sigara içince başın dönmesi

sigaraya ilk başlanılan zamanlarda yada anneden babadan gizli içilen dönemlerde kişinin sigara ihtiyacını tuvalette, balkonda içtiği sigarayı aceleyle körüklerken yaşadığı hadisedir. özellikle okul zamanlarında okulda gizli gizli içmek ve yakalanma korkusunun verdiği adrenalinle işleyen baş dönmesi mükemmeldir.

seninki kaç cm

balık katliamına son için. en az birkez yumurtalarını bırakabilmeleri için. yasak av olmaması için. yavru avını önlemek için.

http://www.kacsantim.org/

behzat ç

dizinin ilerleyişi ve karakterleri gün geçtikçe daha ilgi çekici hale gelmektedir.bir de behzat ç.nin harunu vardır ki; oy oy oy oy! bunun dışında dizi içerisinde çalan müziklerle de beğeni toplamaya devam etmektedir. mesela bu saate kadar 45. bölüm sonundaki müziği dinlemek için bekledim.

http://www.nekbey.com/2011/12/irem-canda...

mum kokulu kadınlar

1996 yapımı türk filmi. başrollerde hande ataizi, halil ergün, sevtap parman vardı. halil ergün ün filmde hatunları götürmüşlüğü vardır.

(bkz: çük görmemiş sıpacık)

açık kitap sınavı

koca kitabı bir saatte haldur huldur karıştırmaktan başka birşey yapmadığım sınav türüdür. nasılsa kitap açık diye çalışılmaz da bu sınavlara öyle elinde kitapla kala kalırsın.

yapay tatlandırıcı

dildeki şeker sensörüne şekermiş gibi tutunup içecek, yiyeceğin tatlı hissedilmesini sağlayan moleküllerdir. bir hocamdan aslında işe yaramadığı, farklı bir mekanizmadan kilo yapımına sebebiyet verdiğini duymuştum.

ayı sözlük itiraf

size masum olmadığımı söylemiş miydim?
zamanın çok acımasız olduğunu?
insanların çok güçsüz olduğunu ve masumiyetin artık parayla satıldığını?


sadece ben masumum sanırdım bir zamanlar. daha ufaktım. kuzenim koynuma girdi. sonra içime. masumiyet o anda çarşafın içinde kayboluverdi. ağladım. iç çamaşırımı oyuncak küreğimle kumlara gömdüm. ağladım. sonra masumiyet denilen şey hiç hayatımda olmadı. beyaz yalanlar siyahlara dönüverdi. pembelere zaten yer yoktu. yıprandım. akraba denilen kavramdan nefret ettim. her birini hayalimde öldürüp öldürüp dirilttim. parçalandım. parçalarım hayallerim oldu. hayallerim umutlarım. dik duramadım. eğildim karşımdakilere. çocukluğumun acısı geçmemişti işte. büyüdüm, büyüdükçe hırçınlaştım. hırçınlaştıkça can yaktım. canımın acısı yine geçmedi inanın. siyahlara büründüm bir süre. kilo alıp alıp verdim. gülemedim. canımın acısı sigara izmaritleri sapladı bileklerime. kendi canıma kıyamadım. o an vazgeçtim hayattan. kan görebilecek cesaretim yokken, başka kanlar uğruna savaşmamalıydım. dayanamadım. aşka inandım. kayboldum içinde. kanımı görebildim belki de ama elimdekilerden mahrum kaldım. öldüm öldüm, dirilmeden tekrar öldüm.

yunan tohumusunuz siz

ulan keşke yunan tohumu olabilsek. en azından ülkede mimari ve sanata dair bir şeyler kalmış olurdu.

o değil de yunan tohumusunuz diye küfreden çingene arkadaşın haline gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

2014 istanbul lgbt onur haftası ve gay pride

bütünlemelerimin olduğu zaman denk gelen ve sevgilimi tek başına yollayacağım yürüyüş

ölüm bir varmış bir yokmuş

ve ertesi gün kimse ölmedi sözleriyle başlayan jose saramagoadlı yazarın iki bölümde insanların ve ölümün kendisinin ölümün yokluğunda başından geçenleri anlatmaktadır. okunasıdır ama aynı zamanda yorucudur. *

arka kapak yazısı:
adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer, hiç kimse ölmez olur. bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır. insanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. hükümetten kiliseye, sağlık kurumlarından ailelere, şirketlerden mafyaya kadar herkes ölümün ortadan kalkmasının getirdiği sonuçlarla mücadele etmek zorundadır. ancak ölüm, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadık duygularla geri döner insanların arasına.

ölüm ve ölümsüzlük karşısında insanın şaşkınlığını, çelişkili tepkilerini ve ahlaki çöküşünü, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir biçimde işleyen josé saramago, geçici olanla ebedi olanı birbirinden ayıran kısa mesafenin meseli sayılacak ölüm bir varmış bir yokmuşu, başladığı gibi bitiriyor: "ertesi gün hiç kimse ölmedi."

iksir

bir zamanlar varolan bir internet servis sağlayıcısı ismiydi yanlış hatırlamıyorsam.