ayı sözlük itiraf

  • /
  • 185
the godfather serisinden nefret ediyorum. sadece 1. filmini sıkıla sıkıla izledim o kadar. ortamlarda kültürlü gözükeyim diye filmi övdüğüm oluyordu ama nefret ediyorum amk. oyunculuklar harika ama konsept ve hikaye olarak gram ilgimi çekmiyor. mafya temalı şeylerden nefret ederim. mafya konsepti, gerizekalı hetero erkeklerin yapmak isteyip de götlerinin yemediği zorbalık dürtüsünü bastırma yoludur.

mafyacılığı sevenler, bizimle deyılsınız.
bazen ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar başlığına atabilmek için sevdiğim şarkılardan birini açıp dinliyorum.
ülkeyi terketmeden önce eski sevgilini eve davet et son kez sikiş; tüm enerjini boşalt. rahatla uçağına bin ülkeyi öyle terket.
açık olmadığım yakın erkek arkadaşım içki aldığımız bir ortamda bana erkek kardeşinin eşcinsel olduğunu mesajlarını gizlice okuyarak öğrendiğini anlattı. üstüne karısını aldattığını anlattı. ve bu itiraflara rağmen ben kendimi anlatamadım kafa bir dünya iken bile. artık nasıl travmatizeyim belli değil, ağzımdan sözcükler dökülmüyor, beni kesseler bile çıkamayacak galiba.

ama benim çok fena içimde patladı, yok illa açılacağım, artık bu noktada açılmazsam daha ne zaman açılıcam bu elemana. içim içimi yedi. herkese bugüne kadar mesajla açıldım, buna da öyle açılıcam gözüküyordu. aradan bir hafta geçti neredeyse. en sonunda bu gece 4'te içim içimi yiyerek gene uyandım. şöyle yazmaya karar verdim, ağlak olmayan ama fazla açık da olmayan ayrıca benim bu konuda ne kadar sıkıntılı olduğumu da anlatan bir mesaj:

- boyfriend mevzusu bende de var.
- yalnız benim için çok travmatik bir durum, bu nedenle iki sene psikiyatriste gittim (psikiyatriste gittiğimi biliyor).

bunları yazdım, sonra da pişman olup mesajları o okumadan silmeyeyim diye bütün konuşmayı sildim.

sonra da geldim bunu yazıyorum.

niye bu kadar korktuğumu sorguladım kendi kendime. arkadaşımın beni aşağı görmesinden, küçük görmesinden, bana acımasından falan çekiniyorum. empati yapamamasından. öyle biri olmadığını da biliyorum gerçi (öyle birisi benim arkadaşım olamaz çünkü) ama gene de korkular çok derin, çok köklü kahretsin ki. işte bu korkular da açıla açıla yok olacak herhalde ama zaten yakın çevremin büyük çoğunluğuna açıldım, çok da tatlış tepkiler aldım ve açılmak hayatımda yaptığım en zor ama en iyi ki yapmışım dediğim şey. ona rağmen bu yaşa geldim, hala birine açılırken ayılıp bayılmalar böyle, sinir oluyorum kendime. hayatım drama ile geçti amq!
geçen gün terk edilmiş bir evde, hornetten tanıştığım birine sakso çektim. erken boşaldığı için hiç zevk almadığımı söyledim. o da benim saksoda kötü olduğumu söyledi. çok da sikimde sanki.

her neyse, sekste cesur olduğu için smellycat'in linç edilmesini kınıyorum. bacıma karışmayın, yolarım hepinizi*.
hayal kurmaya korkuyorum artıkın. en fazla bu makarnayı yoğurtlu mu ketçaplı mı yesem hayali kurabiliyorum. bir tık ötesi makarna mı pilav mı oluyor? daha fazlasını düşünürken elim ayağım titriyor yahu.
uykusuzken şehvetin ve tutkunun beni ele geçirmesine daha kolay izin veriyorum. o yüzden sevişmeden önceki gece uyumuyorum
hayatımın şu döneminde, yurtdışına gitme arefesinde onunla yaşıyor olduğum şu ilişki, hayatımın zorluklarına bir zorluk daha eklese de böyle bir şeye sahip olmanın verdiği mutluluğu da aynı anda yaşıyorum sözlük...
keşke başka şartlar altında tanısaydık birbirimizi, yine böyle, bu şekilde
bu ara yeminle iç sıkıntısından ölcem
doğuş'u başarılı buluyorum. bence güzel yazıyor şarkılarını. ilginç bir havası var ve ayrıca adamın adı da güzel.
bu sabah nu model çiziyordum youtube üzerinden, birkez daha kadın bedeninin bana çekici gelmediğini farkettim. içim bir garip oldu. sanki çekici gelmeliymiş gibi bir dayatma var üzerimde bilemiyorum...
artık ölümden korkmuyorum. eskiden ölümü düşününce içim bi kötü olurdu. şimdi kaybedecek bir şeyim olmadığını bildiğim için korkum yok.

siz de boş boş şeyleri takmayın kafanıza. hiçkimse başarıyı, yeteneği, emeği sallamıyor zaten. mesleki becerinizi geliştirin ama bu gelişim uğruna sağlığınızı kaybetmenizin anlamı yok. bugün varsınız yarın yoksunuz.
bir süre daha gizli saklı bir hayata ve gece gündüz ders çalışmaya devam. şuanlık hedefim, örümcek beyinlilerin hepsini teker teker elemek; en tepeye yükselene ve hepsinin saygı duyduğu o başarı dolu konuma ulaşana kadar çalışmak. hepsini alt edeceğim. elimde zekâ diye bir şey var ve bunu çok iyi kullanacağım.
@darkbear açıkla dediği için;

en son ayı sözlük'ün bi buluşmasına katılmış (2013 olmalı) sonrasında memleketime taşınmıştım. taşındıktan 2 yıl sonra da 4 yıllık ilişkime başladım. ilişkiye başlayınca her şeyi bir kenara bıraktım. 4 yıl nasıl geçti anlamadım ama güzeldi her şey. 2 yıldır yalnızım. yine güzel her şey. tabi 10 ay önce de istanbul'a taşındım.

buradan sonra ne olacağını bilmiyorum. hayırlısı.
eskisi kadar çok düşünmüyor, kafama takmıyorum bazı şeyleri. bu bir boş vermişlik hali mi, yoksa kabullenme süreci mi emin değilim. fakat daha iyi hissettiğimi söyleyebilirim.
ay birazcık garip gelecek, koklamalı fantezilerim yok baştan söyleyeyim. bugün hoşlandığım erkeklerden birinin (evet, erkekler) yanımda ceketini unuttuğunu fark edince kokladım, baya bildiğiniz kokladım amk. -biliyorsunuzudur, takım elbiseli erkeklere bayılırım-

niye böyle bir şey yaptım bilmiyorum. bildiğiniz ceket kokusuydu, özel bir kokusu olsaydı da bu aptallığı yaptığıma değseydi ahahqjwkk. ter kokusuna bile razıydım.
çok kötü zamanlar geçirirken liseden beri aşık olduğum yakın arkadaşıma açıldım. şaşırdı, inanmadı filan derken bişeyler oldu sex yapacağız diye sözleştik. nude filan bile attı. normalde hayvan gibi mutlu olmam lazım ama hem sex yapmaya bu kadar kolay kabul etmesi daha önce bu işleri çok yaptığı anlamına geliyor ki bu biraz moralimi bozdu. hiç erkekle olmamış lise arkadaşı fantazisi daha güzeldi. şimdi iki gizli gay olduk sadece:) evli olması da ayrı sorun ama alt tarafı sex yuvasını yıkmayacazya diye düşünüyorum. bilemiyorum ne kadar doğru. hayvan gibide aşığım o ayrı konu. bearın hası tipi görsen ölürsün
mutluluğu ummadan yaşayınca mutlu olmam normal mi? kuantum fiziği çok hoşuma gitti.
bugün verdiğim ani(belki de değil) karar ile memur olmanın bana göre olmadığına kanaat getirdim. inşallah saçmalamıyorumdur.
  • /
  • 185