fuzuli

şu başlığı açmak şereftir. şiirin, aşkın muazzamı divan ile işitilir, has şairi de fuzuli'dir. girişe muazzam bi gazel koyayım.( en sevdiğim gazelidir bu arada) ara ara gelirim ben buraya.

*bağrı bütünler mana ta'ne iderler müdâm
hâlümi şerh itmeğe bir ciğeri pare yoh
(aşk derdiyle yüreği parçalanmamış olanlar daima beni ayıp­larlar. halimi anlatmak için aşk derdiyle ciğeri parçalanmış bir kimse yok.)

*yığdı menüm başuma dehr gamın n'eylesün
bâdiye-i ışkda men kimi âvâre yoh
( dünya bütün gamını benim başıma yığdı. ne yapsın aşk çö­lünde dolaşan benim gibi bir avare bulamadı.)

*dehrde hemtâ sana var peri yoh dimen
var güzel çoh velî sen kimi hun-hâre yoh
( dünyada senin eşin peri gibi bir güzel yok demem, vardır. gü­zel çok var, lâkin senin gibi kan içen güzel yok.)


*çâk görüp göğsümi kılma ilâcum tabîb
zayi' olur merhemün mende biter yara yoh
(ey doktor! göğsümü parçalanmış görüp ilaç yapma. merhe­min boşa gider. çünkü bende bitip tükenecek yara yok. )

*zârlığum ışkdan var fuzûlî velî
ol meh-i bî-mihrden rahm men-i zara yoh
(ey fuzûli! aşktan ağlayıp inliyorum. lakin o merhametsiz ayın (sevgili) bana acıdığı yok. )
not: günümüzde hunharca diye sıkca kullandığımız kelime aslında kan içen demekmiş, öğrendiğimde ben de dehşete düşmüştüm.
diğer şairler onu taklit ettiği için seçmiştir bu mahlası. arapçada boş, gereksiz anlamına gelse de fuzuli erdem sahibi, faziletli demektir.
*mende mecnûndan füzûn âşıklık istidâdı var
Âşık-ı sadık menem mecnûnun ancak âdı var
(bende mecnun'dan daha da fazla sevme yeteneği var, aşkına sadık olan benim; mecun'un ancak adı var.)
*öyle bed-halem ki ahvalim görende şad olur
her kimin kim dehr cevrinden dil-i naşadı var
(öyle kötü haldeyim ki, durumumu gören ve dünya cefasına feryat etmiş olanlar mutlu olurlar) (bkz:beterin beteri vardır)
*gezme ey gönlüm kuşu gafil feza-yı aşkta
kim bu sahranın güzer-gahında çok sayyadı var
(gönül kuşum, aşk göğünde gafil gezme, çünkü bu aşk sahrasında pek çok avcı vardır)