physical graffiti

Durum: 138 - 0 - 0 - 0 - 08.09.2019 01:21

Puan: 2244 - Sözlük Kezbanı

6 yıl önce kayıt oldu. 6.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 7

dizileri biriktirerek izlemek

yediğiniz spoilerlerin haddi hesabı olmayacağından biraz şey... aptalcadır.

doğum günü

kötü hislerle geçirdiğim gün, yaşlanıyoruz bunun nesi eğlenceli ve kutlanmaya değer?

yine de ben de kendi çapımda kurluyorum, kendi kendime en sevdiğim yemekle ziyafet çekerek.

türkiye

istanbul gibi bir elmasa sahip ülkem. istanbul her şeye değer, bambaşka bir şey, eşi benzeri yok. hele türkçe, öyle bir dil ki sadece konuşurken keyif alıyorum, nasıl bir dildir, bu dil ile iletişim kurmak gibisi yok, istanbul'da olmak gibisi yok.

yalnızlığa karşı çözüm önerileri

gereksiz önerilerdir. yalnız olmak kral olmaktır, özgürlüğü gerçekten yaşamaktır.

the beach boys

60'lı yıllara damgasını vurmuş amerikan bir psychedelic pop, pop rock, surf rock grubudur. the beatles'in amerikan versiyonudur.

1966'da yayınladıkları pet sounds albümü gelmiş geçmiş en iyi 2. albüm seçilmiştir.

1967'de ekstrem bir psychedelic rock albümü (bkz:smile) üzerine çalışırlarken grup lideri aklını kaybetmiştir ve bu işlerden ellerini çekip başka tarzlara yönelmişlerdir. bu smile albümü yıllar sonra 2011'de piyasaya sürülmüştür. 1967'de piyasaya sürülse müzik çok farklı olabilirdi günümüzde.

lgbti temalı diziler

şişmanlamak

zayıflamaktan daha zordur. zayıflamak için yapmanız gereken şey yemek yememektir. bunda ise yemek zorundasınız, tıka basa, ihtiyacınız olmayan damar tıkayıcı besinleri tüketir ve neredeyse ayakta duramayacak kadar şişmanlarsınız, yağ bezeleriniz ve ter bezlerinizle korku saçarsınız belki, neden olmasın?

not= bu entry tamamen saçmalamadır, ciddi değildir.

canan efendigil karatay

diyeti sayesinde ayı neslini tükendirebilecek profesör.

diyeti, benim gibi bir cub yavrusunun başını küçükken ezmiş ve 25 kilo verdirerek neredeyse twink yapmıştır.

ayı olmayıp ayı sözlük'te yazmak

cub iken kayıt olmuştum. 25 kilo vererek neredeyse twinke indirgendiğim için benim de içinde bulunduğum durum. nereden nereye be sözlük.

gece yapılınca ekstra zevk veren şeyler

yemek yemek.

tabi sonra acısı çıkıyor. ben kusuyorum mesela midem kaldırmıyor.

evde civciv beslemek

küçüklüğümden kalan ağır travma. ilk civcivim nedeni açıklanamayan nedenlerden ellerimde can vermişti. ölmesin diye her gece sıcak su şişesi koymuştum kutusuna. olmadı, son kez öttü ve bedeni kaskatı kesildi. çok ağladığımo hatırlıyorum. sonrasında bir civcivim daha olmuştu, öncekinin anısına buna çok çok iyi bakmıştım, büyüdü. bahçede gözüm gibi baktım, tavuk oldu. köye göndermiştik. yıllar geçti hala yaşıyormuş diye duymuştum birkaç yıl önce. bu da böyle bir anımdır.

iett şoförleri

aralarında artık kadın şoförleri de görmek sevindirmiştir. ben ilk kez gördüm sizi bilmiyorum, umarım yaygınlaşır.

sözlükçülerin nick hikayeleri

led zeppelin'in, hayatımın tam 4 yılını dinleyerek geçirdiğim albümü.

çelik

heteroseksist dünyanın heteroseksüel erkek robotu. son derece heteroseksüeldir ve son derece kadınsı bir sevgilisi olmuştur , adı da çeliknaz'dır.

heteroseksist bu dünyamızda çeliknaz da etek giymektedir ve toplumsal cinsiyet kalıplarına oturmaktadır.

benzer bir örnek arif v 216'da da görülmektedir , trajik.

ahmet kaya

son derece homofobik , ataerkil zihniyetli , toplumsal cinsiyet gericisi bir şahsiyet idi.

(bkz: ahmet kaya'nın eşcinsellere yönelik yorumu)

ha bunların yanında ağır milliyetçi olduğu da aşikardır. onun dışında güzel şarkıları vardır sanat ile sanatçıyı karıştırmamak gerekir.

lgbti+ temalı video oyunları

defalarca izlenilebilecek filmler

feminen

feminen bir ayı ile beraber olmuştum. gayet de çekici ve arkadaşcanlısı birisiydi. çoğu maskülenden de daha çekiciydi.

sanırım feminen denince herkesin aklına twinkler geliyor o yüzden önyargı var. kısacası çekiciliğe en ufak bir etkisi bile yoktur. kişinin doğal davranmasıdır hatta bence maskülen olmasa keşke herkes feminen olsaydı.

maskülenlik konusuna gelirsek aslında herkesin içinde biraz feminenlik var bence farklı zamanlarda ortaya çıkıyor. bu herkesin içine heteroseksüeller de dahil. neyse konuyu çok dağıttım.

where the bears are

ingilizce listening geliştirmek için başlayayım dedim gayet de güzel diziymiş çekici karakterler vs. dışında eğlenceli ve en önemlisi de erkek karakterlerin %95'i gey. bu yüzden insan bi hoş oluyor çoğunluk olmak ne güzel şeymiş dedirtiyor. bu dizide de o hissi yaşıyorsunuz.

keşke gerçek dünya da böyle olsaydı , ne harika olurdu.

yazarların ayı sözlük'e kayıt olma sebepleri

  • /
  • 7

shameless

ilk gay heyecanım. bir yaz günü başlamıştım 9. sınıftım. daha önce bir gayin bu kadar güzel anlatıldığı bir dizi/film izlememiştim. porno izler gibi heyecanla ve ailemden gizli bir şekilde balkonda ian gallagher'ın hayatını izliyordum. çok özlüyorum o günleri tüm hisler çok farklıydı. o günlerde bu dizi içime su serpiyordu. kendimden başka bir gayın olduğunu bilmek onu izlemek çok güzeldi.

heteroseksizm

yalnızca karşıcinsel ilişkinin doğru olduğunu öneren görüştür. heteroseksizme göre, eşcinsellik yoktur, yok sayılır, eğer kafasını kaldırırsa susturulur, eğer eşcinselse de yine tarafını seçmek zorundadır, kadın olan taraf mıdır erkek olan taraf mıdır? gey, lezbiyen ya da biseksüel olmak yoktur. düzen-düzülen üzerinden ilişkiyi örgütler, düzülen tarafsan kadın gibi olmalısın, sana yenge demeliler, düzen tarafsan sana enişte demeliler, düzülen taraf kadın gibi davranmalı, kadın gibi görünmeli, düzen taraf erkek gibi davranıp, erkek gibi görünmelidir.

heteroseksizm eşcinselleri yok sayar, kimsenin eşcinsel olduğunu aklından bile geçirmezsiniz, herkes ya kadın ya da erkektir ve herkes karşı cinsinden hoşlanır.

rimming yaptığı dudaklarıyla öpüşmeye çalışan tip

götü temiz tutup delik çevresine bakım kremi sürülürse sorun kalmayacaktır. 3 ayda bir göt bakımınızı da yaptırırsanız tadınızdan yenmezsiniz.

tüm dünyası eşcinsellik olanlar

doğrusu:

bütün dünyası cinsellik olanlar

siz hiç bütün dünyası heteroseksüellik olan birini gördünüz mü? göremezsiniz.

işte bunlar hep içselleştirilmiş homofobi.

aileye açılmak

benim açılma hikayem çok çok ilginç olmuştu. ailem bir şekilde ajanlıkla bunu öğrenmişti fakat aldığım olumsuz tepki çok gariptir ki şuydu; böyle bir şeyi neden bizden saklıyorsun, biz senin aileniz her şekilde yanındayız, aptal mısın sen neden bizden saklıyorsun diye daha çok sinirlerimi bozmuşlardı. aradan aylar geçince inanın herkes alışıyor o kriz bir şekilde aşılıyor.(tabii benim ailem kabullenip sağlıklı biçimde bunu aşan tipe örnek) şimdi annem yüzümün gülüşünden anlıyor, sevgilimle barışık mıyım?, ayrı mıyım?, kavgalı mıyım? diye. hatta son günlerde aramızda geçen bomba muhabbet;

"ay ona mı üzülüyorsun oğlum, yavrum be! bir senin güzelliğine bak bir de şu adama, haşlanmış yumurta gibi! üzme kendini sen en iyilerini bulursun!" *

yine de şu var ailenin bireyi kabulu ve anlayış göstermesi çok önemliyken aynı şekilde açılmamanız da bence bir sorun çıkarmaz. yani illa ki bilmek zorunda değiller. eğer bu sosyal ilişkilere zarar verecek derecede ailede bir bozulma yaratacaksa en iyisi açılmamaktır. ayrıca kimse kusura bakmasın ama evladını her şekilde kucaklayamayan aile, aile değildir! siz onları reddedin, kendi hayatınızı kurun, dostlarınız, sevdikleriniz, aşklarınızla kendi ailenizi kendiniz kurun! unutmayın açık ya da gizli; ne yanlışız, ne de yalnız!

sohbetin aniden kesilmesi

uygulamaları geçtim whatsappta bile olan durum.birbirini beğenmişsin numaranı vermişsin belli bir süre mesajlaşmışsın sonra pat diye muhabbet kesiliyor.kendi adıma eskiden görüşürüz ,iyi akşamlar gibi veda cümleleri kullanmadan muhabbeti bitirmezdim ve sebepsiz yere pat diye kesenlere sinir olurdum.surata telefon kapatmaktan farksız gelirdi.zamanla anladım ki o mesajlaşma en az benim kadar karşıdakinede sanal ve pamuk ipliğine bağlı .buluşma olmadığı sürece de ne yaşarsan yaşa öyle kalmaya mahkum.sanal muhabbet ne kadar artarsa da reel de buluşma ihtimali o kadar azalıyor .o yüzden çok beğendiğiniz biri olduğunda tüm imkanları zorlayıp mümkün olan en kısa sürede buluşmaya çalışın.

lgbti temalı filmler

tarafımdan izlenmiş ve arşivimde bulunan filmler. izlemek isteyip de bulamayanlara yardımcı olabilirim. iyi ki sinema var. başlıyoruz efendim.
dipnot: bazı filmlerin ana teması eşcinsellik olmasa da eşcinsel karakterler barındırmaktadır.

a single man: üniversitede akademisyen olan bir adamın yalnızlığını konu alır. hem gay hem olgun hem okuyan-araştıran bir erkek olmanın ister istemez yalnızlaştırdığını okuyabiliriz filmden. filmin yönetmeni ise ünlü modacı tom ford.

all you need is love: şu an konusunu tam hatırlayamıyorum ama çerezlik lgbti temalı filmlerden biriydi kanımca.

american beauty: yıllardır amerikan rüyasının birçok amerikan filminde gözlerimize içine sokulduğu durumu ters köşeye yatıran bir film. aslında o mutlu görünen, herşeye sahip olan amerikan ailelerinin kendi içlerinde nasıl da yalnız olduklarını ve başka limanlarda mutluluk aradığını gösterir. filmin baştan sona konusu eşcinsellik olmasa da içerisinde eşcinsel bir ilişkiyi ufak da olsa barındırır.

anlat istanbul: 5 farklı yönetmen tarafından çekilen, 5 farklı masalın birleştirilmesinden ortaya çıkan film içerisinde birçok yıldız oyuncuyu barındırırken bir eşcinsel ve bir transa da yer verir. hatta bu beş masaldan biri trans karakterin hayatına odaklanmaktadır. güven kıraç'ı bu filmde eşcinsel rolünde izlerken parmaklıklar ardında dizisinden tanıdığımız yelda reynaud'u ise travesti rölünde görüyoruz.

any day now: erkek eşcinsel bir çiftin annesi tarafından ilgilenilmeyen down sendromlu bir çocuğu evlat edinmeye çalışmasını anlatan duygusal bir film. hem eşcinselliğe hem de down sendromuna dikkat çeken bir film iki ötekiyi tek potada birleştirmeyi başarıyor.

ağır roman: mustafa altıoklar'ın yönetmenliğini yaptığı başrollerinde okan bayülgen ve müjde ar'ın oynadığı film içerisinde bir adet eşcinsel karakter barındırmaktadır. yan karakterlerden biri olsa da ((bkz: küçük iskender ) hikayede kendine oldukça fazla yer bulmaktadır. ayrıca filmde söz yazarlarının kraliçesi aysel gürel'i de izlemek mümkün.

billy elliot: tam olarak eşcinsel temalı film olarak değerlendirmek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama cinsiyet rollerinin üzerine gitmesi bakımında izlenmesinde fayda olan film. erkek bir çocuğun yaşıtları gibi futbol oynamak istemeyip bale yapmak istemesi üzerine 'bale sadece kız çocuklarına özgü müdür, yapmak isteyeceğimiz dans, spor veya başka bir eylemin çeşidini toplum mu belirliyor, bir erkek dans etmek istiyor fakat çük buna engel midir, engelse çük ağır olduğu için dans ederken kişi zorlanır bu nedenle yapmaması gerekir diye mi hoş bakılmaz' gibi kafamda deli soruları çözmeye çalışan film.

black swan: başrolünde bir adet natalie portman barındıran hoolywood yapımı film. oscar adaylığı da bulunan filmi göze sokulur derecede olmasa da lezbiyen temalı filmler listesine sokabiliriz.

behind the candelabra: amerikada zamanında yaşamış eşcinsel piyanistin hayatını anlatan film. söylentilere göre zeki müren isimli sanat güneşimiz de bu piyanisti izleyip ondan esinlenmiştir sahne şovları ve kıyafetleri bakımından.

edit: a ve b harfindeki bazı filmler şimdilik bu kadar, diğerlerini ve diğer harfleri daha sonra ekleyeceğim.


iki pasif gay aktiviteleri

ibneliği seks,rol modelleri sınırlara indirgeyenler için merak konusu olmuş mesele.
iki pasif gay ne la? sanki iki tiksinç varlık ya da bir araya gelince bir bok olmayan atomlar gibi.

gaylerin sevişmeden duramayan abazanlar olması

analizim geldi hemen yapim
öncelikle katılıyorum çünkü;
-sex bir kaçış yöntemidir,bizler gerçeklerden hayattan kaçıyoruz çünkü;
-türkiyede özellikle çok izole bir hayat yaşıyoruz, ailemizle arkadaşlarımızla cinsel kimliğimizi paylaşamıyoruz
-gelecek planı yapamıyoruz, evliik şansımız yok, sadakatin bağlılığın bi anlamı kalmıyor, biriyle beraber olmak hayatı daha da zorlaştırıyor
-sürekli kendimizi anlamaya çalışıyoruz kafamız hep yorgun, sex bir kafa dağıtma şekli oluyor
-aşk emektir, sevgi emektir, sanal alemden partner yapıyoruz, emeksiz, kolay gelen kolay gidiyor
hiç kimseden farklı değiliz aslında sadece havamız sanal alemde gerçek hayatta kimse o kadar sex yapamaz

kapitalizmin escinselligi kullanmasi

en azından sosyalizmdeki gibi eşcinsellik yasaklanmıyor. insanlar canı ne isterse yaşayabiliyor, herhangi bir kısıtlama yok. paran olduğu sürece tabi.

Toplam entry sayısı: 138

bediüzzaman said nursi

bediüzzaman (zamanın alimi) falan değildir.

islam dinini ayaklar altına alan , kendini peygamberden üstün gören , gerici , atatürk düşmanı , cahil , sobayla sohbet eden , ölülerden yardım dileyen , peygamberi aşağılayan , akıl sağlığı yerinde olmayan bir delidir kendisi.

saçma olan ise bu adamın '' zamanın alimi '' sanılması.

transseksüel'den eşcinsel olmaz

transeksüelden de eşcinsel olabilir. cinsel yönelim farklı , cinsel kimlik farklıdır. kişi heteroseksüel bir kadın cinsiyetinde doğup erkek olmak isteyebilir . trans erkek olduktan sonra ise cinsel yönelim asla değişemeyeceğinden erkeklerden hoşlanmaya devam eder ve al sana transeksüel eşcinsel.

buna shameless dizisinden trevor örnek olarak gösterilebilir.

arif v 216

216 ilk gora'da feminendi , hatta kadınlardan hoşlanmıyordu. bu filmde ne olduysa hetero ve maskülen yapmışlar bu yüzden koca film gözüme battı. benden başka hiçkimsenin gözüne batmamış sanırım ki kimse de yazmamış.

31’den sonra düşünülen ilk şey

hayao miyazaki

animelerin efendisi. en sevdiğim çizgi film olan yürüyen şato 'nun yaratıcısı.

ahmet kaya

son derece homofobik , ataerkil zihniyetli , toplumsal cinsiyet gericisi bir şahsiyet idi.

(bkz: ahmet kaya'nın eşcinsellere yönelik yorumu)

ha bunların yanında ağır milliyetçi olduğu da aşikardır. onun dışında güzel şarkıları vardır sanat ile sanatçıyı karıştırmamak gerekir.

ben robot değilim

ayısözlük'e girmeye çalışırken çıkmaya başlamış işkence. sadece bende yok sanırım , sokak tabelaları bulduruyor zorla.

ayı sözlük itiraf

1 ayı aşkın süredir hiçbir haber izlemedim , hiç haber okumadım (referandum sonucunu öğrenmek hariç) , hiç haber dinlemedim. türkiye gündemine , dünya gündemine dair ne varsa öğrenmekten kaçındım. bu zalim insanoğlunun dünyasında aklınızı kaçırmamak için yapacağınız en mantıklı hareketlerden birisi.

ekşi sözlük

"gündem" kısmındaki başlıkları okuyunca hayattan soğutan sözlük. hiç iyi bir şey olmaz mı dedirtir. onun dışında çok yararlı bir site olduğunu düşünüyorum.

size tavsiyem budur ki , gündemi asla bu siteden takip etmeyiniz. mutluluğunuzu emer , paranoyak yapar.

carl sagan

çok değerli bir bilim insanı. insanlara bilimi sevdirmek adına birçok kitap yazmış ve belgeseller hazırlamıştır (bkz: cosmos)

cosmos belgesellerinden birinde beni çok derinden etkileyen bir konuşma yapmıştır. * . insanoğlunun şu küçücük gezegende sadece 50 yıl hakim olabilmek için birbirine neler yaptığını düşünün. ne kadar da zavallıyız. birbirimizi öldürmeye ne kadar can atıyoruz , gerek şeref için olsun gerek ülke kurabilmek için olsun veya din için. oysa ki hayatı kendimiz ve çevremizdeki tüm canlılar için iyi kılmaya çalışsak her şey çok daha güzel olurdu.

işte carl sagan'ın o efsanevi cümleleri
carl sagan - the pale blue dot * =

japon erkeği

orta ve üstü kiloda olanları çok çekicidir. vücut yapısı ile de tanınabilirler genelde kılsız olsalar da vücut hatlarıyla maskülenliği yakalarlar.

zayıfları? çöp kadar bile değerli değil.

türkiye

istanbul gibi bir elmasa sahip ülkem. istanbul her şeye değer, bambaşka bir şey, eşi benzeri yok. hele türkçe, öyle bir dil ki sadece konuşurken keyif alıyorum, nasıl bir dildir, bu dil ile iletişim kurmak gibisi yok, istanbul'da olmak gibisi yok.

ensest ilişki

iki tarafın rızası varsa gayet de normal bir ilişki. yapan varsa da saygı duyarım hiç de dışlamam.

burada bile kötülenmesini anlayamadım , homofobiden ne farkı var o zaman bu yaptığınızın? siz bile böyleyseniz yazık o zaman.

bediüzzaman said nursi

bediüzzaman (zamanın alimi) falan değildir.

islam dinini ayaklar altına alan , kendini peygamberden üstün gören , gerici , atatürk düşmanı , cahil , sobayla sohbet eden , ölülerden yardım dileyen , peygamberi aşağılayan , akıl sağlığı yerinde olmayan bir delidir kendisi.

saçma olan ise bu adamın '' zamanın alimi '' sanılması.

yanlış anlaşılmak

karşınızdaki kişinin sizi tanımadığını gösterir.