kadınların yönetici olması

tamamen tecrübelerime ve gözlemlerime dayanarak söylüyorum ki gördüğüm en acımasız, en kuralcı yöneticiler daima kadınlardan çıkıyor. yönetici oldukları zaman erkeklere karşı da bu şekildeler mi, orasını cidden bilmiyorum. mesleğim gereği hep kadınlarla çalıştığım için artık gına geldi diyebilirim. eğer aramızda 1 erkek varsa o muhtemelen müdür olmuş oluyor.

erkekler mizacı gereği duygularını pek belli edemeyen canlılar olsa da kadınlar, iş yerinde çok tehlikeliler. kendi yaşadıklarımdan anlatmak istiyorum: ben çalışan arkadaşlarımla çok iyiyim, herhangi bir pürüz olmadı ama müdüre hanım acayip sıkıntılı. bana mobbing uyguladığını düşünmüyor değilim. çok adaletsiz birisi, 2 adet yalakçısı var. onlara yaranmaya çalışıyor. kalan, biz 3 kişiyi umursamıyor. "uçağım var, yarım saat erken çıkayım mı?" dedim kibarlıkla. "hayır!" dedi. orta yolu bulmak gibi akılcı fikirleri zerre yok. resmen terbiyesiz birisi, insanların başına gelebilecek durum onun hiçbir tarafında değil. tek derdi, bana pislik yapmak. resmen nefret ediyorum. kadınların yönetici ve müdür oldukları yerde bulunmak dahi istemiyorum. dünyada birbirine bu kadar acımasızca davranan daha başka kesim yoktur. bir daha kurum tercih ederken öncelikle cinsiyete bakacağım. kadın yöneticiler yüzünden işimden soğumanın kıyısındayım. hepsi de aynı ve bu şekildeler. yazık.
mevki sahibi kadınların daha baskıcı olmaları sorununun kadınların yönetici olmasından ziyade erkeklere nazaran daha düşük ihtimalle mevki sahibi olmaları ve bu durumda da erkeklerle kıyaslanma durumlarından ötürü görevlerine yine eril kodlarla sarılmalarından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. ya da belki herşeyi yapma hakkını kendilerinde görmeye başlıyor olabilirler. yine de sinir bozucu tabi. ben de bazen böyle durumlarda "biz kadınlar da az değiliz" diye düşünüyorum ama sonra neden kadınlara bu tarz durumlarda daha çok yüklendiğime şaşırıyorum. hata hatadır tabi, kadın yapıyor diye susulmamalı.
açıkçası kadınların yönetimlerde daha fazla yer bulması taraftarıyım. lakin vizyon sahibi, işlerini ve ilişkilerini mantık çerçevesinde yürütmeleri kaydıyla. bu zamana kadar iki kadın yöneticiyle çalıştım. ilki kendini çok zeki zanneden ama aptal olan bir kadındı. yaptıklarına anlam vermek imkansız ve patavatsızın önde gideniydi. tek çekici yanı 175cm boyunda olması ve kadınsı çekiciliğini işine yansıtmasıydı. diğeri de çok güzel olmasına karşın çok fazla konuşmasından dolayı çekilmez hale gelirdi. ikisiyle de iş yapmak çok zordu. illa kendi istedikleri olacaktı. karşısındakilerin ne söylediğine ya da ne yapmak istediklerine zerre önem vermeyen egoist tiplerdi. zaten bu tarz insanlarla fazla çalışılamıyor bir yerden sonra ipler kopuyor. sanıyorum ki bu hep kendilerini kabul ettirme çabasından kaynaklanıyor. zira bu kadınlarda gördüğüm budur. erkeklere göre daha bir ezilmişlik hissi, aşağılık kompleksi olan kadınlardı. yazık kendilerine azıcık güvenseler dağları dize getiriler de işte malesef egolar tavan olunca bazı şeyler yerle yeksan oluyor.
bazıları ana gibidir, bazıları da yılan.

ve o yılanlar, anaların ayakları altında ezilsin isterim.
kadınların yönetici olması ile ilgili bir sorunum yok ama mümkünse benim yöneticim olmasınlar.şimdiye kadar çalıştıklarımın ortası yoktu.ya nefret ya da aşırı bir sempati besleme.haliyle bu tür gitgeller sorunsuz bir ortamda çalışmak isteyen insanı yoruyor .sonuncusu yakın olduğu bayanlara isteyip de elde edemeyeceğim erkek yok demiş.eşcinsellerin varlığından haberi yoktu sanırım.kendisinden kurtulana kadar hepimiz kendimizi her an tacize uğrayacakmışız gibi tehdit altında hissetmiştik.