melankoli bağımlısı

geçmişten kopamayan, acılarından vazgeçemeyen insan tipidir. yaralarının etkisiyle sevdiğine küfretmek yerine olanları hazmetmeye çalışır, güzel anıları düşünür ve onları hüzünle harmanlar. şarkılarla sarhoş olmayı , geçmişte kaybolmayı sever.bir vardır bir yoktur.
tam olarak beni anlatan kelime. sürekli eski günler, anılar, gözyaşı, unutulamayanlar vs.
melankoli bağımlılığından kurtulmaya çalışan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, uzak durulması gereken insan türlerinden biridir.
insan türleri içinde en tiksinç ve zararlı olan türdür.hiç bir şeyden memnun olmaz hiç bir şeye gülmez,hiç bir haltan mutlu olmaz bu tipler.dünya bir ızdırap yurdudur onun için.tüm insanlık onun kötülüğü ve mutsuzluğu için seferber olur adeta.ortalıkta neşe ve hayat ışığı emen kara delikler gibi gezi diğer insanları da hayattan soğutur.hep bir şiir okumalar,hep bir maziye dalamalar,hep bir hayatın manasını sorgulamar,hep hüzünlü melodiler dinlemeler.kalabalık bir metrobüste fortlanırken dahi dışarıya dalıp ağlaya bilir bunlar.
ortalama düzeyde melankoli, her duygu gibi sağlıklı bir duygudur ama bu duygu bağımlılık haline geldi mi sıkıntı başlar. çünkü melankoli bağımlısı olan insanların bile kendilerince bir çıkarları vardır. bir şekilde farkında olsunlar ya da olmasınlar ikincil ihtiyaçlarını(sevilme, ilgilenilme vs.) karşılarlar bu şekilde. bir nevi zehirli sarmaşık gibidir bu kişiler. kendileri bulunduğu durumdan pek de rahatsız değillerdir ama etrafındakileri bir süre sonra kurutur, yok ederler.
çok cıvıyınca, eğlenince kendine kızar, utanç duyar. psikolojik birkaç sorunu olabilir ama devlet psikologları da onu kurtaramaz.
çoğu zaman "bu kadar gülünecek ne vardı?" havasındadır çünkü entelektüeldir. beyni onu düşünmeye teşvik eder, beynine dolan bilgiler gereğince realisttir
her şeye rağmen düzelmek/düzeltilmek istemez çünkü mutsuz olmaktan mutluluk duyan kişidir.