homoseksüel

escinsel kelimesinin tıp dilindeki karşılıgıdır.
kendi cinsinden insanlara cinsel ve veya duygusal yakınlık duyan kişidir
heteroseksuel-straight-düzcinsel ise karşı cinse ilgi duyan kişidir.
yiyen, içen, sıçan, konuşan, eğlenen, düşünen, okuyan, sevişen, naz yapan, nefes alan ve bunun yanında kendi cinsine ilgi duyan insanlar. heteroseksüel insanlardan tek ayrılan noktası budur. a bir de ayrımcılık gibi olmazsa sıradanlıktan ziyade hayata biraz daha farklı pencerelerden baktıkları söylenebilir.
seksüel olarak kendi cinsini arzulayan kişiler, bu gruba giriyor.
kişinin kendi cinsiden birini sevmesi, vermesi gibi olayların gerçekleştiği duygu durumuna homoseksüellik denir.
kulağa kışkırtıcı gelen kelime.
geyim ,demek yerine,ben homoseksüelim demek daha seksi.
annemin eşcinsel kavramı için bildiği tek kelime. onu da çok nadiren ama öyle bir tonlama ile söylüyor ki, bu konuya karşı içindeki tüm tiksintiyi gayet net hissedebiliyorsunuz.

- "homoseksüeller!" (bu sırada yüz ekşitilmiş, dudaklar gerilmiş, gözler kısılmış ve söyleniş oldukça yavaşlatılmıştır).

pkklı teröristler konusu falan bile açıldığında daha az nefret çıkıyor kadından.

bir de bu kadın doktor. ve ben buna açıldım kaç yıl önce, bana göya yardım etsin, en azından halimden anlasın, bana şefkat göstersin diye. cidden psikolojik olarak rezil durumdaydım ve ihtiyacım vardı.

gram ilerleme olmadı o günden bugüne kadında. çok interesting.

onla ilişkim birkaç yıldır maslahatgüzar seviyesine inmiş durumda bu nedenle maalesef.

pişman mıyım? hayır. o benim annem ve ondan ihtiyaç duyduğumda şefkat istemek hakkım diye düşünüyorum.
üzgün müyüm? evet. keşke bu kadar peşin hükümlü, dar görüşlü ve homofobik olmasaydı.

ailelerin çocuklarının arkasında durması gerektiğini ve bunu istemenin bencillik olmadığını düşünüyorum. hele ortada bir suç yoksa, bir varoluş varsa. doğuştan sakat çocuğundan utanç duymaktan farkı yok bu yapılanın.
homoseksüel kelimesi ilk olarak karl maria benkert isimli bir alman-macar doktor tarafından 1840'larda türetilmiş. benkert alman devletlerine homoseksüelliğin gelişmekte olan yasadışılığına karşı bir mektup yazmış, homoseksüelliğin sonradan elde edilen değil doğuştan bir şey olduğunu ve bu yüzden devlet tarafından cezalandırılmaması gerektiğini söylemiş.

benkert'in yakın arkadaşı olan karl heinrich ulrichs 1860'lardan itibaren homoseksüelliği bir üçüncü cins olarak tanımlayarak homoseksüelliğin lehine konuşan ilk açık homoseksüel erkek oldu.

aynı dönemde, homoseksüellik insanın doğasına (fıtrat :d) karşı günahtan, zihinsel bir hastalığa evrildi. bilimsel çevrelerde tedavi edilebilecek doğuştan bir hastalık olduğu fikri gelişmeye başladı.19. yüzyıl seksologları ise homoseksüellikle ilgili fikirlerini bir delilik olduğu yönünde geliştirdi.
heteroseksüel kelimesinin ilk kullanımı ise seksologların delirdiği bu döneme denk geliyor.