dönem sonu boşluğa düşmek

çalışanlarda böyle bir şey var mı bilmiyorum ama benimde içlerinde bulunduğum bir kampüs dolusu insan sıkıntıdan patlamak üzereyiz. yorucu bir seneyi daha geride bıraktık. sınavlarımız için elimizden gelenin en iyisini yaptık. sınavlar bitti ve biz birden "aman allah'ım şimdi ne yapacağız" moduna girdik. çünkü pek çok öğrencinin bildiği üzere dersler, yapılacak yığınlar ödevler ve geçilmesi gereken yığınla sınav varken hepimizin yapacak işi gücü vardır. "şu diziyi bitirsem, şu oyunu geçsem, şu kitabı okusam" gibisinden. ne hikmetse dönem sonunda bunların hiç birisi aklımıza gelmez.

şaşkın şaşkın etrafta dolaşırız.
doğrudur, okulun sonlarına doğru o sürekli ve düzenli ağır çalışmanın üstümüze çöktürdüğü ağırlığın bir anda kalkmasıyla mala dönmemizdir. bir de peşinden bitmiş okulun bir türlü bitememesi gelir. neyseki bu cuma'ya az kaldı, bir kaç gün.
sanıldığı kadar rahatsız edici değildir aslında. üniversitede yıllarca ölüp ölüp dirildikçe, "allahım daha ne kadar düşüreceksin?" dedikten sonra insanın omuzlarında hiçbir sorumluluk olmaması, kafasının rahat olması ile içine girilen rehavet dönemi. her ne kadar yoğun tempoya istemsizce alışıldığından hiçbir şey üretmemek yanlış hissettirebilse de, hiç yoktan aşağı düşmektense boşlukta havada yerinde saymak daha kârlı gibi.
sadece okul zamanında tanışabileceğiniz erkekler varsa hüzünlendirir.