çoluk çocukla uğraşmak

e tabi akıl ne yaşta ne başta. ama yaşıyla paralel çocukça konuşan, hayatı pembe çiçekler kuşlar böcekler gibi görenler var halen. inanılmaz ama öyle. başkasının acısıyla alay etmek temel salaklıklarından biri. olmayan tecrübelerini varmış gibi anlatmakta diğer temel salaklıklarından biri. adil olmaya çalışıyorum ama yok olmuyor. çoluk çocukla uğraşılmıyor.
nasıl bir enerjileri varsa artık, bıraksan 24 saat boyunca hiç durmadan koşabilme yeteneğine sahiptirler. çocuklarla uğraşmak cidden zordur, büyük sabır gerektirir. *
eğlencelidir lan harbiden bak. istediğin kadar hırpaladığın halde ağlamayan/sızlanmayan bir çocuksa tadından yenmez ya onunla uğraşmak.
buradaki çoluk çocuktan kasıt gerçekten velet grubu ise uğraşılır,onlarla uğraşırken sıkıntılarını unutursun,onların ne düşündüğünü anlamaya çalışırsın veya neyi amaçladıklarını.onlardaki enerji sana da yansır ve enerji patlaması yaşarsın onlarla.
ama yok yaşını almış ancak başını alamamış kişi ise karşınızdaki çocuk o zaman işiniz zor.uğraşmaya çabalamayın;var olan tüm enerjinizi sömürür.
uğraşmayıp, leblebi, tuzlu fıstık falan almaları için bakkala göndermek çok daha mantıklıdır.
anaokul öğretmenlerinin ekmek yediği etkinlik.
hiç mi hiç beceremediğim iştir. bir dişinin çocuklarla iletişimi nasıl bu kadar kötü olabilir? oluyor işte.
tek jelibon paketine bakar bazen mutlulukları *
birkaç yıl öncesine kadar başarıyla gerçekleştirdiğim,son yıllarda elime yüzüme bulaştırdığım iştir.
küçükken çocuklarla oynamayı seven, köpeğimin yüzümü yalamasına izin veren bir çocuktum. büyüyünce baba olup karım , büyük kızım ve küçük oğlumla mutlu bir hayat yaşayacaktım. şimdi ise hayvanlara dokunamayan, çocuklara da yüz vermeyen biri oluverdim. küçüklüğünden beri sorgulanan duygularım, sevgilerim en sonunda benden bıkıp beni terk ettiler. şimdi kimseyi çok da sevmeyen nötr biri oluverdim. halimden memnun muyum, olabilirim ama bildiğim bir şey var ki, ben çoluk çocukla uğraşamam. 4 adet yeğenimin hepsiyle farklı zamanlarda ilgilendiğim olmuştu. hepsini severim ama hiç çok iyi bir bağ kuramıyorum hiçbiriyle. çocuklar yüz bulduklarında çok sevinen, kendileriyle daha fazla ilgilenilmesini isteyen varlıklar; tıpkı köpekler gibi mesela. ben de bunu sevmiyorum. bir çocuğun bana en ufak bir bağlılık hissi içerisinde bulunmasından aşırı derecede rahatsız oluyorum. ben çocuk yapsam belki bu hislerden kurtulurum ama 4 adet yeğenden edindiğim tecrübeye göre de en fazla 80-90 sene sürecek hayatımı başka birileri için feda edemem sanırım. zaten 22'si gitti boku bokuna, neyse.

çocuk bakmak, yetiştirmek her yiğidin harcı değildir azizim. bu konuda sınavlar yapılmalı, sınavı geçemeyenler çocuk yapamamalı bence. aynısı evlilik için de geçerli. o yüzden bu pis-kaka toplumda doğmamdan dolayı tek memnun olduğum durum çoluk çocuğa karışmayacak olmam. belki amerika'da doğsaydım bir adet jonathan'a kaçıp evlatlık çocuk falan edinebilirdim. allah korumuş. sevgiler.