faili meçhul cinayetler

eli sıkı olduğu gibi devletin ağzının da sıkı olduğunu anlamaya yarayan cinayetlerdir. olay bir de yıllar içinde bulunuyormuş hissi verilerek halkı oyalamak ve sonunda zaman aşımında davayı düşürmek gibi bir formülle şekilenir.
ben değilim, içimde işlenen cinayetlerin faili ! onlar meçhul, onlar silik anılar girdabında birer gölge. bazen unutulan bir mesaj, bazen küçümseyici bir bakış, bazen göz kapaklarımı kesip koparan bir söz, bazen yeşil bir elbise, bazen yıkılan/yakılan bir köy, bazen annemin gözyaşı, bazen darağacında bir ip; şekli şemali belli değildir boyar kendini her isme; modernlik, iyilik, ahlak, büyüklük, aile, intikam, dost, düşman, toplum, milliyetçilik, vatan, aşk, tutku, sevgi...... adı her ne olursa olsun her değer bir rahimdir ve içine atılacak bir tohumu bekler. hava akciğerlerine dolduğunda ortaya çıkan şey şiddettir.

şiddetin canımı acıtıyor, acım şiddet doğruyor, şiddetim can yakıyor..

söylesene ilk kimin canı yandı?
"1993-1997 yılları arasında faili meçhul cinayetler bir devlet politikasıydı" (emekli oramiral atilla kıyat)

1993- 510 kişi
1994 - 292 kişi
1995 - 321 kişi
1996 - 78 kişi
1997 - 109 kişi

(kaynak: insan hakları derneği)
faili meçhul dense de failleri meşhurdur;hep aynı mekanizma tarafından katledilmiştir kurbanları.
günümüzde de devam etmektedir. sahi;

hurşit külter nerede?