baskerwilleliwilliam

Durum: 281 - 7 - 3 - 0 - 18.09.2018 23:59

Puan: 3650 - Sözlük Kezbanı

2 yıl önce kayıt oldu. 6.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 15

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

despina vandi

dün akşam harbiye'yi performansıyla yıkmış geçmiş sanatçı. 2 saate yakın hiç ara vermeden, devamlı danslar ederek yorulmadan güçlü sesiyle mest etti izleyenleri. konserin sonuna doğru kendisine serkan çağrı'nın eşlik etmesiyle dünyadan birkaç dakikalığına uzaklaştık. bir daha despina vandi konserine denk gelirseniz kaçırmayın derim.

ürdün'de bir markette vahşice yakılan kadın

bu sabah karşılaştığım video. kadın bir erkek tarafından önce tartaklanıyor sonra da yakılıyor. artık son bulsun insana karşı şiddet.
https://www.instagram.com/p/Bn0bsMCF1kf/...

yasemin sakallıoğlu

kendi yarattığı tiplemelerle instagramda kısa eğlenceli videolar çeken süper yetenek. bir seneyi aşkındır takip ediyordum ve bu kızı ne zaman gülse birsel keşfedecek diyorumdum ki, beklenen haber geldi. jet sosyete kadrosuna dahil edilmiş gülse birsel tarafından. ek olarak inanılmaz gözlem yeteneği olan fenomen.

benim çocuğum

üniversitede çok sevdiğimiz bir hocamız seçmeli bir derste ders işlemeyip bu belgeseli izletmişti.

full aktif

aktif anal sekste alıcı taraf. fakat full aktif ne ola? çarpı iki aktif gibi birşey mi.

ayı sözlük yazarlarının aşık olduğu otomobiller

mastürbasyon görüntüsü ile şantaj yapmak

black mirror dizisinin bir bölümüne konu olmuş olan olay.

power bottom

önlerinde saygıyla eğiliyor ve iyi ki varsınız diyorum.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

can bonomo

modern ve ozan kelimelerini bir araya getirenleri tebrik ediyorum. bu kadar birbirine iki zıt kavramı aynı kelime grubuna sığdırmak akıl alır gibi değil. modern sizin olsun, ozanları bize verin.

call me by your name

iki kere sinemada izlediğim ve bana göre bir aşk hikayesi yanında bir italya güzellemesi olan film. filmin sonuna doğru baba oğul arasındaki konuşma ise sinema tarihindeki en güzel diyaloglarda yerini şimdiden almıştır.

three billboards outside ebbing missouri

çok iyi film olmasına rağmen en iyi film oscarını alamayacağını tahmin etmiştim. çünkü rakibi the shape of water'ı izlediğim an oscarını kime gideceği ayan beyan ortadaydı.

can bonomo

bu adam niye meşhur, neden meşhur, sesi var mı, bunu kim dinliyor, birden nereden çıktı vs diye yıllardır düşünmeme rağmen cevabı bulamadım. cem karaca, barış manço sanatçı ise bu ne, bu sanatçıysa onlar ne?

seks yaptığınız en ilginç yer

denizin dalgalarının yaladığı bir kumsalda, gündüz vakti. gök, deniz, kum ve sadece biz vardık. tekrar yapmak için gün sayıyorum.

nuri bilge ceylan

şu an için türkiye'deki sinemacılar içinde dünya sineması tarafından en çok bilinen ve takdir edilen yönetmen. yalnız genel filmografisine baktığımda (bkz:bir zamanlar anadolu) ve sonrası çektiği filmlerde çıtayı hayli yükseltmişe benziyor. iyi ki varsın (bkz:nbc)

kelebekler

(bkz:sarmaşık) gibi bir filmden sonra böyle bir film yapmak herkese nasip olmaz. yaz aylarında çocuklara ve ergenlere yönelik yapılan şehirden köye gidip çeşitli aksiliklerle komedi üretmeye çalışan filmlerin festival ödülü almış versiyonu. uzun zamandır bu kadar oturmamış film izlememiştim. salonda her saniye gülen ergenlerle de aynı filmi mi izledik bilmiyorum. şu espri konusundaki zevk skalası çok farklı.

ahlat ağacı

cannes film festivali'ne kış uykusu ile damga vurmuş (bkz:nuri bilge ceylan) imzalı film. fakat bu sefer uzun süre ayakta alkışlansa da ödüle layık görülmemiş. nedeni nedir bilinmez ama ben ödülü hakettiği düşüncesindeyim. filmi özetlemek gerekirse üniversiteden yeni mezun olmuş ve yazdığı kitabı çıkarmaya çalışan idealist bir atanamamış bir öğretmenin ailesiyle ve toplumla yaşadığı çatışmayı anlatıyor. kış uykusu filmini sevenler bunu da mutlaka sevecektir.

yaşadığın şehirden nefret etmek

yaşadığın ülkeden nefret etmek olarak çıtayı daha da yükseltiyorum.

kalenderi

geleneksel tasavvuf musikisini günümüzün müzik anlayışıyla harmanlayan olarak tanımlanan müzik grubu. bir göz atmakta fayda var.

https://www.youtube.com/watch?v=wys-7nsj-e8
  • /
  • 15
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 281

marina abramovic

performans sanatçısı. 1960'larda ortaya çıkan vücut sanatı akımının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen marina abramovic fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayan performanslarıyla dünya kamuoyunu şaşkına çeviren bir kadın. en dikkat çeken performanslarından biri balkanlarda 90lı yıllarda yaşanan bona-sırp savaşına dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdiği 'balkan baroque' isimli işidir.

link:

benim çocuğum

üniversitede çok sevdiğimiz bir hocamız seçmeli bir derste ders işlemeyip bu belgeseli izletmişti.

lgbti temalı filmler

tarafımdan izlenmiş ve arşivimde bulunan filmler. izlemek isteyip de bulamayanlara yardımcı olabilirim. iyi ki sinema var. başlıyoruz efendim.
dipnot: bazı filmlerin ana teması eşcinsellik olmasa da eşcinsel karakterler barındırmaktadır.

a single man: üniversitede akademisyen olan bir adamın yalnızlığını konu alır. hem gay hem olgun hem okuyan-araştıran bir erkek olmanın ister istemez yalnızlaştırdığını okuyabiliriz filmden. filmin yönetmeni ise ünlü modacı tom ford.

all you need is love: şu an konusunu tam hatırlayamıyorum ama çerezlik lgbti temalı filmlerden biriydi kanımca.

american beauty: yıllardır amerikan rüyasının birçok amerikan filminde gözlerimize içine sokulduğu durumu ters köşeye yatıran bir film. aslında o mutlu görünen, herşeye sahip olan amerikan ailelerinin kendi içlerinde nasıl da yalnız olduklarını ve başka limanlarda mutluluk aradığını gösterir. filmin baştan sona konusu eşcinsellik olmasa da içerisinde eşcinsel bir ilişkiyi ufak da olsa barındırır.

anlat istanbul: 5 farklı yönetmen tarafından çekilen, 5 farklı masalın birleştirilmesinden ortaya çıkan film içerisinde birçok yıldız oyuncuyu barındırırken bir eşcinsel ve bir transa da yer verir. hatta bu beş masaldan biri trans karakterin hayatına odaklanmaktadır. güven kıraç'ı bu filmde eşcinsel rolünde izlerken parmaklıklar ardında dizisinden tanıdığımız yelda reynaud'u ise travesti rölünde görüyoruz.

any day now: erkek eşcinsel bir çiftin annesi tarafından ilgilenilmeyen down sendromlu bir çocuğu evlat edinmeye çalışmasını anlatan duygusal bir film. hem eşcinselliğe hem de down sendromuna dikkat çeken bir film iki ötekiyi tek potada birleştirmeyi başarıyor.

ağır roman: mustafa altıoklar'ın yönetmenliğini yaptığı başrollerinde okan bayülgen ve müjde ar'ın oynadığı film içerisinde bir adet eşcinsel karakter barındırmaktadır. yan karakterlerden biri olsa da ((bkz: küçük iskender ) hikayede kendine oldukça fazla yer bulmaktadır. ayrıca filmde söz yazarlarının kraliçesi aysel gürel'i de izlemek mümkün.

billy elliot: tam olarak eşcinsel temalı film olarak değerlendirmek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama cinsiyet rollerinin üzerine gitmesi bakımında izlenmesinde fayda olan film. erkek bir çocuğun yaşıtları gibi futbol oynamak istemeyip bale yapmak istemesi üzerine 'bale sadece kız çocuklarına özgü müdür, yapmak isteyeceğimiz dans, spor veya başka bir eylemin çeşidini toplum mu belirliyor, bir erkek dans etmek istiyor fakat çük buna engel midir, engelse çük ağır olduğu için dans ederken kişi zorlanır bu nedenle yapmaması gerekir diye mi hoş bakılmaz' gibi kafamda deli soruları çözmeye çalışan film.

black swan: başrolünde bir adet natalie portman barındıran hoolywood yapımı film. oscar adaylığı da bulunan filmi göze sokulur derecede olmasa da lezbiyen temalı filmler listesine sokabiliriz.

behind the candelabra: amerikada zamanında yaşamış eşcinsel piyanistin hayatını anlatan film. söylentilere göre zeki müren isimli sanat güneşimiz de bu piyanisti izleyip ondan esinlenmiştir sahne şovları ve kıyafetleri bakımından.

edit: a ve b harfindeki bazı filmler şimdilik bu kadar, diğerlerini ve diğer harfleri daha sonra ekleyeceğim.


hornet

bir nevi tımarhane olarak adlandırabiliriz. aslında normalleştirdiğimiz, sıradanlaştırdığımız bu bedene dayalı hızlı ve sınırsız tüketim dış pencereden baktığımızda korkutucu bir görüntü sunuyor. karşısında geçmişi olan, geleceği olan, hayalleri olan, gülümsemesi, mutlulukları, kitapları, müzikleri olan bir insanla değil etten ibaret bir ürün varmış gibi davranıyor çoğu üye. marketten gidip cips paketlerine bakıp beğenir gibi sevgili veya seks partneri seçiyorlar. beğenmediği paketi kenara itiyor, beğendiğini yedikten sonra gidip yenisini alıyor. tamamı ile bir ürünleştirme söz konusu. herşeyin modernizmle birlikte sermaye, tüketim ve ürün olduğu günümüzde insanlarda ürünleştiriliyor. fabrika çıkışı, seri üretimle üretilmiş bir paket muamelesine maruz kalınıyor. gör, beğen, almak iste, alabilmek için şartları oluştur, ürüne ulaş, tüket ve yenisini gör... böyle bir döngü söz konusu.

tek kelime ile korkunç insanın içinin bu kadar boşaltılması. boş beyinler haline gelmesi.

bağımsız sinema

ticari olmayan sinema için kullanılır. fakat bağımsız filmlerin ne kadar bağımsız olduğu tartışmaya açıktır. neden mi?

bağımsız filmler bütçe sıkıntısı çektiklerinden dolayı genelde fonlara ya da festivallere başvurur. fonlardan alacağı belli bir miktar filmin yapımına, festivallerden alacağı ödüller sayesindeki ücretler ise bir sonraki filme katkıda bulunacaktır. fakat fonlardan ve festivallerden ödül veya para almak bu kadar kolay mı? öncelikle başvurduğunuz fon veya festivale uygun bir film yapmanız gerekmekte. her fonun ve festivalin kendi kıstasları vardır. bu çerçeve dışına çıkmadığınız sürece destek olunması gerekensinizdir. bu durumda şu sorunsalı ortaya çıkarır; politikadan, ekonomiden, egemen söylemden özetle dış etkenlerden bağımsız bir film ancak gerçek anlamda bağımsız olur. içeriğine veya biçimine müdahale edilen film nedeni her ne olursa olsun ne kadar bağımsızdır? kısaca tam bağımsız film izlemek neredeyse imkansıza yakındır. yinede ticari sinemanın heryeri ele geçirdiği şu dönemde nefes aldığımız tek yerdir bağımsız sinema.

marina abramovic

performans sanatçısı. 1960'larda ortaya çıkan vücut sanatı akımının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen marina abramovic fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayan performanslarıyla dünya kamuoyunu şaşkına çeviren bir kadın. en dikkat çeken performanslarından biri balkanlarda 90lı yıllarda yaşanan bona-sırp savaşına dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdiği 'balkan baroque' isimli işidir.

link:

göğüs ucunda halkası olan orta yaşlı erkek

bu halka sayesinde memesinin ısırılması sonucunda inanılmaz zevk aldığını söyleyen ve bu halkayı bu yüzden taktırdığını belirten orta yaşlı erkek modeli.

iz bırakan film cümleleri

i am not an elephant! i am not ... i am a human being!

en iyi 10 türk filmi

ah güzel istanbul (atıf yılmaz)
eşkıya (yavuz turgul)
masumiyet (zeki demirkubuz)
anayurt oteli (ömer kavur)
kış uykusu (nuri bilge ceylan)
hamam (ferzan özpetek)
kaç para kaç (reha erdem)
ağır roman (mustafa altıoklar)
karanlıkta uyananlar (ertem göreç)
salkım hanımın taneleri (tomris giritlioğlu)

ümraniye'deki giyim mağazasının kabininde seks yaparken yakaladığım çift

geçenlerde ümraniyede d ile başlayan çok popüler bir mağazanın şubesine gittim. 4 katlı bir mağaza ve en alt kati outlet bölümü. arada yolum çarşıya düştüğün de buraya uğrarım. gündüz saatlerinde kimse olmaz ki bu bir mağazada aradığım en büyük özelliktir. ne müşteri olsun isterim ne de 'nasıl yardımcı olabilirim' diye peşinizde kosan bir eleman. her neyse bir gömlek aldım ve kabinlerin olduğu yere yöneldim. her zamanki gibi tüm kabinler boştu biri hariç şaşırdım. çünkü genelde kimse olmaz o katta. neyse hemen yan kabine girdim. girer girmez 'yapma, yavaş sok, ah uh' gibi cümleler duydum. serde araştırmacılık kimliği var. hemen dikkat kesildim. kabinin kapısını açtım. hemen kabinlerin olduğu koridorda ayna vardı boydan boya. aynadan yandaki kabin yansıyordu. ve kabinin kapısı yere sıfır değildi. 10,20 cm kadar boşluk vardı. 4 bacak gördüm. pantolonlar sıyrılmışti. ve malum isi yapıyorlardı. sanki yapan onlar değil benmisim gibi ateşim çıktı, elim ayağım titremeye başladı. o şaşkınlıkla doğru mu yaptım bilmiyorum ama yukarı çıkıp görevliye durumu anlatmaya çalıştım. bu da ayrı bir mevzuydu utancımdan anlatamıyorum. derken bir şekilde görevliyi aşağa kata indirdim acil bi durum oldugunu hissettirerek. görevliye kabini gösterdim ve kabinin aynadan yansıyan görüntüsünü görünce kapıya vurdu ve dışarı çıkmalarını istedi. dakikalar sonra erkek olan çıktı ve çıkar çıkmaz kız içeriden kapıyı hemen kendi üstüne kapattı. görevli israrla kapıyı vurdu. yine çıkmadı.ben de bu kadar macera yeter deyip mağazadan ayrıldım. omrum boyunca o ani unutamayacağım sevgili sözlük.

edit: başlığı yanlış yazmisim telefonun azizliğinden dolayi yöneticiler düzetirlerse sevinirim. anlatım bozukluğu mevcut ve yazım yanlışı.

penis yalamanın yararlı olduğunun tespit edilmesi

rona nishliu

üzerine söylenecek çok fazla söz olmayan eurovision performansını sergileyen inanılmaz bir ses. özellikle parçanın ortalarında yaptığı ses devrimleri esnasında tüylerim diken diken oldu desem abartmış olmam. izlemeyenler için;