tidal

fiona apple hanımefendinin asi ve masum kız rollerini başarıyla kotardığı, melankolinin sularında arsızca gezdirdiği, duygusal yoğunluğunda öldürdüğü vokal harikası albümü. amatör bir yaşta müzik dünyasının başına gelen profesyonel bir darbe.
gel-git ile ilgili manasına gelen ingilizce kelime
net bir şekilde ses kalitesini fark etmemek olanaksız. öyle çok yüksek, fiyakalı ekipmanlar olmadan üstelik.
masaüstümde iyi bir ses kartı ve hi-fi stereo ile zaten zevki iki değil beş katına çıkarıyor ama mobil olarak kullandığım ipad pro + bowers & wilkins p7 ile de epey fark var spotify ile arasında.
tüm frekansları vermesinin sonucu olarak kayıt esnasında nefes çekişleri, arkada çamurlaşmayan, boğuklaşmayan loop beat'leri de çok keyifle dinliyorsunuz.

fakat mesele sadece ses kalitesi değil maalesef, spotify'dan kopamama sebebim yıllardır oluşturduğum müzik listelerim ve takip ettiğim haftalık/aylık güncellenen müzik listeleri. şarkı avı için biçilmiş kaftan bu listeler. ne zaman gaza gelip başka platforma geçsem en geç bir ay sonra yeniden dönüyorum spotifya.

apple music ve tidal'ın öncelikli halletmeleri gereken konu bu bence.
jay z'nin tutmadığına pek sevindiğim projesi.

özellikle erkek sanatçıların zamanla piyasadan silinmesinin bünyelerinde yarattığı depresyonu oraya buraya saldırmaları şeklinde görmek beni rahatsız ediyor. bir diğer örnek için, (bkz:kanye west).
açıkçası proje olarak olumlu bulduğum bir projeydi ama exclusive album adı altında gelen dayatmalarla, herkesin kısa sürede antipatisini topladılar.
3 milyon aylık aktif kullanıcısı ile 12 milyonluk deezer kadar bile başarılı olamaması zaten bunu gösteriyor.

çıktığı yılın en çok beklenen albümlerinden olan the life of pablo, sadece tidal üzerinden dinleneceği anons edilmişken 3 hafta içinde tüm müzik servislerinden dinlenebilir oldu çünkü kanye'nin hayranları ne tidal'e üye oldu ne de albümü aldı. korsan indirme şampiyonu haline geldi albüm.

beyonce - lemonade albümünün, 1 yıl boyunca sadece tidal üzerinden dinlenebilir olması ise onu, 2016 senesinin dünya çapında 2,5 milyon kopya ile en çok satan albümü olmasını sağladı. tidal yine üyeler konusunda avucunu yaladı.

son bomba ise jay-z'nin 4:44 albümü idi ki oda üye sayısında pek hareketlenme yaşatmadı diyebiliriz.

rihanna, coldplay, frank ocean gibi kankalar ise sadece 1-2 hafta tidal exclusive olmayı tercih etmerk zorunda kaldılar.

piyasanın iki katı fiyata sattıkları hizmetleri için tüketici ve üretici açısından aslında iki büyük artı ile girdiler pazara.
bir; sanatçılar her dinlenen şarkılardan çok daha fazla kazanabileceklerdi. zira spotify bu konuda defalarca topa tutuldu şarkı üretenler tarafından. bu dinleyicinin zerre s.kinde olmaz pek tabii. bu içeriği zenginleştirme açısından yardımcı olabilecek bir hamleydi.
iki; tüketici ise frekansı alttan üstten kırpılmamış, flac kalitesiyle istediği albümü dinleyecekti. spotify'in 320 kbps mp3 formatı ve apple music'in 256 aac formatının yanında min. 900 kbps flac formatı azımsanacak bir fark değildi aslında. ama insanların müzik servisi için iki kat fazla para vermesini sağlayamadı açıkçası. kendini odyofil olarak tanımlayan tayfa zaten genel dinleyici ile oranlandığında epey küçük bir topluluk. telefonunun kulaklığından müzik dinleyen çoğunluk için ise hiç bir anlamı olmayan bir kalite farkı bu.

bu iki güzel artının yanına sadık dinleyici elde edene kadar piyasa ile aynı fiyatta hizmet sunup, içeriklerini rap ve r&b ekseninden daha fazla çıkarabilselerdi, piyasadaki en iyi music streaming servisi olabilirlerdi. köklü değişikliklere gitmedikleri sürece piyasada uzun yıllar kalabileceklerini söylemek zor.