yolcu

yillar once sayesinde ali guven abimizin sukse yaptigi parca.
"
senin yolun hangisiyse seç, sevdiğin nerdeyse
hep ona zıt düşen o yoldur seninkisi
sen bitip başladıkça sonsuzlaşan üzüntü
buharlaşan önünde hep can'ın görüntüsü

yolcular der ki bana, bak işte yolun sonu
anladım çoktan bunu anladım boktan konu
sen bu işe uzak durdun uzaklar yakın olur
başlangıcın sonun olur , gözyaşın kurur gider

teselli bulmak için aramadım sevgiyi
arka cebinde incelmiş herkesin kimliği
kaderimi yazmak için kullanırken silgiyi
iyi kötü arasında kuramadım dengeyi

nasıl lanet kelebekler bir gün için doğdu
ilk ve son altın çiçekler ellerimde soldu
yolcu yolunda gereksiz anlam arıyorsun
hoşça kal çünkü kafam senden güzel

yok olmuş yolum benim, yorulmuş bileklerim
umrundaysam bak dinle, hepinize iyi dileklerim
gidersem üzülmezsin, kalırsam düşer suratın
hiç umrumda değil ölmek, yaşamak için de diretmedim

işte bu yolun sonu, şimdi bu havayı solu
sen anladın çoktan bunu, yaparken boktan yorum
ağlarken yerine birisi altındaydın tam balkonun
sevdiklerini seç ve bitsin gerçekler anlam bulur

teselliler sahtekardır, boşluklar var elinde
içeride kin dışarıda kir fark eder mi yenilmek
gecenin bi vaktiydi sancım ölüp dirilmekle
tek ihtiyacım biraz alkol sokakta gezinmek

nasıl lanet kelebekler bir gün için doğdu
çoğunu peşine düşen çocuk elleriyle boğdu
yolun sonu anlamsızlık bakarsan bu doğru
hoşça kal çünkü kafam senden güzel

sen de yorgun musun yolcu
hüzün yine bize yollu
sorma saat kaçı buldu, saatin de yok ama
beklenense gelen gideni aratmazsan ayıp sana
"

aklıma şu dizeleri getiren kelime.

o bir yolcu sen bir hancı 
gördüğün en son yalancı 
içindeki derin sancı 
gitmez dedim kaldı gönül