gordias

Durum: 298 - 3 - 0 - 0 - 12.06.2020 01:34

Puan: 3640 - Sözlük Kezbanı

4 yıl önce kayıt oldu. 6.Nesil Yazar.

life; keep it simple
  • /
  • 15

hayvanseverinsansever

erkeği en sorunlu burç

oysaki, bu formül tutmaz. herkesin kendi burç açıları farklı olduğundan (genel marjda) her bir birey farklı eşleşir,ilişkilendirilir. her paylaşım biricik neticede. kimya tutar mucize olur. kim bilir? inanmayın bunlara :)

istanbul'un modern yakası

avrupa yakasında oturuyorum ve neredeyse her seferinde asya yakasına geçişimde düşündüğüm bir soru bu... avrupa yakası her ne kadar önemli ticari ve/veya yerleşim noktalarına sahip olsa da yapılaşma, şehircilik kalitesi açısından asya yakasının biraz daha iyi durumda olduğunu düşünüyorum.

evli bir erkekle ilişki yaşamak

aile baskısı, mahalle dürtüsü ya da belki de kadınlardan da hoşlandığı için gidip evlenen birine sözüm yok, herkes istediği gibi yaşasın. ancak sistem içinde kalmayı tercih etmiş, bir yerde de kolayı seçmiş birinin arada bir renksiz (ya da renkli neyse artık) hayatına renk katmak ve/veya beni cinsel çeşnisi yapmak için gelip benimle sevişmesine itirazım var. almıyor ve alana mani olmuyoruz. kendine yakıştıran varsa buyursun tabii.

damat koğuşu

2017 yapımı, ilker savaşkurt'un yönettiği film. fragmanı ayrıca vurucu. ayakları yere basan güçlü bir film.

taciz, tecavüz, çocuk istismarı gibi suçları işleyenlerin hapishanede gördükleri muameleleri anlatıyor.

oyunculuklar çok iyi... mekan, kostüm, müzikler ve ışık oldukça hatta çok başarılı. barış atay ayrıca devleşiyor. hüseyin tam da o işte.

 spoiler!
küçük kız öğrencilerine tecavüz eden beden eğitim öğretmenine yapılanlar yani koğuştakilerin ona kestikleri ceza da ayrıca ikiyüzlülüğün dik alası... o tecavüz etti, ya sen? tecavüzün elli tonunu tartışmıyorum. hepsi tecavüz. diğer yandan alakası yok ama homofobi cezasız kalmadı. içim soğudu!

damat koğuşu

cinsel suçluların konduğu (tecavüzcüler) hapisane koğuşuna verilen isim.

hayvanseverinsansever

latin seven yazar kişi. hoşgelmiş...

ayı sözlük dertleşecek insan veritabanı

şuan o kadar derdim var ki. birazını anlatmak birazını da sizden dinlemek güzel oldur du... :)

sevgili içeride uyurken 31 çekmek

herkesin -özellikle bir ilişki içinde- kendi özel alanını tutması/oluşturması gerektiğinin kanıtı başlık. 31 cekmeyi severim. bunu zaman zaman porno izleyerek yapmak, daha bile keyifli oluyor. hayatımdaki kişiden önce, zevk alarak yaptığım şeyleri artık yalnız değilim diye yapmaktan vazgeçmek beni eski benden uzaklaştıracağı için sevgiliye de haksızlık... hayatımın tapusunu sevgili olduk diye sana vermiyorum da diyebiliriz. evet, baya bir mesaj kaygısı taşıyor :)

ayı sözlük itiraf

yazacak o kadar çok şeyim var ki bu başlığa... sadece nerden başlayacağımı bilmiyorum. kararsızlık itiraf sayılmaz. farkındayım.

kahve olmasaydı kahverengine ne derdik

cevap veriyorum; kestane rengi

erkeklerin en hassas yeri

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

dürüstlük. aslında her tür ilişki biçimi için geçerli...

en seksi erkeklere sahip şehirler

güneydoğu anadolu'nun tamamı. hatta alanı genişletip "bereketli hilal" bile diyebilirim. doğulu adam her daim favori... hele bir de batı glase'i almış ise yanına her şekilde yatılır. her anlamda sonuna kadar. :)

işini görene kadar dayı olmanın dayanılmaz ağırlığı

aylarca yazışarak, mesajlaşarak başlayan bir hikayedir bu. ne kadar buluşmak için ev uygun değil, ilk buluşma için bir cafe en uygunu desem de sonunda gecenin bir yarısı kalkıp gitmekle hatamı kabul ediyor, yaşadığımın %50'sinin benim salaklığım olduğunu biliyorum. kalkınca mantık panjuru iniyor maalesef. bunu baştan kabul edeyim ki taşlar yerli yerine otursun... hikayenin bir yerinde, daha doğrusu sonunda kahramanımız için gün görmemiş küfürleri peşpeşe sıralasam da aslında kendime daha çok kızıyorum. burada paylaşma sebebim; benim yaptığımın bir ders, tecrübe olabilecek olmasına olan inancım. evine gittim. tanıştık. oturup sohbet ettikten sonra sevişmeye başlayınca, içeri geçelim dediğimde; yok, biraz burada kalalım, ikinciye içeri geçeriz dedi. oral seks sonrası boşalınca, ben senden hoşlanmadım, istersen git dedi. gecenin bir yarısı verdiğim taksi parasının ikiye katlanmasına değil, madem beğenmedin*, bunun olmasına izin vermeden yani kendini yalatmadan önce bunu söylesen kısmındayım. bu kardeşimiz için uygun sıfatı hepimiz kendi meşrebimizce buluruz ya da bırakalım öyle kalsın....

başkaları adına utanmak

bu videoyu yeni gördüm. * gabilede kızı "babam hümanisttir aslında" gibi bir cümle kurmuş, böylece falanlı filanlı bir haber olmuş. bir berber ile aramdaki bağı kurduğu için kendisine teşekkürü bir borç bilirim. yerde 100 tl bulmuş kadar sevinçliyim şuan. bana güvenen insanların, bu talihsiz açıklamayı duymaması için rüşvet vermeyi düşünüyorum. beğenmediğim, yaklaştığında adımlarımı hızlandırdığım, kırmızı ışıkta dururken aman ne gerek var; belki para ister diye arabanın camını kapattığım o pis suriyeli dilenci ile prodüksiyon sorunu olmayan rüyamda, itina ile taksim metrosunda raylara itilişimle aynı his. öyle ki, öğrenilmiş çaresizlikle ve dudağımın köşesindeki korkulu gülümlesemeyle platforma bakış isimli kompozisyon. kendi olmak adına ülkesini terketmek zorunda bırakılmış bir ötekinin, başka bir ötekiye ettiği laf! kızamadım bile. başkasına adına utanmak işte tam da böyle bir şey:
.

gordias

tekrar yazmaya başlamak istemek? istekten fazlası gerektiğini bilen yazar...

tüysüz ayı

yeni biri ile tanışmanın dayanılmaz zorluğu

meğer profilimi uzunca bir süre izlemiş. önyargılarının yoğun olmasından, çekinmiş. "şimdi yazsam beni tersler mi?”, "baya ukala birine benziyor, acaba öyle mi?", "ben bununla baş edemem” gibi cümleler kurmuş ki bunlar tamamen kendi ifadesi. sonunda bütün bunlara rağmen yazmış. bu kısımdan sonrasına ben de dahilim. bir hafta kadar yazıştık sonra yemeğe çıktık. baya, aleni “date” yani. herşey harika. gecenin sonunda arabadan inmeden iyi geceler öpücüğü de var. amerikan prodüksiyonu romantik komedi tadında olaylar birbirini izliyor ve insan ziyadesiyle ümitleniyor. zaman içinde toz duman dağılıp, resim netleşince anlıyoruz ki beyimizin uzun bir ilişkisi var; bitmemiş ama bitmiş de... uzunca bir süredir aralarında tenasül uzvu kullanımı yok ve son aylarda beşeri iletişim de yok. yemekler, kahveler, sinemalar, konserler, şehirdışı aktivileri vs. ne düşünürsün? değil mi? ben de öyle düşündüm... ama öyle değilmiş. biraz dürtünce, aslında diğer kişi beyimizi arasa koşarak gidecek kıvamda olmasına mı, yoksa “hayatından çıkartmak istemiyorsun madem ne demeye adama sevgili antresi yaşatıyorsun?” şaşkınlığına mı bakalım? halbuki konulu fuckbuddy de işimizi görürdü. kendini ifade edemeyen biri ile tanışılamıyormuş. enkaz altında kalanlara allah şifa versin. amin!

peto coast

içi "pamuk"muş da, sert bakarak bunu kapatacağını düşünüyormuş hissi veriyor bana... tamamen his tabii, tanımam, etmem.
  • /
  • 15

growlr

bir tane adam bana mesaj attı, profilini falan açtı. profilinde "resminizi açıp, konuşmayı kesmeyin" falan filan yazıyor. adam resmini açtı ve daha sonra konuşmayı kesti. aynı şeyi kendisi yapıyor. growlr'daki insanlarda şizofreni olabilir mi?

gusül abdesti

gay ilişkiler ters ilişki olduğu için gusül abdesti'de ters alınmalı. sexten önce abdest alınmalı.

erkeği en sorunlu burç

terazi. yükseleni terazi olsa da olur.
not: benim de yükselenim terazidir.

Toplam entry sayısı: 298

serv-i revan

divan şairi nedim'in bir şiiri. osmanlı'da uzun boylu kızlar için kullanılmış, "yürüyen selvi" anlamına gelen tamlama. buraya kadar herşey normal. asıl anormal olan, edebiyat kitaplarına girerken aşağıda bulacağınız şiirin dördüncü mısrasının yer almaması. zira orada "izn alıp cuma namazına deyu mâderden"* mısrası var. kadınlara cuma namazı farz değilse, nedim kiminle cuma namazına gitmek istiyor?*

*osmanlıca*
bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâşâde
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e
işte üç çifte kayık iskelede amade
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e.

gülelim, oynayalım, kâm alalım dünyadan
mâ-i tesnim içelim çeşme-i nev-peydadan
görelim âb-ı hayat aktığın ejderhadan
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

geh varıp havz kenarında hirâman olalım
geh gelip kasr-ı cinan seyrine hayran olalım
gâh şarkı okuyup gâh gazelhan olalım
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

izn alıp cuma namazına deyu mâderden
bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden
dolaşıp iskeleye doğru nihan yollardan
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

bir sen ü bir ben ü bir de mutrib-i pakize-eda
iznin olursa eğer bir de nedim-i şeyda
gayrı yâranı bugünlük edip ey şuh feda
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

*günümüz türkçesi*
gel, şu neşesiz gönüle bir sefa verelim;
yürüyen selvim (selvi boylum) yürü! sa'd-abad'a gidelim.
işte üç çifte kayık iskelede hazır;
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

gülelim, oynayalım, dünyadan arzumuzu alalım,
yeni yapılmış çeşmeden tesnim suyu (cennetteki bir su) içelim;
ejderhadan hayat suyu aktığını görelim
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

kah gidip havuz kenarında dolaşalım
kah gelip kasr-ı cihan'ı seyr ile hayran olalım
kah şarkı okuyalım, kah gazel okuyalım
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

annenden cuma namazına diye izin alıp,
zalim felekten bir gün çalalım,
iskeleye doğru gizli yollardan dolaşıp,
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

en seksi erkeklere sahip şehirler

güneydoğu anadolu'nun tamamı. hatta alanı genişletip "bereketli hilal" bile diyebilirim. doğulu adam her daim favori... hele bir de batı glase'i almış ise yanına her şekilde yatılır. her anlamda sonuna kadar. :)

hayvanseverinsansever

diğer gayleri çekemeyen mutsuz gay

özgüven eksiği, sevgisizlik ile birleşince olandır. kendini kabul sorunu da eklenince evlere şenlik durumlar. mevlam şifanı versin kardeeeeş!

yeni biri ile tanışmanın dayanılmaz zorluğu

meğer profilimi uzunca bir süre izlemiş. önyargılarının yoğun olmasından, çekinmiş. "şimdi yazsam beni tersler mi?”, "baya ukala birine benziyor, acaba öyle mi?", "ben bununla baş edemem” gibi cümleler kurmuş ki bunlar tamamen kendi ifadesi. sonunda bütün bunlara rağmen yazmış. bu kısımdan sonrasına ben de dahilim. bir hafta kadar yazıştık sonra yemeğe çıktık. baya, aleni “date” yani. herşey harika. gecenin sonunda arabadan inmeden iyi geceler öpücüğü de var. amerikan prodüksiyonu romantik komedi tadında olaylar birbirini izliyor ve insan ziyadesiyle ümitleniyor. zaman içinde toz duman dağılıp, resim netleşince anlıyoruz ki beyimizin uzun bir ilişkisi var; bitmemiş ama bitmiş de... uzunca bir süredir aralarında tenasül uzvu kullanımı yok ve son aylarda beşeri iletişim de yok. yemekler, kahveler, sinemalar, konserler, şehirdışı aktivileri vs. ne düşünürsün? değil mi? ben de öyle düşündüm... ama öyle değilmiş. biraz dürtünce, aslında diğer kişi beyimizi arasa koşarak gidecek kıvamda olmasına mı, yoksa “hayatından çıkartmak istemiyorsun madem ne demeye adama sevgili antresi yaşatıyorsun?” şaşkınlığına mı bakalım? halbuki konulu fuckbuddy de işimizi görürdü. kendini ifade edemeyen biri ile tanışılamıyormuş. enkaz altında kalanlara allah şifa versin. amin!

bir erkeğin en çekici olduğu an

merhamet gösterdiği andır. sana değil, bir duruma, olaya, oluşuma...

yüreğini kolla aureliano ölmeden çürüyorsun

gabriel garcia marquez'in 1967* yılında yazdığı yüzyıllık yalnızlık kitabında geçen bir cümle. kanımca şebnem ferah kendisine dans pisti şarkısında "böyle yaşlanmak olmaz seninki eskimek, çökmek" diyerek gönderme yapmıştır.

serv-i revan

divan şairi nedim'in bir şiiri. osmanlı'da uzun boylu kızlar için kullanılmış, "yürüyen selvi" anlamına gelen tamlama. buraya kadar herşey normal. asıl anormal olan, edebiyat kitaplarına girerken aşağıda bulacağınız şiirin dördüncü mısrasının yer almaması. zira orada "izn alıp cuma namazına deyu mâderden"* mısrası var. kadınlara cuma namazı farz değilse, nedim kiminle cuma namazına gitmek istiyor?*

*osmanlıca*
bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâşâde
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e
işte üç çifte kayık iskelede amade
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e.

gülelim, oynayalım, kâm alalım dünyadan
mâ-i tesnim içelim çeşme-i nev-peydadan
görelim âb-ı hayat aktığın ejderhadan
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

geh varıp havz kenarında hirâman olalım
geh gelip kasr-ı cinan seyrine hayran olalım
gâh şarkı okuyup gâh gazelhan olalım
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

izn alıp cuma namazına deyu mâderden
bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden
dolaşıp iskeleye doğru nihan yollardan
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

bir sen ü bir ben ü bir de mutrib-i pakize-eda
iznin olursa eğer bir de nedim-i şeyda
gayrı yâranı bugünlük edip ey şuh feda
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

*günümüz türkçesi*
gel, şu neşesiz gönüle bir sefa verelim;
yürüyen selvim (selvi boylum) yürü! sa'd-abad'a gidelim.
işte üç çifte kayık iskelede hazır;
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

gülelim, oynayalım, dünyadan arzumuzu alalım,
yeni yapılmış çeşmeden tesnim suyu (cennetteki bir su) içelim;
ejderhadan hayat suyu aktığını görelim
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

kah gidip havuz kenarında dolaşalım
kah gelip kasr-ı cihan'ı seyr ile hayran olalım
kah şarkı okuyalım, kah gazel okuyalım
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

annenden cuma namazına diye izin alıp,
zalim felekten bir gün çalalım,
iskeleye doğru gizli yollardan dolaşıp,
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

ispanyolca

şuan çalıştığım dil. bir dilde 2 tane olmak* fiili, 2 tane de "için"* edatı olur mu? ispanyolcada var. arap sabunu bol bulunca...

auf halber strecke

elif (demirezer)'in insana çarpan yepisyeni şarkısı. akustik olması etkisini arttırıyor. dikkat. almanca bilmiyorsanız bile döver.*

sözleri;
du sagst ich pass hier grad nicht rein
du willst nicht mehr hier sein
denn du weißt nicht was du willst
du weißt nicht mehr wer du bist
du sagst deinem leben fehlt das heute
vor lauter wach sein auch die träume
dein bein hat keinen fuß
ich müsse gehen dann gehts dir wieder gut
und ich hörs mir an doch ich denk nicht dran
auf halber strecke geben wir nicht auf
auch wenn du fliehen willst dann lauf
einfach weiter geradeaus
auf halber strecke ist es genauso nah wie weit
selbst wenn ich dich tragen muss
ich tu es bis zum schluss
ich tu es bis zum schluss
ich sag dass mit uns macht keinen sinn
wo führt dass alles denn schon hin?
bei meinen eltern hats geklappt
doch dafür bin ich nicht gemacht
ich sag vielleicht lieb ich dich nicht mehr
zumindest ist es lange her
ich brauch wieder zeit für mich
und das geht nur ohne dich
und du siehst mich an und sagst mir dann
auf halber strecke geben wir nicht auf
auch wenn du fliehen willst dann lauf
einfach weiter geradeaus
auf halber strecke ist es genauso nah wie weit
selbst wenn ich dich tragen muss
ich tu es
bitte gib uns nicht auf bleib hier
gib noch nicht auf bleib hier
gib uns nicht auf bleib hier
ich trage dich und du mich dann
wir tragen und egal wie lang
bis zum schluss
auf halber strecke geben wir nicht auf
auch wenn du fliehen willst dann lauf
einfach weiter geradeaus
auf halber strecke ist es genauso nah wie weit
selbst wenn ich dich tragen muss
ich tu es
auf halber strecke ist es genauso nah wie weit
selbst wenn ich dich tragen muss
ich tu es bis zum schluss

latince

hint-avrupa dil ailesine ait bir dil. fransızca, italyanca, ispanyolca, portekizce ve rumence'nin oluşturduğu roman dillerinin atası kabul edilir.

kahve

servis etmeden evvel mutlaka lokum veya koyu kıvamlı tatlılar ile ikram edilen bir sohbet eşlikçisi, kimi zaman da gelecekten haberler veren bir kâhin. yanında gelen suyun iki anlamı var: temiz, berrak bir tat ile kahveyi içmeye başlamak ya da nazikçe misafirin açlık durumunu sormak. misafirin suyu önce içmesi "karnım aç" anlamına geldiğinden, hemen sofra kurup ardından yeniden kahve ikram ettirecek kadar kültürel kodun içinde. damatlara tuzlusunu veya biberlisini içirip sabrını test etmek bir yana, kız isteme törenlerinde önce suyu içen damat adaylarının yol yordam bilmediklerine kanaat ettirecek kadar belirleyici. dünya üzerinde başka hiçbir dilde bir rengi tarif etmek için kahve kullanılmazken, bizde ise sütlüsü, koyusu, açığı ile degradasyon yapar. bir öğününe de adını vermiştir.* dilimizde "berberin solumazı, tellağın terlemezi, kahvecinin söylemezi yeğdir", "köylünün kahve cezvesi karaca amma, sürece", "bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır", "gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane" gibi deyimlerin, atasözlerinin varlığı ne kadar önemli bir yeri olduğunu bir kez daha gösterir.

neticede bizim için, hep kırk yıl hatırı olandır... canı çeken? *

kıro erkeklerin ortak özellikleri

ukala dümbeleği olarak anılmayı göze aldığım başlıktır. yazdıklarım "madi"lensin diye bayrak açmayı bir borç bilirim. onuncu köyden naklen yayın sürerken, yazdıklarımın gittiği yerin bir önemi yok zira sırf beğenilerimize ters düşüyor diye birine yaftayı yapıştırmak komik olmakla birlikte, şiddetle ayıp gelmekte. cümle içinde kullanıldığı hali ile kıro tanımına biraz takık biriyim naçizane. izninizle, inatla yazacağım. *

tespih çekmek, saçını ortadan ikiye ayırmak ve bunun için limon kullanmak, siyah gömlek ile beyaz kravat takmak, beyaz lastikli slip ya da çorap giymek bir kişiyi kıro yapmaz, sadece farklı yapar.* yazarın verdiği örneklerin tabii ki bir önemi yok...

bu formalist bakış açısı beni derinden yaralamakta sevgili sözlük. sosyal kontrat'ı tersinden anlamak bu olsa gerek. davranışların asıl belirleyicisinin kültür olduğunu, ben değil antropoloji söylüyor. yani kültürsüz kimse yok etrafta. farklısı var. yoksa şahsına münhasır giyinen japon gençlerine neden ütopik diyemiyoruz? * bahsi geçen "kıro"luk ile hoyratça tezahür eden öküzlüğü birbirine karıştırmak en sık yapılan yanlış benim gördüğüm. ülkemizin kapitalist sisteme göre az gelişmiş doğusundan gelen insanlara pek bir güzel bu tanımı yakıştırıyoruz da ışık doğudan yükseliyor onu ne yapacağız? ilk önce, başka aynalarda bir kendimize bakalım da gerisi kolay. en azından denemesi bedava...

growlr

en sevdiğim! bir tek ben miyim buranın yozluğuna takılan? diye sorduran app. bu diyarda, en yontulmamış ortamlardan seçilmiş süzme abiler yer alır ya da bana denk geleni onlar. bilemedim... insanı azami derecede eğlendirirler. adab-ı muaşeret yoksunu bu homo erectuslar, kendilerini alemin akıllısı, seni ise sultanahmet'teki japon turist sanmak konusunda özel eğitim almışlardır. onu geç, bir de buna ikna olmuştur.* büyük bir kısım kendi fotoğrafı yok iken, seninkini görmek ister. paylaşmazsan büyükçe kısmı hakaretengiz cümle kurma eğilimlidir. önce gönderdiysen uymadı diyerek bloklar. olmadı ama benimki de bu demek tabii ki yok.* ben demedim mi sana sadece pipin var diye adam olamazsın? adam olmak için gerekenler daha başka şeyler. hadi şimdi telefonu yavaşça yerine koy, git ve kus. irinella seni!

bu app'ın en sevdiğim soruları;

nasılsın? (cevabının bir önemi olmayan şekli ile soralım yoksa "zinhar" olmaz)
arayış? (cevap vermiyorum ama içimden geçirdiğim genelde şu oluyor: "düzgün vakit geçirtecek biri -her anlamda ve sonuna kadar-")
resim var mı? (resim yok, fotoğraf var. olur mu?)
yerin var mı? (var da sana yok)
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.