ayı sözlük itiraf

  • /
  • 181
mutsuz yaşayıp tatmin olamadan ölmekten çok korkuyorum. itiraf ediyorum ben de kolay biri değilim ama hep böyle değildim. bu dünya güzel olabildiği kadar acımasız da ve verdiğinden fazlasını almayı da biliyor, hayır bilmeden bunu şuursuzca yapıyor! aaaaaaaa diye bağırmak istiyorum. 25'ime kadar bir kere huzurlu mutlu olmadım çocukluğum dışında, 30'uma 40'ıma gelip çoğu şeyi yapmamış ve hissetmemiş olarak yaşlılık evresine geçmek istemiyorum. bu muydu hayatım demek istemiyorum, yavaş çekim düşüyorum, ve git gide hızım artıyor, ivmeleniyorum. hazır değilim, büyümemişim adam olamamışım gibi, çocuk da değilim artık, çok korkuyorum her şeyden. intihar etmem herhalde, ölmekten korkuyorum, ama yaşamaktan da korkuyorum ben. sanki insanlar ortak ve benzer bir akla sahip veya hayatta birbirlerine nasıl davranmaları gerektiklerinin kullanma kılavuzunu bulmuş da ben rastgele tuşlara basıyor gibiyim arada tutturuyorum seviniyorum derken cihaz bozuluyor gibi. sonuçta nefes alıp veriyorum ve ben bu dünyadayım, beklediğim gibi olmasa da ve zarar görmüş olsam da. değiştim, mutlu ruhum kalmadı, kendime tahammülüm yok, hayal dünyama girip kaçıyorum. hayal dünyam bile artık yaratıcı değil bir kısır döngüdeyim, hep aynı hayaller aynı müzikler. kalbim atıyor işte, ama göründüğümden daha güçlüyüm, elalem bir kpss için intihar falan ediyor, ha bir de tatlı biriyim ama acımasızım. burçlara inanmıyorum ama olasılık hesabı kimisi burcunu yansıtıyor ve ben de tam burç kombinasyonumu yansıtıyorum. teraziyim yükselenim akrep. doğruyla şeytan arasında kalırken yaşamayı unutuyorum. bazı hatalar basittir ama travmanız varsa, parçalandıysanız, her şey büyümeye başlar, baş etmek zor olur. neyse ben zaten zoru yaparım hep, ben de böyleyim, derin derin nefes alır devam ederim. ama bir takdir de görmek iyi olurdu, yine de anlatamıyor insan, utanıyor, anlatamam, kağıda bile dökemem yaşadıklarımı, gerçek olduğunu belgeler gibi. anca böyle neyden bahsettiğimi belirtmeden etkileri üzerine konuşma yaparım, önemli olan da etkidir zaten. astrofizikte de farklı yıldızların gezegenlerini böyle buluyorlar zaten, gezegeni direk gözlemleyemiyorlar fakat yörüngesinde döndükleri yıldızın o gezegenin kütleçekim etkisinden ötürü sapmalarını hesaplayıp gezegen varlığına kanaat getiriyorlar, konumu hızı ve türlü değişik bilgiler elde ediliyor bu şekilde. not, fizikçiyim, yukarıdaki terazi zımbırtısı astrolojiydi ve bilim değildir, az önce değilim son şey ise astrofiziktir ve hardcore bilimdir. dayanıklı ve korkutulmuş biriyim, nefesimi tutmayı iyi bilirim, biri de desin artık güvendesin, nefesini ver, tekrar al diye.
dışarıdan sanki her şey güzelmiş kolaymış gibi görünüyor ama iş öyle değil :( çok zorlanıyorum ama kimseye de anlatamıyorum. üstelik tam tersini göstermek durumunda kalıyorum. daha önce böyle bir ruh haline girmemiştim resmen çoğu zaman içim bırakmak, hiçbir şey yapmamak, durmak istiyor. umarım güçlenerek çıkarım.
arkadaşlarla oturmuşuz kafayı çekiyoruz, hepsi hetero erkek, kız mevzuları açılıyor haliyle. biri diyor eski sevgilimle şöyle böyle oldu, biri diyor en uzun ilişkim şu kadardı, biri diyor kızı kuytuya çektim şunu yaptım, ev kiraladım akşamdan sabaha... sonra kafalar bana dönüyor. bir şeyler zırvalıyorum ama eminim yüzümden belli keyfimin kaçtığı. keşke diyebilsem ulan erkek sevdim, kaşına gözüne vuruldum, kokusuna tahrik oldum diye. keşke bir erkekle yaşadıklarımı kızla olmuş gibi anlatmak zorunda olmasam. neden eve kız atmıyorsun? dediklerinde çünkü erkeklerle yatıyorum diyebilsem. saklanmak, gizlenmek, yalan söylemek o kadar ağır ki bazen. pot kırmamak için keyfince alkol almamak, diken üstünde olmak. telefon kullanırken hornet’i tinder’ı görmesinler diye ekranı gizlemek. flörtten gelen mesaj görünmesin diye bildirimi kapamak. her adımını onlara göre ayarlamak. yorucu, yıldırıcı. bunlar buz dağının görünen kısmı. görünmeyen kısımda neleri sakladığımızı hepimiz biliyoruz. keşke böyle olmasaydı, keşke özgürce yaşayabilseydik. yazık ulan bize. çok yazık.
bir kaç haftadır bünyem heteroseksüel birine kapılıp kapılmamak arasında gidip geliyor. bunun olmasını hiç istemiyorum. çünkü heteroseksüel birine duyulan platonik aşk gerçekten çok yorucu. korkuyorum hatta. aynı ortamda bulunmak zorunda olmamızdan dolayı kendimi nasıl koruyacağımı bilmiyorum. aylardır tırtıl'ımın kalbimi kasıp kavuran rüzgarını dindirecek biriyle karşılaşmamıştım. bırak etkisini yok etmeyi, teklif dahi edilemez birşeydi bana göre. ama şimdi tırtıl'ın tahtının sarsılmaya başladığını görüyorum. hemde yine kendisi gibi bir terazi burcu tarafından. belki de ona olan hislerimi bu benzerlik kanalıyla olduğu gibi aktarıyorumdur.
şu sıralar libidom çok yüksek başıma iş açmasından korkuyorum
  • /
  • 181