homofobik birine aşık olmak

kimilerimizin başına gelmiştir belki. açıkçası ben hoşlanma sürecini yaşadım fakat gerçekten olmuyordu. her gün anlattığı şu erkek bu erkek muhabbetlerinden gına geliyordu. kendi yönelimini de söyleyemiyorsun. homofobik olmasa en azından bunu saklamazsın ama ne onu ne bunu söyleyebiliyorsun. zor gerçekten.

aman ben ne hetero ne de homofobik birine aşık olayım. uğraşamam sizinle.
erkek ise eşcinsel olması kuvvetle muhtemel (ben bilim insanlarının yalancısıyım http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/87720... ) olduğundan avantajlı, elde edebilmek için önce terapi etmek gerektiğinden oldukça zahmetli bir durumdur. eşcinsel olduğundan emin olmak için baş başa olunan bir ortamda bir güzel sarhoş edilir (ne demiş latin abiler: in vino veritas) ertesi sabah beyninizi yememesi icin kendi başına bırakılır, bu birkaç kez tekrarlanır (gece güzel geçtiyse zaten o sizi içirir bir dahakine muhtemelen). en azından ilk erkek arkadaşımda böyle olmuştu. sancılı bir iki ay, sonrası tadından yenmez.
karşılıksız sevmenin en acı hali.
aşkla nefretin gerçekten bir arada yaşandığı ironik durum. zaten aşk normal giden hayatını bozguna uğratmak için atılan bir adımsa, bu tam uçurumluk bir deneyim.
homofobik kişiden bir bok olmayacağını anladığınızda zaten aşk geçiyor. yani illa aşk bitecektir.
hiç yaşamadığım durum.

aşık olunacak kişi homofobikse, hetero yani. ya da hetero sanıyor kendisini, her neyse...

bir açık kapı görünmüyor bu durumda. platonik bir aşk ve çekilen onca acı...

o homofobik biri ben sadece sikerim gerisine karışmam diyen insan modeli'nin kankasıdır çoğu zaman, arada ikisi dışarı eğlenmeye çıkarlar falan. bana denk gelen baya hastalıklı histerik bir tipti, homofobisini su yüzün çıkaramayınca ağlama krizleri geçiriyordu. zor.