ayı sözlük itiraf

  • /
  • 183
bugün de #433149 numaralı girdi içime oturdu...
çoğu zaman dillendiremediğim, kendime bile anlatmakta aciz kaldığım şeylerin başkaları tarafından da yaşandığını bilmek beni çok üzüyor. ama bir taraftan da bunları bana, kendimden daha iyi anlatabilmeleri içimi çok rahatlatıyor.
yıllar sonra hornet'e geri döneyim dedim, kısıtlama üstüne kısıtlama geldi peşpeşe. önce sokak yasağını 7'ye çektiler şimdi de bu tam kapanma çıktı. red yedim diye gelip burada madileşecektim hesapta. sonra konuştuğum iki çocuk vardı. şu durumda ikisi de yalan oldu. neyse o ilk bahar azgınlığını atlattım zaten. kısıtlamalar ortadan bi kalksın hele bakalım belki yine düşerim.
bazen sıkılınca tinderda kadın profili açıp über yakışıklı heteroseksüel erkeklere yazıyorum.allahım esirgesin bu ne yakışıklılıktır
crossdresser biriyle yıllardır tanışıp yakınlaşamıyorum.
nicki hoş yazarlar başlığına layk atarlar diye çevrimiçi olan herkesin nickini yazdım. layklamış hemen kerizler. hiçbirinin nicki de güzel değil.
edit: ay belli olmasın diye en kötü nicki çıkarmuştım ama meğer farketmiş euphoride. u fuckin genius!!
yaptığı sahtekarlık çok belli olan özdemir'e insanların o iyi hissetsin diye favladığını nasıl anlatacağım bilemiyorum.
euphoride ve özdemir ikinizin de entry’sine çok güldüm :))) çok yaşayın
bu sözlükte, söylenmek istenilenler, linç yememek için söylenmiyor.

hadi eksile amk.
terapi iyi gitmiyor aslında uzundur rol yapıyorum.
kaçınılmaz sonun geldiğini düşünüyorum.
merhaba başlık, uzun süre oldu görüşmeyeli. bugün hafif buruk ama genel olarak güzel şeyler yazmaya geldim. çok hoş bir bey var, çok tatlı. kendisi ile sosyal medyadan bir süredir takipleşiyoruz. benim gibi voleybol hayranı. sayfaların altında birbirimizi likelayıp duruyoruz son bir aydır. dün de youtube'da canlı maç yayınının altında tatlı tatlı beni savunmaya çalışmasıyla beni mest etti diyebilirim.

ama işte büyük problem yaşadığı şehir, istanbul. kilometrelerce uzaktan yürümenin fayda vermeyeceğini düşününce henüz bir şey yazamadım. ama kısmet işte, umarım güzel gelişmeler olur.

sözlerimi şu şarkı ile bitireceğim. hakan altun versiyonunu daha önce paylaştığım için bu versiyonu paylaşıyorum bugün:

*
burası hala neden venting room’a dönmemiş hala anlayamadım lol
pandemiden önce ilk defa crossdresser birisiyle tanışıp sevgili olmuştum ve bu benim ilk tecrübem ve deneyimim idi. pandemiden ötürü çok sıkıntılar yaşadı ve ailesinin yanına gitti ve daha da iletişime girmedi. şimdi ise tanışabileceğim, paylaşımlarda bulunabileceğimiz kişilerle görüşebileceğim bir platforum arıyorum ama çevrem öyle sığ ki böyle bir seçenek yok sanırım o yüzden bu sözlüğü keşfettim.
hem yaşamın bu perspektifinden ahenklenirken hem de paylaşımlarda bulunmuş oluyorum.
yalnız olduğum için sık sık üzülüyorum.
buraya birkaç arkadaş edinirim diye gelmiştim, sözlükte zaten toplasan on kiş entry giriyor. sanırım bu da bir itiraf. beyliküdüzü olanlar yazabilir, yazın takılır bir şeyler içeriz. mümkünse benim gibi yalnız olsun, çok sosyal olmasın. kendimi kötü hissediyorum
çevreme açılmadan önce, gey arkadaşım olsun diye yanıp tutuşuyor, dating uygulamalarında arkadaş arıyordum (sevgilim vardı). herkes çok garipsiyordu. arkadaş falan da bulamadım. sonra yavaş yavaş çevreme açıldım, sevgilimi falan tanıştırdım, herkes benimsedi falan. şimdi de gey arkadaşim olsun diye bir hevesim kalmadı gitti. gene sıkıntıda olan geylere faydalı olma isteğim duruyor ama arkadaş bulayım demiyorum artık. ilginç bir deneyim.
ayı sözlük'ü 2 yıldır falan okumama rağmen daha geçen ay hesap açtım. önceden korkuyordum bir şey olur diye. ne olcaksa sanki amk. toplasan günde 100 kişi girmiyordur siteye. mallık işte.
üstte bir yazar arkadaşımızın da yazdığı gibi ben de “yalnız olduğum için sık sık üzülüyorum”. üstelik bu üzüntümü paylaşabileceğim kimse de yok, çünkü yalnızım.
yalnızım, üzülüyorum. üzülüyorum, yalnızım. döngüye bak altan.
bayağı bildiğin arkadaşım yok yav.
demin biyometrk fotoğraf diyeceğime yanlışlıkla probiyotik fotoğraf dedim. herkes güldü rezil oldum :/
sağlıklı beslenme araştırmalarımı azaltsam iyi olacak.
çocuğum olmayacağı için ülkenin nüfus artış hızını düşürüyor oluyorum ve bunla ilgili haberler okudukça kendimi suçlu hissediyorum. aslında çok saçma, bana gelene kadar bir çocuk yapan veya onu bile yapmayan heteroseksuellerin kendilerini suçlu görmesi lazım. yine de sanki ülkenin geleceğini yıkıyormusum, gelecek nesillerin sorumluluğunu almiyormusum falan gibi geliyor.

bazen düşünüyorum, keşke kalabalık aileler olsa da etrafımda, benim cocuksuzlugum çok sorun olmasa, zaten etrafta çok çocuk olsa. sonra biraz daha düşündüğümde bu şekilde olsaydi durum daha sıkıntılı olurdu, herkes çok cocukluyken benim cocuksuzlugum daha çok göze batardi, tepki toplardi diyorum.

bazen de çocuk yapmak isteyen ama kocasi olmayip yaşı geçmekte olan kadın arkadaşlarimla çocuk yapip ustumdeki vazifeyi atsam mi diyorum. sonra dertsiz başıma dert mi alayım saçmalama diyorum.

kafalar ucbinbesyuz...
bugün mağazada bir çocuk gördüm. aman tanrım dedim. taş dedim. kaya dedim. olm senin model olman lazım o mağazada ne diye çalışıyorsun dedim. o biçim yakışıklı çocuktu. uzun uzun kestim.

sonra yine aynı mağazada sadece oldukça bol askılı giymiş, kaslı biriyle karşılaştım. takıldım peşine onu da kestim. askılı o kadar boldu ki sadece göbeğini kapatıyordu. sırt kasları, göğüsler falan apaçık ortadaydı.

bunları görünce bana ateş bastı. gittim wc'de mastürbasyon yaptım. eve kadar dayanamadım bile.

şu an yazarken tekrar kalktı.
  • /
  • 183