eşcinsellerin dünyanın en acınası insanları olması

bir iddia değil aslında bu,bir gerçek bence...

bu sözlüğe daha az girme kararı vermiştim aslında birkaç gün önce,şifreyi değiştirip abuk subuk şeyler yapıp,bir daha hatırlamayacağım şeyler yapıp değiştirmiştim...ama bilen bilir,görsel zeka olayını...şimdi açıklayım biraz,ben o şifreyi değiştirirken,tekrar yazmam istendiğinden o yeni şifreyi,kağıda yazmıştım yeni şifreyi,tekrar kodlamak için...haa işte bu bokum kafası,onu da fotoğraflamış,o mal mal sembollere,büyük harf küçük harflere rağmen aklımdan gitmiyor o kağıttaki şifre...maldır benim aklım böyle,otu boku fotoğraflar...ay hatırlamıyorum dese bile dıştan,basbayağı hatırlar...

haa sözlüğe girmeme olayım,sözlükle bir problem yaşadığımdan mı,alakası yok anacım.aksine ayı sözlük gayet güzel bir oluşum.bünyesinde marti , medyum fettish, naringergedan, bodurayi gibi sapasağlam kaleleri olduktan sonra bu sözlüğün sanmıyorum ki sırtı yere gelir...benim olayım tamamıyla internetle alakalı...o kadar kitap çıktı,o kadar film çıktı,o kadar şu çıktı bu çıktı...ben vaktimi twitterlarda,facebooklarda,profil sitelerinde,sözlükte harcamışım,boşa vakit kaybı... -biliyorum ki anladınız ne demek istediğimi.-

haaa işte başlığa tekrar dönecek olursak,az önce böyle liseden,üniversiteden arkadaşlarla konuştum msn denilen gene internet paspasının üzerinden...nişanlanan nişanlanmış,evlenen evlenmiş,çocuğu olanın çocuğu olmuş...

kendime baktım,evet dedikleri gibi halen taş gibiyim,hatta o kadar ki hepsine bin basarım,çok yakışıklıyım,memurum,evim var,param var,ama benim vaktim onların ki gibi eşlerimin ya da çocuğumun yanında değil,yapayalnız olduğum evimde geçiyor.üstelik daha 27 yaşındayım,biyolojik şartlara göre daha önümde nice yıllar var ama ben şimdiden sıkıldım...

az önce kızarkadaşlarımın eşlerine,nişanlılarına,sevgililerine falan baktım,anam adamların hepsi de çirkin.en azından bir tek bu nokta da onların önündeyim.onlarınkilerindeler çok çok çok daha yakışıklı,kariyerli adamlarla seviştim...ne kadar önemli dimi bu nokta?...

kıçınızla güldüğünüzü görür gibiyim,ben de gülüyorum çünkü bu halime...

1 saat sonra da işe gitcem,ahahahaha anacım sokulur mu bu hayat kalitesine,bence sokulur...hem de tek delikten değil,olan her delikten sokulur...

herkesin kendi derdini bilmesinden kaynaklanan yanılsamadır. psk
ın içinde bulunduğu durumda bulunan pek çok kız arkadaşım vardır mesela ve çoğu da öyle kariyerli taş adamlarla yatmamışlardır.

birileriyle birlikte olmak güzel bir şey ama ayrıldığı sevgilisine inat başkasıyla evlenen kızların bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz.

evli insanların pek çoğu çok mutlu görünüyor ama gerçekten öyleleler mi? filmlerde dizilerde işlenen mutlu mesut evliliklerin acınası iç yüzü temaları sırf insanları evlilikten soğutmak için mi yapılıyor yoksa gerçeklik payı var mı?

evli ya da bekar, kimse kimsenin ne kadar yalnız ya da ne kadar mutlu olduğunu bilemez. mesela ben hem çocuk sahibi olup hem çalışan kadınların çoğunun çok mutsuz olduğunu düşünüyorum. çünkü içgüdüsel bir suçluluk yaşıyorlar bilinç altlarında. bu de bilincin üstüne fark etmeden kendilerini cezalandırmak için yaptıkları şeylerle yansıyor gibi geliyor bana. belki de çok mesutlardır. bilemedim.
başlık çok hatalı seçilmiş, konuyla ilgisi yok.
çok tipik bir otuz yaş sendromu yaşanmış ilk entry'de bence.
bende otuz sendromunu yirmi sekizde yaşamaya başlamıştım.
bu illetin kökünde kendini kıyaslamak yatıyor.
bunu yapmamak gerekli diyeceğim ama herkesin yapabileceği birşey değil bu ne yazık ki.
bende yapabildiğimden söylemiyorum.
ama sahiden de hayatlar kıyaslanmaz.
hem bir yere ulaşmazsın hem de mantıksızdır.
30'undan sonra daha mutlu olmaya başlayan bir benim yukarıda anlatılan krize göre. öncesini hatırlamak bile istemiyorum.
kendine acıyan insanın önünde sonunda acınacak bir hayatı olur. insan kendini acımasızca elestirebilir ama bu eleştirilerinin sonucunda daha iyi bir versiyonuna evrilmesinin yollarını bulmalıdır. hali hazirda hayatınız acınasi ise daha da acınası hale getiremezsiniz. kaybedecek bir şey yoktur.
dünyanın en acınası insanları değildir eşcinseller ama acınası bir durumları vardır. çünkü yalnız bir hayat bekliyor genelde bizi. hem toplumsal olarak halen alt kültürlerde yaşamak zorunda olmamız, hem de lgbt topluluğu içindeki ilişkilerin sağlıklı olmaması buna etken. lgbt bireyler dışarıdan belki haklarını savunan birbirlerini destekleyen kişiler olarak görülüyor ki bu doğru. ama dışardan bir gözün bir başka gördüğü şey ise lgbt bireylerinin psikolojilerinin tamamıyla sağlıklı olmadığı. gerçi kimin psikolojisi düzgün toplumda ama.. lgbt olmak ayrı bir psikolojidir. çünkü insanın temel sevgi ve maneviyat ihtiyacını lgbt bireylerin karşılaması güç. norm içinde bir sevgi ilişki türü yaşamanın zor olması ve lgbt içindeki çekişmelerin olduğu ortam buna zemin hazırlıyor malesef. kabul gören ve otumuş bir ilişki ağı ve normu olsaydı daha rahat ederdik fakat durum bu. biraz zor bir hayat.
içlerinde neler yaşadığını bilmemekle beraber benim şahit olduğum bütün eşcinseller gayet şen şakrak, hayattan keyif alan, eğlenceli insanlardı. onların bu mutlu hallerini kıskanmıyor değildim. toplumda rahatça yaşama imkanı tanınsa ve önyargılar kırılsa eminim türkiye’de herkes eşcinsel arkadaş edinmek için birbirini ezer.
(bkz:#442112)
pardon da kimsenin palyaçosu değiliz. insanlarla neden arkadaş olacakmışız. ayrıca kendini kapsamayan bir dil kullanmışsın. sen de eşcinselsin ve kendini de kapsayıcı bir dil kullan mümkünse. dı, di, du.
değerli doepytoha sanırım okuduklarını anlayamamışsın. ben birilerinin palyaçosusunuz demedim, etrafımda gözlemlediğim eşcinsellerin mutlu insanlar olduğunu, neşeli kimseler olduklarını aktardım. ayrıca gidin insanlarla arkadaş olun da demedim, yine gözlemlediğim eşcinsellerin mizah anlayışları, arkadaşlıkları, insanlıkları çok iyi olduğundan buradan hareketle eşcinsellik toplumda kabul görse heteroseksüel insanların eşcinsellerle sosyalleşmek isteyeceklerini, onlarla arkadaşlık kurmak isteyeceklerini belirtmeye çalıştım. kapsayıcı dil kısmına da değinmek isterim. sana ne ulan ayı benim kurduğum cümleden. sonunda cümle kurma işine de mi karışmaya başladınız!? var mı bunun da bir terimi lagalugaseksüel gibi bir kalıp.
bazen sizi anlayamıyorum. özgürlükten dem vurup insanların cümlelerine dahi karışabilme cüretinde bulunuyorsunuz. insanların cümlelerinin nasıl kurması gerektiğini dikte edebileceğinizi nasıl düşünebilirsiniz!?
bir genelleme yapmadım. bir çıkarım yapmak için yakından ve kısmen tanıdığım, eşcinsel olduğunu bildiğim yaklaşık bir düzine insanı baz aldım. haliyle o insanlar üzerinden düşüncelerimi yazıp tezimi oluşturdum. burada esas sorun antitez üretmek yerine, komut vermeyi yeğleyen, cümleyi kırpıp bkz. oluşturup manipülasyon yapan yazarlar bence. ben sözlüğe giriş yaptığımda gerek cinsel gerek toplumsal gerek entelektüel birçok bilgi edinebileceğim bir platforma girdiğimi düşünürken, polemik kültürünü benimsemiş kimselerle karşılaşmak üzücü. keşke okuduğunuzu anlayabilseydiniz.
o kadar kendimize odaklanıyoruz ki sonunda etrafımıza duyarsızlaşarak acılarımızı da en ve biricik olarak görüp dövünüyoruz. ağbi dünyada açlıktan ölen insanlar var ya. meydanı o insanlara bırakın da onlar dövünsün bir zahmet. bize kimse acımasın. ben yaşadığım her şeyle barışığım ve iyi ki eşcinselim.
(bkz: #442112)
eşcinseller çok eğlenceli insanlar biraz kalıp bir cümle. ben de çok eşcinsel tanıyorum depresif ve hüzün dolu. belirsiz bir hayatta yaşamanın nesi şenşakrak olabilir? tamam belki kendinizi rahat hissettiğiniz bir eşcinsel ortam veya sosyal grup varsa ve orda rahatsanız evet orda insan kendini iyi hissedebilir. güzel bir şey. ama hayat bundan ibaret değil. kaldı ki bu işin yaşlılığı var. biraz gerçekleri görmemiz lazım. yirmi yaşında yeni açılan ve ilk defa eşcinsel ortamlara girmiş biri belki heyecanlanabilir, ilk flörtlerinde mutlu olabilir ama hayat bundan ibaret değil, bir yere gidip eğlenmek, birkaç saat kafa dağıtmak da değil. evet eğlenelim gülelim ama bu kısıtlı durumu hayata mı yansıtacağız? hayat herkes için zor, eşcinseller de günümüz şartlarında avantajlı durumda değiller. karamsarlık değil biraz gerçek bir durum. tabi ki bu duruma yenilip hayattan vazgeçme düşüncesinin olmaması lazım ama gerçekliği kabul etmeliyiz.
eşcinseller çok eğlenceli sözünü de klişe buluyorum. heterolar ne kadar eğlenceli ise eşcinseller de o kadar eğlenceli. eşcinseller belki cinsel kimliklerinden dolayı cinsellik konusunda daha rahattırlar ve bu bir mizah katıyordur ama onun dışında çok ayırıcı bir durum yok.
(bkz:ağlanacak haline gülmek)

hani bir de bir adam gidiyordu psikiyatra, çok mutsuzum diyordu da psikiyatr "üzülmeyin, şehre gelmiş pagliacci'yi izlemeye gidin! pagliacci herkesi güldürür" diyordu da "fakat doktor bey! pagliacci benim!" diyordu adam ağlayarak.

düşünürken ve düşündükten sonra bir şey yazarken iki adım arkaya atıp "acaba burnumu dayayacak kadar yaklaştığım resmin geri kalanı nasıl?" diye sormak gerekir bazen. çünkü o kadar yaklaştığınız resmi gerçekten görmüş sayılamazsınız.

tanım olması adına: belirtilenler ışığında tüm eşcinseller bazen üzgündür, mutludur, mutsuzdur, dertlidir, dertsizdir, her şey ve hiçbir şeydir. tek bir şeyimiz ortak, eşcinselliğimiz.

sayın psk'nın beyanatına göre de en acınası insanlar olmamızdır, azgınboğa'ya göre neşeli ve şen şakrak olmamızdır. bana göre de çoğunluğumuzun çoğunluk olmasıdır. *
(bkz:#442122 ) karışırım, sanane bizden, sanane bizim gullümlü hayatımızdan. cümlelerin özgün değil başta, klasik heteroseksüel cümleleri. eşcinseller çok eğlenceli, çok komik, mizah anlayışları çok iyi.

dilin tamamen ayrıştırıcı.

heteroseksist düzen kim ki bizi kabul etmiyormuş. biz zaten gayet sosyalleşiyoruz ve kabul de görüyoruz ki kabul görmeme gibi bir durum kokuşmuş ortadoğu zihniyetinin bir ürünü. tr simülasyonundaki insanlara zaten biz arkadaş olmak istemiyoruz. onlar kim ki ya.

ayrıca genellemelerin mide bulandırıcı. "eşcinseller neşeli, komik insanlar değildir" sadece senin gibi hetero toplulukların bok gibi yaşantılarına zıt olarak daha normal ve gullümlü bir yaşam yaşıyorlar. tabii heteroların kasıntı, korku dolu, sınırlı yaşantılarına nazaran oldukça dikkat çekici olduğu konusunda anlaşabiliriz. belki de o yüzden heterolara çok "komik" "eğlenceli" bir hayatımız varmış gibi geliyordur. çünkü sizin hayatınız bok gibi, kokuşmuş ve çekilmez bir hayat. hadi ben de seni ayrıştırıyorum. heterolar çok sıkıcı ya, kasıntı, sik gibi bir yaşantıları var. sen ki eğer yukarıda söylediklerini iyi niyetle söyleyeceğini belirtmişssindir; ben de bunları iyi niyetle söylüyorum.
eğlenceli misiniz depresif misiniz bilemem ama anlama özürlü olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. sizin gibi bir kaç yazar sayesinde şu ortamdan kısa sürede soğudum. türkiye'de kabul gördüğünüzü de şimdi sayende öğrendim. bana gelince, birkaç defa belirttim yine belirteyim kendimi tam eşcinsel olarak görmüyorum. daha önce hiçbir erkekle ilişki yaşamadım. deneyimlemek istiyorum, belki de bana göre değil, zevk almıyorum deyip bırakacağım. ben zevk almaya bakıyorum herşeyden. yaşlı, genç, güzel, çirkin, uzun, kısa birçok kadınla birlikte oldum. buna erkekleri de katmayı düşünüyorum. haliyle kendimi hala sınıflandırmıyorum. aslında ben kendimi hiç sınıflandırmam. neyden zevk alırsam onu yaparım. oğlum ruh hastası falan mısınız? yakinen tanıdığım eşcinsel arkadaşlarım çok iyi kimselerdi, acınası bir halleri yoktu. ne yapayım şimdi onlara aslında depresif ve acınası olduklarını mı söylemem lazım. bu bir tespitti. genelleme yapmadım diyorum kaç defadır. ayrıca beni ayrıştırsan ne olur ayrıştırmasan ne olur. neyse sayende sanal ortamda daha az vakit geçirme motivasyonu edindim. admin hesabımı silebilirsin. hepinize kucak dolusu sevgiler, güzel bir hayat sürmenizi dilerim.

ekleme: sen abdulhamit'i savundun.
başlığı "eşcinsellerin dünyanın en acınası insanları olması" olan bir konunun altında tanıdığı insanlardan yola çıkarak ve -benim şahit olduğum... diye başlayan bir cümleyle fikrini belirten birini genelle yapmak ile suçlayarak linç etmek.

neyin peşindesiniz yahu, başlığın kendisi zaten genellemenin dibi.
eve bu siteye girdiğimden beri çoğu eşcinselin acınası durumda olduğunu fark ettim. bunu (bkz:homomaskülenliğin balon olması) başlığında da anlattım ama eksileri yedim. çoğu eşcinsel kendini topluma kabul ettirebilmek adına heterolar gibi davranmaya uğraşıyor. üsteki birisi de "heterolar ne kadar eğlenceli ise eşcinseller de o kadar eğlenceli." demiş. hayır değil. beyinlerimiz farklı nasıl aynı olalım? biz de heteroların arasına kaynaşalım, kaybolalım, asimile olalım anlayışı ile hareket ederseniz acınası hale düşersiniz. başlıktaki yazarın serzenişlerini anlıyorum. aman beni kabul etsinler diyerek heteroluğa özeniyordu çünkü. ben hetero değilim. heterolar gibi de değilim.