paulo coelho

Durum: 80 - 42 - 2 - 0 - 24.03.2019 09:09

Puan: 1200 - Sözlük Kezbanı

6 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Ne için varsan,onun için yaşarsın
  • /
  • 4

sevgili buldum

kuasar senin için ne kadar fesat be,sözlüğü bırakmadık bırakmam sözlük benim evim gibi,hem orda burda kişisel başlık diyen zat
evet kişisel başlık işine gelmiyorsa yazmayı ver bir zahmet thepillars bacım allah sabır versin ....

sevgili buldum

kendime sevgili buldum hadi eyw.

16 mart 2019 kimsenin doğum günümü kutlamaması

bacım üzülme be bende yanlız kutladım hatta kendime hediye aldım

aldatıldığını öğrenince intikamını başkasıyla yatarak alan insan

merhametin içinde kibrin gizli olması

sevginin içinde ihanetin bulunması gibi belkide yada ben öyle görüyorum
bir düşünün çevrenizde en iyi olduğunu düşündüğünüz kişiyi hayal edin evet çok iyi kalpli çok vefalı hatta belkide mükemmel biri sizin için ama durun hayır mükemmellik diye bir şey yok
herkesin iyi olduğu kadarıyla kötüdür
merhametli olduğu kadar kibirli
vefalı olduğu kadarıyla vefasız
sevgisi olduğu kadar nefretide vardır

bu böyle süre gelmiştir ve gidecektir
en iyisi elimizden geldiği kadarıyla ışığın tarafında kalalım

yeni zelanda

sanırım konu pekte gündemde kalmadı bunu ülkenin medyasından mı kaynaklı yoksa kişilerin fikirlerinden mi bilmiyorum ama ben fikrini beyan etmek isterim;
öncelikle olaya din algısı ile yaklaşmak istemiyorum her şeyden önce 49 mahsum silahsız sivil insan öldürülmüştür bu bir insanlık suçudur
bir ikincisi; neden islamafobi var bunu sorgulamak lazım? neden insanlar islamdan bu kadar nefret edip korkuyor? bu kimin suçu bizim mi? yada aile eğitimin temeli diyen insan”larda mı sırf bu yüzden kalbimize inandıkları dini fikirler empoze edemeyen ebeveynlerde mi?

seçici olmak

uzunca bir zaman önce bir panelde denk gelmiştim;
yaş ilerledikçe seçiçilik artıyormuş ama seçilen kişi sayısı azalıyor
şöyle baz alalım;ahmet’in yaşı 35 bunca sene boyunca görüyor ve tanıyor kişileri nesneleri ve ahmet insan sarrafı olduğu için seçiçi oluyor kişiyi gözünden tanıyor ama ahmet bilmiyor ki yaş ilerledikçe onu beğenip seçecek kişi sayısıda azalıyor
çünkü ahmet yaşlanıyor
edit;yaşlı sevende oluyor kanımca :))

çirkin gaylere tavsiyeler

başlıktaki ironi şu;herkes tavsiye vermiş lan hiç mi çirkin eee zaten kimse yoğurdum ekşi demez
(bkz:böle işin....)

çirkin gaylere tavsiyeler

kendini olduğun gibi kabul et
hem üzülme çirkin şansı diye bir şey var
çirkinliğinden dolayı özgüvenin yüksek olsun
(bkz:kendimi anlattım)

senin için kaleme alınmış satırlar

canlar bu entrey ile geçmişe döneceğiz sizi seven yada sevgiliniz vs vs kişilerin sizin için yazmış olduğu yazınsal metinleri paylaşalım



bir insan portresi çizeceğim; ölüm ve duyum arasında bir denklem.sancılı,sıcak ve soğuk,sakin ve hırçın.oluruna bıraktım kalbimi,farklılıkların aynı aynada karşılığı gibi,heyecanlı bir ölüm seyrediyorum.aşkla sınanan bir bedenin başka bir bedende bulunması.
kaçırdığımız nokta;kısa bir zaman denklemindeyiz,at gözlüğü ile ilerliyoruz,göz hatlarına bakıyorum;kat ettiği her bir yol için bir çizik görüyorum
ne acayip bir gözlem,bu gözlem uluslararası bir tren istasyonunda kaleme alınıyor
hayatın mevsimi ile oynatılmış gibi,belkide ben öyle görüyorum
portreyi çizdim

et giren yere dert girmez diyen erkeğin asıl amacı

bira denince akla gelenler

pnömoni

canlar bugünlerde yoğun öksürük buna takiben balgam ve ateş eşlik ediyorsa bir görünün hastaneye halk arasında zatüre tıpta akciğer infiltrasyonu denilen durumdur
bugün yakalandığımı öğrendiğim
başta işte kaytarma gibi gelsede bana bir hafta boyunca düzenli tedavilerimi alıp kendime gelmem lazım
edit;alfacid klacid kulanıyorum
geçmiş olsun dilekleriniz için tşk

kavaklar şiiri

metin altıok bingöl lisesi yıllarında sürgünde iken sınıfın penceresinde şehri baştan sona kadar kuşatan derenin çevresindeki kavak ağaçlarına bakarak kaleme aldığı şiirdir,sonrasında onno tunç’un müziğini üstlendiği sezen aksu’nun okuduğu efsanevi şiirdir
dinlerken veya okurken yüreğime bir garip rüzgarlar eser kalbim sanki çok uzaklara göçme yollarında aklım ise arafta kalır ve geriye sadece bir kaç damla göz yaşı kalır avuçlarımda


bedenim üşür, yüreğim sızlar.
ah kavaklar, kavaklar...

beni hoyrat bir makasla
eski bir fotoğraftan oydular.

orda kaldı yanağımın yarısı,
kendini boşlukla tamamlar.

omuzumda bir kesik el,
ki durmadan kanar.

ah kavaklar, kavaklar...
acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar.

doğum gününde kendine ne aldın

geçen haftalarda benim doğum günümde malum yeni şehir yeni ortam olunca çevredekiler pekte umursamamış olsa gerek,bende bu kutlamalara alışkın hediyelerle boğulmaya alıştığım için ertesi gün gidip kendime apple telefon aldım
entreyi neden açtim bilmiyorum ama sanırım çok yanlızım be sözlük yazarları

duş alırken gelen şarkı söyleme isteği

söylenen şarkı değil de duş alırken yanına telefonu alıp duş sırasında müzik dinleyenleri bir görebilir miyim ?

ayı sözlük yazarlarının maaşları

sizene ulen çok mu merak ediyorsunuz.
şaka şaka devlet memuru maaşı
karın doyurmuyor ama açlıktanda öldürmüyor.

varoluş krizine giren sevgiliyi yatıştırma yolları

başlık biraz genişletmek lazım,sevgili değil de sevdiğin kişinin varoluşçuluk sıkıntısına ne iyi gelir :)

nihilizmi iliklerinde hissetmeyen insan modeli

toplumda değer olarak kabul edilen saçmalıkların yerle bir edilmesi, hiçleştirilmesi, ardından bu hiçlikten yeniden doğuştur.
anlamaya çalışırsak;
her şeref yapma, her saadet piç;
herşeyin ibtidası, ahiri hiç.(tevfik fikret)

nefret kusmak

hiç kimseye faydası yok,nefret kussan ne olur eline ne geçer ? intikam aldığını mı düşünüyorsun,bırak zaman alsın
ilahi adalet muhakkak vardır başkasına yaptığın bir şeyi yaşamadan ölmezmiş derler insan emin ol sana ne yaptıysa şuan farklı yerde farklı biri aynı şeyi ona yapıyor
intikam iyi bir şey değil...unutmak en iyisi
edit;nilgün bodur oldum bir an ahahaha
  • /
  • 4

doğum gününde kendine ne aldın

geçen sene telefon almıştım, bu sene bir tek pasta düşünüyorum. ben de yalnızım be paulo. bu arada şu anki profil fotonda çok tatlı geldin gözüme.* *

albertcamus

yeter. şiştim artık. yok bella tarr izlemeyen böyle, yok suç ve ceza'yı okumayan böyle. biliyorum sen o mükemmel insanı arıyorsun ama o nietzsche okuyan insan bu sözlükte değil. şimdi yalvarıyorum sana entellektüelliğini yüzümüze vurma. eminim başka forumlarda o ''mükemmel'' insanı bulabilirsin. birlikte bilmem ne sarkacı hakkında konuşabilirsiniz. ama burası o yer değil.
(bkz:seviyeyi yükseltme)
(bkz:çok yanlış gelmişsin kardeş)

hiç sevgilisi olmamış birine tavsiyeler

daha çok seven daha çok acı çeker unutma.

hiç sevgilisi olmamış birine tavsiyeler

olduğu zaman
karakterini, duruşunu değistirecek tavizler verme. seni sevecekse olduğun gibi sevsin yani istediği kalıba girme.
her zaman gel dediğinde yanında soluğu alma istesen bile bazen hayır demeyi bil. gel dedigimde gel git dediğimde git durumu yaşama.
sevdiği şeyleri iyi öğren bazen istemesende onun sevdiği şeyleri yap. o mutlu olunca sende olursun.
birde yemek yapmayı biliyorum sakın deme. hemde sakın :)

kuzey avrupa sineması

bazen kasvet, bazen mizah, bazen absürt öğeler barındıran filmlerin çıktığı sinema. oranın ikliminden olsa gerek, insanların buz gibi halleri çok iyi işlenir filmlerde. hava çoğunlukla kasvetlidir, mutluluk faktörü vardır ama formalitedir bu mutluluk. şimdi birkaç kuzey avrupalı yönetmeni ve filmleri analım burada.

(bkz: den brysomme mannen) - norveç
(bkz: nói albinói) (bkz: dagur kári) - izlanda
`aki kaurismäki`, finlandiya'nın en bilindik yönetmeni ve en sevdiğim yönetmenler arasındadır kendisi.
`carl theodor dreyer` danimarka'nın en önemli yönetmenlerinden.
`jan troell` en önemli isveçli yönetmenlerden. `thomas vinterberg`'i tanımayan yok zaten.
`bent hamer` norveçli bir yönetmen.
`fridrik thor fridriksson` izlandalı yönetmen. `englar alheimsins` şiddetle tavsiye edilir.
(bkz: anders thomas jensen) (bkz: adams æbler) `klaus härö` fin bir yönetmen.
(bkz: paha maa)
(bkz: elling)
`susanne bier` danimarka'nın en bilinen kadın yönetmenlerinden.
`lars von trier` de danimarkalı bir yönetmen. (trier'den bu kadar bahsedeceğim aklıma gelmezdi).
(bkz: roy andersson) (bkz: erik poppe) (bkz: per fly) (bkz: hans petter moland) (bkz: när mörkret faller) (bkz: alf sjöberg) (bkz: muukalainen) (bkz: dag och natt) `ruben östlund`'u da çok severim. (bkz: bille august) (bkz: eskil vogt) (bkz: joachim trier) (bkz: 90 minutter) (bkz: så som i himmelen) (bkz: en man som heter ove) (bkz: hjartasteinn) tüm dünyayı etkileyen danimarka çıkışlı `dogma95` akımını da anmadan geçmeyelim.
bergman'ı yazmıyorum bile, yazdım gerçi.

ayı sözlük özeleştiri panosu

çok mukemmelmisim gibi yarın yokmuscasına milleti eleştirmeye bayılıyorum. yüzüne soylemedigim bir şeyi arkasından söylememeyi prensip edindiğim için cesaret edip yuzune söylediğim şeylerle alakalı bir kimsenin dedikodusunu yapmak ise adeta bir terapi benim için. ara sıra ise haset ettiğim konular dogrultusunda ortalığı karıştırmak uzmanlık alanım, böyle de karaktersizim. en birinci ben olmalıyım çünkü. böyle de hırs kupuyum. ha bir de yalnızlığı çok seviyor olduğum için aşırı ilgiden nefret etsem de kendimle çelişip ilgi orospusu oluyorum bazen. beş dakika sonra da o ilgiyi istemiyorum. resmen ruh hastalığı. ama seviyorum kendimi, yoksa çekemem bu dünyada yaşamayı.

can alıcı şiir mısraları

adam koydu masaya dokuzu
pencere yanındaydı gökyüzü yanında
uzandı masaya sonsuzu koydu
bir bira içmek istiyordu kaç gündür
masaya biranın dökülüşünü koydu
uykusunu koydu uyanıklığını koydu
tokluğunu açlığını koydu.
masa da masaymış ha
bana mısın demedi bu kadar yüke
bir iki sallandı durdu
adam ha babam koyuyordu.
-edip cansever

ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek.
-ah muhsin ünlü

hadi uyandır beni,söyle;gördüğüm zamansız bir düş mü?
hadi git,uzaklaş,yokluğuna inandır beni gerçekten
yoruldum, her bulduğum yerde seni kaybetmekten.
-ümit yaşar oğuzcan

can alıcı şiir mısraları

gözlerimin uzaklara susadığı o ıssız anlarda, yerini yurdunu terk edip gidiyor ruhum
güneşin bildiği bir şey var ki, kaçıyor buralardan
ve ayın nazlı bakışlarına bırakıyor sahneyi
titrek bir ışık gözlerimde usul usul
bir yaş damlıyor toprağa
çamurdanmışım anlıyorum bir anda
niçin güneşi beklediğimi
fakat ruhum çoktan terk eyledi
burada ben kaldım, kalmadı kimse kendim gibi
yüzümü tutup arkama baktım
karanlığın çoktan yuttuğu bir boşluktaydı bakışlarım
o an kirpiklerimde bir yangın başlasın istedim
olmadı, bir bulut tuttu beni
yarına kaldı isyanım
ve ben şimdi gecelerce perişan
ve ben yalınayak sönmüş korlar üstünde
yalnızlığımın fırtınasına saklandım
hiç doğmayacak bir daha güneş
hiç ısınmayacak ölmüş kalbim çoktan

işbu şiir saniyeler içinde şahsım tarafından yazılmıştır. ne zamandır yazmıyordum bir şey.

eşcinsel komşu

eşcinsel komşum yok ama ben bir eşcinsel komşuyum birileri için.

kusura bakmayın ama bu mahallede sadece bir eşcinsel var. o da benim. çok yalnızım.

arkadaşa eşcinsel olduğunu söylemek

çocukken beni en iyi anlamış, yeri gelmiş korumuş kollamış, duygusal destekte bulunmuş bir arkadaşım vardı. sonra önce farklı liselere gittik. iletişim biraz azaldı. sonra kendisi lisans için farklı ülkelere gidince iletişim tamamen kopmuştu. 2.5 yıl önce araştık, konuştuk, hikayelerimizi dinledik ve akşam yemeği planı yaptık. böylece tekrardan iletişime geçmeye başladık. bazı insanlar her şeye rağmen sizi rahatlatmaya devam ediyor sanırım. ilkokulda nasılsa şimdi de öyleydik biraz. tabi ki kendisi evlenmiş 3 yaşında da bir çocuğu vardı. birbirimizi uzun yıllar görememiş olsak da tekrar görüştüğümde her şey aynı olmasa da duygusal olarak aynı yerden devam edebildik.
bar yaptığımız bir hafta sonu biralarken bana bakarak:
- biliyor musun, bazı özelliklerin duruyor haala.
+ derken, ne mana?
- büyüdük, çalışıyoruz, kendi hayatlarımız var. fakat küçükken de böyle düşünce deryasına yelken açar uzun süre oralarda kalırdın. bazen aynı şeyi 4-5 tekrarlamak zorunda kalırdım sana. şu anda dinleme konusunda daha beceriklisin ama haala dalıyorsun? bazen bu çocuk kafayı yiyecek böyle giderse diyorum kendime.
+ küçükken nasıl biri olduğumu unuttum desem. her şeyi değil ama bir çok şeyi. sen şu an bahsedince bazı anılarım geri geliyor tabi. hem işin aslı hayatın irrasyonelliğine tahammül etmek kolay değil.
- ahaha bak bu da varoluşsal sıkıntılar yaşayan küçük gamlı baykuş.
+ ben gayim.
- evet o da değişmemiş. haala gaysin.
+ ne demek haala gayim?
- yani üzerine kafa yorduğumu söyleyemem ama biz tekrardan iletişime geçtiğimizde jetonum düştü. geçmişten anıları da getirince her şey oturdu kafamda. you're totally gay.
+ shut up!
- 8. sınıftayken beden derslerindeki performansın kayda değerdi.
+ ağlamayı sevmem ama ağlamak istiyorum.
tamamen böyle olmasa da buna benzer bir şekilde gelişmişti. 'her şeyi de ben mi söyleceğim. arkadaşımsa bir zahmet kafasını kullanıp anlasın beni bir arkadaş olarak'

tabi bütün deneyimlerim böyle güzel olmadı. bir iki arkadaşım direkt konuşmayı kestiler. başlangıçta üzüldüm. ama sonrasında alıştım. ve arkadaşlığa başlarken daha dikkatli davranmaya başladım.

yaşamak delilik midir?

Toplam entry sayısı: 80

geylerin çoğunluğu problemli mi

problemli mi? gerçekten bugün bir heteroseksüel arkadaşımın bana sorduğu soru,bir anda donup kaldım duraksadım kafamda kuracağım cümleleri hazırlarken birden sözüne devam etti.neden sadakatli değisiniz diye devam etti?
derken ilk cümlem; hayatında kaç eşcinsel tanıdın? seni bu fikre iten şey nedir sorusu,insanların bir çoğunun kişisel ve genel problemleri vardır yada ruh sağlıkları bozuk kimisi bu durumu minimal seviyeye indirir ve dışarıya lanse etmez kimisi lanse eder
devam ettim;şayet öyle bir şey olduğunu varsayalım,toplum dediğimiz olgunun ataerkil yapısı olabilir mi? toplumun dayatması baskısı,zorlaması afaroz etme korkusu olabilir mi? bu gerekçeden ötürü kişinin kendini çocukluktan beri kendini bir kalıba sokamaması,ergenlikteki zorlu sürecine nedemeli? peki ya iş hayatının mobing korkusu ve stressi ?
bunlar bir bireyin psikolojik açıdan anksiyete,duygu durum bozukluğu vb hastalıklara neden olmaz mı?
toparlandım ikinci soruna cevap vermek için hazırlandım; bir ikincisi sorun belkide yaşadığımız coğrafya sınırları içinde dünya genelinde artık eşcinsellik evlilikler artıyor ve artık bu eşler doğal yoldan çocuk sahibi oluyor açıp bakabilirsin mesela berlin’de her 4 evlilikten biri eşcinsel evlilik
sustu bir şey demeden kahve ısmarladı sanırım kahveyi keyifle yudumlarken tabularınıda bir nebzede olsa kırma umudu ile iç geçirdim

yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi

bugün iş yerinde çok tuhaf bir durum ile karşılaştım kkm bize çağrı yaptı verdiği adreste vakaya gittik
gittiğim zaman karşıma 70 yaşında bir teyze genel durum bozukluğu ile karşılaştık o an ajite oldum(sanırım son zamanlarda ki boşluklarımdan dolayı) çok ilgili davrandim teyzeye içtenlikle yardım eli uzattım
hastaneye bıraktığımızda hasta bana teşekkür etti bende elini tutarak sevgili gösterdim tam gidecekken arkamdan;
oğlum sen nerelisin dedi ?
durdum şaşırdım biraz
diyarbakır dedim
teyze birden surat ifadesi düştü
belli ettirmemmeye çalıştı ama bariz ortada idi rahatsız olduğu cevabımdan...
hiç bozuntuya vermedim... arkamı döndüm sonra uzunca düşündüm
neden ötekileştiriyoruz neden ön yargılıyız neden hemen cephe alıyoruz? neden bu kadar nankör oluyoruz anlam veremedim ve yine sustum
şu çıkarımda bulundum;sen ne kadar iyi niyetli olsan bile, karşıdaki kişinin sana iyi olmasını beklememek lazım

yazarların kırdıkları kalpler

gün içerisinde,yaşam boyunca yaptığımız aktivite...o kadar rahatlıkla yapabiliyoruz bazen düşündükçe biz bile inanamiyoruz bu duruma
bazen dilimizle bazen eylemlerimizle yaparız
sorun şurda tahammül edemiyoruz tölere edemiyoruz ve anlamıyoruz
her ne olursa olsun ne yaşanırsa yaşansin affedin sevin anlayın hayat kısa

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

tüm entreyleri tektek okudum okuduktan sonra bir an sanki ben ordaymişım gibi hissettim, kıpır kıpır oldum,
bir sonraki zirve ne zaman hangi tarihte bilmiyorum ama katılmak için elimden geleni yapacağım

sevgili buldum

kuasar senin için ne kadar fesat be,sözlüğü bırakmadık bırakmam sözlük benim evim gibi,hem orda burda kişisel başlık diyen zat
evet kişisel başlık işine gelmiyorsa yazmayı ver bir zahmet thepillars bacım allah sabır versin ....

geylerin çoğunluğu problemli mi

problemli mi? gerçekten bugün bir heteroseksüel arkadaşımın bana sorduğu soru,bir anda donup kaldım duraksadım kafamda kuracağım cümleleri hazırlarken birden sözüne devam etti.neden sadakatli değisiniz diye devam etti?
derken ilk cümlem; hayatında kaç eşcinsel tanıdın? seni bu fikre iten şey nedir sorusu,insanların bir çoğunun kişisel ve genel problemleri vardır yada ruh sağlıkları bozuk kimisi bu durumu minimal seviyeye indirir ve dışarıya lanse etmez kimisi lanse eder
devam ettim;şayet öyle bir şey olduğunu varsayalım,toplum dediğimiz olgunun ataerkil yapısı olabilir mi? toplumun dayatması baskısı,zorlaması afaroz etme korkusu olabilir mi? bu gerekçeden ötürü kişinin kendini çocukluktan beri kendini bir kalıba sokamaması,ergenlikteki zorlu sürecine nedemeli? peki ya iş hayatının mobing korkusu ve stressi ?
bunlar bir bireyin psikolojik açıdan anksiyete,duygu durum bozukluğu vb hastalıklara neden olmaz mı?
toparlandım ikinci soruna cevap vermek için hazırlandım; bir ikincisi sorun belkide yaşadığımız coğrafya sınırları içinde dünya genelinde artık eşcinsellik evlilikler artıyor ve artık bu eşler doğal yoldan çocuk sahibi oluyor açıp bakabilirsin mesela berlin’de her 4 evlilikten biri eşcinsel evlilik
sustu bir şey demeden kahve ısmarladı sanırım kahveyi keyifle yudumlarken tabularınıda bir nebzede olsa kırma umudu ile iç geçirdim

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

tüm entreyleri tektek okudum okuduktan sonra bir an sanki ben ordaymişım gibi hissettim, kıpır kıpır oldum,
bir sonraki zirve ne zaman hangi tarihte bilmiyorum ama katılmak için elimden geleni yapacağım

ayı sözlük günlük

selam ayı sözlüğüm son zamanlarda kafam soru işaretleri ile dolu sanırım gün geçtikçe karar verme yitimi kaybediyorum,zaman aşındırıyor kalbimi ve kaderin rüzgarları örslüyor zihnimi
az önce yağmurun altında saatlerce yürümüşüm hiç bir şeye aldırış etmeden dudaklarımdan bir kaç kelime mırıldanıp duruyorum; biliyorum bir gün dayanamayacak küçük kalbim
arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye
veda edeceğim
tekrar ediyorum hala...
şimdi kahve yaptım acılı bol acılı tıpkı geçmişte yaşadığım acıların hissini yaratıyor bende tadını her yudumda geçmişin acıları ile sancılaniyorum,durdum usulca yağmurlu havada çakan şimşekleri izledim, camıma değen yağmur tanelerine dokundum sonrada güzelce ağladım
bu kadar yeter sevgili ayı sözlüğüm bir sonraki güncede görüşürüz....

ekşi sözlük

bir zamanlar okudukça keyif aldığım okudukça yeni bilgiler öğrendiğim sayfa...
oda tipki cümlenin başındaki sözcük gibi bir zamanlar...yapılan bir bilimsel araştırmaya göre jenerasyon değiştikçe aralarındaki sosyo kültürel farklılıklar artıyormuş.... ah nerede o eski ekşi yazarları
edit;son dönemlerde ergenler'in değişik sözcük argümanlarını kullanarak sözlüğü ahıra çevirmiştir

ahlak

çok spesektif bir sözcük olmakla beraber bir çok insana göre ilk söylediğine farklı kalıplara girebilen ve bir çok şeye benzetilen sözcüktür..babama göre bacak arası. bana göre beyin

sevgili buldum

kendime sevgili buldum hadi eyw.

fiziksel aldatma vs duygusal aldatma

başlığa girmeden önce kimin açtığını tahmin etmiştim ahh canım hislerim yine beni yanıltmadılar (bkz:krdş bune bohemlik bune melankolilik)

koli

herkes burda sözcüğe atıfta bulunmuş kimi olayı abartarak bunu cümle içinde kullananlarla konuşmam dahi demiş
sevgili sözlük yazarları eminim yeri gelmiş sizde cümleleriniz içinde mutlaka kullanmışsınız burda edebli bakire rolü oynamaya gerek yok
not;evet bunu cümle içinde çok sık kullanmak rahatsız edici

doğum gününde kendine ne aldın

geçen haftalarda benim doğum günümde malum yeni şehir yeni ortam olunca çevredekiler pekte umursamamış olsa gerek,bende bu kutlamalara alışkın hediyelerle boğulmaya alıştığım için ertesi gün gidip kendime apple telefon aldım
entreyi neden açtim bilmiyorum ama sanırım çok yanlızım be sözlük yazarları

erkek hemşireye iğne vurdurmak

iğnesi olan bana gelebilir :) itina ile geçirilir; iğne enjektörü