fatih sultan mehmet

30 mart 1432 - 3 mayıs 1481), 2. mehmet olarak ta bilinen yedinci osmanlida padişahı.
babası, 2. murat, annesi hüma hatun'dur. 1453 te doğu roma'nın son kalesi olan constantinople'u ele geçirerek, "fatih" ünvanını almıştır.
aynı zamanda avni mahlasıyla yazdığı divan edebiyatı şiirleride mevcuttur.
fatih döneminde anadolu'da yeni yeni yayılmaya başlayan hurufilik , fatih sultan mehmet'inde dikkatini çekmiş ve hurufi üstadlar saraya çağrılmıştır. sufizm ve şii etkili bu inanç, bir süre sonra saray erkanı tarafından dışlanmış ve fatih bu konuda uyarılmıştır. tanrının suretinin insanın yüzüne yansıdığına inanan bu akım, sayıların ve harflerin anlamları olduğunu ileri sürer. rüyalarıyla ilgili takıntılı olan fatih sultan mehmet'in hurufi akımına bu vesileyle kapıldığı ileri sürülür. fatih sultan mehmet'in hurufilikle olan bağı bir süre sonra zayıflamış ve kopmuştur. bunu fırsat bilen saray erkanı anadolu'daki tüm hurufilerin öldürülmesini ve sürülmesini emretmiştir. hurufi katliamı öylesine büyük olmuşturki hurufilik kaybolmuştur.
istanbul'u almasından sonra ünvanlarına "rum sultanı" 'ni ekleyen fatih, aslında sanılanın ve islamcıların iddia ettiğinin tam tersine, oldukça pragmatist ve laik bir padişahtır.

kenti aldıktan sonra gayri müslimlerin kentte kalmasına izin veermesi, patriklik kurumunu kurması, bursa ve edirne'den yahudi ve ermeni cemaatler getirtip kente yerleştirmesi ve daha kozmopolit bir şehir yaratma çabası, portresini yaptıran ilk padişah olması, üvey annesi olmasına rağmen kendisini yetiştiren mara despina'nın ömrünün sonuna kadar hırıstiyan olarak kalmasına ses çıkarmaması ve aşk şiirleri - hem de erkek güzelliğine övgü içeren şiirler- yazması, türk- müslüman veziri çandarlı halil'i öldürtüp yerine rum ortodoks zağanos paşa'yı getirmesi bu durumun en önemli örnekleridir.
en sevdiğim padişah. bugün bile meyvelerini yediğimiz, 29 mayıs 1453'teki fethi, birçok başka açıdan olduğu kadar yeryüzünde yeni bir medeniyet kurma çabasını, bir çağdaşlaşma projesini, hem doğunun hem de batının hükümdarı olma emelini temsil ettiği için de önemli. bence asıl bu yönüyle anlatılması lazım. gemilerin karadan yürütülmesi, surlara yeniçeri tırmandırılması, ulubatlı hasan’ın kan revan içinde temsilleri, döktüğümüz dev topların surlarda muazzam gedikler açtığını bir kenara bırakmak gerekmiyor mu? doğru anlatımı için onun hangi medeni, kültürel hamlelerin tetikleyicisi olduğuna bakmamız gerekir kanımca. çünkü 2. mehmet, çağ kapatıp yenisini açan bir hükümdardır. ancak bu suretle fatih’in kafasında ve gönlünde yatan hakiki fethin, bir yarımadanın içine sıkışmış olan toprak parçasını ne pahasına olursa olsun zapt etmekten ibaret olamayacağını görüp anlarız gibi geliyor bana...
en sevdigim padisah. yenilikci mahmut ve sari selimden sonra tabi. kardes katli vaciptir demistir. hic bu yasayi, "tarihi gunune gore degerlendirmeliyiz" klisesiyle aciklamayin. adam acik acik "kardesim de olsa benimle saltanatim arasina giriyorsa olmelidir" demistir. daha nolsun? ıstanbulu fethetmissin, dunya ayaklarinin altina serilmis. sirf baban 2 seks fazladan yapti diye dunyaya gelen potansiyel bir rakibi oldurtmeyeceksin de kimi oldurteceksin? aile dedigimiz kurum zaten sosyal bir insadir. annemi de ben secmedim. babami da. kardesimi de. kuzenimi de. ben istanbul gibi bir sehri fethetsem, ben de en cok saltanatimi severdim. kral da benim, sultan da benim.
osmanlı'dan önceki her türk devletinde çoğul kardeşlerden dolayı devlet içinde ayrı küçük devletçikler kurulup taht kavgasına girişildiğinden ve asıl büyük devletin yıkılmasından dolayı devletin devamlılığının esas alınması ve kendisinden sonra oluşabilecek muhtemel taht kavgalarıyla devletin yıkılmasını engelleyeceğini düşünmesinden dolayı kardeş katlini getirmiş büyük devlet adamıdır. günümüzde bile aile arasında oluşan miras kavgalarını gördükçe aslında ne de büyük bir düşünce ve irade ile devlet idaresini yürütebildiğini anlamak içten bile değildir. bugün bile devlet büyüklerinin kardeş, çocuk, akraba demeden devletin tüm kaynaklarını sömürdüğünü düşündüğümüzde sadece devletin varolması esasını düşünerek aslında bir insan için çok zor olan bir karar vermiştir. takdir edilesidir.