canan efendigil karatay

kalp ve damar profesörü, "karatay diyeti", "karatay diyeti ile yaşam" ve "karatay mutfağı" kitaplarının yazarı. köy tereyağı ve sızma zeytinyağı gibi yağların serbest bırakıldığı, günde en az 3 yumurta öneren ve şeker ve şekerli besinler, glisemik indeksi yüksek tahıl ve meyvelerin yasaklandığı ilginç bir beslenme programına sahip, beslenme ve diyetetik uzmanlarının düşman kesildiği huysuz ihtiyar tadında bir profesör.

aklında ne varsa çatır çatır söyleyen, gerekirse kavga edebilecek olan, "bu diyet kitabı değil, sağlık kitabı. çok satsın diye diyet ismini koyduk" diyebilecek kadar da rahat mizaçlı kadın. söyledikleri akla yatar şeyler olsa da bazen hakkaten saçmaladığını düşünmekteyim.
sayesinde babam sebzelere karşı antipati beslemeye başlamıştır. hayvanların ot yediklerin için yağlı olduklarından bahsederek ağzımı bir karış açık bırakmama neden olmuştur. delidir, manyaktır ama iyi karıdır yahu.
maydonoza karşıymış ya da sebzeye, "hayvanlar yağ mı yiyor da yağlanıyorlar" demiş, acaba hayvanlarla insanların metabolizmalarının aynı olmadığını falan düşünmüş mü? ya da ben mi çok salağım anlamadım. aslanlar da et yiyor ama insanlara karşılık gelen üçgen vücudlu hayvanlar be abla.

(bkz: einstein was here)
"şeker yükleme testi bebeğe zarar verir" diyebilecek kadar dengesiz açıklamalar yapan profesör.öğrencisi olmuş bir hocam da kendisinin normal biri olmadığını söylemişti.kısaca çok da itibar edilmemesi gereken kişi
margarin sponsorlu kardiyologlar derneğinin düşen reprezant eşantiyonları için kellesini alacakları dr.
protein diyetiyle ölümsüzleşen bilim insanımız.
"vücut bir makinedir, makinelerin yağsız çalıştığını gördünüz mü? yağ yemelisiniz." gibisinden bir şeyler demiş kalp ve iç hastalıkları profesörü. gittiğim fakültedeki hocalar pek hazzetmezler kendisinden. bir nevi şovmen.
"ekmek sekerdir, seker en tatli zehirdir. koyunlar da ot yiyor ama yag bagliyorlar. dogada et yiyen hayvanlara bakin, hepsi zayif kasli. gebelere seker yukleme testi yapmayin." saatlerce tv programlarinin ozeti budur.
hep aynı şeyleri söylüyor. doktorlar sevmezler bunu.
ama bence sevimli birisi. ekmek yemeyin falan diyip duruyor.
aykırı açıklamalar yaparak dikkat çekmeyi seven element uydurma ustası.yine aşılarla ilgili saçmalamış.oturduğunuz yerden emek verenlere para için yapıyorlar şeklinde çamur atmak kolay.kendisi de katıldığı programlarda alın okuyun diye kitabını elinden düşürmüyor.açıklamaları çok bilimsel zaten .kaynak olarak kendi yazdığı kitapları kullandığı için olsa gerek.
başlarda çok haklıydı. artık iyice kendini kaybetti.
belki de baktı ki bu dünyanın fındık kabuğu gibi uzaya savrulup gideceği yok, bari içindeki insanlar ölsün diye düşünüyosa demek?
sağlığın bile popüler kültür öğesi olabileceğini gösteren kişi
teyzenin hayat mottosu benim anladığım;
zıkkımı köküyle birlikte yiyindir.