göz kamaştırmak

etkilemek, hayran bırakmak.
çok gölge bir ortamdan çok ışıklı bir ortama geçtiğinizde gözünüze yapılandır.
- türkçede en çok sevdiğim ve mecazi anlamı ile kavramsal anlamı arasında çok yakışır bir uyum olduğunu düşündüğüm deyim.
- başarı, karizma, güzellik,..vb nedenlerle çevredeki insanları adeta büyüleyecek derecede etkilemek ve kendine hayran bırakmak.

(cümle içinde kullanarak mizahi örnek verirsek: gözlerim kamaştı; senin gözünü kamaştırdım; bizim gözümüz kamaşık oldu...)
bir üst kademesi ise nefes kesmek olan iki üst kademesi ise ayağını yerden kesmek olan deyim.