geçenlerde genç yaşta ölen bir iş arkadaşımızın cenaze törenine gittik. ölüm, mesleğim gereği aşina olmadığım ya da garipsediğim bir şey değil; yeni doğmuş, 100 yaşında, gebe, genç erkek/kadın çok ölümü bizzat gördüm. bu konuda çok ketumum sanıyorum.
törende ölen kişinin vasiyeti üzerine arkadaşı konuşmasını bitirince çaldı old friends'i. birbirlerine söz vermişler hangimiz önce ölürse diğeri törende bu şarkıyı çalsın diye. çok etkilendim, hiç böyle bir şey söylemediğimizi düşündüm birbirimize arkadaşlarımla, partnerimle. tabii kültür gereği cenazemizde şarkı çalmak mezar başında garip olabilirdi ama, müziğin hayatımdaki önemini hatırlayınca ben de arkadaşlarıma bir şarkı attım. ölürsem sonrasında dinleyin diye.
ne güzel şarkıdır old friends, keşke böyle karşılaşmamış olsaydık tekrar.
"can you imagine us years from today
sharing a park bench quietly?
how terribly strange to be 70
old friends, memory brushes the same years
silently sharing the same fears."