büyüdükçe insanların o kadar rahat top diyememesi

çocukken, ibneliğimi ilk hissettiğim yıllarda bunu çevremdeki çocuklar anlayacak diye çok korkardım. ailelerinden öğrendikleriyle konuşan çocuklar, acımasızdılar ve onlara eşcinselliğin doğuştan geldiğini anlatamazdınız. zaten o zamanlar bu konu hakkında benimde pek bilgim yoktu. o zamanlar için tek yapabildiğimiz nefesimizi tutmaktı ve gelecek saldırıları geri püskürtmeye çalışmaktı.

siz ne kadar tepki gösterirseniz, onlar o kadar saldırırlardı. okuldan soğurdunuz. derslere odaklanamazsınız; zira hoca tam sayıları anlatırken siz geçen teneffüste uğradığınız muameleyi düşünmektesinizdir. bunun bir sonu yoktur.

ben de o yaşlarda "top," diyen çocuklardan pek farklı değildim. çünkü çevremdeki ibnelere ne kadar kötü olursam o kadar bu saldırılardan kurtulacağımı düşünüyordum. işte en büyük homofobikler, ibnelerden çıkar diyoruz ya tam o durumdu. neyse bunu da günah çıkartmak olarak düşünelim. (bkz: ayı sözlük itiraf)

ta ki büyüyene kadar. yetişkin olunca, kendimden biliyorum, çevremde birbirine top diyen insanları daha az duyar oldum. eskiden kendimi çok kasardım. kıyafetlerimden, oturma şeklime kadar her şeyi heterororo yapmak için yırtınırdım resmen.

şimdiyse hiç kasmıyorum. canım ne çekerse onu yapıyorum, onu konuşuyorum. ama şimdiye kadar bir kere bile bu hakarete maruz kalmadım.

sanırım heterororo kültürde bu öyle bir hakarete karşılık geliyor ki yetişkin bir adama bunu yakıştırmayı göze alamıyorlar. böyle bir şey derlerse karşılaşacakları tepkiden korkuyor olabilirler. bilemedim.

bir de şöyle bir anım var. arkadaşlarla galatasaray-fenerbahçe maçından çıkmışız. arkadaşlardan bir tanesi burak'a "kime götünü siktiriyorsa mk şerefisizi," tarzında bir küfür etti. bir diğer arkadaşımda "kimseyi böyle aşağılık bir şeyle yaftalama," diye çıkışmıştı. öyle yani. bu da böyle bir anımdır.