21 ocak 2018 yalnız öleceğimi fark etmem

evet, öyle. hayatında hiçbir cinsel olayı olmayan, bir kere aşık olduğunu sanıp onun da hetero çıkmasıyla hüsrana uğrayan ben kişisinin farkındalık anına tanıklık ediyorsunuz. evet, çok eksiğim. hornet, tinder hepsini denedim. hatta geçen gün kendi kendime takındığım "ultra gizlilik" modundan çıkıp bir mekanda kestiğim garsona takip isteği yolladım. bir saat sonra da geri çektim.

neyse, diyeceğim o ki pes ederek artık eminim. tarihi de attım.
ilişkisi olup mutlu olanlar ne kadar şanslı olduklarını bir daha düşünsünler. yalnızlık zor.
(bkz: kırdın beni god damn it kırdın)

yazarların kendileriyle ilgili kötü şeyleri okumak kalbimi kırıyor. muhtemelen doğru insanla tanışmamışsın belli ki.
ülkem gaylerinin yaklaşık yüzde yetmişinin içinde bulunduğu topluluğa dahil olan yazar kişisi. aslında pratikte yalnız olsak da literatürde o kadar yalnız değiliz. amaann boşver be ayçiçeğine aşık olup da sadece onun çekirdeklerini çitleyeceğime her çiçekten bal alıp gününü gün etmek daha mantıklı bak birden güzelleşti di mi dünya. hadi hadi kabul et artık güzelleşti.
birkaç yıl önce farkettiğim durum. alışıyorsunuz bir müddet sonra.
bunu farkettiğinde bakış açında değişiyor iyi kötü tartışılır ama insana kendini tanıma fırsatı da vermiyor değil. her insan bu evreye bir kere gelir ayrıca.
bazen her şeyin ters gittiği zor dönemler yaşanabiliyor.kabullenilmesi gereken şeyleri kazanç olarak görüp ne olursa olsun denemeye devam etmek gerek.
içimdeki gereksiz umudun hareketsizliğime sebep olabileceğini düşündüren başlık.