bir çok zamanlar görmek isteyip göremediğinizdir. insanın gözünü alır, bakamazsınız, bazende bulutlar ardında kalır, yağmur kar yağar, rüzgarlarda savurulursunuz. birde gece olur ki güneşi görmek imkansızlaşır sabahlara dek.
uykusuzluğa dayanabilen de biriyseniz, uyku düzeniniz bir kez bozulduktan sonra toplaması çok zor olduğundan artık hayatınıza çöken karabuluttur. üniversite birinci sınıfta uyku düzenim bozulduğundan beri hala toparlayamadım, genelde 4 saat uyuyorum (eğer kalkarsam tabi) ve zamanında 2,5 gün uyumadan sınava girdiğim, bunun çok normal bi şeymiş gibi olduğu da oldu. benim gibi gözünüze o hafif uyku yorgunluğu çökmeden bir türlü uyuyamayanlardansanız, gece 4te yatıp sabah 7de kalkmak ve bütün günü, haftanın her gününü böyle geçirmek sonrasında the walking dead ayarında zombie'ye dönersiniz.
the walking dead'in taa üçüncü sezonunu izlerken öngördüğüm dizidir. "başka karakterle başka hikayelerle sıfırdan yeni bir projeye girişilmeli" demiştim zamanında. "the walking dead evreni tek hikaye için fazla büyük" demiştim.
kimse sallamamıştı beni.
(bkz: şimdi onlar düşünsün)
ve evet bu başlığa ben demiştim demek için geldim. sezon bitince babaanne yorumlarımla geri döneceğim.