padre

Durum: 269 - 0 - 0 - 0 - 10.02.2016 22:10

Puan: 4306 - Sözlük Kezbanı

10 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 14

sevgililer gününe çare yıldız tilbe

sabun mabun lafları ederek ırkçı göndermeler yapmış. çok yakışıksız, düşüncesiz bir hareket. bu neyin nefreti anlamak zor. kendisi gibi nefretten, ırkçılıktan beslenen insanlara hitap ediyor. gerçi altı üstü yıldız tilbe işte ne beklersin. kalite yerlerde.

kürt

kürt=insan, türk= insan, arap= insan, alman=insan........ insan, insan, insan....

self suck

"self fuck" (özsikim diyelim buna) da vardır. ancak bunu yapabilmek için gerekli kıvraklığa ve uzun bir alete sahip olmalı.

kırmızı saçlı kadın

orhan pamuk'un son romanı. kısa br roman olduğu söylenebilir. 195 sayfa. kitapta baba-oğul ilişkisi ve bu ilişki üzerinden doğu ve batı kültüründe birey-otorite ilişkisi tartışılıyor. özellikle babasını öldürüp annesiyle evlenen oedipus'un ve oğlu sührab'ı öldüren şehyname'nin baş kahramanı rüstem'in hikayeleri üzerinden bu tartışma yürütülüyor.

aşağıda kitap'tan kendimce çarpıcı bulduğum bazı ifadeleri verdim.

"nedir senin için baba?"
" annenin karnına düşürdükten sonra oğlunu hayatının sonuna kadar koruup sahiplenen, güçlü, şefkatli kişidir baba. dünyanın başlangıcı ve merkezidir o. bir baban olduğuna inanıyorsan, onu görmesen bile kendini iyi hisseder, onun orda olduğunu, gelip seni şefkatle koruyacağını bilirsin. benim öyle bir babam olmadı.

"benim de öyle bir babam olmadı ne yazık ki" dedim soğukkanlılıkla. "ama olsaydı o da benden ona itaat etmemi bekler, gücü ve şefkatiyle benim bireyliğimi ezerdi.!"

"acaba babama itaat etsem mutlu biri olur muydum?" diye yüksek sesle düşünmeye devam ettim." belki iyi bir oğul olurdum ama iyi bir birey olamazdım."

ayrıca baba katilliği ya da devlete isyan bizde değil, avrupa'da şerefli bir iştir. anandan başka kimse sevmez seni.

keyifli okumalar.

nalınlar

necati cumalı'nın yazdığı ve volkan benli'nin yönettiği vasat tiyatro oyunu. şu sırlar altındağ tiyatrosu'nda sahnelenmektedir. rengin samurçay (esma) ve aysın işımer'in (döndü) oyunculuklarını beğendim. ancak espriler bazen gerçekten berbattı. arada güzel espriler var ancak bazen öyle vasat öyle kötü diyaloglar var ki tüm o iyi tarafları unutuveriyorsunuz. bir de salonu dolduran ergen grubun olur olmaz her şeye gülmeleri de sinir bozucuydu benim için. 10 üzerinden puan verecek olursam puanım 4.

sultanlar devrinde oğlanlar

halit erdem okşacan tarafından hazırlanan ve agora kitaplığı'ndan çıkan kitap.
kitapta ilk olarak bizans ve hıristiyan gelenği ile iran ve islam (ortadoğu geleneği) başlıkları altında oğlancılık konuları işleniyor. bu medeniyetlerin oğlancılığa bakışları çeşitli örnekler üzerinden veriliyor. daha sonra saray ve toplum hayatında eşcinsellik başlığı altında özellikle osmanlı sutanları, onların maiyetindekilerin arasında oğlancılığın yeri ve boyutları çeşitli kaynaklardan örneklerle aktarılıyor. son dönem osmanlı toplumunda eşcinsellik başlığı altında ise aşçı dede'nin hatıraları, aşçı dede ve şeyh fehmi efendi aşkı, aşçı dede ve aziz efendi aşkı gibi kişiler arasında cereyan eden eşcinsel aşklar inceleniyor.

kitap ele aldığı konularla ilgili dönemin kaynaklarına başvurması, zengin örnekler sunması ve tarihe farklı bir açıdan bakması yönleriyle okunmaya değer bir eser. keyifle okuyacağınızdan eminim. şanlı ecdadımıza bir de bu gözden bakmalı diyorum.

deli birader

mehmed gazali tarafında kaleme alınan ve şehzade korkud'a armağan edilen kitap. kitapta, oğlancılık ve oğlanlarla ilişki açıkça savunulmuş; oğlanlarla cinsel ilişkiye giren, onlarla cinsel doyuma ulaşan kişileri konu alan öyküler anlatılarak "gamlar defedilmeye" çalışılmıştır. kitabın sadece kurmaca değildir. kitap 16. yüzyılın cinsel hayatını, oğlancılığı ve toplumun bunlara bakışını yansıtmaktadır. kitaptan örnek anekdotlar:

bir adam, bir oğlan ile sözleşmişler; sürtmek on akçe, girmeye bir akçe tayin etmişler. adam oğlana, hangisini seçersen seç demiş. oğlan bakmış ki sürttürmek daha kolay ve hem de parası daha çok, onu seçmiş. adam işe koyulmuş, oğlanın götüne bol tükürük sürmüş ve şeyini sürttürürken birden oğlanın içine sokmuş. oğlan dönüp ne yapıyorsun? demiş. adam, fakirim benim on akçe vermeye gücüm yetmez, bana bir akçelik yeter, demiş.



yine bir adam bir oğlanla sürtüştürmek üzere anlaşmışlar. ama adam oğlanın içine girmiş, dibine kadar yerleştirmiş. oğlan, anlaşmamız sürttürmeye idi, sokmaya değildi demiş. adam, benim söylediğim içine sürttürmekti demiş.

(kaynak: sultanlar devrinde oğlanlar, halit erdem oksaçan)

döngele

yaşar kemal'in orta direk adlı eşsiz romanı

döngele geldi kapıya dayandı. al götür döngeleyi. yok dedi kendi kendine, yok. bu döngele şaşkın döngele. çukurovada pamuğun açmasına daha çok var. bu yıl döngelelerin kökünde birşey var. köklerini kurt yemesin zıkkımların? sıçan yemesin? kopup kopup geliyorlar....

cümleleriyle yani döngele ile başlar. romanda koca halil adlı kocamış karakter yıllardır pamuğun açma zamanını köylülere döngeleye bakarak haber vermektedir. ancak o yıl koca halil yanılacak mıdır? merak eden okusun. tam bir başyapıt. bu eserle ilgili murat belge'nin yaşar kemal'in üçlüsü üzerine adlı bir yazısı var. gayet nefis. döngelenin ne olduğu ise bir önceki entry'de çok güzel anlatılmış. döngele bir anlamda anadolu'nun kendisi, nuri bilge'nin tabiriyle yalnız ve güzel ülke...

homofobi

homofobi sözcüğü ilk defa 1971 yılında george weinberg tarafından kullanılıp bilinen anlamıyla geliştirilmiştir. weinberg homofobiyi " eşcinsellerle yakın veya aynı ortamlarda bulunmaktan duyulan korku" şeklinde tanımlamıştır. lezbiyen ve aynı zamanda aktivist audre lord ise homofobiyi "kişinin kendi cinsine aşık olmaktan korkması ve başkalarında bu türden duygu ve davranışlara karşı geliştirdiği öfke" olarak tanımlamıştır.

ünlü alman felsefeci ve toplumbilimci thedore adorno ise homofobinin altında şiddet ve yansıtma olgularının olduğunu dile getirmiştir.

"sert erkekler sonuçta onlar gibi olduklarını kabul etmemek için güçsüz kurbanlara ihtiyacı olan, asıl efemine kişilerdir. güçlü erkeğin ve uysal gençliğin karşıtları eril egemenlik ilkesini katıksız bir biçimde dışavuran bir düzende bir araya gelir."

son olarak adorno'nun bu sözleri aklıma amerikan güzeli filmindeki asker emeklisi katı babanın oğlunu eşcinsel olmakla suçlaması ama aslında kendi içinde eşcinsel yönelimler taşıması ve sonunda bu yönelimlerini yanlış kişiye yansıtması aklıma geliyor.

yukarıda homofobi ile ilgili yazdıklarımı ise eşcinsellikle ilgili agora kitaplığı'ndan çıkan bir kitaptan aldım.

sevişirken dinlenecek şarkılar

ülkelere göre tuvalet sonrası el yıkama yüzdeleri

hem kıçlarını hem ellerini yıkamıyorlar. avrupaya bakış açım değişti ahahahaha.

bahçelievler

ankara'nın ve bence türkiye'nin en güzel semtlerinden. gazi üniversitesine ve milli kütüphane'ye çok yakın. bildiğim kadarıyla üç tane sahafı çok sayıda bar ve kafesi var. bu semt ile ilgili söylenen bir şey var o da hem sakin hem de cıvıl cıvıl olması. ikisi bu arada bu semtte.

hdp nin baraj altında kalması

kalır mı kalmaz mı daha belli değil ama içinden bir ses oh olsun, beter olun diyor. tabi mantıklı yanım da keşke baraj altında kalmasalar diyor. teröre ve pkk'ya mesafe koyamazsan, sağda solda özerklik ilan edilmesine göz yumarsan, katliamlardan oy devşirmeye uğraşırsan ve daha bir sürü şey, olacağı bu.

sevgilisine sapına kadar güvenen eşcinsel

bu cümleyi duyunca aklıma american beauty filminde annenin kızına söylediği "because you are old enough now to learn the most important lesson in life: you cannot count on anyone except yourself" yani " hayattaki en önemli dersi öğrenecek kadar büyüksün: kendinden başka kimseye güvenemezsin" sözleri geliyor. çok mu klişe? evet, ama bir o kadar da doğru mu ne?

sevgiliyle korunmadan ilişkiye girmek

sevgilinize sonuna/sapına/tamamen artık ne derseniz diyin güveniyorsanız olması gerekendir. prezervatif seksten alınan keyfi çok çok azaltıyor bana göre. ancak sevgilnize güvenmiyorsanız asla korunmadan ilişkiye girmeyin. güvenmediğiniz, güvenemediğiniz bir insana da nasıl sevgili dersiniz o da ayrı mevzu. mesele sevgililerin başkalarıyla seks yapmalarından aldatmalarından ziyade partnerlerinin/ eşlerinin sağlığını tehlikeye atabilecek kadar acımasız, düşüncesiz olmalarıdır. eğer sevgilinizin sizi riske atmayacağından eminseniz varsın başkalarıylla yatsın bence çok da önemli değil.

goodbye

dinlemeye doyamadığım bir feder şarkısı. klibini de çok beğendim.

now, living, my own life
got you out of my (mind)
have, me wasting, too much time
gonna leave you far behind



apartman üniversiteler

aslı vatansever ve meral gezici yalçın tarafından kaleme alınan ne ders olsa veririz "akademisyenin vasıfsız işçiye dönüşümü" adlı eserde bu üniversitelere yönelik esaslı bir eleştiri var. konuyla ilgilenenlere tavsiye olunur.

yemek yapan erkek

oyyyyy ölürüm ben ya böyle erkeğe.

fransız erkeklerinin ekseriyetle çekici olması

valla benim gördüklerim hiç de çekici değillerdi. hatta kibirli, gıcık, çalı çırpı gibi adamlardı.

kıllı kaslı ama ince sesli erkek

tanrı fırçayı eline almış ve tuvalini boyamaya başlamıştır. boyar , boyar, boyar... tam o harika resim bitmek üzereyken tanrının dikkati dağılır* ve resme yanlış bir fırça darbesi iner. işte " kıllı kaslı ama ince sesli erkek" adlı tablonun hikayesi de budur.
  • /
  • 14
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 269

kadın memesiyle ilgili kavramsal dizin

ampul; ayva; balkon; bodoslama; bomba; cephe; cucu; çakıl; çan; çıban; çıngırak; çunçun; elma; far; füze; füze gibi; güğüm; güverte; hepsi senin mi?; ikizler; kaçak inşaat; kristal lamba; küre; küskün; mal; mihrap; portakal; protez; şanzıman; şeftali; tampon; taret; titi; vaşington; vitrin; yedek parçalar. (kaynak: hulki aktunç,büyük argo sözlük).

göt

dîvânu lugâti't türk'te köt şeklinde geçiyor. köt ile ilgili olarak geçen kelimeler ise şunlar:

kötiç: çocuklara sövüldüğü zaman kullanılan "ey kıç gibi kokmuş" anlamına gelen bir sövgü sözü.

kötle-:bu kelime bir fiil. oğlan vb. sikmek/düzmek anlamına geliyor. bir örnek de verilmiş. oglanıg kötledi yani o, oğlanı sikti/ düzdü. daha 11. yüzyılda erkek sikmek anlamına gelen bir kelimemiz var düşünün!!

kötlet-: bu kelime de fiil kökü. anlamı oğlan vb. siktirmek/ düzdürmek. örnek olarak ol oglanıg kötletti yani o, oğlanı siktirdi/düzdürdü.

kötlüg: ibne, luti anlamlarına gelen bir küfür.

sevgiliyle korunmadan ilişkiye girmek

sevgilinize sonuna/sapına/tamamen artık ne derseniz diyin güveniyorsanız olması gerekendir. prezervatif seksten alınan keyfi çok çok azaltıyor bana göre. ancak sevgilnize güvenmiyorsanız asla korunmadan ilişkiye girmeyin. güvenmediğiniz, güvenemediğiniz bir insana da nasıl sevgili dersiniz o da ayrı mevzu. mesele sevgililerin başkalarıyla seks yapmalarından aldatmalarından ziyade partnerlerinin/ eşlerinin sağlığını tehlikeye atabilecek kadar acımasız, düşüncesiz olmalarıdır. eğer sevgilinizin sizi riske atmayacağından eminseniz varsın başkalarıylla yatsın bence çok da önemli değil.

kürt

kürt=insan, türk= insan, arap= insan, alman=insan........ insan, insan, insan....

türkiye'nin en gereksiz kurumu

diyanet işleri başkanlığıdır. inansın inanmasın bütün halkın vergisinin sadece tek bir dinin tek bir kolunu temsil eden bu kokuşmuş kuruma verilmesi tam bir şaçmalıktır, haksızlıktır. hiristiyan, alevi, ateist vs.. vatandaşın vergisiyle cahiller ve yobazlar ordusunu finanse etmek de nedir? bu kurumun kendisi bizzat islama aykırıdır zaten. din hizmeti parayla satılır mı? gerçi allahın kitabı dedikleri kuranı da parayla satıyor bunlar. resmen kâr elde ediyorlar. bir de cami çıkışlarında milletten para toplamazlar mı. falanca yere yardım filanca yere yardım diye. daha bir tane okula, eğitim kurumuna yardım toplanıldığını görmedim. varsa yoksa kimsenin gitmediği camiler, kuran kursları yapılsın. birileri şu kurumu kapatsa da milletçe rahat etsek.

hung up

melodi abba'nın gimme gimme gimme adlı şarkısından alınmış. abba'nınki de çok güzel.

gulampareler zenparelere karşı

götçüler amcılara karşı olarak da tercüme edebiliriz. iki gurup arasındaki tartışma anlatılıyor.

gulampâre yaranların (dostların, sevgililerin) ve zenpâre biraderlerin mabeyninde (arasında) olan münazaran (tartışmayı) ve mefâhiratı (övünmeleri) tafsil ve tasvir eyler (açıklar ve anlatır). zenpâre, mahbubeler musahabetinden (kadınlar sohbetinden) hazzedip (zevk alıp) mahbublar mücamaatın menedip (erkeklerle cinsel ilişkiyi yasaklayıp) gulampârelere serzeniş ve tevbih ederler (sitem edip kınarlar) ki, "ey ağızları tadını ve nefisleri murâdını bilmez derdmendler (dertliler) ve iyiden yanlıyı (iyi olanı) farketmez biçareler!. niçin ş'ol (şu) zerdali boylu, yumuşak beypazarı kavunu gibi tatlılığından iki şakk (parça) olmuş garaimi koyup ol mâden-i necaset (pislik madeni) ve menba-i habaset (kötülük kaynağı) ve bais-i kabahat (suç sebebi) dedikleri murdara uyup şöyle yüz karalığın kılarsınız" deyu (diye) yakındığıylan (yakınıp) hitablar ve itablar kılıb nâmeler (mektuplar) ve kitaplar gönderdiler. gulampâre yaranlar, zenpârelerin bu tâ'nım (kınamasını) işidib "göt gibi azîz ve nefis ve bir nesne (birşey) var mıdır" deyip dil uzattıklarına gayet ile (çok) incinib dağda ve taşda ve kuruda ve yaşda ve köyde ve şehirde ne kadar gulampâre var ise cem' olub (toplanıp) sikden alemler kaldırıp ve götden nakkareler (trampeti andırır küçük, vurmalı bir çalgı) çalıp "varalım şu zenpârelerin başına am gibi kik (geniş) dünyayı göt gibi dar ve başların kesip am kapısında taşak gibi berdar edelim (asalım)" deyüp divane oldular. zenpârelere bu haber vasıl olıcak (bu haber ulaşınca), onlar dahi zenançe (kız işi) kaftancıklar giyip ve ibrişim kuşaklar kuşanıp ve kıvracık kırcık ve ucu tellice saçaklar sarınıp ve destmalcikler takınıp şah, paşazade, hanzade, kadıncık kızı gibi düzünüp koşunup bir yere cem' olup (toplanıp) fikirlerin (fikirlerini) bunun üzerine mukarrer kılıp (kararlaştırıp) dediler ki: "gulampârelerin kavli (sözü) kutlu, avâzeleri (sesleri) heybetlû, cümbüşleri merdane (eğlenceleri erkekçe) ve direnişleri pehlivânedir. zira onlar kûh-ı billurun (billur dağ) gibi yaylakda perverde olmuştur (beslenmiştir). bizim dut keser gibi yerde oturmadan benzimizde tendürüstlük (sağlık) yerine zaiflik (zayıflık) ve süstlük (tebellik) arız olmuştur. biz onlar ile mukabele ve mukavemet etmek (bizim onlara karşılık verip karşıkoymamız) kabil değildir. hemân (hemen) çaresi budur ki, "sizinle mukatele (savaş) ve mücadele etmekden safamız yoktur (istemiyoruz, zevk almıyoruz). amma gelin münazara ve muhavere edelim (tartışıp konuşalım), her birimiz medhini delille isbat etsin (övündüğü konuda haklı olduğunu kanıtlasın), her kimin kelimatında (sözlerinde) kuvvet ve istikamet ziyade olursa (güç ve yöneliş fazlaysa), hükm-ü galebe ona müteallik olup (galibiyet kararı onun için verilsin) canibinde niza' mürtefı' olsun (anlaşmazlık ortadan kalksın)" deyu el ağız bir eyleyip bu resme tedbir eylediler (bu şekilde bir çözüm önerdiler). birkaç günden (birkaç gün sonra) gulampâreler askeri erişip saflar ve alaylar bağlayıp durdular. zenpâreler bu hali gördüler ve bildiler, can başlarına sıçrayıp söyledikleri söze peşiman (pişman) oldular. ahiren, (sonra) içlerinden bir cihandîde (dünya görmüş) ve belâdan ve doksan dokuz kazadan arta kalmış, kesret-i zinadan (zina çokluğundan) gönlü kararmış ve am havasından benzi sararmış, çok çalışmaktan beli bükülmüş bir pîr (yaşlı), başında külâh-ı kes (şarap dolu bardaktan yapılmış külah), elinde âsây-i kîr (erkeklik organından âsâ), ayak üzre durup ve bülendâ-vâz (yüksek ses) ile çağırıp ayıttı (dedi) ki, "ey gulampâreler, iki cihanda yüzü kareler ve âvâreler. hadd-ü insaftan (insaf derecesinden) teâdî (çıkmak) ve tecavüz etmek râh-ı delâlete (sapkınlık yoluna) ve tarîk-i cehalete (cahillik yoluna) düşüp gitmek, hakkı koyup bâtıla uymak, sikleri boklara mâlâmâl olmuş (dolmuş) götlere koymak ne demektir?

şiir:
"var iken dünyada zîbâ ve lâtif am
kişi göt sikmek gayet bok yemekdir
var iken billahi yağ, parmağını
boka bandırmak âdem ne demekdir?"

gulampâreler bu haberi gûş kılıp (duyup) deryayı muhit (etrafı çevreleyen deniz) gibi hurûş ve cûş edüp (coşup kaynayıp) hemen ol dem (o an) dilediler kim (ki), hücum edip zenpâreleri taşak zarbıyle (vuruşuyla) helak edeler ve sik nîzeleri (mızrakları) ile sinelerin (göğüslerin) çak edeler (yırtalar) şeytan aleyhilâne (allah ona lanet etsin) bu haberi görüp ayak üzre kalkıp bir eline bir âsâ ve bir eline teşbih alıp ş'ol (şu) komşuluk ("komşu" yerine) amı sikmekten yüzü kara olmuş merdümek (mercimek) sorusu gibi bir azîz şeyh olup çıka geldi, iki askerin mabeyninde (arasında) durdu..."
...şeytan aleyhilâne (allah ona lanet etsin) çıkıp gelip bunların arasına seccade-i sulh (barış seccadesi) deyu (diye) bir sikişhane hasırın saldı, geçip üstüne oturdu, zenpâreleri ve gulampâreleri önüne getirdi, bunları ayıttı (dedi) ki: "ey gözümün nuru gulampâreler ve ey gönlümün surum (sevinci) zenpâreler. kiminiz bakıyye-i kavm-i lût (lût kavminden artakalan) ve kiminiz bende-i nesl-i kabil (adem peygamberin oğullarından kabil'in soyundan gelenler). bana yar-ı yoldaş (yar ve yoldaş) olmaya sizden gayrı kim kabil? gelin siz ceng ve cidal (savaş) etmen (etmeyin) ve beni şuridehâl etmen (perişan etmeyin)" deyu her birine nasayih-i pür fasayih (güzel sözlerle dolu nasihatler) söyeleyib bulduğu pohu (boku) yiyip ahiren (sonra) "sulh hayırdır" diyip bunları sulha davet edip kadı oldu. zenpâreler can ve gönülden buna razı oldu. amma gulampâreler "madem ki bu zenpârelerden bize bir nesne hasıl olmaz, bunlar bu murada vâsıl olmaz (ermez)"dediler. pes (o zaman) şeytan aleyhilâne (allah ona lanet etsin) bu sözü kabul eyleyip zenpârelere söyleyip bu kavli (sözü) bunun üzerine bağladılar kim (şöyle karar verdiler ki), zinadan ne kadar evlâd hasıl oldu ise, gulampârelere vâsıl ola (verile) ve her ne muradlan var ise göreler (ne isterlerse yapalar). gulamparler bu sözü işidip kail oldular, (kabul ettiler), taze götler sikmeye mail (istekli) oldular. sikten kalem ve götten divat (eskiden belde'taşınan, yazı yazmak için kalem ve mürekkebin konulduğu alet; divit) getirip kalem divata bastırdılar. boku meni ile ezdiler yani mürekkep düzdüler (yaptılar), bir tuman (don) içine yazdılar. madem ki zenpâreler göte dil 'izadıp itale-i lisan etmeyeler (söz atmıyorlar),, gulampâreler onları taşak zarbıyla (vuruşuyla) ve sik, zahmı (yarası) ile mecruh edip (yaralayıp) incitmeyeler. ş'ol (şu) şartla kim (ki), zinadan hasıl olan zina püserleri (oğlanları) zina dilberleri cem' edip (toplayıp) cima talim edip (öğretip) andan (ondan sonra) gulampârelere temlik edeler (mal olarak vereler). çün ahidname (anlaşma) tamam oldu, zenpârelerin yüzü kara ve başı aşağa ve oğlanların götü sike ve ??? olup herbiri bed-nâm (kötü isimli) ve rusvây-ı âm (dünyanın rezili) oldular, neye uğradıklarını bildiler, kuyruk göte kısıp yildiler (hızla yürüdüler). gulampâreler safalar kesbedip (alıp) huzurlar sürdüler, göt dümbeleklerin çala çala ve sik alemlerin sala sala feth-u zafer birle (zafer ve fetih ile) yerli yerine gittiler.

şiir: sürür ile döndü gulampâreler
gam ile helak oldu zenpâreler
koyup oğlanı her kim zenpâre ola
bu denlû belâlar ona az ola
götü terk idüp her kim ki sike am
yeridir olursa rusvây-ı âm...".

göt

dîvânu lugâti't türk'te köt şeklinde geçiyor. köt ile ilgili olarak geçen kelimeler ise şunlar:

kötiç: çocuklara sövüldüğü zaman kullanılan "ey kıç gibi kokmuş" anlamına gelen bir sövgü sözü.

kötle-:bu kelime bir fiil. oğlan vb. sikmek/düzmek anlamına geliyor. bir örnek de verilmiş. oglanıg kötledi yani o, oğlanı sikti/ düzdü. daha 11. yüzyılda erkek sikmek anlamına gelen bir kelimemiz var düşünün!!

kötlet-: bu kelime de fiil kökü. anlamı oğlan vb. siktirmek/ düzdürmek. örnek olarak ol oglanıg kötletti yani o, oğlanı siktirdi/düzdürdü.

kötlüg: ibne, luti anlamlarına gelen bir küfür.

uzak mesafe ilişkisi

zordur, yıpratıcıdır. bir buçuk yılı ayrı geçen 2 bir uzun mesafe ilişkim var ve artık sona geldiğimi hissediyorum. onunla tanıştığım şehirden bir buçuk sene önce ayrıldığımda en nihayetinde kavuşacağımızı, artık hiçbirşeyin bizi zayırmayacağını düşünmüştüm. ayrı kaldığımız süre boyunca da kimseyle birlikte olmadım.sık sık sevgilimin yanına gidip geldim o da benim kadar sık olmasa da beni ziyaret etti. her görüşmemiz bir travma halini almaya başladı. yine ayrılık, yine özlem. artık sabrımın sınırına geldim. sanki birşeyleri kaçırıyor gibiyim. sürekli telefon görüşmeleri bunalttı beni. etrafımdaki mutlu çiftleri görmek üzmeye başladı. ve sonunda dikkatim çevremdeki insanlara kaymaya başladı. yeypyeni ve daha güzel ilişkiler kurabileceğimi farkettim. zamanımı ve gençliğimi harcadığımı düşünmeye başladım. tam işte bu noktada ona olan aşkımın bittiğini anladım. skyptan yaptığımız büyük çoğunluğu sex içerikli sohbetler ergence gelmeye başladı kendimi zavallı gibi hissettim. zamanla kopuşun eşiğine geldim. artık farkındayım ki kavuşma çabuk olmayacaksa, yıllar sürecekse bu tarz ilişkileri yürütmek hem çok zor hem de gereksiz. özlemle geçen boş yıllarınıza ve zamanınıza yazık. ha çok çok mu seviyorsunuz o halde her imkanı zorlar aynı şehirde yaşarsınız. imkanlarınızı zorlamıyorsanız zaten çok sevmiyorsunuzdur kendinizi kandırmayın, lişkinizi masaya yatırın bence. zira aşkta ve rüyada imkansızlıklar yoktur.

hdp nin baraj altında kalması

kalır mı kalmaz mı daha belli değil ama içinden bir ses oh olsun, beter olun diyor. tabi mantıklı yanım da keşke baraj altında kalmasalar diyor. teröre ve pkk'ya mesafe koyamazsan, sağda solda özerklik ilan edilmesine göz yumarsan, katliamlardan oy devşirmeye uğraşırsan ve daha bir sürü şey, olacağı bu.

horizonmersin

geniş bir ilgi alanı ve bilgisi olan, yazılarını takip etiğim ve severek okuduğum yazar.

öpüşmeyi bilmeyen adam

çok şeye tahammülüm var ama öpüşmesini bilmeyen adamlara karşı tahammülüm yok. öpüşmesini bilmeyen bir adam bana göre ders anlatmasını bilmeyen öğretmen, anayasadan haberi olmayan hukukçu gibi bir şeydir.

erkeklerin evlenmek istediği erkekte aradığı özellikler

evlenmeyi düşünmemesi.

seks yapmadan önce eliza testi raporu istemek

prezervatifle seks yapmayı hiç sevmeyen biri olarak utanmasam her partnerimden isteyeceğim testtir.* )
Henüz takip eden biri yok.