coğrafya kaderdir

ibn-i haldun'a ait olduğu rivayet edilen söz. denilir ki bu sözle anlatılmak istenen; iklim koşullarının, bir milletin ya da o iklim şartları altında yaşayan insanların varoluşlarını ve geleceklerini belirleyebilecek bir güç olduğudur. ticaret yapılan yollar, komşu ülkeler, soğukluk ve sıcaklık seviyeleri, denize yakınlık, kuraklı, yetişen bitkiler vs. bunların hepsi bir milletin kaderini tayin eder. ülkelerin jeopolitik konumlarına ve gelişmişlik seviyelerine bakarak bu cümlenin anlamını daha bir idrak edebiliriz.

ayrıca kısa ama özlü bu cümleden farklı anlamlar da çıkarabiliriz. insan yaşadığı coğrafyaya aittir. ırk dediğimiz şey bile yaşanılan coğrafyadaki iklim koşullarına göre şekillenmiştir. dolayısıyla senden farklı olanı aşağılamak doğru olmaz. ayrıca insan doğduğu toprakların inancını, yaşayış şeklini, töresini, kanununu edinir. yaşadığı topraklarda doğup, oradaki toplumsal kurallar ve inançlarla yetiştirilip bir fanatiğe dönüştürülmüş olması da insanın kaderidir. düşün ki kuzey avrupa'da doğabilirdin, o zaman, ne şu an milliyetçisi olduğun milletin bir parçası olacaktın, ne de uğruna ölüp öldürebileceğin dinin bir mensubu.

edip cansever'in mendilimde kan sesleri şiirinden bir parça;
"insan yaşadığı yere benzer
o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
suyunda yüzen balığa
toprağını iten çiçeğe
dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
konyanın beyaz
antebin kırmızı düzlüğüne benzer
göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
denize benzer ki dalgalıdır bakışları
evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
öylesine benzer ki
ve avlularına
(bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
ve sözlerine
(yani bir cep aynası alım-satımına belki)
ve bir gün birinin adres sormasına benzer
sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
minibüslerine, gecekondularına
hasretine, yalanına benzer"
insanın canını yakan bir söz.
zülfi livaneli ~ huzursuzluk