türkiye'de anayasa mahkemesi'nin işlevi sorunsalı

hukuk devletlerinde en tepede yer alan hüküm tesis etmek yerine sadece uygunluk denetimi yapan mercinin hiçe sayılışı konulu.

yurdumdaki örneği hukuk devletlerindeki çağdaş örneklerinden gayet farklı olan anayasa mahkemesi, kararlarının yerel mahkemeler tarafından uygulanmayışı ve görmezden gelişi ile gündemde. evet türkiye kendi anayasa mahkemesi kararları uygulanmayan bir ülkedir.

örneğinde silivri cezaevinde tutulan ve terör suçları ile devlete karşı suçlar kapsamına zorla sokularak tutuklanan siyasetçi ve düşünürlerin sırf daha çok içerde kalması için tutukluluk süresinin 10 yıla çıkarılmasın adair yasa çıkarıldı. artık silivri cezaevinde tutulan grubun bu yolla dışarı çıkışının da önü kesilmiş olacaktı. ne var ki anayasa mahkemesi bu hükmü iptal ederek 10 yıllık süreyi fazla bulduğunu dile getirmeye çalıştı. kanunların yürürlüğü konusunda her zaman sıkıntı yaşayan türkiye anayasa mahkemesi kararlarının uygulanmaıs bakımından da aynı sıkıntıyı yaşıyor. 10 yıllık tututkluluk süresinin iptaline dair anayasa mahkemesi kararı varken ve anayasa en üstün erg iken; yerel mahkemeler buna uymakla mecburken; sırf kararın yayın tarihinin belli olmadığını öne sürerek uygulamamaktadır. oysaki anayasa mahkemesinin kararlarının yürülük gücü gayet nettir. özetle siyasi iktidarın ve hükümetin oyuncağı haline gelen yargı, artık bağlı olduğu hatta tebası sayılması gereken en yüksek mahkeme kararlarını bile uygulamıyor. anayasa mahkemesi modelinin türkiye'de sırf göz boyamak için dışardan hangi amaçlarla ithal edildiği de malesef ortaya çıkmış durumda.