yıllar önce buradan tanıştığım bir hanım vardı, öyle sohbet edip birbirimizi dinliyorduk. geçenlerde facebook'umu tekrar açtığımda gördüm ki evlenmiş, bir çocuğu olmuş.
o o zamanlar çektiği acıyı atlatabilmiş, hatta tamamen farklı bir hisse evrilmiş bense hala aynı yerde atamadığım adımlarımı sayıyorum.
canım duygusal olarak yanma evresini çoktan geçti artık fiziksel olarak acıyorum.
26 yaşındayım ve bunu ilk kez yaşıyorum. her sabah uyandığımda göğsümde kocaman bir acıyla uyanıyorum, eksikmişim gibi hissediyorum, yokum, fazla yarımım ve o bunu bilmiyor. çünkü ben hıçkırırken ağzımı kapatıyorum. gerçi ağzımı açsam da bilemeyecek çünkü 2 aydır görmüyorum onu. bir kez bile olduğu yere gitmedim. cumartesi gecesi tutturmuşum ne olur gidip bir 5 dk uzaktan göreyim diye, canım arkadaşlarım bırakmamışlar, sağolsunlar cidden.
sadece çok özlüyorum onu, bir insan özlemekten ölür mü? çok ölüyorum ve o bilmiyor. iyiyim sanıyor, çünkü iyiymişim gibi yapıyorum dertlerine, sıkıntılarına yenisini eklememek için. bir de bana dertlensin istemiyorum, bir de ben takılı kalmayayım aklında.
arkadaşlarım sevgimin aptallık derecesinde olduğunu düşünüyor, sadece çok temiz seviyorum, kendimi değil onu seviyorum, anlamıyorlar.
insan birini kendinden çok sevebilirmiş ben bunu onda öğrendim.
eğer birisiyle sadece 6 saatlik bir anı birikiminiz varsa sadece o 6 saati kafanızda döndürürsünüz ve her seferinde o 6 saati tekrar tekrar yaşarsınız.
bu kötü.
keşke onunla ilgili yılların anısı olsaydı bende.
olmadı.
neyim çekti seni demişti bana,
gözlerin demiştim.
inanmamış gibi gülmüştü.
ben gözlerini sevdim onun ve kokusunu.
başka bir dünyaya aitti kokusu ve birinin gözlerine bakamayacak kadar derindi gözleri, bu yüzden gözlerinden öptüm onu.
yıllar önce buradan tanıştığım bir hanım vardı, öyle sohbet edip birbirimizi dinliyorduk. geçenlerde facebook'umu tekrar açtığımda gördüm ki evlenmiş, bir çocuğu olmuş.
o o zamanlar çektiği acıyı atlatabilmiş, hatta tamamen farklı bir hisse evrilmiş bense hala aynı yerde atamadığım adımlarımı sayıyorum.
yıllar önce buradan tanıştığım bir hanım vardı, öyle sohbet edip birbirimizi dinliyorduk. geçenlerde facebook'umu tekrar açtığımda gördüm ki evlenmiş, bir çocuğu olmuş.
o o zamanlar çektiği acıyı atlatabilmiş, hatta tamamen farklı bir hisse evrilmiş bense hala aynı yerde atamadığım adımlarımı sayıyorum.
ortamda 'butch' olarak adlandırılırlar ki bence aslı bu değildir. bir erkekten daha erkek davranırlar ve bu iticidir aslında. höt keserimler falan havada uçuşur.
12 yaşına kadar yaşadığım binanın tavan arasına apartmanda yaşayan insanlar eskilerini, kullanmadıkları ama birgün kullanacaklarını düşündükleri eşyaları koyalardı. bir çocuk için hazine değerindedir efendim o eşyalar zira kendinizi bir define bulmuş gibi hissederseniz.
öyle muhteşem bir alandır tavan arası.