sevildiğini bil

zerrin özer in 1991 albümüdür. çocuklugumda albümünü almış ve sürekli dinlemiştim bu albümü. daha 10 yaşlarında nedir bu çocukta bu duygusallık diyordu evdekiler. daha o zamanlar belliymiş ne tip bir balık burcu olacağım. albümdeki diğer parçalar,

otuzbese bakla
sevildigini bil
yanginim
artik sevmeyecegim
olamazdim senle
geri almaya geldim
yok deme (gel)
boylede bir huyu var
seni hala seviyorum
biz eski tanışırız
dön bak
stres
yapılan iyiliği başa kakma durumu..çok şımarmasın diye çocuklara da denir.
albümüne adını verdiği müthiş parçası;

sözleri de şu şekildedir :

hiç mi hiç bilemedin
hiç mi hiç anlamadın beni
yıllar yılı sevdim
sana belki de taptım
tutkuyla söylemeyi istediğin her şeyi
sayfa sayfa çizdim
sayfa sayfa yazdım
yıllardır seni düşlerimde yaşarım
sanırım hiç geçmedi aradan bunca zaman
zor değildi anlaman ne olurdu inansan
sen
sevildiğini sen bil
sevildiğini sen bil
sevdiğimsin
benim her şeyimsin
sevildiğini sen bil
sevildiğini sen bil
sevdiğimsin
benim her şeyimsin
kimseler bilmiyorken
sırlarımla dopdoluyken
seni bana sakladığım albümlerden çıkartıp
yüzünde eskimeyen o sıcacık gülüşle
gözlerime sevgiyle bakışına rastlarım
yıllardır seni düşlerimde yaşarım
sanırım hiç geçmedi aradan bunca zaman
zor değildi anlaman
ne olurdu inansan
sen
sevildiğini sen bil
sevildiğini sen
sevdiğimsin
benim her şeyimsin
sevildiğini sen bil
sevildiğini sen
sevdiğimsin
benim her şeyimsin
sevildiğini sen bil
sevildiğini sen
sevdiğimsin
benim her şeyimsin
bazen kişiye acı çektiren insanlara daha sık söylenendir. karşılık bulunamayan sevgiler nedense daha yüce oluyor bir çok bünyede. ulaşmak istenip ulaşılamayanların verdiği hırs. mantıksızlık.
sevgiyi almak vermekten daha zor galiba.
daha doğrusu alınca kendini bozmamak zor.
bizim işler böyle, sevgi gösteriyorsan, ilgileniyorsan sikitiri çekiyorlar.
belki de çekiyoruz.
var bir olmamışlık
bir erkek bana bu lafı söyleyince bitiyorum yemin ediyorum. ama cümle bağlamına göre itici bi hale de gelebiliyor. keşke bizi seven insanlar sürekli sevdiklerini söyleseler. hiç sıkılmayız.
sevenler mümkünse hem sevdiklerini dile getirsinler, hem de bunu pratikte göstersinler. sevgi sadece lafta olmuyor, eyleme dökülmesi de gerekiyor

edit: seri eksici götüne ordan bir şaplak atarım neye uğradığını şaşırsın.
garip bir şekilde türkçe seni seviyorum demeye uygun bir dil değil, bir i love you, ti amo, je t'aime kadar ağızda hoş durmuyor ama şu sevildiğini bil çok kolay söylenebiliyor, daha içten oluyor sanki
aslında duymaya bile gerek yok.
karşındaki, senin bir başkası için yapmayacağını senin için yapıyorsa sevildiğini bil işte.