olsun hep sağdan gidilmesi gerektiğini bilmeyen yüzde 80'lik kesim var. taksim, kızılay gibi merkezi yerlere gittiğinizde bunu daha iyi fark ediyorsunuz. insanların birbirine çarpma sebebi zaten sağdan gitmemeleri, yolu işgal etmeleri. aslında görgü kuralları adı altında bu okutulabilir, çocukluktan yetişseler rahat ederdik. bunun eğitimini biz almadık ama en azından farkındalık oluşturuyoruz. yürümeyi bari öğrenin kardeşim.

ahmet kural'ın sıla gençoğlu'na şiddet uygulaması

ahmet kural ile ilgili olarak alkolü fazla kaçırdığı yönünde bir şeyler duymuştum. tepkileri uç birine benziyor, genel olarak böyle izlenimi var. zaten kendisini savunurken bile beden dili bunu fazlasıyla ortaya çıkarıyor. alkolün verdiği etkiyle de sinir harbi yaşıyor olabilir. sıla'ya zamanında tokat attığı iddiası vardı mesela. sıla bunu inkar etmişti, o dahi doğru olabilir. işin bu raddeye geleceğini tahmin etmediğinden tokat meselesini kapatması ihtimalini yüksek buluyorum. demek ki neymiş, kimseye ikinci bir şans verilmemeliymiş.

sözlük yazarlarının favori mekanları

kesinlikle mado. benim bulunduğum memlekete mado yeni açıldı hatta. çocuklar gibi sevindim. profiterolü için gitmeye değer.

ayı sözlük itiraf

benim ilişkilerim çok tuhaf. 1 haftadır benimkiyle aram çok iyiydi mesela. şu an hiç sebep yokken 3 gündür tek kelime konuşmadık. sanırım ben yıllarca konuşmayabilirim öyle umursamaz hallerim var. elimde değil, hani çok sevsem de birinin üstüne titreme fikri içimden gelmiyor. ha ama çok da seviyorum onu ama bende devamı yok işte.

ikinci bir itirafım da bugün hava çok soğuktu. mesai bitiminde okul bahçesinin bir köşesine oturdum ve etrafı izledim. ortalık çok sessizdi, şükrettim yaratıcıya... emeklerimin karşılığını verdiği için... buralara, hiç bilmediğim bir kültüre geldiğim için bir kez daha şükrettim. tebessüm ederek eve geldim. kahvemi içiyorum sözlük.

en son ne zaman seviştin

mayıs ayında.

anket was were.

kullanıldığını anlamak

şu an ev sahibi tarafından kullanıldığımı düşünüyorum. kim bilir arkamdan "ulan bu da ne enayi, bu evi tuttu" diyordur. her yere de uzak ama el mahkum. şerefsizler, zaten kültürlerini de gram sevmedim. şuradan gittiğim gün parti vereceğim.

ayı sözlük itiraf

annemi, babamı, kardeşimi ve memleketimi çok özledim sözlük. kendimi çok çaresiz hissediyorum, şu an buz gibi bir odanın içinde yazıyorum bunları. arkadaş falan da çare olmuyor tüm bunlara. memleketimde kendi başıma deniz kenarında yürüyüş yapmayı özlemişim. oradaki arkadaşlarım öyle içtendi ki. kimseler buradakilerin yerini tutamıyor bende. bu esnada kalbim de boş olamadı. çok uzaklarda sevdiğim biri var, bazen aramız çok iyi bazen çalkantılı. sevgili de değiliz. hem zaten çok yorulmuşum. biriyle birlikte olmak bana yorucu gelirdi. ne bileyim sözlük, şükrediyorum ama dayanamıyorum da. sadece canım sıkkın. zaman geçsin ve ben buralardan gideyim istiyorum. sayılı gün geçer mi bilmem ama sayılacak kadar az günüm de olsaydı keşke.

üstteki yazar

aklıma duracell pil getiren yazar. swh

doğu ekspresi

neredeyse doğu ekspresi hattı üzerinde yaşıyorum. geçen ay, otobüs yolculuğum sırasında ilk kez uzaktan görünce tebessüm ettirdi. acayip heyecanlandım, çok sevimli görünüyordu. yeni arkadaşlarımla bahar ayı müteakiben seyahat etmek istiyorum.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

köy hayatı

gayet güzeldir. köy insanı daima masum ve içtendir, çok severim. hele ki doğu insanı ayrı güzelmiş. öyle yardımsever ve misafirperverler ki onlarla bütün oluyorsunuz. kendimi çok şanslı hissediyorum. değer görmek ve değer vermek bambaşka bir duygu.

dark bear'ın ayı sözlüğü despotca yönetmesi

her sözlükte olduğu gibi formatın gerekliliğini uygulamaktadır. gayet doğaldır, bunun despotluk olduğunu asla düşünmüyorum.

kars

türkiye'nin en soğuk şehirlerinden biri. şimdiden sanki kar havası varmış gibi. dağları hele... ıssız, kendine has bir ağırlığı var. genel olarak güzel, beğendim.

genç eşcinsellere tavsiyeler

eşcinsel değilim ama genel anlamda şöyle bir tavsiye vereyim: kendinize denk ya da sizden çok az düşük, çok az yüksek statüye sahip biriyle olun. maddi olanaklarınız da neredeyse denk olsun. aşk tek başına yeterli değildir.

otobüs yolculuğunu zehir eden şeyler

koltuğu kucağıma yatıranlar... geçenlerde tam 20 saatlik otobüs yolculuğum oldu, görevim için artık yaşayacağım şehri de merak ediyorum. neyse baktım uçak fiyatları bildiğiniz katlamış, henüz maaşım da bağlanmayınca otobüs kullanayım dedim. aklıma sıçayım inş. önümde bir hanzo, uyarmama rağmen koltuğu bana doğru yatırmaya devam etti. en sonunda muavini çağırdım, bu eyleminden öyle vazgeçti. hani 3 saatlik yol da değil, dümdüz 20 saat be ayı. o kadar geri kalmış bir toplumuz ki bu tarz olaylar yaşamın her yerine yansıyor.

düşün ki o bunu okuyor

sana kartlarımın açık olabilmesini çok isterdim. onca kez konuştuktan sonra hani bana birkaç ay önce "seni pek de tanımıyorum" demiştin ya acayip incittin beni. senin için neler düşünmüştüm, imkanımız da vardı. benimle kalabilmeni, içinden geçenleri bana belli etmeni çok isterdim. ikimizin de cesareti yoktu belki. bilmem ki. ben çok hassas biriyim, sen de öylesin. benziyoruz aslında. belki bu yüzden içimde kıpırtılar vardı. geceleri mesaj atmanı, ansızın beni aramalarını özledim. istediğim şey sadece senin varlığındı. beni sevmeni isterdim. belki sevmişsindir ama bunu hissettirmeni ayrı arzuladım. bir gün benimle sahiden geldiğini düşünerek geçiyor günlerim. çok kırıldık şu hayatta, seni kırmamaya çalışırdım. muhtemelen kırardın beni ama önemsemezdim. sen gerçekten kalbi güzel birisin. ve ben bunları sana asla söyleyemeyeceğim. cesur biri olmayı hiç beceremedim. mutlu kal, sevgiyle kal.

masterchef türkiye

bunun bir yabancı, bir de bizdeki versiyonunu ayrı ayrı izledim ve şu sonuçlara vardım:

- kaostan beslenmeyi tercih ediyoruz.
- kendine saygı duyulması için karşı tarafı itin götüne sokuyoruz.

yabancı versiyondaki şeflerden tutun, yemek yapan bireylere kadar herkes son derece nazik; gülümseyerek iletişim kuruyordu. onu izlerken fazlasıyla keyif aldım. fakat bizdeki versiyonuna bakınca yuh dedirtti. bildiğiniz sürekli birbirini yerme, bağırma, kavga ve kuyu kazma üzerine odaklı bir ortam var. sonra düşündüm, sahiden biz neden kaostan besleniyoruz? neden? gram anlamıyorum. başıma ağrılar girdi, televizyonu kapattım.

en yakın arkadaşın heteroseksüel olması

ben hemcinsimle ilişkiye tamamen uzak biriyim. şu an ciddi düşündüğüm ilişkim de yok. çok yakın kız arkadaşım heteroseksüel. sevgilisi de yok. hemen hemen her gün kendisiyle konuşuruz. ağlar zırlar, tüm derdini bana anlatır. geçen aklından şunun geçtiğini söyledi: "senle ben ne kadar iyi anlaşıyoruz. bazen keşke erkek olsaydın diye düşünüyorum biliyor musun?" dedi bir an afalladım kaldım. "ehehe canım" diye geçiştirdim. üstüne bir de "seni istiyorum, keşke buraya gelsen ya" falan deyince garipsedim. sevdiğimden bile bunları duymamıştım. yani heteroseksüeller de bazı durumların bilincinde ama ön yargılılar. ben de arkadaşıma yan gözle bakacak biri değilim tabii. swh bizde öyle şeyler yoktur.
  • /
  • 100

eşcinsellik ve yalnızlık

evet, açılamamış olmak insanı yalnızlığa itebiliyor ama açılamamanın nedeni etrafındaki insanların vereceği tepkileri kısmen kestirebilmek. dolayısıyla daha da yalnız kalacağının farkındasın, zaten eşcinsel olduğunu herkesin bilmesine gerek yok. heterolar gibi kimle duygusal ya da cinsel bir şeyler yaşadığının göze sokulmasından hoşlanmıyorum. yalnızsam şayet bu böyle bir homofobik toplumda doğmuş olmamın yanı sıra tamamen spesifik nedenlerden de ileri geliyor. her insan şahsına münhasırdır zaten. insanın büyüdüğü yer, çevresindeki insanlar, karakteri, doğuştan gelen özellikleri, psikolojik sorunlarının kökeni, cinsiyeti vs. her şey yalnızlığı etkiliyor bir şekilde. bana göre türkiye gibi bir ülkede erkek olmak çok zor, hele de eşcinsel bir erkek olmak. bu bakımdan çoğu zaman toplumdan kendimi soyutladım, korkularım oldu ve kaçma mecburiyeti hissettim. çünkü benden daha aşağılık insanlara şefkat duygumdan dolayı laf söyleyemediğimde onlar tarafından ezilmek istemedim. ayrıca kafamın çoğu insanla uyuşmadığını düşünüyorum, sosyal medya hesaplarıyla yatıp kalkan, avm'lerden çıkmayan, sürekli bir rekabet içinde olan, yalnızca içen ve eğlenmek için kendilerini zorlayan insanlarla anlaşamıyorum. konuştukları konular bile bana çok boş geliyor. hayır, her zaman ciddi ve elle tutulur şeylerden bahsedemezsiniz ama bazı insanların ettiği muhabbet zeka düşüklüğünden ve kültürsüzlükten kaynaklanıyor gibi geliyor bana. çok elit takılan insanlarda da böyle, içlerine daldığınızda çoğu insanı basit buluyorsunuz. insan ilişkileri bu haliyle beni tatmin etmiyor. ayrıca biz, iletişimi yalnızca konuşmaktan ibaret sanıyoruz. asıl iletişim, eylemekten kaynaklanır, siz bir diğer insanla eylediğinizde onunla iletişim kurmuş olursunuz. birlikte bir şeyler yapmak, birbirinin varoluşunun farkında olarak vakit geçirmek...

dediğim gibi, neticede eşcinsellik ve kafa yapısının uymaması, iletişim anlayışımın diğer insanlarınkinden farklı olması bazı zamanlar yalnızlığı tercih etmeme sebep olabiliyor. ama yavan bir yalnızlık değil bu. tarkovski diyor ki, "kendinizi kendinizle vakit geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin". ben bu şekilde yetiştirdim kendimi ve şimdi yalnız kalmaktan korkan, bu yüzden de sahte ilişkilere teslim olmuş insanlara acıyarak bakıyorum. yine tarkovski, "kendi kendine kaldıklarında sıkılan insanlar bana kendilerine verdikleri değer açısından bir tehlikenin içindeler gibi gelir". diyor. bu cümle üzerinde de çok düşünmek gerek.

ayrıca toplumun beni asimile edip, kendine benzetmesine izin vermeyeceğim.

izlenmesi gereken belgeseller

şekerin insan vücuduna etkisini görmek için that sugar izlenebilir.
yiyecek endüstrisinin halini görmek için food inc.

ayı sözlük chat

sözlükte çok kasıntı tipler var. mizah anlayışları çağın gerisinde kalmış, huysuz, somurtkan tipler. dünyadan bihaber kendi kafalarının içinde yaşıyorlar bence bunlar. ayrıca sözlük kültürleri de yok. başlık açmayı ya da entry girmeyi bilmiyorlar. çok az formata uyan başlık var. cinsellikle ve gay olmakla ilgili başlıklar açılıyor sürekli, başka dünyaları yok mu merak ediyorum.

mutluluk veren küçük şeyler

alt komşumdan kurutulmuş patlıcan biber dolması gelmesi.

kanlı ay tutulması

27 temmuz 2018 de yaşanacak yerlerinizi alınız efem.





ayı sözlük itiraf

cheesecake imin tabanı tuttu.

ayı sözlük itiraf

inanılmaz iğrenç bir gün. şahsen bir daha bugünü yaşamak istemezdim. sigaramı düşürmüşüm ve sinirle anahtarımı almadan çıkmışım. sonuç olarak masmavi pijamamla ablamı bekliyorum. ablam da telefonunu mekanda unutmuş. geri dönüp alasıya kadar da tiyatroyu kaçırmış. üzerimizde bugün bir salaklık var gerçekten.

aldatmak

2018 oscar ödülleri

blade runner 2049'ın geceden birden fazla ödülle dönmesi acayip iyi geldi.

kazananlar:

en iyi film: the shape of water

en iyi yönetmen: guillermo del toro (the shape of water)

en iyi kadın oyuncu: frances mcdormand (three billboards outside ebbing, missouri)

en iyi erkek oyuncu: gary oldman (darkest hour)

en iyi yardımcı kadın oyuncu: allison janney (ı, tonya)

en iyi yardımcı erkek oyuncu: sam rockwell (three billboards outside ebbing, missouri)

en iyi özgün senaryo: get out (jordan peele)

en iyi uyarlama senaryo: call me by your name (james ıvory)

en iyi animasyon filmi: coco

yabancı dilde en iyi film: a fantastic woman (şili)

en iyi belgesel film: ıcarus

en iyi kısa belgesel: heaven is a traffic jam on the 405

en iyi canlı aksiyon kısa film: the silent child

en iyi animasyon kısa film: dear basketball

en iyi film müziği: the shape of water

en iyi özgün şarkı: remember me (coco)

en iyi ses kurgusu: dunkirk

en iyi ses miksajı: dunkirk

en iyi yapım tasarımı: the shape of water

en iyi görüntü yönetimi: blade runner 2049

en iyi makyaj ve saç tasarımı: darkest hour

en iyi kostüm tasarımı: phantom thread

en iyi film kurgusu: dunkirk

en iyi görsel efekt: blade runner 2049

bi arkadaş

Toplam entry sayısı: 1984

ayı sözlük itiraf

merhaba arkadaşlar size bir anımı anlatacağım. olay 2000'lerin başında geçiyor. bir gün evde otururken içim birden waffle çekti çünkü sittin sene yememiştim. hemen aranmaya başladım. böyle keser sapı gibi bir çilekli waffle arıyordum. aramalarım cevap vermişti ama bulduğum waffle, nasıl desem toplu iğne gibiydi. beni bir türlü doyuramadı. oradan çıkıp sokakta çaresizce yürüyordum. birden köşedeki siyahi saatçiyi gördüm, hemen yanına yaklaştım. konuştuk, anlaştık. adamın waffleları dehşetti :o. abartmıyorum bana bir saat nutellalı waffle çaktı. kendimi çok geniş hissettim ama şimdi iyiyim. herkes waffle tüketmeli.

edit: üstteki entrye hitaben yarı copy-paste ironi vardır. swh

sözlük hanımağası

hoş bir sözlük sıfatıdır.

işte bu sıfat da bana uygundur. sayın dark bear'ı, bu durumu eyleme dökmeye davet ediyorum. swh

yıl 2018

enteresan cümlelere sebebiyet verecek bir yılın başlangıcıdır.

yıl 2018, benim cinsiyetimi bilmeyenler varmış sözlükte. ben de diyorum neden bana yürüyen yok. glassjdhj allah sizi ne etmesin ya. böyle de edepsizlik yapıyorum arada.

dark bear mesajlarımızı görüyor mu

genellikle yazarların karşısındaki kişiden telefon numarası alabilmek için uydurduğu bir bahanedir. "dark bear özel mesajlarımızı okuyor. telefondan rahat rahat konuşsak?"

bahane olm bahane. az akıllı olun işte. adamın işi gücü yok, koskoca sözlüğün sahibi bir de özel mesajlarımızı irdeleyecek ha.

ayı sözlük'ü seviyorum çünkü

gençliğimdir. üniversite yıllarım, iş bulduğum evreler, hayatımı yavaş yavaş kurduğum her aşamada bir yerdir ayı sözlük. kısacası canımızdır.

zevk alınan ufak sapıklıklar

hiç bu tarz sapıklıklarım olmamıştır. açıkçası tek gecelik ilişki yaşayıp, onu bunu fotoğraflayanı da duyduktan sonra bir yuh tepkisi oluşmadı değil. toplumumuzdaki akıl sağlığı yerinde görünmüyor.

ilk eşcinsel deneyim

olm ne kadar renklisiniz bak cidden söylüyorum. ben vapura binsem yanıma oturan tiplere bakmaya utanıyorum swh. siz ne ara bunları kesip de cikcikliyorsunuz? vay anasını.

ayı sözlük itiraf

merhaba arkadaşlar size bir anımı anlatacağım. olay 2000'lerin başında geçiyor. bir gün evde otururken içim birden waffle çekti çünkü sittin sene yememiştim. hemen aranmaya başladım. böyle keser sapı gibi bir çilekli waffle arıyordum. aramalarım cevap vermişti ama bulduğum waffle, nasıl desem toplu iğne gibiydi. beni bir türlü doyuramadı. oradan çıkıp sokakta çaresizce yürüyordum. birden köşedeki siyahi saatçiyi gördüm, hemen yanına yaklaştım. konuştuk, anlaştık. adamın waffleları dehşetti :o. abartmıyorum bana bir saat nutellalı waffle çaktı. kendimi çok geniş hissettim ama şimdi iyiyim. herkes waffle tüketmeli.

edit: üstteki entrye hitaben yarı copy-paste ironi vardır. swh

sözlük hanımağası

hoş bir sözlük sıfatıdır.

işte bu sıfat da bana uygundur. sayın dark bear'ı, bu durumu eyleme dökmeye davet ediyorum. swh

antti

abicim sözlük elden gidiyor, sen hala 'açılmadığım bir kaç mahallenin bakkalı kaldı' diyorsun. bitiremedin mi hala şu açılma listeni?*

sevgiler..

7. nesil

kalp krizi geçirmeme sebep olacak nesildir. muhtemelen şuan 13 yaşındadırlar.

birinci nesil yazarların kaliteli olması

çok doğrudur.

eteklerimizden kalite akar, felsefe doğar.

askerlik

hem meslek hem de bildiğimiz gibi vatan görevi.

beni aydınlatırsanız çok sevinirim beyler.
şimdi erkeklere ilgi duyan bir erkek için askerlik neden zor olur ki? mis gibi işte bir sürü bey var, beraber yiyip içip takılacaksınız. nöbet tutacaksınız. neden zor ki acaba? valla bilmiyorum aydınlatın beni.

edit: olm vallahi kötü niyetle sormadım. neden eksilediniz la :(

pasif bir direnis

isyankar bir arkadaşa benziyor. adam sözlüğün sahibi olm bir şey varsa siler, yum ağzını otur abisi. sende de vardır illa bir olay. hayırlı işler.

cortland

bana aşık büyük ihtimal. her yorumumdan sonra nispeten bana laf sokma çabasında. kendisine acıyorum.