din vergisi almak

insanların inançları üzerinden prim yapmak, para kazanmaktır.

türkiye versiyonu için "ey cemaat-i müslimin lütfen camimize gücünüz yettiğince yardımda bulunalım, halılar değişecek, klima taktıracağız." cümlesine takiben "yazın kur'an kursu faaliyetlerimiz de devam etmektedir" diyerek gaz vermektir.

izlanda'da alınan din vergileri yüzünden halk çözümü din değiştirmekte bulmuştur.

(bkz: zuizm)
dinsizler ve ate olanlar için muafiyet tanınması gereken haksız kamu maliyesi işlemi.*
türkiye'de müezzin maaşları ve her 100 m2'ye cami inşaatı ayağına kara para aklamak için son derece önemli olan ve ''zorla'' alınan vergidir.

mesela hristiyan kiliseleri zaten aşırı derecede zengin ve bir o kadar da yozlaşmış oldukları için, genelde avrupa'da toplanan ''din vergisi'' hangi kiliseye bağlı iseniz (seçenekler arasında sinagog, cami, budist tapınağı falan da var), o kilisenin çocuklar için yaptığı aktivitelerde kullanılıyor. örneğin katolik kilisesine bağli bir aile çocuğunu diğer katolik ailelerin çocukları ile bedava (yani zaten ödenmiş vergiden) doğa gezisine gönderebiliyor. maksat tabii ki sistematik beyin yıkama ama bu ailenin tercihi olabiliyor.

eğer vergi dökümanında din kısmını boş bırakırsanız tabii ki maliye bilgisini konuşturan değerli arkadaşımızın dediği için sıfır vergi alınıyor. boş bırakmak dinsizlik anlamına değil, herhangi bir kiliseye bağlı olmamak anlamına geliyor. tabii ki halkın yarısından çoğu artık bu orta çağ saçmalıklarına inanmadığı için inancını devlet kurumlarından ya da kiliselerden, camialardan, tarikatlardan uzak tutuyor. kimsenin inancı kimseyi ilgilendirmiyor.