kimse bana bu kadar kahhar olduğunu söylememişti.. meğer şu direğin sızlaması dedikleri şey varmış. genzin acıtıyor her yutkunduğunda. yaş akmıyor ama göz pınarlarında ince bir ağzı oluyor. işte böyle bir şey..
off.. nasıl bir güzelliktir o öyle. o heyecanlanmalar, o kalp atışları.. el ayak birbirine dolanır. temizdir lan o zaman.
çilek gibidir; toz şekere batırıp yersin. masumdur onun tadı. büyüyünce krem şanti istiyorlar yanına; seksi atfediyorlar ona.
evet, aşk çilektir bence. zaten şimdiki çileklerin de o eski tadı kalmadı. hormondan kocaman hepsi. ama tadı yok işte..
pek çok abazanın hislerine tercüman olmuş ki,bu kadar alkış almış. ben de tebrik ederim; yürek ister* o sahneleri yayınlamak.
zaman ise bir tuhaf..önceden insanlarda edep vardı. bazı şeyler yapılacaksa da gizli kapaklı yapılırdı. ne yalnızlık, ne cinsellik bu kadar ayağa düşmemişti doğrusu..
not: izlerken sadece midem bulandı.
fell diye bir şarkısı vardı bunun. zamanında çok dinlerdik. hatta pek çoklarının top list'inde vardır hala. özellikle de şu bildiğimiz, sözlükçü tayfada..
fell diye bir şarkısı vardı bunun. zamanında çok dinlerdik. hatta pek çoklarının top list'inde vardır hala. özellikle de şu bildiğimiz, sözlükçü tayfada..
pek çok abazanın hislerine tercüman olmuş ki,bu kadar alkış almış. ben de tebrik ederim; yürek ister* o sahneleri yayınlamak.
zaman ise bir tuhaf..önceden insanlarda edep vardı. bazı şeyler yapılacaksa da gizli kapaklı yapılırdı. ne yalnızlık, ne cinsellik bu kadar ayağa düşmemişti doğrusu..
not: izlerken sadece midem bulandı.