lethallegend

Durum: 1825 - 110 - 9 - 0 - 20.09.2018 12:51

Puan: 26314 - Sözlük Kaşarı

9 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

henüz bi o girmiş.
  • /
  • 92

toefl

toefl sınavına yakın zamanda girmiş bir arkadaşın tavsiyelerine acil ihtiyacım var. özelden ulaşabilirseniz çok sevinirim. teşekkür ederim. ha bir de 2018 bitmeden girmeyi düşündüğüm sınav.

türkiye'ye kaliteli insan lazım

yalnız eğitim kaliteli gözle bakabilmek için o eğitimin de kaliteli olması lazım. zırt pırt her sene değişen eğitim sistemiyle istenilen kaliteye hiç bir zaman ulaşılamaz. o çok özendiğimiz kuzey avrupa ülkelerinin eğitimdeki başarısı ve kalitesinin sebebi eğitimin siyasi rejimlerin diktasında olmamasındandır. kim gelirse gelsin, istediği şekilde eğitimi değiştiremez o ülkelerde. ama bizde malesef her başa gelen kendi eğitim sisteminin doğru olduğu fikrini dikte ettiği için yıllardır sistem sürekli değişiyor. son 16 yılda eğitim sistemini 3 kez değiştirdiler. bu yıl tekrar değişiyor ve bu 4. kaliteyi malesef uzaklarda arıyoruz artık. kaliteli insanlar da yurt dışına kaçıyorlar.

wordtest.com

free account ile üye oldum. her gün her konudan sadece 1 test çözebiliyorsunuz. bunlarda sadece 5 ya da 10 soruluk testler. kelimeler basitten karmaşığa doğru ilerliyor sanırım. ama yine de belli bir grammer bilginizin olması lazım. yoksa grammer teslerinde sorulan soruları pek anlamıyorsunuz. yani ben anlayamadım. neyse. premium üyelik aylık 35 lira sanırım premiuma geçicem. faydalı olabileceğini düşünüyorum. en azından tesleri cevaplarıyla birlikte çözdüğü için oldukça yararlı bence.

ufak tefek cinayetler

ooo utc geri dönmüş ya la. bölümün ortasından başladım ama yine de anlamlı kısımları kaçırmamışım desem deeee... yine başladık ağır çekimli sahnelere. ulan neyse bişey demicem vakit geçirmek için birebir. zaten tv'yi bir bunun için açıyoruz. o da olsun artık.

70. emmy ödülleri

rupaul's drag race en iyi reality yarışma programı ve en iyi kurgu olmayan reality şov dalında ipi göğüslemiş.

önce soyadı sonra isim söylenen kültürler

bize yabancı olan bütün kültürlerde var sanırım bu. ingilizce de bile önce mr & mrs. brown'ı öğrenmedik mi?

kitap okuyan, klasik müzik dinleyen kariyerli gay

ayda, bir kitap okurum, genel gün içinde uyumak için ya da çalışırken klasik müzik dinleyebiliyorum. ama kariyerim kariyer.netten ileri geçemedi henüz. umarım yakında uçuşa geçerim ha bir de gayim evet. 3/4 oranında taliplerime bir göz kırpması kadar uzaktayım. kıps.

sevgilinin sakso istemesi

sözlükçülerin günü nasıl geçiyor

sabah kalkış, aç karna interval antreman, sözlüklere bakış, güncel konulara bakış, kahvaltı, kahvaltı sırasında bir dizi bölümü seyretme, ders çalışma, 1 saat antrenman, yemek yeme ya da yemek yapma, bir saat kitap okuma, market alışverişi, akşam yemeğini hazırlama, bulaşıkları yıkama, internet haberlerini okuma- izleme, dizi seyretme, dinleme, istiklal marşı ve kapanış.

beyin yakan ihanet sorusu

ikisi de ihanet etmemiştir. atlamak için anlaşmışlar. atlamamak adına anlaşma yok yani. atlamamak için de anlaşmış olsalardı belki ihanet söz konusu olabilirdi.

elite

la casa de papel oyuncularının bir kısmı ile yeni bir dizi oluşturulmuş. kolejde işlenen bir cinayet konusu ele alınmış. biraz bizim utc ayarında bir şeye benziyor. fragmanını da şöyle bırakalım ve bir an önce izlemek için sabırsızlıkla bekleyelim.

istanbul'da görülmesi gereken yerler

bununla ilgili bir başlık vardı sanırım sözlükte. kadıköy diye aratırsan bulabilirsin. ya da şöyle bir güzellik yapayım
(bkz:kadıköyde gidilmesi gereken mekanlar listesi)
tabi bu sadece kadıköyle sınırlı sen tüm istanbul dersen her semtte oturan farklı birinin yazması gerekecek. sırayla bekleyecen artık.

adonis kası

olmadı olamadı sözlük. yapamadım. bu saatten sonra da kasacağımı hiç sanmıyorum. küstüm. oynamıyorum.

ayı sözlük yazarlarının aşık olduğu otomobiller


lakin buna da tapıyorum. alacak param olursa bunu alırım. sonuçta veyronun küçüğü diye avuturum kendimi.

tantracı seks

bir kere bunu denedim bir partnerimle. öyle çok da şey etmeyin yani. çok bi numarası yok. yaktık mumları tütsüleri. oturduk karşılıklı çırılçıplak. birbirimize değmeden, nefeslerimizi ensemizde hissederek bir ilişki yaşayalım derkeeeenn o da ne bir baktım herif dudaklarımda. dedim senin yapacağın tantranın daaaa seksin deeee. neyse olmuyo yani öyle beklediğiniz gibi bi şey. hayır kötü olanı seks sonrası tütsüler yüzünden başım da ağrıdı.

kadife pantolon

üniversitede bol bol giydiğim üstüme yakıştırdığım geniş paçalı pantolonlardır. sonradan allahtan dar paça ve slim pantolonlar çıktı da kurtuldum bu iğrenç şeylerden.

sözlük erkeklerinin ideal popo anlayışı

libidoyu arttıran şeyler

kabak çekirdeği, badem, fındık. erkekler için tabi bu. kadınlar için ne olduğu hakkında bir fikrim yok.

top

heterolar tarafından genel olarak tanımlandığımız sıfat oluyor kendisi. aktif, pasif, maskülen, feminen diye ayırt etmeksizin.
topa vurmak, topu sektirmek, topumuzu sikmek gibi tamamlayıcı fiillerle de geliştirebilir.
hiçbirini tasvip etmiyoruz sevgili heterocanlar. kendinize geliniz. insanız biz insan.

lezbiyenlere sorulan sorular

hanginiz erkek hanginiz kadınsınız?
erkek ya da kadın olmak zorunda olduğumuzu bilmiyordum. hımmm du ben bunu bi düşüneyim.
  • /
  • 92

sabun büyüsü

o kadar iğne almışken voodoo bebeği büyüsü yapsaydık keşke.

ayı sözlük istanbul zirvesi

sözlükteki düşmanlarımla karşılaşmak için sabırsızlanıyorum.

iki kelimesinden biri ay ayol olan kadınsı pasif eşcinsel erkek

kadınların iki lafından biri ayol mu ki ayol demek kadınsılık olsun.kadınlar bile bazı feminen eşcinseller kadar uçlarda yaşamıyor kadınlığını.cinsel yönelimlerini insanların gözüne sokmaktan keyif alanlar yapıyor genelde bunu.az da olsalar toplum içinde görünürlükleri fazla olduğu için bize zarar veriyorlar sağolsunlar.

lethallegend

bir müddet yazmayı bırakan ama meşhur asdgfhdfafag gülmesi ile geri gelen yazar. şu asdfgsgfada yapmasa iyi biri ama işte durduramıyoruz yapıyor

gwendoline christie

kendisini game of thrones’dan tanırız brienne of tarth.
bir kadına hem maskülen olmak hem feminen olmak bu kadar mı yakışır.

lethallegend

entyrlerinden kendini belli eden, kültürlü bir yazar sanırım.
tam sohbet edilesi.

lethallegend

kadının iyisinden anlayan zevk sahibi gay.

(bkz:cate blanchett)
(bkz:tilda swinton)

lgbti'yi kabul etmemek

benim yaptığımdır. kimse herhangi bir oluşumu kabul etmek zorunda değildir. istisnasız tüm oluşumlar tek tipleştiricidir. bizim gibi değilsen bizden değilsin, bize benzemek zorundasın düşüncesine sahip bir oluşumda yer almak istememek haktır. lgbt üyelerinin bir eşcinselden eleştiri aldıklarında saldırıya geçip, o eşcinsele karşı ayrımcılık yapmalarına da anlam veremiyorum. ne yapayım, benim düşünce yapımı ya da hayat tarzımı temsil etmeyen, haklarımı savunmayan bir örgüte illa biat mı etmeliyim? yürüyüşlerinizi biliyorum, isteklerinizi, pankartlarınızı, yürüyüşlerde soyunup sokak ortasında öpüşmelerinizi, velev ki ibneyiz pankartı taşımanızı, eşcinselliği feminenlik ve seks düşkünlüğü olarak topluma aşılamanızı biliyorum. bütün bunlara riayet etmek zorunda mıyım, bunlardan hoşlanmıyor olamaz mıyım? pride kelimesini bile gurur yerine bir ahlak terimi olan onur olarak türkçeye çevirip bu ismin altında yürüyüş düzenlemek, hem de ahlaki eylemler temelinde? toplum bize ibne diyor, ben de bu ibne kelimesinden rahatsız olmadığımı göstermek için evet, ibneyim mi demeliyim illa. eskiden eşcinsel olmakla gurur duyardım, hoş hâlâ duyuyorum. ama etrafımdaki insanlar her eşcinseli o yürüyüşlerdeki tipler gibi sanıyor. eşcinseller neden bu kadar dağıtıyor kendilerini bilmiyorum ama onlara karışamam fakat hayat tarzı olarak kendilerini lgbt oluşumuna ait hissedenlerden oldukça uzak olduğumu söylemeliyim. özünde utangaç, hassas ve duygusal bir insanım zaten. anneme bile eşcinsel olduğumu söylediğimde kadın olmak istediğimi sandı. peki ya neden böyle düşünüyordu, bunda kimin payı vardı? şayet bu tarz yürüyüşler, bu tarz abartılı şeyler olmasa ve eşcinselliği bu kadar göze batar hale getirmeseydiniz, ben de arkadaşlarıma rahatça eşcinsel olduğumu söyleyebilir ve biraz daha özgür hissederdim. en azından kafalarında bana dair ön yargıları olmadıklarını bilirdim.

dünyada eğer bir 'şey'sen daima seni temsil ettiğini iddia eden bir güruha tâbi olmak mecburiyetindesin. halbuki her insan eşsizdir. niçin eşcinsel denince akla gelen şeye dönüşmek ya da bunu kabul etmek zorundayım. ben kimseye düşman değilim, kimseyi de ötekileştirmek ya da toplumun homofobisini destekliyormuş gibi görünmek istemiyorum. zaten onların nefreti benim hayat tarzımla ilgili değil. tamam, toplum ve onun değerleri de umurumda değil. ama bir üçüncü dünya ülkesinde yaşıyorum. burada haliyle geçmişten de gelen bir baskı hissediyorum. eşcinselim dediğimde 'aa sen şöyle misin' denmesini ve dışlanmayı göze almak istemiyorum. çünkü ben 'aa öyle' değilim. olmak zorunda da değilim. bir kalıba uymak zorunda da değilim. bulunduğum çevrede rahat ve sıradan hayatımı huzurlu bir şekilde devam ettirmek istiyorum. tabii ki lgbt üyesi insanlar gibi biri olmak da sorun değil ama bana uygun değil. olmak zorunda mı? bu, onlardan nefret ettiğim anlamına gelmez. aynı şekilde beni homofobik de ilan edemezsiniz. ama ben bu yerleşmiş eşcinsel algısından da sıkıldım. tanıştığım her eşcinselin eğlence, imaj ve seks düşkünü olmasından da sıkıldım. adam akıllı biriyle arkadaşlık kuramamaktan, düzgün konularda muhabbet edememekten de sıkıldım. çocukluk travmalarımın önüme sunulmasından da sıkıldım. kendimi kabul edeli çok olmadı. kendimi kabul etme sürecim benimle uğraşan, sözlü ya da fiziksel tacizine uğradığım insanlar yüzünden uzun sürdü. belli bir yaşa kadar hep kabuğuma çekilip yaşamak zorunda kaldım, bu 'gurur' yürüyüşlerine de katılmak istedim ama yok, her şey sandığım gibi değilmiş. takıldığımız barlar bile leş gibi. kim kimin kucağında dans edecek ona bakıyoruz. bir bara girdiğinde yanına biri geliyor, sohbet eder gibi yapıp içki ısmarlamanı daha sonrasında da ücretini ödeyeceğin bir otele götürmeni istiyor. eşcinsellerin uğradığı kafelerde bile hornet sesleri havada uçuşuyor. herkes seks için kendine uyacak birini arama derdinde, gözler dört dönüyor, her gün seks yapsalar bile bu azgınlık gitmeyecek belli. yani, bu mudur türkiye'de eşcinsellik? bunları eleştiriyor olmam bile eşcinselleri sinirlendiriyor eminim. beni hetero akıllı biri olarak gördüğünüzü de biliyorum ama benim istediğim eşcinsel ilişkiler bu şekilde değil. norm-al'likten söz etmiyorum. normlara ait olmaktan değil ama ne bileyim düzgün insan olmak mesela? a mısın p misin sorusu yerine okuduğun bir kitaptan bahsetmek? abartılı cinselliğe vurgu yapan hareketler eşliğinde dans etmek yerine karşındakinin göğsüne koyup başını hafif müzikte sarhoşluğunun tadını çıkarmak? bu güne kadar hep, beraber film izlemeyi teklif etmişimdir, kabul eden çıkmadı henüz. bu lgbt toplantıları filan oluyor, onlara bir gideyim bakayım dedim ama kısacık şort giymiş bir erkeğin kolunda asılı 'sanane ayol' yazılı çantayı gördüğümde vazgeçtim. yok, bakmayın, bu beni tiksindirmiyor ama yok, bana göre değil.

lethallegend

bana profil fotosu kendisi mi acaba mı sanki şoplamıştır belki dedirten yazardır. dikkat, girdiği entryleri beklenenden fazla güldürebilir.

thepillars

kuasar'ın fake hesabı gibi geliyor bana..

aynı seviyesizlik ve aynı anlamsızlıkta dolanıyorlar..

moderatör ve adminlerin konuyla ilgilenmesi gerekebilir..

Toplam entry sayısı: 1825

ayı sözlük altı yaşında zirvesi

anca toparladım kendimi sabah sabah mouseum bozulunca delirdim. nedense alkollü bir akşam sonrası sabah erkenden uyanıyorum. anlayamadım. neyse zirve harikaydı yaa baştan sona herşeyi şöyle bir anlatayım.

efendim şimdi ilk defa böyle bizden birileri ile bir mekanda buluşacağım için hem heyecanlı, hem biraz tedirgindim açıkçası. gün boyu tedirginliğimi atmak için sözlüğe yazdım durdum zaten. sonra akşam hazırlandım ve çıktım. akşam sözlüğe yazdığım son entry polislerle ilgili olduğu için tedirginliğim bir kat daha arttı. "lan acaba çevirirler mi?" falan diye korktuğum başıma geldi. taksim metrosu çıkışında polis durdurdu beni. tabi bunu yaparken ben o sırada yürüyen merdivenle yukarı çıkıyordum ki polis bey koluma dokundu. baktım polis!. hemen aşağı inmeye başladım merdiven yukarı çıkarken. hayatımda ilk defa çocuklar gibi şendim. ilahi polis bey amca sen nelere kadirsin. tipimi beğenmedi zaar. kimliğimi istedi. kalbim güm güm atmaya başladı. adamın gözlerine boş boş bakarken birden polis bey "niye bakıyon öyle?" dedi. ben iyice sıçışlara geçmeden hemen "niye bakıcam, görevinizi yapıyorsunuz, ne diyebilim ki?" dedim. adam "peki" dedi. neyse kimliği geri verdi ve yoluma devam ettim.

çıktım metrodan mis sokağa doğru yürümeye başladım. sonra girdim sokağa ulan bak bak bak... "yok olum bu bar nerde lan?" diye içimden geçiriyorum. neyse yürüdüm baya aşağı sokak, yukarı sokak derken... başka mekanlarda keşfettim tabi. bu sırada iyi oldu. sonra dedim "bu bar kesin yukarı katlarda falandır" derken buldum 9pub'ı.

çıktım merdivenlerden. bir baktım sürgülü bir kapı. açtım girdim içeri ulan kimse yok! yanlış mı geldim acaba diye bakınırken garson hanımefendi yaklaştı. "buyrun hoşgeldiniz" dedi. dedim "burda ayı sözlük buluşması olacaktı." "evet" dedi olacak. "lakin henüz kimse gelmedi ilk siz geldiniz dedi." neyse sonra sigara içilir mi burda diye sordum arka balkonda içebilirsiniz dediler, o sırada gözde senem çıktı geldi. sımsıcak bir karşılama. tanıştık. konuştuk. mavi ışıklı balkon muhabbetine giriştik. yaklaşık 10 dakika falan sürdü. cıvıl cıvıl bir kadın, o kadar neşeli, o kadar şen kahkaha, yerinde duramaz mı lan bir insan. öyle kıpır kıpır enerjiyi direk hissediyorsunuz zaten.

10 dakika sonra vaveyla93 ve arkadaşı çıktı geldi. onlarla da tanıştık. çok hoş sohbet insanlardı ikisi de. biz baya muhabbeti mavi balkona taşıdık gibi oldu birden.
gelen balkona, gelen balkona derken futurelavirs ve futurelavirs in kolisi geldiler. tanıştık, selamlaştık. hemen ardından dark bear ve panda mavi balkona damladılar. biz çoğaldıkça mavi balkon, oldu sana gökkuşağı balkon.

biralarımızı alıp içeriye geçtik masaya kurulduk. sağolsun dark bear bize hediyelerimizi takdim etti. ve muhabbete giriştik, çok şey konuşuldu. dark bear'a bazı konularda kendimi ifade etmeye çalışırken futurelavirs'ın adeta bir görev bilinciyle konuya dahil olması ile ifadelerim biraz daha anlamlı hale geldi. burdan da kendisine teşekkür ederim. umarım meramımı anlatabilmişimdir. sonuçta ortak bir noktada buluşabilmemiz kaçınılmazdı zaten. muhabbet ilerlerken ortama daha sonra muhafazakar muhafız ve tam olarak tanışamadığım cake ve arkadaşı dahil oldular. her şey harikaydı. henüz yazar olmayan arkadaşlarımız da vardı aramızda başta gözde olmak üzere hepsini en kısa zamanda sözlüğe kazanacağız.

homojen dergi'nin 2. yaşı ve sözlüğün 6. yaşı sebebiyle ve gözde' nin harika sürprizi ile şampanya patlatıldı. bu arada ilk defa şampanya içtim ve çok sevdim tadını bundan sonra şampanyacıyım. her zirvede isterim ona göre. ha bir de 9pub'ın kendi kokteyli de bir harikaydı. sırrını da öğrendim ama söylemem. denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

sayenizde harika bir akşam geçirdim. gelen herkesle buluşmak, tanışmak, rahat rahat bağıra çağıra lgbti hakkında konuşabilmek, kendimi hiç olmadığım kadar huzurlu ve eğlenceli hissettirdi. iyi ki gelmişim. iyi ki yazmışım sözlüğe umarım daha fazla yazmaya da devam ederim. umarım daha fazla etkinlik yaparız ve umarım hep orda olabilirim.

hepinize tekrar, teker teker teşekkür ediyorum. iyi ki varsın ayı sözlük ve yazarları.

ha bu arada gecenin sonunda dark bear ve panda ile yaptığımız kayganlaştırıcı muhabbeti efsaneydi. artık o güzel kafayla neyi ne kadar konuştum şuan hatırlamıyorum lakin zirvenin her dakikasından çok acayip bir keyif aldım. yazarlar harikaydı, 9pub harikaydı, gözde apayrı harikaydı.
en kısa zamanda diğer yazarlarla da tanışma imkanına erişebilirim umarım.
görüşmek üzere...

dibindibidipnot: ismini ya da nickini unuttuğum yazarlar varsa şimdiden affola, lütfen iletin hemen eklerim.

mart ayında entry kasıyoruz kampanyası

sayın ve çok sevgili sözlükdaşlarım.

bildiğiniz üzere sözlüğümüzün interaktif sözlükler sıralamasındaki konumu ve sözlükteki benim gibi yeni gelmiş ve hoşgelmiş yazarlarımızın da çoğalması sebebiyle sözlüğümüzü daha bir aktif kullanma kampanyası düzenlemeye karar verdim.

bilirsiniz mart ayı kedilerin sevişme ayıdır. sevişirler ve bir sürü yavru kedi yaparlar. biz de bol bol entry girerek sözlüğümüzle sevişelim ve mart ayını verimli geçirelim istiyoruz.

bu sebeple yazılacak entrylerinizde kullanacağımız ilk cümlemizi tanım şeklinde yazmanızı istiyor, gerisinde yorum yaparak, hem entrylerimizi daha kıymetli hale getirmek hem de sözlüğümüzü sıralamada üst sıralara taşımak istiyoruz. eminim sizler de istersiniz.

o halde kampanyamız cuma selamlığı ile başlasın.
haydi bakalım elinize, bileğinize, kaleminize, beyninize kuvvete illa billahil aliyyil azim.
hayırlı bir cuma ve verimli bir mart ayı dilerim.
her yazarın en az günlük 20 tanımlı entry yazmasını dileriz.

tanımlı entry girenin sevgilisi olsun inşallah. (amin)
tanımlı entry girenin sevgilisi onu çok sevsin inşallah. (amin)
tanımlı entry girenin libidosu tavan yapsın inşallah. (amin)

(bkz:entry yazmayı sizden öğrenecek değiliz)
(bkz:interaktif sözlükler şubat 2018 sıralaması)

2 mart lethallegend günü

1983 senesinden itibaren ülkemizde resmi olarak kutlanmaya başlayan lethallegend'ın doğum günü etkinliklerinin başlangıç tarihidir.

yazarın 35. yaş günü sebebiyle yazılacak tüm iyi dilekler, dilek ağaçlarına tutturularak, hem çevreyi renklendirmek hem de sözlüğümüzdeki diğer yazarlarımızın resmi kutlama günlerine atıfta bulunmak bugünün anlam ve önemini yansıtmaktadır.

bu tarihe konu olmuş yazar 1983 senesinin 2 martında doğmuş olup, ilk ve orta öğrenimini patagonya'da tamamlamış, daha sonra kenya çükçük üniversitesinde penis dili ve taşşak edebiyatı bölümünden mezun olmuştur.

yazarlığınıza aktif olarak 2018 yılı itibarı ile ayı sözlükte başlamış olup, halen aktif şekilde yazarlığına devam etmektedir.

mevzu bahis gün ile ilgili tüm iyi dilekli entrylerinizi tanımlı şekilde bekler hepinize afiyetler dilerim. günümüz hep bayram havasında, kutlama ve şölen etkinikleri gibi heyecanlı ve bereketli olsun.

hepiciklerinize şimdiden teşekkürü bir borç bilir, pipiciklerinizden öperim.

yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
dante gibi ortasındayız ömrün.
delikanlı çağımızdaki cevher,
yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
gözünün yaşına bakmadan gider...

bankacibear

olum bu adamın her başlık altında neden aynısından 10 entrysi var? biri bana bunu açıklayabilir mi? hani sistemsel bir hata ise neden sadece bu arkadaşa piyango vurmuş? eğer sistemsel değilse bu arkadaşın bir sorunu mu var aynı entryden 10 tane döşüyor her başlığa? vallahi siliyorum bak sonra benim entry sayım neden düştü demesin kimse...

mezara kadar değil yatana kadar

günümüz türkiye'sindeki gaylerin ortak sorunu. ama nedense hep şikayet etmelerine rağmen bu duruma dur dediklerine de hiç şahit olmadım. nedir bu her daldan bir üzüm yiyeyim hesabı? hayır yani nereye kadar yiyebilirsin ki? bu ülkede her şeyin bir sınırı var ve elindekinin kıymetini bilmek gerek.

tanrı erkekte delik yarattıysa eşcinsellik normal demektir

tanrı yoktur. yaratılma bir hikayedir. deliğiniz de milyon yıllık bir evrimin sonucudur. evrim sonucunda iki ayağınız üstüne basmayı öğrendiğiniz için kuyruk sokumunuzda dengenizi sağlamanıza yarayacak bir kuyruğa ihtiyacınız kalmadığı için de bir kuyruğunuz yoktur. delik de buna benzer. siz isteseniz de yerini değiştiremezsiniz. eşcinselliği de bir deliğe indirgeyerek normalleştiremezsiniz. eşcinselliğin normal olması konusu apayrı bir konudur. o konu üzerine uzmanlaşmış kişilerden yardım alabilirsiniz.
(bkz:o ben değilim)

2 mart lethallegend günü

1983 senesinden itibaren ülkemizde resmi olarak kutlanmaya başlayan lethallegend'ın doğum günü etkinliklerinin başlangıç tarihidir.

yazarın 35. yaş günü sebebiyle yazılacak tüm iyi dilekler, dilek ağaçlarına tutturularak, hem çevreyi renklendirmek hem de sözlüğümüzdeki diğer yazarlarımızın resmi kutlama günlerine atıfta bulunmak bugünün anlam ve önemini yansıtmaktadır.

bu tarihe konu olmuş yazar 1983 senesinin 2 martında doğmuş olup, ilk ve orta öğrenimini patagonya'da tamamlamış, daha sonra kenya çükçük üniversitesinde penis dili ve taşşak edebiyatı bölümünden mezun olmuştur.

yazarlığınıza aktif olarak 2018 yılı itibarı ile ayı sözlükte başlamış olup, halen aktif şekilde yazarlığına devam etmektedir.

mevzu bahis gün ile ilgili tüm iyi dilekli entrylerinizi tanımlı şekilde bekler hepinize afiyetler dilerim. günümüz hep bayram havasında, kutlama ve şölen etkinikleri gibi heyecanlı ve bereketli olsun.

hepiciklerinize şimdiden teşekkürü bir borç bilir, pipiciklerinizden öperim.

yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
dante gibi ortasındayız ömrün.
delikanlı çağımızdaki cevher,
yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
gözünün yaşına bakmadan gider...

ayı sözlük altı yaşında zirvesi

anca toparladım kendimi sabah sabah mouseum bozulunca delirdim. nedense alkollü bir akşam sonrası sabah erkenden uyanıyorum. anlayamadım. neyse zirve harikaydı yaa baştan sona herşeyi şöyle bir anlatayım.

efendim şimdi ilk defa böyle bizden birileri ile bir mekanda buluşacağım için hem heyecanlı, hem biraz tedirgindim açıkçası. gün boyu tedirginliğimi atmak için sözlüğe yazdım durdum zaten. sonra akşam hazırlandım ve çıktım. akşam sözlüğe yazdığım son entry polislerle ilgili olduğu için tedirginliğim bir kat daha arttı. "lan acaba çevirirler mi?" falan diye korktuğum başıma geldi. taksim metrosu çıkışında polis durdurdu beni. tabi bunu yaparken ben o sırada yürüyen merdivenle yukarı çıkıyordum ki polis bey koluma dokundu. baktım polis!. hemen aşağı inmeye başladım merdiven yukarı çıkarken. hayatımda ilk defa çocuklar gibi şendim. ilahi polis bey amca sen nelere kadirsin. tipimi beğenmedi zaar. kimliğimi istedi. kalbim güm güm atmaya başladı. adamın gözlerine boş boş bakarken birden polis bey "niye bakıyon öyle?" dedi. ben iyice sıçışlara geçmeden hemen "niye bakıcam, görevinizi yapıyorsunuz, ne diyebilim ki?" dedim. adam "peki" dedi. neyse kimliği geri verdi ve yoluma devam ettim.

çıktım metrodan mis sokağa doğru yürümeye başladım. sonra girdim sokağa ulan bak bak bak... "yok olum bu bar nerde lan?" diye içimden geçiriyorum. neyse yürüdüm baya aşağı sokak, yukarı sokak derken... başka mekanlarda keşfettim tabi. bu sırada iyi oldu. sonra dedim "bu bar kesin yukarı katlarda falandır" derken buldum 9pub'ı.

çıktım merdivenlerden. bir baktım sürgülü bir kapı. açtım girdim içeri ulan kimse yok! yanlış mı geldim acaba diye bakınırken garson hanımefendi yaklaştı. "buyrun hoşgeldiniz" dedi. dedim "burda ayı sözlük buluşması olacaktı." "evet" dedi olacak. "lakin henüz kimse gelmedi ilk siz geldiniz dedi." neyse sonra sigara içilir mi burda diye sordum arka balkonda içebilirsiniz dediler, o sırada gözde senem çıktı geldi. sımsıcak bir karşılama. tanıştık. konuştuk. mavi ışıklı balkon muhabbetine giriştik. yaklaşık 10 dakika falan sürdü. cıvıl cıvıl bir kadın, o kadar neşeli, o kadar şen kahkaha, yerinde duramaz mı lan bir insan. öyle kıpır kıpır enerjiyi direk hissediyorsunuz zaten.

10 dakika sonra vaveyla93 ve arkadaşı çıktı geldi. onlarla da tanıştık. çok hoş sohbet insanlardı ikisi de. biz baya muhabbeti mavi balkona taşıdık gibi oldu birden.
gelen balkona, gelen balkona derken futurelavirs ve futurelavirs in kolisi geldiler. tanıştık, selamlaştık. hemen ardından dark bear ve panda mavi balkona damladılar. biz çoğaldıkça mavi balkon, oldu sana gökkuşağı balkon.

biralarımızı alıp içeriye geçtik masaya kurulduk. sağolsun dark bear bize hediyelerimizi takdim etti. ve muhabbete giriştik, çok şey konuşuldu. dark bear'a bazı konularda kendimi ifade etmeye çalışırken futurelavirs'ın adeta bir görev bilinciyle konuya dahil olması ile ifadelerim biraz daha anlamlı hale geldi. burdan da kendisine teşekkür ederim. umarım meramımı anlatabilmişimdir. sonuçta ortak bir noktada buluşabilmemiz kaçınılmazdı zaten. muhabbet ilerlerken ortama daha sonra muhafazakar muhafız ve tam olarak tanışamadığım cake ve arkadaşı dahil oldular. her şey harikaydı. henüz yazar olmayan arkadaşlarımız da vardı aramızda başta gözde olmak üzere hepsini en kısa zamanda sözlüğe kazanacağız.

homojen dergi'nin 2. yaşı ve sözlüğün 6. yaşı sebebiyle ve gözde' nin harika sürprizi ile şampanya patlatıldı. bu arada ilk defa şampanya içtim ve çok sevdim tadını bundan sonra şampanyacıyım. her zirvede isterim ona göre. ha bir de 9pub'ın kendi kokteyli de bir harikaydı. sırrını da öğrendim ama söylemem. denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

sayenizde harika bir akşam geçirdim. gelen herkesle buluşmak, tanışmak, rahat rahat bağıra çağıra lgbti hakkında konuşabilmek, kendimi hiç olmadığım kadar huzurlu ve eğlenceli hissettirdi. iyi ki gelmişim. iyi ki yazmışım sözlüğe umarım daha fazla yazmaya da devam ederim. umarım daha fazla etkinlik yaparız ve umarım hep orda olabilirim.

hepinize tekrar, teker teker teşekkür ediyorum. iyi ki varsın ayı sözlük ve yazarları.

ha bu arada gecenin sonunda dark bear ve panda ile yaptığımız kayganlaştırıcı muhabbeti efsaneydi. artık o güzel kafayla neyi ne kadar konuştum şuan hatırlamıyorum lakin zirvenin her dakikasından çok acayip bir keyif aldım. yazarlar harikaydı, 9pub harikaydı, gözde apayrı harikaydı.
en kısa zamanda diğer yazarlarla da tanışma imkanına erişebilirim umarım.
görüşmek üzere...

dibindibidipnot: ismini ya da nickini unuttuğum yazarlar varsa şimdiden affola, lütfen iletin hemen eklerim.

mart ayında entry kasıyoruz kampanyası

sayın ve çok sevgili sözlükdaşlarım.

bildiğiniz üzere sözlüğümüzün interaktif sözlükler sıralamasındaki konumu ve sözlükteki benim gibi yeni gelmiş ve hoşgelmiş yazarlarımızın da çoğalması sebebiyle sözlüğümüzü daha bir aktif kullanma kampanyası düzenlemeye karar verdim.

bilirsiniz mart ayı kedilerin sevişme ayıdır. sevişirler ve bir sürü yavru kedi yaparlar. biz de bol bol entry girerek sözlüğümüzle sevişelim ve mart ayını verimli geçirelim istiyoruz.

bu sebeple yazılacak entrylerinizde kullanacağımız ilk cümlemizi tanım şeklinde yazmanızı istiyor, gerisinde yorum yaparak, hem entrylerimizi daha kıymetli hale getirmek hem de sözlüğümüzü sıralamada üst sıralara taşımak istiyoruz. eminim sizler de istersiniz.

o halde kampanyamız cuma selamlığı ile başlasın.
haydi bakalım elinize, bileğinize, kaleminize, beyninize kuvvete illa billahil aliyyil azim.
hayırlı bir cuma ve verimli bir mart ayı dilerim.
her yazarın en az günlük 20 tanımlı entry yazmasını dileriz.

tanımlı entry girenin sevgilisi olsun inşallah. (amin)
tanımlı entry girenin sevgilisi onu çok sevsin inşallah. (amin)
tanımlı entry girenin libidosu tavan yapsın inşallah. (amin)

(bkz:entry yazmayı sizden öğrenecek değiliz)
(bkz:interaktif sözlükler şubat 2018 sıralaması)

my brother’s husband

gengoroh tagame tarafından yazılmış çığır açan, eşcinsel temalı manga. aynı isimle dizi haline getiriliyor. lgbt camiası tarafından ilgiyle takip edilen manganın dizisi de aşırı heyecan yaratmış durumda.
aynı evde yaşayan japon bir baba yaichi ve kızı kana’nın hikayesini anlatacak. yaichi’nin kocasının kanadalı erkek kardeşi tarafından ziyaret ediliyorlar ve dizi, yaichi’nin gay olma ve homofobi konusundaki değişen tutumlarını ve kuir insanların japon kültürüyle yüz yüze gelmelerini anlatıyor.

askerliğe elverişsiz raporu alma yöntemleri

gidin yapın askerliğinizi adam gibi ne kaçması ne elverişsizliği kendim gittim yaptım geldim hem ne var yani alt tarafı 6 ay dişinizi sıkarsınız hem çoğunluğun üniversite düzeyinde eğitimi olduğunu da düşünürsek 6 ay bile sürmüyor 5 ay 5 gün izin almazsanız gayet mantıklı bir dönem ayrıca görün oradaki düzeni de bence hoşunuza da gidebilir ön yargılı olmayın ayrıca üniforma giyeceksiniz düşünün ne kadar seksi olacağınızı halinizi tavrınızı belli etmeyin yeter hem benim dönemimde bir arkadaşım da vardı adam adanalı ama özel kolejlerde okutulmuş özel üniversiteden mezun gayet naif bir çocuktu bayağı da belli ediyordu kendini ama eşcinsel olmadığını inatla söylemesine rağmen bölük için sabah içtimalarında ve spor hareketler esnasında .çok belli ederdi kendini hatta bir gün şınav çekemiyorum diye ağlamaya başlamıştı komutanlar kenara falan çektiler gayet özenli davrandılar çocuk adam gibi yaptı bitirdi askerliğini sizin neyiniz eksik düşünmeyin kötü şeyler hem hayatınızda bir dönemliğine disipline olur bunu da gördük dersiniz gidin yapın askerlik iyidir.

her şeyi bırakıp istanbul'a gitmek

gelme git git. biz küçük kasabalara kaçma hayali kuruyoz. millet hala istanbul hayali kuruyor. nasıl bir dünya bu anlamak mümkün değil.

asdfsdsdf diye gülen insan

ergen de değilim yaşlı da değilim, iffetsiz de değilim ayrıca şafak sezer'den de nefret ederim. ama ben böyleyim. yapacak bir şey yok. o zaman dans. adsfadsfdafsa.

iki erkeğin dans etmesi

her şeye evet diyebilirim. tamam yani bildiğiniz her şey olabilir ama dans konusunda kesinlikle iki erkeği romantik dans ederken düşünemiyorum ben. bana hiç çekici gelmiyor bu durum. her şeye evet diyebilirim ama dansa hayır asla mümkünatı yok. bir kere estetik değil. dans dediğin şey estetik bir olay. yani kucaklaşabiliriz, öpüşebiliriz, sevişebiliriz... ama dans edemeyiz. yani benle olmaz o iş. hiç yapmadığım hiç de yapmayacağım tek eşcinsel aktivitedir. bir kere iki erkeği tango yaparken düşünemiyorum. tango bir kadın ve bir erkeğin birlikte olabileceği en nadide anlardan biridir. vals ona keza... çaça, rumba, lambada... yok abi yok yani mümkün değil. haa oryantal olabilir bak. tekli olduğu için. ama diğerler ı ıh. yanından bile geçmem.

5 yıl önce açılmış başlığa entry yazmak

sana ne biz geçmişte yaşamayı seviyoruz belki. eski başlıklara da fikrimizi belirtmek istiyoruz belki. özgür olabileceğim kısıtlı sayıdaki ortamlardan birinde dilediğim başlığa dilediğim şekilde yazmak istiyorum belki. sa na ne? heceleyebildin mi? tamam bitti.