hazineci

Durum: 0 - 0 - 0 - 0

Puan: 0 - Sözlük Kezbanı

1 yıl önce kayıt oldu. 6.Nesil Çaylak.

Henüz bio girmemiş.
Henüz hiç entry girmemiş.

sevgiliyi seks yapamayacak kadar sevmek

"sex olmadan bi ilişkinin yürütülmesi sağlıksız" tarzinda teori ortaya atanları görüp şaşırdığım başlıktır. o zaman asexsüeller başlı başına hasta. abisi bu şeye benzemedi mi ya "eşcinsel olduğu için hasta zannedilenlere yapılan muamele"..?

tekila

kafa dengi birini bulur bulmaz içerim bu mereti. ama ben ağzımla içmediğim için dışarda içmeyi tercih etmiyorum. ne simitçi kalır sulanmadığım ne temizlik işçileri ne de metrobüs şöförü. gördüğüm her yabancı erkeğe seks objesi muamelesi yaparım. ister yokluk deyin ister afrodit sendromu. evet tekila içince benden uzak durulması gerekiyor. tüm istanbul'a bilgi verin bu konuda. afişe edin beni. aha simitçi mi la o. geel geel gel ablanaaaa gellll.

havada bir hinlik var

ilk defa ufak tefek cinayetler izlerken karşıladığım nilipek şarkısı.

havada bir hinlik var.
bir yerde bir eksik var.
tarifi zor bir şey var.
havada bir hinlik var.

metrobüsten adam kaldırmak

şok içindeyim. az önce açık bir şekilde metrobüste tacize uğradım. insanların cesaret boyutları inanılmaz yükselmiş. en arka kapı önünde kapıya paralel duruyordum, benden sonra binen birisi de yüzü kapıya dönük sekilde duruyordu ve kapı açılınca mecburen öne doğru hareket etmek zorunda kaldım. aramızda mesafe olmasına rağmen fermuar bölgem o kişinin eline temas etti. çarptı zannettim ama üç bes durak boyunca giderek yaklaşıp daha sert bir baskı hissetmeye başlayinca tesadüfi bir çarpma olmadığı gerçeği dank etti. metrobüs dolmaya başladıkca bu arkadaş kalabalıktan istifade edip en son -cesaretine sağlık - baya alenen avucladi ve sıktı. kıpkırmızı oldum. kalabalıktan ilerleyip kacamadim. yer değiştiremedim. ifşa etmek istemedigim için bir şey de diyemedim çünkü bunu mesele haline getirip tüm yolcuları da bu olaya dahil etmek ardından çıkacak hengame ile de akşam 7 haberlerine konuk olma gibi senaryolar kafamda cirit atiyordu. kim bilir millet nelere sebep olacaktı. usulca kacinmaya çalıştım. bi yandan da birisi beni beğenip ileri seviyeye geçebilecek cesareti gösteriyor diye egom oksaniyor falan. fena bir tip de değildi ayı. çılgın çılgın kafa karışıklığı var yani bende de.neyse bir boşluk bulup arkaya doğru kacayim dedim. nasreddin hoca da durur mu yapıştırmis cevabi! peşimden geldi. ya ben gülsem mi ağlasam mi bilemez haldeyim. eli ayağı birbirine karışmış halde ne yapacağımı bilemeden adım adım kaçıyorum o da adım adım bana yaklaşıyor. kurtulamadim. en son naber dedi. bakabildim sadece ama ses de çıkaramiyorum diye yüz bulup hala eliyle aşağıda bir şeyler yapmaya devam ediyor bir yandan da. iki durak sonra indim. arkamdan indi. artık durdurulamaz bir cigin ortasında idim. herif gurledikce gurluyor, arkasında koca bir cig ile bana doğru 400 km hızla geliyor. "tanışmak isterim çok tatlısın, numaranı alabilir miyim?" diye soruyor. tabi nstrgt inince bu macera bitecek sanmıştı ama -bu aşk böyle bitemez, bırakma terketme beni....- şarkısı eşliğinde fortcu abi cevap bekliyor. e dışarıda da şarıl şarıl yağmur yağıyor. nstrgt şaşkın, nstrgt korkmuş, nstrgt bugün yorgun ,üzgün ve yaşlanmış,biraz kilo almış ,ağlamış yine, rimelleri akıyor. neyse teomani boşverin de ben yağmurda da islanmis olmanın siniriyle "mitribis kilibilik diyi bişi dimidim imi ilmiz bini rihit birik litfin " deyip kaciveriyorum. fortcu ayı arkamdan bakakaliyor. bi yandan da içimden " allahım ya bu kadar tatlı yakışıklı yaratirsan olacağı bu, hehehe " diyerek hafif tirsak hafif zevk almış bir şekilde böyle manyak duygularla evimin yolunu tutuyorum. kusura bakma fortcu ayı ilk defa başıma böyle bişey geldi, o yüzden kezbanligimdan kaciverdim. belki de hayatımın aşkı olacaktın. olamaz mı? olabilir. bu da böyle bir anı oldu işte sözlük. ay ben şok.

daddyhunt

adresinden izlenebilecek gay dizi

homojen dergi 10. sayı

homojen dergi'nin 10. sayısı yayında. yine çok tatlış bir sayı olduğunu düşünüyorum.

bu sayıda neler mi var? şöyle listeleyeyim.

1 _ 2017 yılında yaşanan lgbti+ olayları ve lgbti+ gelişmeleri _ ilker bozkurt
2 _ dünden bugüne eşcinsel tiyatro _ merve gezen
3 _ simge sağın röportajı _ tunca tutkun
4 _ tunca’nın müzik kutusu - türk müziğinde 2017 yılının en’leri _ tunca tutkun
5 _ ayı sözlük yazarlarından itiraflar (6. bölüm) _ dark bear
6 _ şükran moral röportajı _ ilker bozkurt
7 _ magic johnson - basketbol sihirbazlığından hayat sihirbazlığına _ justsin
8 _ küründen kabare _ çağla akalın
9 _ 2017 yılının en alternatif 10 albümü _ uğur ateşli
10 _ avangard sinema ve bir eşcinsel manifesto kültü scorpio rising _ futurelavirs
11 _ fatih erdemci röportajı _ tunca tutkun
12 _ türk ceza hukuk sisteminde hayvanlara karşı işlenen suçlar ve ceza yasaları karşısındaki yeri _ futurelavirs
13 _ adalet bakanlığı'ndan yeni adım - yeni hayvan hakları yasa tasarısı _ futurelavirs
14 _ gezi: tokyo _ muahhhh
15 _ jack donovan - erkeklerin yolu (the way of men) _ hazineci
16 _ tamam sustum’dan delinin yıldızı’na “vega" _ imightbewrong
17 _ gay broadway (bölüm-3) - örümcek kadının öpücüğü _ merve gezen
18 _ harry potter evreninin en renkli büyüsü “lapiforse totalcolor” _ senseisplinter
19 _ heights gittens için moral gecesi “the sound of ali baba” _ tunca tutkun
20 _ netflix'in en beğenilen lgbti+ temalı yapımları _ ben sana dayanamam
21 _ koyu kırmızı _ hprs
22 _ gezi: lviv _ uğur ateşli
23 _ queer burçlar _ bebe casa larue
24 _ kuir karikatürler 2 _ sa
25 _ en iyi 5 quentin tarantino filmi _ mahir bora kayıhan

çevirerek okumak için: https://homojendergi.com/

indirmek için: https://drive.google.com/file/d/1nNQ4E8g... *

keyifli okumalar dilerim.

aşkın matematiği

hayatımızın geri kalanını geçirmek isteyeceğimiz doğru insanı bulmak kolay değil. peki, sizce bu matematiksel olarak mümkün mü? matematikçi hannah fry bu büyüleyici tedx konuşmasında, yalnızca bu sorunun cevabını vermekle kalmıyor; aynı zamanda 'matematiksel olarak kanıtlanmış üç yöntemle' doğru insanı nasıl bulabileceğimizi de bizlere anlatıyor.

"matematikçilerin, doğru insanı bulmak için fazlasıyla matematik yaptıklarından" bahseden hannah, aşkın matematiğinin bizim sandığımızdan daha farklı işlediğini söylüyor.

peki, nedir aşkın matematiği? "insan duyguları özenlice düzenlenmiş, rasyonal ve kolay tahmin edilebilir değil, ancak bu; matematiğin bize bu konuda sunabileceği hiçbir şey olmadığı anlamına gelmiyor."

işte hannah'ın, "matematiksel olarak kanıtlanabilir üç ana aşk tavsiyesi..."

1. online arkadaşlık sitelerinde nasıl başarılı olursun?
hannah ve kimi matematikçilere göre, online arkadaşlık sitelerinde popülerliğinizi ne kadar çekici olduğunuz dikte etmiyor. hatta insanların, sizin çirkin olduğunuzu düşünmesi işinize bile yarayabilir. şöyle ki; bir arkadaşlık sitesinde, insanların ne kadar çekici olduğunu 1'den 5'e kadar değerlendirebilme şansınız var. bu skoru belirli kişilerin aldıkları mesaj sayısıyla karşılaştırdığınızda, çekiciliğin online arkadaşlık sitelerinde popülariteyle nasıl bağlantılı olduğunu anlamaya başlıyorsunuz. matematikçiler bununla ilgili bir grafik oluşturuyor ve bu grafikten çıkan sonuç: ne kadar çekiciyseniz, o kadar mesaj alacaksınız diye bir şart olmadığı.
"önemli olan tek şey direkt dış görünüş değil." hannah bunu çok güzel bir örnekle açıklıyor: "herkes portia de rossi'nin çok güzel bir kadın olduğu konusunda hemfikir. kimse onun çirkin olduğunu düşünmüyor çünkü çok güzel bir kadın. portia de rossi'yi, sarah jessica parker gibi biriyle karşılaştırırsanız, ben dahil birçok insan sarah jessica parker'ın gerçekten harika olduğunu düşünür. hatta dünya üzerinde yaşayan en güzel varlık olduğunu... fakat bazı insanlar, yani internettekilerin çoğu, onun biraz ata benzediğini düşünüyorlar. şimdi, insanlara sarah jessica parker'ı veya portia de rossi'yi ne kadar çekici bulduklarını sorsanız ve onlardan 1 ile 5 arasında bir puan vermelerini isteseniz, sanıyorum ki ortalama aynı puanı alırlardı. fakat oylama şekilleri çok farklı olurdu. portia'nın puanları 4'ün etrafında toplanırdı, eminim herkes onun çok güzel bir kadın olduğunu düşünüyor. ancak jessica parker için fikirler tamamen bölünürdü. puanında büyük bir dağılma olurdu." aslında önemli olan bu dağılım. işte sizi, online bir arkadaşlık sitesinde popüler yapan da bu dağılım.
bazı insanlar sizin çekici olduğunuzu düşünürken, bazıları ise çirkin olduğunuzu düşünüyorsa; bu daha iyi bir durumda olduğunuzu gösteriyor. bu herkesin sizi yandaki güzel veya yakışıklı olarak görmesinden daha iyi bir durum. arkadaşlık sitesinde bu mesajları gönderen kişiler açısından düşündüğünüzde, daha da mantıklı gelmeye başlıyor. diyelim ki birini çekici buluyorsunuz ama başka insanların onu fazla çekici bulmadığının da farkındasınız. bu sizin için daha az rekabet olduğu anlamına geliyor ve iletişime geçmeniz için daha teşvik edici oluyor. tam tersini düşünelim. birini çekici buluyorsunuz, ancak herkesin onu çekici bulduğunu da düşünüyorsunuz. o halde neden kendinizi küçük düşürmek isteyesiniz ki? böyle düşününce mantıklı geliyor, değil mi?

2. doğru insan nasıl seçilir?
diyelim ki flört konusunda oldukça başarılısınız. ancak asıl soru; bu flörtü, nasıl uzun dönemli bir mutluluğa çevireceksiniz? hannah, "genellikle durulduktan sonra karşınıza çıkan ilk insanla evlenmenizin akla uygun olmadığını." söylüyor. peki özellikle, durulmak için doğru zamanın gelip gelmediğine nasıl karar vereceksiniz? önünüzde onca kişiyle flört etme şansınız varken... işte bu sorunun cevabı: optimum durma teorisi.
15 yaşında flört etmeye başladığınızı ve ideal olarak 35 yaşına geldiğinizde evlenmek istediğinizi düşünün. ve hayatınız boyunca potansiyel olarak flört edebileceğiniz birtakım insanlar var. ve bu insanlar farklı seviyelerde iyiler. "kural ise şöyle; bir defa durup evlendikten sonra, neye sahip olabileceğinizi görebilmek için geriye bakamazsınız ve aynı şekilde geriye giderek fikrinizi değiştiremezsiniz." işte bu noktada matematik; flört pencerenizdeki ilk yüzde 37'ye ne yapmanız gerektiğini söylüyor. "ciddi bir evlenme potansiyeli olan herkesi geri çevirmelisiniz. ve sonra daha önceki gördüğünüz herkesten daha iyi olan sıradaki insanı seçmelisiniz." eğer bu teoriyi uygularsanız; mükemmel eşi bulma şansınızı maksimuma çıkarmış olacaksınız. en azından bu matematiksel olarak kanıtlanmış en iyi yöntem.
tabii bu yöntemin bazı riskleri de yok değil...
mükemmel eşiniz, reddettiğiniz ilk yüzde 37'nin içinde olabilir ve ne yazık ki onu geri çevirmeniz gerekiyor. eğer bu teoriyi uyguluyorsanız, maalesef ki daha öncekilerden daha iyisi ile de karşılaşamayacaksınız. ve herkesi reddetmeye devam edip yalnız ölmek zorunda kalacaksınız. bir diğer risk ise; bu yüzde 37'deki insanların tamamının sıkıcı, donuk ve berbat insanlar olma ihtimali. "sorun değil nasılsa ilk yüzde 37'yi reddediyorduk." diye düşünenler fazla sevinmesin. çünkü sıradaki insan, diğerlerinden daha az sıkıcı, donuk ve berbat ve siz teoriyi uyguladığınız için bu 'kötünün iyisini' seçmek zorunda kalıyorsunuz... kafalar yandı değil mi? o zaman toparlanın da gelin, üçüncü yönteme bakalım ...

3. boşanma nasıl önlenir?
şimdi düşünün ki mükemmel erkeği buldunuz ve onunla bir ömür sürecek bir ilişki yaşıyorsunuz. ve herkes gibi siz de boşanmayı önlemeyi düşünürsünüz. ne yazık ki günümüzde bir çok evlilik boşanmayla sonuçlanıyor. psikolog gottman yüzlerce çiftin karşılıklı konuşmasını izleyerek bu durumun bir matematiğini çıkardı. gottman ve ekibinin bulduğu şey ise, bir çiftin boşanıp boşanmayacağını öngörebilmek; konuşma sırasında birbirlerine ne kadar olumlu ya da olumsuz olduklarıyla ilgili. yani gottman'ın cetvelinde, boşanma ihtimali az olan çiftler, boşanma ihtimali yüksek olanlara oranla daha pozitif puanlandılar. gottman bu cetvele göre boşanacak çiftleri, yüzde 90 oranında doğru tahmin etmeyi başardı. bu da gösteriyor ki; partnerinize karşı tutumunuz (olumlu veya olumsuz) evliliğinizin devam edip etmeyeceğini doğrudan etkiliyor.
https://onedio.com/haber/askin-matematig...

yazıyı eşcinseller için yazılmış gibi düşünürseniz de yine aynı sonuçlara ulaşabilirsiniz. boşanmayı, uzun süreli ilişkilerdeki ayrılık gibi düşünmek gerekir. doğru insanın seçilme yöntemi bana pek mantıklı gelmemiş olsa da düşünmeye değer. hadi açın bakalım eski defterleri. belki de hayatınızın aşkıyla daha önce tanışmışsınızdır...

olgun seviyorum çünkü kendime güveniyorum

yaş ve düşünce yapısı olarak olgun sevmek ve olgun bir insan gibisi yok evet. zaten tersini düşünmek bile abes yani. kim ister ki 30-40'lı yaşlarında ama hala çocuk kafasıyla idare edilen bir bedeni. en zararlısı da bu değil mi zaten. bi kere önce kendine zarar sonra bana. ha bazen yaşı küçük olmasına rağmen çok olgun insanlar da olabiliyor lakin istisnalar kaideyi bozmuyor.

gucci's fall 2018 fashion show

tesettürlü modelden illuminatiye, eşarplı beylerden sıradışı kıyafetlere kadar beğeni ve tepki toplayan şov. beğendiğim ve ilginç bulduklarımı sıraladım.

öncelikle belirteyim vücudu kapatan ve 200.000,00-tl olduğu iddia edilen gül kurusu kadife tesettür elbisesine bayıldım.



enteresan gelenler şunlar ama çok da iddialılar:











bitmesi istenen moda akımları

millet babet çorabı giyene gay yakıştırması yapıyor, ama gayler de babet çorabına uyuz oluyormuş gördüğüm kadarıyla. abi kim giyiyor ya bu babet çorabını?

ben tabi ki ben birtanem.
bi kere şort giyince ayakkabının boğazından görünen çorap detayı çok itici. ya çorap giymeyeceksin -ki benim için çok huzursuz bir durum çorap giymemek- ya da babet çorabı giyeceksin. soket çorapla gözlerimizi kanatma lütfen.

ayrıca babet çorabı başlığında sevgili hazineci nin fişne çürüğü rengindeki babet çoraplarındaki güzelliğe bir bakın da ondan sonra konuşun. bence erkeği çekici yapan detaylardan biridir bu meret. hele ki fişne çürüğü renk efsaneymiş. ben de istiyorum ondan hazineci. adres verebilirim kargo için. kendin de getirebilirsin *

Toplam entry sayısı: 0

Henüz takip ettiği biri yok.