nerd

-başka bişiy olsun bizim adımız inek olmasın mesela über seksüel olsun.yok bu olmadı biz seksi sevmeyiz nerden bulsak şimdi bir isimde nerden,nerden,nerde,nerd,nerd,nerd zeus çarpsınki buldum nerd olsun bizim adımız.
+nerden çıkarttın ya böyle isim mi olurmuş ?
-nerden? den çıkardım.
+iyi tamam nerdivenlerden düşme aşşağı,inerken dikkat et.
-iğrençsin
+hayır nerdim
-tamam tuttu bu isim.
pharrell williamsın yan projesidir. she wants to move, hot-n-fun, hypnotize u gibi güzel şarkılar vardır. sonra dağıldı mı gitti noldu bilmem

http://kisalt.be/kli3lx (she wants to move)
http://kisalt.be/cdgjrc (hypnotize u)
http://kisalt.be/je7yug (hot--fun)
herhangi bir konuda bilgiye, öğrenmeye aç, takıntılı sayılabilecek kişilere verilen isimdir. genellikle fantastik, kurgu, rpg, bilgisayar oyunu gibi şeylerle veya matematik ve bilim gibi konulara takıntılı olan kişilerle bağdaştırılır. fakat tanım herhangi bir konuya fazlasıyla hevesli olmayı kapsamaktadır. malesef, tanım ne kadar geniş olsa da, sadece kemik çerçeve gözlük takıp, oyun denince flappy bird aklına gelen daha bi hipster gibi olan ve kendini nerd olrak tanımlayan* arkadaşlar bu gruba dahil değildir.
eskiden aşağılamak için kullanılan "nerd", özellikle çizgi roman kültürünün dev bütçeli filmler sayesinde popülerleşmesi sayesinde, araya çocukluk zamanı anılarının da muhabbet konusu olması sayesinde sınıf atladı. ama nasıl atlamak...

bu sıfata layık görülmek, kendini bu şekilde ifade etmek ne derece iyi bir şey bilmiyorum ama eskiden x-men'deki bilmem ne karakteri, star wars'daki akrabalık ilişkisi, iron maiden'ın albüm kapağındaki gizemli işaret, aphex twin'in tankı, half-life'da hayatın özü muhabbeti yaparken karşıdakinin ilgi eşiğini aştığınızda, karşıdan pat diye "get a life, dude" cevabı alınıyordu. (araştırmaya, okumaya meraklı biri olsam da kendimi nerd olarak tanımlamıyorum. ama girdiğimiz bu tür muhabbetlerde üstelik türk birilerinden bu lafı duymuşluğum hiç de az değil.) hatta ileri gidip, "arkadaşım, ben dışarıda kızlarla hayatımı yaşıyorken sen anca prenses leila'ya osbir çekersin", "bilgisayarın karşısında vakit geçirmekten bembeyaz kalmış vücudunla sahilde nasıl dolaşacan" benzeri cümlelerle karşılaşmak çok da olanaksız değildi.

ama şimdi öyle mi? başbakanımızın deyimiyle artık eski türkiye yok. dünün garibanları, bugünün hiperlerine ne öğretebilir ki...

her meta, herkes, her değer, her fikir eninde sonunda tüketimin, tüketim için pazarlamanın ilgi odağı olacaktır. üstelik ısıtılıp ısıtılıp belli zaman aralıklarında tekrar piyasaya sürülerek. afiyet olsun.