diyarbakır cezaevi

kürtçeden başka dil bilmeyen annelerin iki üç kelime türkçe ezberlemek zorunda kalarak çocuklarını ziyarete gittiği bir utanç ve üzüntü yeri. iki üç kelime türkçe ile geçmeyen saatler, sadece susmalarla (zira kürtçe konuşmayı bırak, dilin adını anmak bile devlete karşı işlenmiş bir suç gibi) geçen saatler...

utanç ve üzüntü ve keder yuvası.
12 eylül darbesi'nin en korkunç uygulamalarının sergilendiği işkence merkezi.
militarizmin en iğrenç örneklerinin gerçeğe döndüğü yer. sırf insanlar birkaç hakka sahip olmak istedi diye yapmadıklarını bırakmamışlar o insanlara. ben nefret ettiğim bir insana bile o kadar kötü olamamama rağmen, o insanlara neden ve nasıl o şekilde davranabildi ki o askerler?